İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/239 E. 2024/505 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/239
- Karar No
- 2024/505
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 13/02/2024 KARAR TARİHİ : 22/05/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili tarafından 2015 yılında lisanssız elektrik üretimi kapsamında güneş enerjisi çağrı mektubu için davalılara ilki .....kW, .....ay .....Köyü, ikincisi .....kW .....0 Ada .....Parsel .....ay, üçüncüsü ise .....kW .....Köyü 0/604 parsel .....ay olmak üzere 3 adet usulüne uygun yaptığı başvurulara istinaden davalılarca üretim yapılabilmesi amacıyla çağrı mektubu gönderilmesi gerekirken kapasite yetersizliğine dayalı olarak müvekkilinin talebinin olumsuz sonuçlandırıldığını, bu durum gerçeği yansıtmadığını, müvekkil ile aynı zaman dilimi içerisinde yapılan bir kısım başvuruların kabul edilmesine rağmen müvekkilinin başvurusunun kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin hak sahibi olduğunun tespiti ile müvekkili tarafından yapılan .....ay başvuruları gereği müvekkiline çağrı mektubu verilmesi, olmadığı takdirde bilirkişi incelemesi sonrası hesaplanacak olan ve başvuru tarihlerinden itibaren müvekkilinin mahrum kaldığı kazançların ve zararının işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı .....Dağıtım A.Ş. vekili, usul ve esas yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı .....İletim A.Ş. vekili, usul ve esas yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava, lisanssız elektrik üretimi amaçlı olarak yapılan başvurusunun reddine yönelik işlemin hatalı olduğundan bahisle çağrı mektubu verilmesi, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Elde ki davada, davacının esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun tespiti amacıyla gerekli müzekkereler yazılmış olup, esnaf odasında gelen cevabı yazıda, davacının .....tarihinde enerji sistemleri mesleği alanında kaydının yapıldığı bildirilmiş, ticaret sicilden gelen cevabı yazıda ise davacının sicil kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Vergi Dairesinden gelen cevabı yazıda ise, davacının .....tarihinden itibaren elektrik enerjisi üretimi alanında vergi mükellefiyet kaydının oluşturulduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Davacı tarafından lisanssız güneş enerjisi santrali kurulumuna ilişkin başvuruların 2015 yılında yapıldığı ve yapılan başvurular .....ve .....tarihlerinde reddedildiği, ve bu ret kararları ile birlikte uyuşmazlığın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Gerek başvuruların yapıldığı, gerekse başvuruların reddedildiği tarih itibarıyle davacının tacir olduğuna ve/veya gelirinin VUK.'nun 177. maddesinde düzenlenen esnaf işletme sınırının üzerinde olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle uyuşmazlığın doğum tarihi itibarıyle davacı tacir olmadığı gibi uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK.'nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığından uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemeleri görevli değildir. Ticari dava olmayan ve malvarlığına ilişkin açılan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Açıklanan nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı DEDAŞ vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim