İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/875 E. 2023/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/875
Karar No
2023/290
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .... KARAR NO : .... HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... İHBAR OLUNANLAR : .... .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/10/2022 KARAR TARİHİ : 20/06/2023 YAZIM TARİHİ : 23/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 25.09.2015 tarihinde sürücü .... .... sevk ve idaresindeki .... plakalı motosikletin tek taraflı olarak karıştığı trafik kazasında motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, olayda davacının kusurunun olmadığını, daha önce Gaziantep 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/315 E. Sayılı dosyası ile açılan davanın takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kazaya karışan aracın olay tarihinde geçerli bir poliçesi bulunmadığından husumetin davalıya yöneltildiğini beyanla HMK 107. md. kapsamında 1.000,00 TL ( 500,00 TL kalıcı iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik dönemindeki bakıcı gideri) maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarih olan 26.03.2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; 6100 SY.nın 114/ı-i md. uyarınca kesin hüküm ve derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının KTK 97. md. yer alan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeden dava açtığını, davacının kusura ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, kusur incelemesinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi aracılığıyla yapılmasını, müvekkili kurumun sigortasız araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kalıcı maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Kurulundan rapor alınmasını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, tazminat hesabının kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan genel şartlarda belirtilen usul ve esaslara göre yapılmasını beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası, 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/315 esas sayılı dava dosyası, 6-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları, 7-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat istemlerine, ilişkindir. Kazaya ilişkin bilgiler; Davaya konu kaza, 25/09/2015 günü .... .... sevk ve idaresinde olan ve davacının yolcu konumunda bulunduğu.... plakalı motosikletin tek taraflı olarak kaza yapması sonucu meydana gelmiştir. Davalı .... .... dava açılmadan önce yapılan başvuru; Dosyada yer alan belgelerden davacının iş bu davayı açmadan önce davalıya başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir. Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme; Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere arabuluculuk dava şartı olmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit; Gaziantep SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacıya 46.414,38 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/.. esas sayılı dava dosyası bakımından yapılan değerlendirme; Anılan dosyanın tetkikinde iş bu dava ile uyuşmazlık konusunun ve tarafların aynı olduğu, görülen davada mahkemece 29/06/2022 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın 08/09/2022 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle davalı vekilinin kesin hüküm ve derdestlik itirazlarının yerinde olmadığı, kazanın 25/09/2015 tarihinde meydana geldiği ve eldeki davanın 19/10/2022 tarihinde açıldığı, davalı vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmuşsa da dava tarihi itibariyle uzamış zamanaşımı olan 8 yılın dolmadığı, bu nedenle de davalı vekilinin bu yöndeki savunmasının da yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve itibar edilmemiştir. Öte yandan anılan dosya ile iş bu davanın uyuşmazlık konusunun ve tarafların aynı olduğu ve yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK m.30 hükmünde düzenlenen "Usul Ekonomisi İlkesi" dikkate alınarak yeniden kusur ve maluliyet bilirkişi incelemesi yapılmaksızın Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/.. esas sayılı dava dosyasında kusur ve maluliyet raporları hükme esas alınmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirme; Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti amacıyla Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 16/01/2017 tarihinde 2016/..8 esas sayılı dava dosyasına bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup;....plakalı motosiklet sürücüsünün 2918 sayılı KTK md. 52/1-b hükmünü ihlal ettiği ve ağır ihmal ve ihlali olduğunu, davacının ise bu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Raporun, soruşturma dosyasında yer alan tespitler ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Maluliyet yönünden yapılan değerlendirme; Kusura ilişkin Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacının maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/7120 Esas, 2021/2627 Karar sayılı ve 11/03/2021 Tarihli ilamında "...2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmektedir. Görüldüğü üzere uygulanacak yönetmeliği tespiti noktasında kaza tarihinin baz alınması gerekmektedir. Yine anılan dosyada alınan maluliyet raporları ile ATK 2. İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki bulunduğu, yürürlükte bulunan 4 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin m.16/1-d ve m.7/4,6 hükümleri uyarınca dosyanın Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'na sevki ile anılan çelişkinin giderildiği anlaşılmıştır. Bu şekilde tanzim edilen ATK 2. Üst Kurulu'nun 20/01/2022 tarihli ve 29 sayılı raporu kaza tarihinin 25/09/2015 tarihi oluşu nazara alındığında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca hazırlanmış olması ile çelişkinin de giderilmesi olması isabetli olmuş ve hükme esas alınmıştır. Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme; Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1290 Esas, 2021/751 Karar sayılı ve 21/05/2021 Tarihli ilamında "...Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kuruluna anılan yönetmelik çerçevesinde yeni bir maluliyet raporu tanzim ettirdikten sonra, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için yeni bir aktüerya raporu almaktan ibaret olup..." denilmektedir. Dosyada yer alan 09/04/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporu dikkate alındığında bu şekilde bakiye ömre ilişkin tespitin doğru bir şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Yine raporda hesaplama yöntemi olarak progresif rant yönteminini benimsendiği, işlemiş aktif dönem, işleyecek aktif dönem ve işleyecek pasif dönem hesaplamalarının ayrı ayrı ve isabetli olarak yapılmış olduğu ve ayrıca Gaziantep SGK İl Müdürlüğü tarafından davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin de mahsup edildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle de raporun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiştir. Bu bağlamda aktüerya raporunda tam kusur üzerinden hesaplama yapılmış olup, 1.570.442,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 14.660,34 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.820,50 TL bakıcı gideri tazminatı talep edebileceği mütalaa edilmiş ve olay tarihi itibariyle ZMMS poliçe teminat limiti sakatlanma/ ölüm halinde şahıs başına 290.000,00 TL olduğu, tespit edilmiştir. Müterafik kusur bakımından yapılan değerlendirmede; Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının müterafik kusurunun bulunduğu yönünde savunma ileri sürmüş olduğu görülmektedir. Somut uyuşmazlığa bakıldığı zaman davacının kaza esnasında kask ve dizlik takılı olup olmadığının belli olmadığı görülmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/15094 Esas, 2021/3961 Karar sayılı ve 30/06/2021 Tarihli ilamında "....Somut olayda; kazadan sonra düzenlenen tespit tutanağında davacının koruyucu tertibatının bulunup bulunmadığına ilişkin tespite rastlanmamıştır. Hükme esas alınan maluliyet raporuna göre davacının %7,2 kalıcı maluliyetinin ve 270 geçici iş göremezliği olduğu, yaralanmasının sol taraf diz kapağında kırık olduğu rapor edilmiştir. Bu durumda, davacının kazalı motosiklete koruyucu ekipman olan dizlik kullanmaksızın bindiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir. Buna göre hesaplanan tazminattan Dairemiz uygulamalarına göre 6098 sayılı TBK md. 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davaya konu zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmiş ve hesaplanan tazminat miktarından Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereğince % 20 oranında indirim uygulamak gerekmiştir. Bu haliyle indirim uygulandığında dahi davacı tarafın sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri bakımından ileri sürdüğü talep miktarlarının talep edebileceği miktarların altında kaldığı görülmekle bu tazminat kalemleri bakımında kabul kararı verilmiştir. Bedel artırım talebi; Davacı vekili dosyaya sunduğu 19/04/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı bakımından sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 289.500,00 TL'ye, arttırmıştır. geçici iş göremezlik talebini 250,00 TL ve bakıcı gideri tazminatı talebini de 250,00 TL' olarak talep etmiş ve bir arttırım talebine gitmemiştir. Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir. Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Faiz başlangıcı ve türü yönünden yapılan değerlendirme; Davacı vekili dava ve bedel artırım dilekçesinde Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/.. esas sayılı dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesini talep etmiştir. Bakıldığı zaman Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/. esas sayılı davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup bu nedenle davanın açılmasıyla davalının temerrüde düşme durumu ortadan kalmıştır. Yine o dava açılmadan önce davacı tarafından davalıya herhangi bir başvuru yapılmadığı da dosya kapsamı ile sabittir. Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı .... .... yaptığı başvuru .... .... 16/09/2022 tarihinde ulaşmıştır. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 07/10/2022 tarihidir. Öte yandan sigorta poliçesinin tetkikinde sigortalı aracın motosiklet cinsinde olduğu görülmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2015/1909 Esas, 2016/3840 Karar sayılı ve 28/03/2016 Tarihli ilamında "...Davalı .... .... Sigorta AŞ, kazaya karışan motosikletin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup sigortalının sorumlu olduğu faiz türüyle sorumludur. Kazaya neden olan araç, hususi araç olup ticari niteliği olmadığı gibi zarar ticari faaliyet esnasında da meydana gelmemiştir. Bu nedenle mahkemece, davalı .... .... Sigorta AŞ yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir..." denilmektedir. Dolayısıyla da hüküm altına alınan tazminat miktarlarına davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; 289.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 250,00 TL bakıcı gideri tazminatının 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmü uyarınca davalının temerrüde düştüğü tarih olan 07/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair taleplerin REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 289.750,00 TL üzerinden alınması gereken 19.792,83 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile toplam 995,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 18.717,13‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç ve 995,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 1.603,50 TL yargılama giderinin davanın kabul (%99,91) ve ret (%0,09) oranlarına göre hesaplanan 1.602,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 43.565,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 20/06/2023

Atıf: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/875, K. 2023/290, T. 20.06.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-875-e-2023-290-k-f31209ffbbc8