İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/23 E. 2023/426 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/23
- Karar No
- 2023/426
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .... KARAR NO : .... HAKİM : .... KATİP : .... DAVACILAR : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2023 KARAR TARİHİ : 12/09/2023 YAZIM TARİHİ : 12/09/2023 Yukarıda tarafları ve niteliği yazılı davanın mahkememizde görülen ve neticelendirilen açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 28. İcra Dairesinin 2022/34087 Esas sayılı dosyası ile haciz ve muhafaza işlemleri yapıldığını, müvekkili .... .... yaşadığı adreste icra memuru nezaretinde gelindiğinde davalı vekilince, evde bulunan eşyaların haczedildiğini, ve muhafaza altına aldığını, müvekkili .... .... ödeme yapacağını, haciz ve muhafaza işlemlerinin yapılmamasını istediğini, beyan ettiğini, ancak haciz tutanağına bu beyanının geçmediğini, davalı tarafından bu kez 30.000,00 TL ödeme yapılması, icra dosyasına kefil olunması ve yeni bir kambiyo senedi düzenlenmesi şartı ile haciz ve muhafaza işleminin yapılmayacağının dile getirildiğini, müvekkili .... .... 30.000,00 TL tutarı bir araya getiremediğinden akrabası olan .... .... .... yardım istediğini ve müvekkili .... .... .... haciz esnasında 30.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak bu ödemenin de haciz tutanağına yazılmadığını, akabinde diğer müvekkillerinin icra dosyasına kefil olduğunu, yeni bir senet düzenlendiğini, ve bu dört kişinin senede borçlu olarak imza attığını, ayrıca 23/12/2022 tanzim tarihli 09/01/2023 ödeme tarihli, 89.500,00 TL tutarlı bir adet kambiyo senedini de imzaladıklarını, senetten anlaşılacağı üzere senet bedelinin nakden alındığının yazıldığını, ancak müvekkilleri ile davalı arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığını, müvekkillerinin davalıya böyle bir borçlarının bulunmadığını, söz konusu senedin tehdit ve baskı altında düzenlendiğini, müvekkillerinin mağdur olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini, açıklanan bu nedenlerle; müvekkillerinin 89.500,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davaya okun protokol ve ödeme aracı olan bononun usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini, borçluların serbest iradeleri ile imzaladıklarını, davacının iddialarının gerçeğe usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın iddialarını ispata yeterli delil ibraz edemediğini, davacı tarafın borçlu olmadığını ispata yarar herhangi bir belge sunamadığını, ve müvekkilinin alacaklarının muaccel olduğunu, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-İcra takip dosyası, 3-Bono sureti, 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları, 6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar ile davalı arasında 23/12/2022 düzenleme tarihli, düzenleme yeri İstanbul, ödeme tarihi 09/01/2023, bedeli 89.500,00 TL, keşidecilerin davacılar lehtarın ise davalı olduğu bono tanzim edilmiştir. Eldeki dava da bu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bakıldığı zaman eldeki dosyada dava dilekçesi davalıya 18/01/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı vekilince dosyaya 27/01/2023 tarihinde ve yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmuştur. Mahkemece; Menfi tespit davalarında yetkinin İİK'nın 72/son maddesine göre belirleneceği, icra takibi başlamadan açılan menfi tespit davasında yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olduğu, taraflar arasında başlamış bir icra takibi bulunmadığı ve bononun düzenleme yerinin İstanbul olduğu dosya kapsamı itibariyle sabittir. Yine dosya arasında bulunan belgelerden davalı tarafça iş bu dava açılmadan önce davaya konu çek nedeniyle davacı hakkında İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18221 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit davası İİK'nun 72.maddesinde düzenlenmiş olup; icra takibinden önce ve icra takibinden sonra açılabilir. İİK 72/son maddesindeki düzenleme uyarınca; menfi tespit davaları, icra takibinden sonra açılması halinde takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir ise de; icra takibinden önce açılacak menfi tespit davasının davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekir. Bu haliyle bakıldığı zaman davalı tarafça yasal süresi içerisinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmuş olup, yetki itirazı da mahkememizce hukuka, kanuna ve yargısal içtihatlara uygun bulunmuştur. Bu açıklamalar doğrultusunda da mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın mahkememizin yetkisizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK m.20 hükmü gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK m.20 hükmünde öngörülen yasal süre içerisinde talepte bulunulmaması halinde yine 6100 sayılı HMK m.20-2. cümle hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA, 4-Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti gibi hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 12/09/2023