İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/217 E. 2023/423 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/217
- Karar No
- 2023/423
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .... KARAR NO : .... BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLLERİ : .... DAVALILAR :.... VEKİLİ : .... DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 07/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili ibraz etmiş olduğu dava dilekçesi ile; Davacı Banka ile dava dışı Şirket arasında 08.08.2012 tarih ve 1.850.000,00 TL, 08.08.2012 tarih ve 1.000.000,00 USD, 15.05.2013 tarih ve 250.000,00 USD bedelli, 05.05.2015 tarih ve 1.000.000,00 USD, 29.07.2015 tarih ve 250.000,00 USD, 15.05.2015 tarih ve 4.000.000,00 USD bedelli 6 adet kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı kefilin sadece 08.06.2017 tarih ve 1.500.000,00 TL kefalet limitine kadar imzası bulunduğu, dava dışı firmaya kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyle .... 17. Noterliği’nin 12.09.2018 tarih ve .... yevmiye no.lu hesap kat ihtarnamesi keşide edildiği, 10.09.2018 tarihinde hesapların kat edildiği ve 19.542.105,90 TL nakit borç bildirildiği, ödenmemesi üzerine Gaziantep İcra Müd.’nün 2018/144116 E. Sayılı dosya ile takibe geçildiği, davalı borçluların borçtan sorumlu olduğu, takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, açıklanan nedenlerle, Gaziantep İcra Müd.’nün 2018/144116 E. Sayılı dosyasında yapılan borca, faize ve takibin itirazının iptali ile takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ile; Usule ilişkin itirazların yanı sıra esasa ilişkin olarak, esasa ilişkin olarak Sözleşme üzerinde bulunan imzanın müvekkilin el ürünü olmadığı, imzaya itirazın icra dosyasına da yapıldığı, belirtilen kat ihtarının da usulüne uygun düzenlenmediği, müvekkilinin borcunun bulunmadığı, ihtarname gönderildiği iddia edilse de, itiraz edildiği ve muacceliyet ve temerrüt olgusu oluşmadığı, işlemiş faiz ve faiz oranlarına itiraz edildiği, hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiği, iddia edildiği şekilde alacağın % 20’1 oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı, açıklanan nedenlerle, davanın ve tüm taleplerin reddine, % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Davacı ile dava dışı borçlu arasında akdedilen 6 adet genel kredi sözleşmesi, 3-Davacı banka kayıtları, 4-Kat ihtarnamesi, 5-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, 6-İcra takip dosyası, 7-Dosyada mündemiç bilirkişi kök ve ek raporları, 8-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve çeşitli tarihlere ait 6 adet genel kredi sözleşmesi tetkik edilmiştir. Davalıların 6 sözleşmede de müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı anlaşılmıştır. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile genel kredi sözleşmelerinde müvekkilleri adına atılı olan imzalarının müvekkillerinin eli ürünü olmadığı yönünde savunmada bulunmuştur. Bu hususta ilgili yasal düzenleme olan 6100 sayılı HMK m.211 hükmü aynen şu şekildedir; "(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir." Bu doğrultuda mahkememizce davalı .... .... ve diğer davalı şirket temsilcisi .... .... 6100 sayılı HMK m.211/1-a hükmü uyarınca gerekli şerh ve ihtarları da içerir isticvap davetiyesi gönderilmiştir. İsticvap davetiyeleri muhataplarına usulünce tebliğ edilmiş olmasına rağmen rağmen duruşmaya katılan olmamış ve böylece de 6100 sayılı HMK m.211/1-a hükmü uyarınca davalılar genel kredi sözleşmesinde adlarına atılı olan imzaları kabul etmiş sayılmışlardır. Kat ihtarnamesinin tebliğ mazbataları tetkik edildiğinde davalı .... .... usulüne uygun olarak tebligatın yapıldığı ancak diğer davalı kefil şirkete çıkartılan tebligatın iade döndüğü anlaşılmıştır. Dayanak genel kredi sözleşmelerinin her birinin 6. sayfasında yer alan kefalet sözleşmesi bölümünde bulunan 2.3 hükmü nazara alındığında kefillere yapılacak tebligatlara ilişkin özel düzenleme ihdas edildiği anlaşılmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur ki; davalı kefil şirkete kat ihtarnamesinin tebliği amacıyla çıkartılan tebligatın sözleşmede bildirilen adrese çıkartılmış olmasıdır. Burada her ne kadar tebligat iade dönmüşse de genel kredi sözleşmelerinin her birinin 6. sayfasında yer alan kefalet sözleşmesi bölümünde bulunan 2.3 hükmü uyarınca tebligat yapılmış sayılacaktır. Bu haliyle de tebligatın iade döndüğü tarih itibariyle davalı kefil şirketin de temerrüde düştüğüne kanaat getirilmiştir. Bu haliyle her iki davalı da aynı tarihte temerrüde düşmüş olup her ne kadar bilirkişi raporunda davalı kefil şirket bakımından farklı miktarda temerrüt faizi hesaplanmışsa da; her iki davalının da aynı tarihte temerrüde düştüğü nazara alınarak davalıların her ikisinin de davalı ... ... bakımından hesaplanan temerrüt faizi miktarında sorumlu olduklarına kanaat getirilmiş ve bu yönde hüküm kurulmuştur. Mahkememize ibraz edilen bilirkişi raporundan özetle; Davacı Banka ile dava dışı Şirket arasında Kredi Çerçeve Sözleşmeleri akdedildiği, davalı kefillerin müteselsil kefil sıfatıyla Sözleşmeleri imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı Bankanın davalılar hakkında takip başlattığı, Davalı kefillerin sözleşmede belirlenen kefalet limitleri tablo da yer almakta olup, takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarı nazara alındığında hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olduğu,Takip tarihinde TCMB Döviz Satış kuru: 5,3353 TL olup, kefalet limitleri 6.500.000,00 X 5,3353= 34.679.450,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı/kefil .... .... için; takip tarihi itibariyle toplam 20.670.726,81 TL borçtan sorumlu olduğu, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 18.515.934,89 TL’lik anaparaya yıllık % 57,00 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, Davalı/kefil .... Paz. Ve Dış Tic. A.Ş. için; takip tarihi itibariyle toplam 19.855.161,91 TL borçtan sorumlu olduğu, ancak Bankanın kat tarihinden sonra akdi faiz talep etmediği, kat tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi talep ettiği, taleple bağlı kalındığında toplam 18.515.934,89 TL borçtan sorumlu olduğu, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 18.515.934,89 TL’lik anaparaya yıllık % 57,00 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, Davalı / kefil .... Paz. Ve Dış Tic. A.Ş.’ye kat ihtarının tebliğ edildiğinin kabulü halinde, davalı/kefıl .... .... için yapılan hesaplama tutarı ile aynı olduğu, Dosyaya sunulan Müşteri Temerrüt Bilgileri ekranından dava dışı Şirket’ten takip tarihinden sonra toplam 818.155,92 TL tahsilat yapıldığı, .... tarafından da 24.10.2019 tarihinde 15.570.528,51 TL ödendiği mahkememize bildirmiştir. Yapılan yargılama toplanan deliller ve alınan denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalıların Gaziantep İcra Dairesi'nin 2018/144116 Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının 18.515.934,89 TL asıl alacak, 2.052.182,78 TL işlemiş temerrüt faizi ve 102.609,14 TL BSMV bakımından iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, hüküm altına alınan asıl alacak miktarı olan 18.515.934,89 TL üzerinden %20 nispetinde hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Takipten sora yapılan tahsilatların infaz aşamasında değerlendirilmesine dair oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 26/04/2023 Tarih 2021/1394 esas ve 2023/319 karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. İstinaf incelemesinde; Mahkemece; bilirkişi tarafından takip tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılması üzerine kısmen kabul kararı verilmişse de, davalıların kendi temerrüt tarihlerinden itibaren temerrüt faizinden sorumlu tutulmalarının isabetli olduğu, bu halde hesap kat ihtarı tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılmasının uygun olacağı anlaşılmıştır. Bu halde mahkemece yapılması gereken dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye verilerek, somut verilere dayalı, gerekçeli, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yapılan hesaplama ve değerlendirmelere dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; istinaf incelemesine konu edilen kararın usul ve yasaya uygun bulunmaması nedeni ile HMK' nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına; dosyanın, mahkemece yargılamaya devam edilerek yukarıda gerekçe kısmında belirtilen delillerin toplandıktan ve değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere mahalli mahkemesine gönderilmesine dair hüküm kurulmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 26/04/2023 Tarih 2021/1394 esas ve 2023/319 karar sayılı ilamı sonrası yapılan yargılamada ; Yeni duruşma günü taraflara tebliğ edilmiştir. Dosyamız daha önce rapor hazırlayan bilirkişi .... .... tevdi edilerek istinaf kaldırma kararı doğrultusunda ek rapor hazırlanması istenilmiştir. Mahkememize ibraz edilen bilirkişi raporundan özetle; Davacı Banka ile dava dışı Şirket arasında Kredi Çerçeve Sözleşmeleri akdedildiği, davalı kefillerin müteselsil kefil sıfatıyla Sözleşmeleri imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı Bankanın davalılar hakkında takip başlattığı, Davalı kefillerin sözleşmede belirlenen kefalet limitleri tablo da yer almakta olup, takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarı nazara alındığında hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olduğu,Takip tarihinde TCMB Döviz Satış kuru: 5,3353 TL olup, kefalet limitleri 6.500.000,00 X 5,3353= 34.679.450,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı/kefil .... .... için; takip tarihi itibariyle toplam 20.670.726,81 TL borçtan sorumlu olduğu, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 18.515.934,89 TL’lik anaparaya yıllık % 57,00 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, Davalı/kefil .... Paz. Ve Dış Tic. A.