İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/379 E. 2023/292 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/379
Karar No
2023/292
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .... KARAR NO : .... HAKİM : .... KATİP : .... ASIL DAVA: DAVACI : .... VEKİLLERİ : .... DAVALI :.... VEKİLİ : .... BİRLEŞEN DAVA: DAVACI .... VEKİLLERİ :.... DAVALI :.... VEKİLİ : .... İHBAR OLUNANLAR : .... .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/04/2022 KARAR TARİHİ : 20/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA İDDİA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 21.08.2021 tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan .... plakalı aracın, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalı .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan .... plakalı motosiklete çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, davacının kaza neticesinde hastanede tedavi gördüğünü ve vücut fonksiyon kaybına uğradığını, kaza ile ilgili olarak Gaziantep 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/.. Esas sayılı dosyası dava açıldığını, müvekkilinin yaralanmasına neden olan .... plakalı aracın kaza tarihini ve saatini kapsar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmadığından .... .... husumet yönlendirildiğini, yine müvekkilinin yaralanmasına neden olan ve müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu.... plakalı motosiklet ile kaza tarihini kapsayacak şekilde davalı .... Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunduğunu, bu kaza neticesinde müvekkilinin sigortalandığını, dava konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 15 günlük yasal sürede cevap verilmediğini, arabulucu başvurusu yaptıklarını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, ceza dosyasında kazaya ilişkin alınan bilirkişi raporunda; kazanın oluşumunda hem .... plakalı araç sürücüsünün hem de .... plakalı motosiklet sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin motosiklette yolcu konumunda bulunduğundan herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek şimdilik her bir davalıdan en az 50,00-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 50,00-TL bakıcı gideri zararının daha sonra yargılama aşamasında tespit edilecek gerçek zararının davalılara yazılı başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA SAVUNMA: Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazlarının olduğunu, esasa ilişkin olarak davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hak sahibinin kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat kapsamı dışında olduğunu, müvekkili şirketin bu sebeple yasal sorumluluğunun mevcut olmadığını, davacının sigortalı araçta yolcu konumunda olduğu iddiasını ve davayı kabul etmemek kaydıyla, davacının kusuru ilişkin iddiaları gerçek dışı olup, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek başvuru şartı usulüne uygun yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddine, usulden red taleplerinin yerinde görülmemesi halinde haksız açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA İDDİA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 21.08.2021 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalanan .... plakalı aracın, müvekkili küçüğün yolcu olduğu .... plakalı motosikleti çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, kaza sebebi ile müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu .... plakalı motosikletin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan .... Sigorta A.Ş. aleyhine Gaziantep 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/379 Esas sayılı dosyası ile maddi tazminat davasının açıldığını, bu nedenli iş bu dosyalarının birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA: Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan araçlardan .... plakalı aracın 28.07.2021-28.07.2022 tarihleri arasında Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigortası (ZMMS) sigortacısı müvekkili Türkiye Sigorta A.Ş. (sigortacı) sigortalısı dava dışı .... .... .... (sigortalı) iken 18.08.2021 tarihinde aracın .... .... satışı nedeniyle ilgili poliçe bu tarihte iptal olduğunu, davaya konu trafik kazası ise müvekkili şirketin poliçesinin satış nedeniyle iptal olduğu tarihten üç gün sonra 21.08.2021 tarihinde gerçekleştiğini, kazanın gerçekleştiği tarihte .... plakalı araç, dava dışı .... Sigorta A.Ş. tarafından .... nolu poliçeyle sigortalandığını, ZMMS Genel Şartlarının C-4 maddesi, sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan sigortalıyı takip eder, sigortalının değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibari ile kendiliğinden sona erer ve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılır, anılan hüküm uyarınca aracın devrinin 18.08.2021 tarihinde müvekkili şirketin sigorta sözleşmesinden doğan sorumluluğunun sona erdiğini, KTK madde 97 Uuyarınca sigortacıya usulüne uygun bir başvuru yapılmaksızın ikame edilen iş bu davanın HMK madde 115 gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, davanın işleten Süleyman Özdemir'e ve kaza anındaki araç sahibi .... .... ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı, 3-Davalı sigorta şirketleri tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası, 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları, 6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava ve birleşen dava trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat istemlerine ilişkindir. Kazaya ilişkin bilgiler; Davaya konu kaza, 21/08/2021 günü....plakalı otomobilin ....plakalı motosiklete çarpması neticesinde meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağının tetkikinde davacı her ne kadar motosiklet sürücüsü olarak gösterilmişse de mahkememizce icra edilen keşif dinlenilen davacı tanığı açık bir biçimde davacının yolcu olduğunu beyan ettiği, tanığın davacıyı ve tarafları tanımadığı, objektif ve samimi bir şekilde beyanda bulunduğu, kaza tespit tutanağı aksi ispat edilinceye kadar geçerli belge niteliğinde olduğu, dinlenilen davacı tanığının beyanı ile kaza tespit tutanağının aksinin ispat edildiği kanaatine varılmakla davacının kaza esnasında .... plakalı motosiklette yolcu olduğuna kanaat getirilmiş ve değerlendirmeler bu yönde yapılmıştır. Davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru ve poliçeler; Dosyada yer alan belgelerden davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketlerine başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir. Dosyada yer alan poliçe sureti tetkik edildiğinde kaza tarihi itibariyle davacının yolcu konumunda bulunduğu ....plakalı aracın davalı .... sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. .... plaka sayılı otomobilin ise kazadan 3 gün önce satışının yapıldığı, satıştan önce davalı .... Sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik m.11/2 hükmü uyarınca satıştan önceki ZMSS'nin satıştan itibaren 15 gün süreyle geçerli olduğu görülmekle davalı Türkiye Sigorta'nın sorumluluğunun devam ettiği kanaatine varılmıştır. Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit; SGK'ya müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı ve herhangi bir gelir bağlanmadığı anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirme; Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti amacıyla dava dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; .... plakalı otomobil sürücüsü .... .... 2918 sayılı KTK md. 57/1-A hükmünü ihlal ettiği ve ağır ihmal ve ihlali olduğunu.... plakalı motosiklet sürücüsü .... .... ise 2918 sayılı KTK /1-A hükmünü ihlal ettiği ve hafif ihmali olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Raporun, soruşturma dosyasında yer alan tespitler ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Yine hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporunda sadece ihlal edilen hükümlerin belirtildiği ve bu haliyle de herhangi bir kusur oranı tespiti yapılmadığı ortadadır. İhlal edilen kanun maddeleri ve kazanın gerçekleşme şekli nazara alındığında kazanın meydana gelmesinde.... plakalı aracın sürücüsünün ise asli kusurlu,.... plakalı motosikletin ise tali kusurlu olduğuna kanaat getirilmiş ve kusur oranları mahkememizce .... plakalı aracın sürücüsünün % 75, .... plakalı aracın ise % 25 oranında olduğu değerlendirilmiştir. Maluliyet yönünden yapılan değerlendirme; Kusura ilişkin tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacının maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/7120 Esas, 2021/2627 Karar sayılı ve 11/03/2021 Tarihli ilamında "...2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmektedir. Görüldüğü üzere uygulanacak yönetmeliği tespiti noktasında kaza tarihinin baz alınması gerekmektedir. Somut olayda dosya kapsamında hazırlanan maluliyet raporu kaza tarihinin 21/08/2021 tarihi oluşu nazara alındığında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanmış olması isabetli olmuş ve hükme esas alınmıştır. Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme; Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1290 Esas, 2021/751 Karar sayılı ve 21/05/2021 Tarihli ilamında "...Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kuruluna anılan yönetmelik çerçevesinde yeni bir maluliyet raporu tanzim ettirdikten sonra, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için yeni bir aktüerya raporu almaktan ibaret olup..." denilmektedir. Dosyada yer alan 24/01/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporu dikkate alındığında bu şekilde bakiye ömre ilişkin tespitin doğru bir şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Yine raporda hesaplama yöntemi olarak progresif rant yönteminini benimsendiği, işlemiş aktif dönem, işleyecek aktif dönem ve işleyecek pasif dönem hesaplamalarının ayrı ayrı ve isabetli olarak yapılmış olduğu ve ayrıca SGK tarafından davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin de mahsup edildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle de raporun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiştir. Bedel artırım talebi; Davacı vekili dosyaya sunduğu 27/04/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı bakımından asıl dava bakımından 331.483,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebini birleşen dava yönünden ise 110.494,445 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri olarak arttırmıştır. Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir. Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Müterafik kusur savunması bakımından yapılan değerlendirmede; Kaza tespit tutanağı tetkik edildiğinde kaza esnasında davacının koruyucu tertibatının takılı olup olmadığına dair herhangi bir belirtmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/13423 Esas, 2022/6070 Karar sayılı ve 28/03/2022 Tarihli ilamında "...Davacı, kazaya karışan motosikletin sürücüsü olup kaza anında koruyucu tertibat takıp takmadığı konusunda kaza tespit tutanağında belirleme yapılmamış; İHH tarafından, bu hususta ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği gerekçesiyle, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Oysa; davacının davaya konu kazadan kaynaklanan % 5 oranındaki maluliyetinin, kaza anında çenesinde oluşan yara izi için belirlendiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanma şekline ve bu nedenle oluşan maluliyetine göre, 2918 KTK'nın 78. maddesi ve KTY hükümleri gereği, kask takmama nedeniyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek, TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan makul oranda (Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre bu oran % 20) indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir..." denilmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davacının kaza neticesinde meydana gelen yaralanmasının niteliği ve koruyucu tertibatının bulunduğuna dair davacı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmaması hususları göz önüne alınarak davaya konu zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmiş ve hesaplanan tazminat miktarından Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereğince % 20 oranında indirim uygulamak gerekmiştir. Yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; Bakıldığı zaman davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Ancak reddedilen kısım müterafik kusur nedeniyle indirilen kısıma ilişkindir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/2975 Esas, 2018/11904 Karar sayılı ve 10/12/2018 Tarihli ilamında "...3-Davacılar lehine hesaplanan tazminatlardan, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle mahkeme tarafından yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş ve yargılama giderlerinin, reddolunan dava kısmına tekabül eden bölümleri davacı taraf üzerinde bırakılmıştır. Oysa, yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceğinin göz önüne alınması gerekirken, davalı yararına müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmektedir. Bu haliyle de müterafik kusur nedeniyle reddedilen kısımlar bakımından yargılama giderleri oranlanmamış ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Faiz başlangıcı ve türü yönünden yapılan değerlendirme; Davacı vekili başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini talep etmiştir. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davacının davalılara başvuru tarihleri ile m.99/1 hükmü uyarınca temerrüt tarihleri belirlenmiş ve bu tarihlerden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da asıl davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, birleşen davanın da kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; ASIL DAVA BAKIMINDAN; 1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile, 211.347,97 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve 801,36 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 212.149,33 TL tazminatın davalının temerrüt tarihi olan 29/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair taleplerin REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 212.149,33 TL üzerinden alınması gereken 14.491,92 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 1.131,16 TL değer arttırım harcının mahsubu ile bakiye 13.280,06 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 1.131,16 TL bedel arttırım harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 3.730,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 32.700,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN; 1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile, 88.061,66 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve 333,90 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 88.395,56 TL tazminatın davalının temerrüt tarihi olan 30/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair taleplerin REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 88.395,56 TL üzerinden alınması gereken 6.038,30 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 377,05 TL değer arttırım harcının mahsubu ile bakiye 5.580,55 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 377,05 TL bedel arttırım harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 1.471,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 14.143,29 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 20/06/2023

Atıf: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/379, K. 2023/292, T. 20.06.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-379-e-2023-292-k-38643b77f784