İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/839 E. 2023/540 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/839
- Karar No
- 2023/540
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ....Esas KARAR NO : .... HAKİM : ..... KATİP : .... DAVACILAR : 1-..... Velayeten 2- .... 3- .... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/11/2022 KARAR TARİHİ : 06/11/2023 GEREKÇE TARİHİ : 21/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 17/11/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 03/08/2022 tarihinde.... plakalı aracın sebebiyet verdiği kazada araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını,..... plakalı aracın asli ve tam kusurlu olduğunu, aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu bu nedenle müvekkilinin zararından davalı kurumun sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL tedavi gideri, 100,00-TL bakıcı giderinin kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava etmiştir. Davalı vekili 24/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminatı kapsamı ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyetin Adli Tıp Kurumunca tespiti, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Kusur bilirkişisinin 01/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda, ....... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/d ve 56/c maddelerini ihlal ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde ağır ihlal ve ihmalinin olduğunu, davacı yolcu Nursena Toy'un kazanın meydana gelmesinde etken hatalı davranışının olmadığı mütalaa edilmiştir. Maluliyet bilirkişi heyetinin kaza tarihi olan 03/08/2022 tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 23/08/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının kalıcı maluliyetinin %2, geçici iş göremezlik süresinin 1 ay, iyileşme dönemi içindeki bakıcı ihtiyacının 1 hafta olduğu mütala edilmiştir. Sigorta konusunda uzman bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan 03/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatının 162.449,99-TL, geçici iş göremezlik tazminatının 4.626,30-TL, iyileşme dönemi bakıcı gideri tazminatının ise 1.509,90-TL olduğu mütala edilmiştir. Davacı vekilinin 09/10/2023 tarihli dilekçe ile dava değerini 168.586,19-TL'ye artırdığı görülmüştür. GEREKÇE VE KANAAT: Uyuşmazlık 03/08/2022 tarihli trafik kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Tazminat hukukuna ilişkin hukuki açıklamalardan sonra soyut olaya dönüldüğünde davacının araçta yolcu olduğu sabit olup hazırlık aşamasındaki ifadelerden davacının kazada kusuru bulunmamaktadır. Kazanın sigortalı araç sürücüsünün uyuklaması neticesinde refüje çarparak karşı şeride geçmesi neticesinde meydana geldiği sabittir. Bu yönüyle sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde tam kusurludur. Kusura ilişkin davalı itirazları yukarıda değinilen kusur tespiti göz önünde bulundurularak hukuki dayanaktan yoksundur. Maluliyete ilişkin bilirkişi raporuna yönelik davalı itirazı soyut olmakla birlikte hukuki dayanaktan da yoksundur. Her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinde geçici iş göremezlik ve tedavi gideri de talep edilmiş ise de davacının kaza tarihinde çalıştığına ve ekonomik güce ulaştığına ilişkin bir delil bulunmadığı gibi tedavi giderine ilişkin bir delil de sunulmamıştır. Tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporuna davalı tarafından yapılan özellikle 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasına yönelik itirazın AYM....Esas sayılı dosyası ile verilen iptal kararı karşısında hukuki dayanağı yoktur. Davalı vekili cevap dilekçesinde tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Hatır taşımacılığının tanımı, doğrudan kanunda yapılmamıştır. KTK maddesi 87/f.1 gereğince, yaralanan ve ölen kişinin hatır için karşılıksız taşınması veya motorlu aracın yaralanan ve ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş olması durumunda, işletenin ve teşebbüs sahibinin sorumluluğunun, genel hükümlere tabi olacağı düzenlenmiştir. Davacı .... annesi.....'un incelenen nüfus kaydında davac.....'nın sigortalı araç sürücüsünün yeğeni olduğu yani hatır için taşındığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının 03/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat alacağından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğine kanaat getirilmiştir. Tüm bu açıklamalar, mahkememiz, taraf ve kanun yolu mercileri denetimine elverişli kusur bilirkişisinden alınan 01/08/2023 tarihli raporu, maluliyete ilişkin 23/08/2023 tarihli rapor, sigorta konusunda uzman bilirkişinin 03/10/2023 tarihli raporu ve davacı vekilinin 09/10/2023 tarihli dava değer arttırım dilekçesi bir arada değerlendirildiğinde davanın kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri istemi yönünden 131.167,91-TL üzerinden kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Geçici iş göremezlik ve tedavi gideri isteme yönünden davanın reddine, 2-Kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri istemi yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 129.959,99-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 100,00-TL'sinin dava tarihinden, 129.859,99-TL'sinin ise 09/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.207,92 TL bakıcı gideri tazminatının 100,00-TL'sinin dava tarihinden, 1.107,92-TL'sinin ise 09/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Alınması gereken 8.960,07-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.960,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.999,37-TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına. 4-Davacının peşin yatırdığı 2.960,70-TL harcın yargılama giderlerine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı ve karşıladığı toplam 6.513,25TL yargılama giderinden kabul edilen kısma göre hesaplanan 6.503,33-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabulucu gideri olan 3.200,00-TL'nin kabul edilen kısma göre hesaplanan 3.195,12-TL’nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 4,88-TL'nin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2 Maddesi gereğince 20.986,87-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2-3 Maddesi gereğince 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.