Ş. için; takip tarihi itibariyle toplam 19.855.161,91 TL borçtan sorumlu olduğu, ancak Bankanın kat tarihinden sonra akdi faiz talep etmediği, kat tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi talep ettiği, taleple bağlı kalındığında toplam 18.515.934,89 TL borçtan sorumlu olduğu, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 18.515.934,89 TL’lik anaparaya yıllık % 57,00 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, Davalı / kefil .... Paz. Ve Dış Tic. A.Ş.’ye kat ihtarının tebliğ edildiğinin kabulü halinde, davalı/kefıl .... .... için yapılan hesaplama tutarı ile aynı olduğu, Dosyaya sunulan Müşteri Temerrüt Bilgileri ekranından dava dışı Şirket’ten takip tarihinden sonra toplam 818.155,92 TL tahsilat yapıldığı, .... tarafından da 24.10.2019 tarihinde 15.570.528,51 TL ödendiği mahkememize bildirmiştir. Dava dilekçesinin ekinde yer alan .... 17. Noterliği'nin 12/09/2018 Tarihli ve .... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi ile hesabın 10/09/2018 tarihi itibariyle kat edildiğinin belirtildiği, ihtarnamenin ekinde bulunan ve yine aynı noterliğin aynı tarih ve yevmiye numarasının bulunduğu hesap özetinde kurun 6,49 TL olarak belirtildiği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda bu kur üzerinde hesaplama yapıldığı dosya kapsamı itibariyle sabittir. Burada her ne kadar bilirkişi tarafından takip tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılmışsa da bu hesaplamanın takip tarihi itibariyle kefalet limitlerinin belirlenmesi amacıyla yapıldığı yani alacak miktarı belirlenirken takip tarihindeki kurun değil, kat tarihindeki kurun baz alındığı dosya kapsamı itibariyle sabittir. Tüm bu açıklamalar, yapılan yargılama toplanan deliller ve alınan denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalıların Gaziantep İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının 18.515.934,89 TL asıl alacak, 2.052.182,78 TL işlemiş temerrüt faizi ve 102.609,14 TL BSMV bakımından iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, hüküm altına alınan asıl alacak miktarı olan 18.515.934,89 TL üzerinden %20 nispetinde hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Takipten sora yapılan tahsilatların infaz aşamasında değerlendirilmesine dair oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Ayrıca daha önce verilen karara karşı sadece davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve davalılarca istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, böylece davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2013/18354 Esas, 2015/4157 Karar sayılı ve 24/03/2015 Tarihli ilamı) gözetilerek davalılar lehine güncel AAÜT baz alınarak vekalet ücreti takdiri yoluna gidilmemiş ve önceki kararda olduğu gibi 14.196,55 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile, davalıların Gaziantep İcra Dairesi'nin 2018/144116 Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının 18.515.934,89 TL asıl alacak, 2.052.182,78 TL işlemiş temerrüt faizi ve 102.609,14 TL BSMV bakımından İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 2-Asıl alacak miktarı olan 18.515.934,89 TL üzerinden %20 nispetinde hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Takipten sora yapılan tahsilatların infaz aşamasında DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 20.670.726,81 TL üzerinden alınması gereken 1.412.017,35 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 250.953,36 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.161.063,99 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 250.953,36 TL peşin harcın yargılama giderlerine katılmaksızın davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 912,40 TL yargılama giderinin davanın kabul(%99,48) ve ret(%0,52) oranlarına göre hesaplanan 907,67 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davalılar tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 444.707,27 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 14.196,55 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 10-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere oy birliği ile karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 07/09/2023