İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1525 E. 2025/703 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1525
- Karar No
- 2025/703
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 03/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma internet sitesi üzerinden ürün satışı gerçekleştirmekte olduklarını, müvekkilinin .....tarihinde satmış olduğu .....model televizyonu .....LOJİSTİK isimli davalı firmaya teslim etmiş, ancak davalı firma ürünü çok geç teslim ettiği için .....tarihinde müşteri tarafından .....takip numarası ile ürün hiç alınmadan iade edildiğini, davalı firmaca televizyonun bu şekilde iadesi sebebiyle tekrar müvekkiline teslim edilmesi gerekirken, müvekkili firmaya televizyonun hiç gelmediğini, davalı firma ile yaptığımız görüşmede ürünün tarafımıza teslim edilmiş gibi kaydının düşüldüğü söylenmiş, ancak bunu kanıtlayacak herhangi bir imzalı evrak veya teslimat bilgisi bulunmadığını da bildirdiklerini, TTK madde 875 vd maddeleri uyarınca ürün bedelinin kargo firmasına teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tarafımıza iadesini talep ettiklerini, davanın kabulü ile 7.002,43-TL'nin, kargo teslim tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini, yargılama masraf ve giderleri ile birlikte yasal vekalet ücretinin taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı veya davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; geç teslim halinde, teslim süresinin aşıldığı, gönderilen tarafından teslimden itibaren yirmi bir gün içinde taşıyana bildirilmezse, gönderilenin gecikmeden kaynaklanan hakları sona erdiğini, bu süre de hak düşürücü süre olup davacının bu süre zarfında da müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, kanun gereği taşımacının sorumluluğu taşıma süresi ile sınırlı olup ürünün alıcıya teslimi ile sorumluluğu sona ermekte olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, bu sebeplerle iddiasını ispatlayamayan davacının davasının reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın herhalde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki taraflar arasındaki kargo taşıma sözleşmesine istinaden davalıya gönderim amacıyla teslim edilen gönderinin alıcıya teslim edilmemesi nedeni ile geri iadesinin yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda taşıyanın sorumluluğunun şartlarının oluşup oluşmadığı, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı, davalının sorumluluğunun bulunduğunun kabulü halinde taşınan ürünün bedelini talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davalının zamanaşımına ilişkin defisi incelendiğinde; davacının iddiasına göre taşımaya konu ürünün hiç tesliminin gerçekleşmediğinin belirtildiği buna göre de; davalının hiç teslimin gerçeklememesine yönelik pervasızca davranışının zarara sebep olduğuna yönelik kabulüne bağlı olarak, TTK'nın 855/5. maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle 3 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden davalının zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı .....Kargo Hizmeler A.Ş.'ye davaya konu taşımaya ilişkin taşıma sözleşmesi, taşıma belgesi, makbuz, fatura ve ilgili belgeleri sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş olup teslime ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediği anlaşılmıştır. Taşıma nedeni ile meydana gelen zararın tazmininden söz edilebilmesi için öncelikle taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi, sorumluluğun doğması halinde ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir. TTK 875.m. uyarınca kural olarak taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK 879. m. uyarınca eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu eşyanın teslimi anında açıkça görülüyorsa teslim anında, ancak açıkça görülmüyorsa en geç teslimden itibaren 7 gün içinde zıyaı veya hasarın taşıyıcıya bildirilmesi gerekmekte olup, aksi halde eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. TTK 889/3-4 m.ise “(3) Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer. (4) Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. Bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa, imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir. “ şeklinde düzenlenmiştir. Kargonun alıcıya teslim edildiğinin davalı tarafından ispatlanmaması halinde uyuşmazlıkta TTK'nun 886. madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca kargo içeriğini ispat külfetinin davacıya ait olduğu göz önünde bulundurularak kargo paketinin içeriği, önemi ve değeri hususunda bilgilendirme yükümlülüğüne davacı tarafından aykırı davranılıp davranılmadığı hususları da değerlendirilerek davalı kargo şirketinin sorumluluğunun TTK'nun 880. veya TTK 882 ve 883 madde hükümleri dikkate alınarak hesaplanmasına ilişkin olarak bilirkişiye tevdiine yönelik ara karar kurulmuş fakat davacı yanca gerekli ücretlerin yatırılmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda davacı teslimin yapılmadığını ileri sürdüğünden ve davalı taşıyıcı teslim belgesi sunmadığından teslim anında hasar veya ziyaı bildirimi yapılması mümkün görülmemekle birlikte, ürünün .....tarihinde kargoya verilmiş olmasına göre, dosya kapsamında teslimden sonra dava tarihi olan .....tarihine kadar davalı taşıyıcıya yapılan bir bildirime rastlanılmadığı gibi, davacı tarafından ürünlerin teslim sonrasında teslim edilen ürünlere ilişkin teslim edildiği şekliyle çekilmiş bir fotoğrafa da ya da teslimat bilgisi olarak sunulan kayıttan ürün içeriğinin TV olduğuna dair bir kayda da rastlanılmamıştır. Bu durumda davacının başkaca bir delil ibraz etmediği de anlaşılmakla taşımaya konu ürünün teslim edilmeme iddiası yönünden ispat yükü üzerinde olup iddiasını ispat edememiş aynı zamanda kanunen öngörülen sürede bildirimde bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan taşımaya konu TV nin taşıma tarihindeki değerinin sunulan fatura ile uyumlu olup olmadığı noktasındaki iddianın da davacı tarafından delil avansı yatırılmadığından iddiasının da ispat edemediği açıktır. Bu itibarla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Alınmasına gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL lik kısmın mahsubu ile bakiye 187,80- TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafın ödediği harçların üzerinde bırakılmasına, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 121,00TL posta ve tebligat giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 7.002,45 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7- HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına. Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim