İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/497 E. 2023/671 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/497
Karar No
2023/671
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ..... Esas KARAR NO : ..... HAKİM : ...... KATİP : ....... DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av........ DAVALI :....... VEKİLLERİ : Av. ....... Av. ......... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/07/2022 KARAR TARİHİ : 11/12/2023 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 10/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 07/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; 23/05/2021 tarihinde plakası tespit edilemeyen araç sürcüsünün yaya konumunda bulunan müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5 TL sürekli iş göremezlik, 5 TL geçici iş göremezlik ve 5 TL bakıcı gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili 19/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminatı kapsamı ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet oranının Adli Tıp Kurumunca tespiti, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Kusur bilirkişisinin 01/12/2022 tarihli keşfen alınan raporunda plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç sürücüsünün 2918 S.Kr.Y.Trf.Kn. 56/a kuralı ile 2918 S.Kr.Y.Trf.Kn. 52/1-b madde kapsamını ihlal ederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, yaya . . herhangi bir kural ihlalinin olmadığı mütalaa edilmiştir. Maluliyet bilirkişi heyetinin kaza tarihi olan 23/05/2021 tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 26/06/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının kalıcı maluliyetinin %6, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay, iyileşme dönemi içindeki bakıcı ihtiyacının 2 hafta olduğu mütala edilmiştir. Sigorta konusunda uzman bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan 01/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatının 343.521,50 TL, geçici iş göremezlik tazminatının 11.303,64 TL, iyileşme dönemi bakıcı gideri tazminatının ise 1.669,50 TL olduğu mütala edilmiştir. Davacı vekilinin 04/08/2023 tarihli dilekçe ile dava değerini 356.494,64 TL'ye artırdığı görülmüştür. GEREKÇE VE KANAAT: Uyuşmazlık 23/05/2021 tarihli trafik kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Ölüm ve cismani zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkin genel açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde keşifte dinlenen tanığın kazaya ilişkin görgüsü, davacının hastane başvurusu ve mahkememizce alınan 26/06/2023 tarihli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç sürücüsünün davacıya çarpması neticesinde davacının malul kaldığı, bu yönüyle trafik kazası ile davacıda oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmıştır. Kusura ilişkin bilirkişi raporuna yapılan itirazlar soyut olmakla birlikte hukuki dayanaktan yoksundur. Kusur konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluştuğundan dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine ilişkin itiraza usul ekonomi ilkesi de gözetilerek itibar edilmemiştir. Tüm bu açıklamalar, mahkememiz, taraf ve kanun yolu mercileri denetimine elverişli kusur bilirkişisinden keşfen alınan 01/12/2022 tarihli raporu, maluliyete ilişkin 26/06/2023 tarihli raporu, sigorta konusunda uzman bilirkişinin 01/08/2023 tarihli raporu ve davacı vekilinin 04/08/2023 tarihli dava değer arttırım dilekçesi bir arada değerlendirildiğinde davanın 356.494,64 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü KÜ M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, 343.521,50 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11.303,64 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.669,50 TL bakıcı gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 24.352,14 TL harçtan, alınan 1.217,61‬ ‬TL harcın mahsubu ile bakiye 23.134,53‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacının yatırdığı 1.217,61 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı 6.664,75‬ TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan avansın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde yatırana iadesine, 5- Davalının yatırdığı yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına 7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2 Maddesi gereğince 55.474,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/12/2023

Atıf: Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/497, K. 2023/671, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-497-e-2023-671-k-a7ebd3657c58