Bölge Adliye Mahkemesi · Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1888 E. 2024/1754 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1888
- Karar No
- 2024/1754
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1888 KARAR NO : 2024/1754 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2019 (Karar) NUMARASI : 2018/61 Esas, 2019/310 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen menfi tespit davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Erzurum .. İcra Müdürlüğü'nün 2018/...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu olan çekin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/... sayılı dosyasında olduğunu, takibe konu edilen çekin zorla tehditle ve tefecilik usulü ile alındığını, müvekkilinin davalıya takibe konu çek ile veya başka bir sebeple bir borcunun bulunmadığını, çekteki ciranta silsilesine müvekkilinin isminin zorla dahil edilerek imzasının alındığını, çekin hangi gerekçe ile keşidecisinden temin ettiklerinin davalı tarafa açıklattırılması gerektiğini, yapılan icra takibinin haksız ve yersiz olup davacının böyle bir bulunmadığını beyanla menfi tespit istemi ile Erzurum ...İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı müvekkili ...'ın 15/03/2017 tarihinde ...'e ait Erzurum İli, ...İlçesi, ... Mah. ... ada, ...parselde kayıtlı taşınmazın satışı için 650.000-TL üzerinden anlaştıklarını, hemen o sırada davalı müvekkili tarafından elden ...'e 50.000-TL ödeme, ...'in dava dışı alacaklısı ...'e de yine elden olmak üzere ...'in borcuna binaen 25.000-TL ödeme yapıldığını, ... ile ... arasındaki 25.000-TL borç ilişkisinin sonlandırıldığına dair anlaşmanın müvekkili ... ve dava dışı ortağı ... şahitliğinde imzalandığını, kalan 575.000-TL'nin tapu alındıktan sonra ödeneceği hususunda anlaştıklarını, 23/03/2017 tarihinde satış işlemlerini gerçekleştirmek üzere tapu dairesine gidildiği ve müvekkili tarafından işlemlerin gerçekleştirileceğine olan güven icabıyla tapu harçlarının hemen yatırıldığını, fakat işlemin davacının özensiz ve güvensiz davranışları ve gerekli işlemleri yapmayışı nedeni ile gerçekleşmediğini, davacı taraftan, ödenen 75.000-TL'nin geri istendiğini ancak durumum yok gerekçesiyle ödeme yapmadığını, ...bankasına ait 30/10/2017 vade tarihli 75.000-TL miktarlı hatır çekinin kendi talebi ile düzenlendiğini ve ... tarafından ciro edildiğini, daha sonra çekin karşılıksız olduğunun vade tarihinden önce anlaşıldığını, bu durumun ...'e bildirildiğini, bunun üzerine ...'in ihale aldığını beyan ettiğini, 85.000-TL alacağının olduğunu beyan ettiğini, tahsil edebilmesi için 5000-TL'ye ihtiyacı olduğunu, bana gönder borcumu ödeyeyim gerekçesiyle müvekkilinden 27/10/2017 tarihinde 5000-TL daha ...bankası hesabına yatırdığını, davacı tarafından verilen senet için bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacaklarını tahsil için başvurulduğunda çeşitli bahanelerle ödemenin ertelendiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının müvekkili hakkında haksız yere Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/... sayılı soruşturma dosya suretindeki tüm tanık,şüpheli, ve eldeki davanın davacısı-müşteki ...’ın söz konusu çekle ilgili ifadelerinde davalıya olan borcuna karşılık, 20.000TL elden davalı tarafından verilen ve yine daha önce tanzim ettiği senetlerin davalı tarafından kendisine iadesi üzerine bu senet bedelleri ve elden borçlandığı 20.000TL için işbu dava konusu çeki rızaen verdiğini beyan ettiği ,yine mahkememizde dinlenen tanıklar ve bu tanıkların hazırlık soruşturmasındaki ifadelerinde çekin tehtitle,zorla alındığına dair ifadelerinin olmadığı aralarındaki gayrimenkul satış ilişkisine binaen alındığına dair ifadelerinin yer aldığı bu haliyle davacının takip konusu çekten dolayı borçlu olmadığını ve tehdit iddiasını kanıtlayamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece noksan tahkikatla isabetli olmayan bir karar verdiğini, mahkemece yapılan tahkikatla söz konusu çeklerin hangi ticari ilişki neticesinde davalılara verildiğinin net olarak ortaya çıkarılması gerekirken bundan imtina ile bir karar verildiğini, davalılar bahse konu edilen çekleri zorla müvekkilinin elinden aldığını, müvekkilinin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, mahkemenin gerekli incelemeleri yapmadan noksan tahkikatla karar verdiğini, yasal yollar yerine başka yollar arama gayretinde olduklarını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava; çekten kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf yoluna başvuran taraflar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.