İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1055 E. 2025/611 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1055
- Karar No
- 2025/611
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/09/2024 KARAR TARİHİ : 15/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, .....tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlenen ve davalı .....maliki ve sürücüsü olduğu .....plaka sayılı araç ile seyir halinde iken müvekkiline ait .....plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, ekte sunulan eksper raporunda araçtaki değer kaybının ve araç ikame zararının oluştuğunun görülmekte olduğunu, piyasa şartlarına göre yapılacak araştırma ile de araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının yargılama sırasında netleşeceğini, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden 53.531,70 TL kısmi ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 50,00 TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ise davalı .....kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiş, .....tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, talep sonucunu değer kaybı yönünden 32.879,20 TL'na, ikame araç bedeli yönünden ise 7.020,80 TL'na yükseltmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, HMK'nın 6. maddesine göre yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmemiş olması nedeniyle, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, araç mahrumiyetine ilişkin davacı tarafından başvuru yapılmadığını, davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyasında değer kaybının tespiti amacıyla eksper raporu alındığını, eksper raporu doğrultusunda ve poliçe teminatı kapsamında .....tarihinde davacı tarafa 53.531,70 TL değer kaybı ödendiğini, araç mahrumiyet zararı ve ticari kazanç kaybından müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline yapılan ödeme ile bilikte poliçe kapsamında yükümlülüğünü yerine getirdiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kusur durumunun tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, temerrütün gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve yapılan ödemelere dair belgeler ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği ve ikame araç bedelinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın işleteni ile ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı ile işletene yöneltilmiş ikame araç bedeli istemine ilişkindir. .....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında davaya konu birinci trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın hemen ardından davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında araç arasında davaya konu ikinci trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın kaza tarihindeki kayıt malikinin davalı .....olduğu ve aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 50.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza tarihinde davacıya ait aracın dava dışı .....Sigorta A.Ş. Nezdinde kasko sigortalı olduğu ve kasko sigorta poliçesine istinaden açılan hasar dosyası kapsamında düzenlenen ekspertiz raporuna göre, davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil toplam 50.497,80 TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline ilişkin olarak .....Sigorta A.Ş.'ye .....tarihinde 28.510,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce davacı tarafça değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden .....tarihinde 53.531,70 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara bağlı davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeden daha fazla miktarda değer kaybı meydana gelip gelmediği, değer kaybına ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı aracın onarımda kaldığı süre boyunca kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği, eoebilecekse miktarı ile fazin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. Davaya konu kazanın mahkememizin yetki sınırlarına dahil olan Diyarbakır İlinde gerçekleştiği ve HMK.'nın 16.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin de yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, her ne kadar dosyaya sunulan poliçede araç başına maddi tazminat üst limiti 50.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, davaya konu trafik kazası .....tarihinde gerçekleşmiş olup, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24/1.maddesinde, bu yönetmelik ile belirlenen teminat tutarlarının yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanacağı belirtilmiştir. İnternet üzerinden yapılan sorgulamada, araç başı maddi tazminat klozu yönünden .....tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatının 120.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu halde, poliçe limitinin 120.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Kaza sonrası kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile tutanakta yer alan kaza yeri krokisi ve sürücü beyanlarından .....plaka sayılı aracın .....sevk ve idaresinde Diyarbakır ili, Kayapınar İlçesi, Mahabad Bulvarı, Elazığ yolu istikametinde kırmızı ışıklarda beklediği esnada aracın arka kısımlarına aynı yönde seyir halinde bulunan .....sevk ve idaresindeki davacıya ait aracın ön kısımları ile çarpması sonucu davaya konu birinci trafik kazasının meydana geldiği, bu kazadan hemen sonra yine aynı istikamet ve şeritte seyir halinde bulunan .....plaka sayılı aracın ön kısımları ile davacıya ait aracın arka kısımlarına çarpması sonucu davaya konu ikinci trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce kusur durumunun tespiti yönünden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş; davaya konu birinci trafik kazasının meydana gelmesinde trafik güvenliği için önündeki aracı yeterli ve güvenli takip mesafesinde takip etmeyen davacıya ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, ikinci trafik kazasının meydana gelmesinde ise aynı gerekçe ile davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu halde davacı taraf, davaya konu birinci trafik kazasında %100 kusurlu olduğundan kaza nedeniyle aracın ön kısımlarında meydana gelen hasardan dolayı oluşan değer kaybı ile aracın ön kısımlarının onarımı aşamasında geçecek süreye ilişkin ikame araç bedelini talep edemez. Ancak davaya konu ikinci trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğundan, ikinci kaza nedeniyle aracın hasar gören arka kısmına ilişkin oluşan değer kaybı ile aracın arka kısımlarının onarımı aşamasında geçecek makul süreye ilişkin ikame araç bedeli talep etme hakkı bulunmaktadır. Kusur durumu tespit edildikten sonra davacının tazminat kalemlerinin incelenmesine geçilmiştir. Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin .....tarihli ve .....E., .....K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açıktır. Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davacıya ait aracın onarımının ekonomik olduğu, davaya konu ikinci trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının 86.410,90 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde değer kaybına ilişkin yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye kalan değer kaybının 32.879,20 TL olduğu, yine bilirkişi raporunda, davaya konu ikinci trafik kazası nedeniyle davacıya ait aracın makul onarım süresinin 12 gün olduğu ve bu süreçte benzer nitelikte nitelikteki aracın günlük ikame bedelinin 650,00 TL olduğu ve toplamda ikame araç bedelinin 7.800,00 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiş ve davaya konu ikinci trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta 86.410,90 TL değer kaybı meydana geldiği ve ikame araç bedelinin 7.800,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Davaya konu ikinci trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu olup, davalı sigorta şirketi ile davalı işleten ikinci trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen 86.410,90 TL'nın ödenmesinden davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Bilirkişi raporu ile tespit edilen 86.410,90 TL değer kaybından davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan 53.531,70 TL mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar 32.879,20 TL olup, davacı tarafından değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın 32.879,20 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı taraf, sunulan bedel arttırım dilekçesinde ikame araç bedeline ilişkin talep sonucunu 7.020,80 TL'na yükselterek bu bedelin sadece davalı .....tahsilini istemiştir. Bu halde, davacı tarafından ikame araç bedelinin tahsili istemine ilişkin açılan davanın davalı .....yönünden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu ve davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen miktara temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren, diğer davalı .....aleyhine hükmedilen miktarlara ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı tarafın değer kaybına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 32.879,20 TL değer kaybının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren, diğer davalı .....yönünden ise, kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafından ikame araç bedeline ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 7.020,80 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.725,56 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 667,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 1.630,96 TL harcın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 1.341,92 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 667,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.522,20 TL'nın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 1.252,43 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 1.060,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 5.700,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 6.760,00 TL yargılama giderinin, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 5.561,99 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı .....Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı .....yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı Katip Hakim