İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/505 E. 2026/136 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/505
- Karar No
- 2026/136
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2025 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin icra dosyasına sunulan faturalardan anlaşılacağı üzere davalı şirkete toplam 741.086,32 TL mal satışı yaptığını, bu satışların ekte sunulan kredili satış sözleşmesi hükümleri uyarınca yapıldığını, takip konusu meblağın tacir sıfatı bulunan davalı tarafça bilindiğini ve likit bir alacak olduğunu, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....esas numaralı dosyası ile icra takibine 741.086,321 asıl alacak üzerinden başlandığını ve iyi niyetli davranılarak icra takibi açılırken geçmiş gün faizi işletilmediği ve başka bir alacak kalemi eklenmediğini, fazlasını talep etme hakları kredili satış sözleşmesi ile sabitken salt alacak üzerinden ödeme emri gönderildiğini, borçlunun ise hakkını kötüye kullanmak suretiyle icra takibini geciktirmek için itiraz ettiğini, açıklanan ve mahkemece re’ sen dikkate alınacak tüm nedenlerle, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında borçlunun ekte sunulan mallarına borca yeter oranda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tarafların tacir ve alacağın likit olması sebebiyle asıl alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının haksız itirazının iptaline, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı tarafça usulüne uygun yapılan tebligat akabinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyaya sunulan deliller incelenmiş, Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına eklenmiş, taraf ticari defterleri üzerinde ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonuca gidilmiştir. Dava, faturalara dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası incelendiğinde, .....tarihinde davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine 4 ayrı futaraya dayalı toplamda 741.086,32 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının .....havale tarihli sunmuş olduğu borca itiraz dilekçesinde; borca ve ferilerine itiraz dilekçesi sunduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra takibine dayanak yapılan faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının alacak talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi gereğince, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 6102 sayılı TTK.'nun 21/2. Maddesi gereğince, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Mahkememizce, taraf ticari defterleri üzerinde ayrı ayrı inceleme yaptırılarak düzenlenen .....tarihli bilirkişi raporunda; Davacı yönünden: davacının takip ve dava konusu yapmış olduğu 4 adet fatura ve toplamı 741.086,32 TL olan faturaların davacının ticari defter kayıtlarında kayıt yaptıklarının tespit edidiği, davacının 2025 tarihi itibariyle davalıdan ticari defter ve kayıtlarına göre 1.329.145,65 TL alacaklı olduğu, Davalı yönünden: dava konusu olan 4 adet fatura ve toplamı 741.086,32 TL olan tutarlı faturaların davalının ticari defter kayıtlarında kayıt yapmış olduğunun tespit edildiği, davalının 2025 yılı .....tarihi itibariyle ticari defter kayıtlarına göre davacıya 1.200.010,12 TL borçlu olduğunun tespit edildiği mütalaa edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı arasında akdi ilişki nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla takip başlattığı, tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu ve delil niteliğine haiz ticari defterlere göre davacının ticari ilişki kapsamında davalıdan takip konusu fatura alacaklarını da kapsar şekilde 1.200.010,12 alacaklı olduğunun ispatlandığı, faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olması kapsamında fatura içeriklerindeki ürünlerin davalı tarafından davacıya teslim edildiğinin de ispatlandığı, buna göre takip konusu faturalar nedeniyle davalının davacıya 741.086,32 TL borçlu olduğu ve ilgili asıl alacağa ilişkin ödeme yapıldığının davalı tarafından ispatlanmadığı anlaşılmakla takipte talep edilen asıl alacak miktarı üzerinden davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın faturalara dayalı olması sebebiyle bilinebilir olduğu ve bu haliyle likit olduğu kabul edilerek hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davalının Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile icra takibinin 741.086,32 TL asıl alacak üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA, 2-Takibe konu edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 148.217,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3- Kabul edilen bedel 741.086,32 üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 50.623,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 12.655,91 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 37.967,69 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 12.655,91 TL peşin harç, 615,40 başvuru harcı olmak üzere toplam 13.271,31 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından karşılanan 7.481,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 117.162,95 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine, 6-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim