İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/778 E. 2025/1186 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/778
- Karar No
- 2025/1186
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ :
DAVALI : VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2025 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İdareleri tarafından su aboneliğinden kaynaklı borçların tahsili amacıyla .....nolu aboneye .....tarihinde .....MTS açılmış olduğunu, söz konusu açılan MTS dosyalarında borçlu taraf borca itiraz etmiş olup haksız ve hukuka aykırı itirazın kaldırılmasını talep etme zaruriyetinin hasıl olduğunu, ilgili abonenin ticarethane olarak kullanılmakta olduğunu, biriken su borcunun tahsili amacıyla müvekkili olan idare tarafından .....nolu abonenin .....ile .....tarihleri arasındaki 16 faturaya istinaden davalı aleyhine .....esas ile MTS başlatılmış olup davalı tarafından takibe itiraz edilmiş olduğunu, takip açılırken borcun ana parası 30.103,61 TL gecikme faizi 107.832,64 TL olduğunu, ekteki .....tarihli borç listesinden de anlaşılacağı üzere borcun gecikme faizi ile 112.918,47 TL olduğunu, aboneler faturalandırma dönemlerine ait herhangi bir itirazlarının idarelerine yapılmadığını, davalı adına kayıtlı .....nolu abonenin su tüketim miktarı ilgili yönetmeliğe göre faturalandırılmış olup icra konusu alacaklarının tüm uyarılarına rağmen davalı tarafından ödenmemiş olduğunu, izah edilen nedenlerle davanın kabulünü, davalı tarafından Merkezi Takip Sisteminin .....sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile söz konusu MTS takibinin kaldığı yerden devamını, haksız ve kötüniyetli itirazından dolayı davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile AAÜT'ye göre belirlenecek vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketin, ticari itibarının yüksek, vergilerini ve borçlarını zamanında ödeyen bir şirket olduğunu, huzurdaki davada, müvekkil şirketin kullanmış olduğu taşınmazın eski sahibi olan .....Şirketi ile müvekkil şirket arasında hiçbir ilişki bulunmadığını, müvekkil şirketin, bu taşınmazla ilgili herhangi bir borç veya yükümlülüğü bulunmadığını, İcra İflas Kanunu'nun gereği, müvekkil şirketin itirazlarının geçerli olup, bu itiraz doğrultusunda, söz konusu borcun müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığının tespiti ve icra takibinin iptal edilmesi gerekmekte olduğunu, abonelik numarasının yanlış kişiye ait olması, icra takibinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkil şirketin bu borçla hiçbir ilgisinin olmadığını göstermekte olduğunu, TBK ve TTK gereğince, müvekkil şirketin kendi yükümlülükleri dışında üçüncü şahıslar veya başkalarına ait borçlardan sorumlu olmadığını, dolayısıyla, müvekkil şirketin kendisine ait olmayan bir borcu ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, huzurdaki davada, müteselsil sorumluluk gerektirecek herhangi bir durumun da mevcut olmadığını, bu davada, müvekkil şirketin, abonelik numarasıyla ilişkili borçlardan sorumlu olmasına yönelik herhangi bir hukuki gerekçe bulunmadığını, nitekim işbu nedenlerle, öncelikle zamanaşımı ve husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle % 20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, su abonelik sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilince süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı defiinde bulunulduğu görülmüştür. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Kanunun şümulü başlıklı 1. maddesi, "Madde 1 – (1) Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur." şeklinde düzenlenmiştir. Yine TBK'nin 49. maddesi "(1) Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2) Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. " şeklinde düzenlenmiştir. Davalı vekili tarafından zamanaşımı defiinde bulunulmuş TBK 146. Maddesi uyarınca davaya konu edilen faturaların tanzim tarihleri .....ila .....tarihleri arasında olduğu görülmüş, buna göre takibin ise son fatura tarihi olan .....tarihinden 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra .....tarihinde başlatıldığı ve bu tarih itibariyle 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşılması nedeni ile açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı vekili kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de kötü niyet tazminatına hükmetmek için icra takibinin haksız olması ve davacının takip başlatmakta kötü niyetli olması şartlarının bir arada bulunması gerekir. Somut olayda ise davacının kötü niyetle takip başlattığı hususunda dosyada bir delil bulunmadığından davalının talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 2.355,61 TL peşin harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 1.740,21 TL fazladan yatırılan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı .....Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine, 5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim