İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/118 E. 2024/48 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/118
- Karar No
- 2024/48
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ..... Esas KARAR NO : ...... HAKİM : ...... KATİP : ....... DAVACI : 1-..... VEKİLİ : Av...... DAVACI : 2-... VEKİLLERİ : Av. ...... Av. ........ DAVALI : ...... VEKİLLERİ : Av. ...... Av. ..... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/02/2022 KARAR TARİHİ : 22/01/2024 GEREKÇE TARİHİ : 22/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 16/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 17/03/2020 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS kapsamında sigortalı...... plakalı aracın sebebiyet verdiği araç içerisinde kazada yolcu konumunda bulunan müvekkillerinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla .......için 20,00-TL geçici iş göremezlik, 10,00-TL kalıcı iş göremezlik ve 10,00-TL bakıcı gideri, ....... 20,00-TL geçici iş göremezlik, 10,00-TL kalıcı iş göremezlik ve 10,00-TL bakıcı giderinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava etmiştir. Davalı taraf yasal süresinde içerisinde davaya cevap vermemiştir. Kusur bilirkişisinin 06/06/2022 tarihli raporunda, ....... plakalı araç sürücüsünün 2918 S.Kr.Y.Trf.Kn. 84/d maddesi kapsamını ihlal ederek kazanın oluşumuna ağır ihmal ve ihlali ile sebebiyet verdiği, yolcu konumunda bulunan davacıların kazanın oluşumunda etken hatalı davranışının olmadığı mütalaa edilmiştir. Maluliyet bilirkişi heyetinin kaza tarihi olan 17/03/2020 tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 03/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacı.......ın kalıcı maluliyetinin oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğu, iyileşme dönemi içindeki bakıcı ihtiyacının olmadığı mütala edilmiştir. Maluliyet bilirkişi heyetinin kaza tarihi olan 17/03/2020 tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 03/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacı ....'ın kalıcı maluliyetinin %8 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu, iyileşme dönemi içindeki bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğu mütala edilmiştir. Sigorta konusunda uzman bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan 18/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı Yeter Karataş'ın talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatının 237.642,33-TL, geçici iş göremezlik tazminatının 6.311,70-TL, iyileşme dönemi bakıcı gideri tazminatının ise 5.886,00-TL olduğu, davacı ....k'ın talep edebileceği kalıcı iş göremezlik, kaza tarihindeki yaşı itibariyle geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin olmadığı mütala edilmiştir. Davacı vekilinin 20/10/2023 tarihli dilekçe ile dava değerini 251.312,80-TL'ye artırdığı görülmüştür. GEREKÇE VE KANAAT: Uyuşmazlık 17/03/2020 tarihli trafik kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Tazminat hukukuna ilişkin hukuki açıklamalardan sonra bilirkişi raporlarına yapılan itirazların ret gerekçelerine değinmek gerekmiştir. Öncelikle kusura ilişkin bilirkişi raporuna yapılan itirazın adli tıp kurumunca tetkiki itirazı hukuki dayanaktan yoksundur. Nitekim dosyadaki kusur tespiti hazırlık aşamasında alınan ifadeler ve yine hazırlık aşamasında düzenlenen kaza tespit tutanağıyla uyumlu olduğu gibi nitelik arzeder kusur tespitine ihtiyaç duyulmadığından dosya usul ekonomisi ilkesi de gözetilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmemiştir. Maluliyet bilirkişi heyetinin 03/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ilgili yönetmeliklere uygun olarak hazırlanmış olup itirazlar bu yönüyle hukuki dayanaktan yoksundur. Tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporuna yapılan itirazlar ise incelemenin AYM 2019/40 esas saylı dosyası ile verilen iptal kararına uygun olarak yapılması ile birlikte bu yönüyle açıkça dayanaktan yoksun olduğu gibi aynı zamanda soyuttur. Bu yönüyle itirazlar dinlenilebilir değildir. Her ne kadar davacıların kaza da müterafik kusurları olduğu savunulmuşsa da bu savunmayı ispata yarar delil sunulmadığı gibi hazırlık aşamasına ait dosyanın incelenmesinde davacılara müterafik kusur izafe etmeyi gerektirecek bir hususa rastlanmadığından müterafik kusur savunması hukuki dayanaktan yoksundur. Maluliyete ilişkin 03/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun irdelenmesinde davacılardan . . . kaza sebebiyle maluliyeti oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresi olarak belirtilen süre içinde gelir elde ettiğini gösteren bir belgenin sunulmaması ve yine geçici iş göremezlik süresi içerisinde bakıcı ihtiyacı bulunmadığına yönelik bilirkişi tespiti karşısında ...... yönünden açılan davanın sübut bulmaması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılardan.....yönünden ise mahkememiz, taraf ve kanun yolu mercileri denetimine elverişli kusur bilirkişisinden alınan 06/06/2022 tarihli raporu, maluliyete ilişkin 03/07/2023 tarihli rapor, sigorta konusunda uzman bilirkişinin 18/07/2023 tarihli hesap raporu ve davacı vekilinin 20/10/2023 tarihli dava değer arttırım dilekçesi bir arada değerlendirildiğinde davanın 249.840,03-TL üzerinden kabulüne, faiz yönünden sigorta şirketine başvuru sabit olmakla birlikte başvurunun tebliğine ilişkin evrak sunulmadığından arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 08/02/2021 tarihinden itibaren faize karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın.....yönünden reddine, 2-Davanın ..... yönünden kabulüne, 237.642,33-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 08/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6.311,70-TL geçici iş göremezlik tazminatının 08/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.886,00-TL bakıcı gideri tazminatının 08/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 17.066,57-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 938,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.127,85-TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına. 4-Davacının peşin yatırdığı 938,72-TL harcın yargılama giderlerine katılmaksızın davalıdan alınarak davacılardan .. .. verilmesine, 5-Davacının yaptığı ve karşıladığı toplam 6.827,45-TL yargılama giderinden kabul edilen kısma göre hesaplanan 6.787,44-TL’nin davalıdan alınarak davacılardan Yeter Karataş'a verilmesine, bakiye kısmın davacılardan Beyza Nur Solak üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabulucu gideri olan 1.360,00-TL'nin kabul edilen kısma göre hesaplanan 1.352,03-TL’nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 7,97-TL'nin ise davacılardan . ... alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2 Maddesi gereğince 39.476,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı Yeter Karataş'a verilmesine, 9-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2-3 Maddesi gereğince 1.472,77-TL vekalet ücretinin davacılardan Beyza Nur Solak'tan alınarak davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/01/2024