İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/851 E. 2024/1170 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/851
- Karar No
- 2024/1170
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 29/08/2023 KARAR TARİHİ : 25/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... plakalı (...) aracıyla Diyarbakır İli, ... üzerinden karşıdan karşıya geçmekte iken ...’ nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç müvekkiline ait aracın sağ orta tarafına süratli şekilde çarptığını ...’ ın sevk ve idaresindeki aracın aşırı hızla gelip müvekkilinin aracına çarpması nedeniyle müvekkilinin 1.5- 2 tonluk aracı 25 metre savrulmuş kaldırma çıkmak suretiyle durabildiğini, kazanın meydana geldiği mevki evlerin yoğun olduğu herhangi bir trafik ışığı bulunmayan kontrolsüz kavşak olarak nitelendirilen bir nokta olduğunu, yukarıda açıkladığı ve resen gözetilecek sebeplerle birlikte davanın kabulüyle ,müvekkilinin mezkur kaza nedeniyle yapmış olduğu onarımlar için şimdilik 500 TL. onarım bedeline, aracın onarım süresince kullanılmaması nedeniyle şimdilik 500 TL. araç mahrumiyet tazminatına, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı için şimdilik 100 TL.değer kaybı tazminatına, toplam şimdilik 1100 TL. maddi tazminata arabulucuk anlaşamama tarihi olan ... tarihinden itibaren ticari faiz uygulanarak davalı sigorta şirketinden alınıp müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, talep sahibinin belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmamaktadır. bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği maddi zararın miktarı belirli olduğunu, dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, çünkü, alacağın belirlenebilmesi mümkün iken, böyle bir davanın açılmasına kanun izin vermediğini, bu sebeple mahkemece, davaya konu edilen zararın gerçekte belirli bir alacak olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği anlaşılmakla, hukuki yarar yokluğundan başvurunun reddi gerektiğini, davanın açıldığı anda, dava konusu kılınan alacak tutarının, tam ve kesin olarak belirlenmesinin, davacıdan beklenmeyecek bir nitelik taşıyıp taşımadığının tayininde, davacının, somut olayın koşulları ve özellikleri gözetilerek, doğruluk ve güven kuralı çerçevesinde (hmk m.27; tmk m.2) dürüst, makul ve orta derecede zeka sahibi bir insanın göstermesi gereken tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen, alacak tutarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin mümkün olup olmadığı hususu esas alınması gerektiğini, ... tarihinde meydana gelen kazada oluşan maddi hasar ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda; ... plakalı müvekkil şirket nezdinde trafik sigortalı aracın, meydana gelen kazada kusursuz olması sebebiyle hasar tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ..., ... nolu tramer sonucuna göre %100 kusurlu bulunduğu, bu nedenle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi talep olunduğu, meydana gelen trafik kazası sebebiyle kazanç kaybı zararları sigorta şirketlerinden talep edileyeceğini, bu zararlar sadece kusurlu araç maliki ve araç sürücüsünden talep edilebileceğini, kaza nedeniyle araçta oluşan gerçek zararlardan sorumlu olup kural olarak ticari araçların kazanç kayıplarından sorumlu olmadıklarını, sigorta poliçelerinin kapsamında olmamasından dolayı kazanç kaybını sigortadan istemek de mümkün olmayacağını arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... ve ... plaka sayılı araçların trafik tescil bilgileri ile ... plaka sayılı aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta hasar bedelinin bulunup bulunmadığı, değer kaybı meydana gelip gelmediği ve ikame araç bedelinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş hasar tazminatı, değer kaybı ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir. ... tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 100.000,00 TL olarak belirlendiği, dava açılmadan önce davacı tarafından yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle hasar tazminatının ve değer kaybı zararının oluşup oluşmadığı, davacının aracın tamirde kaldığı süre boyunca ikame araç bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiş olup, davalı sürücü de kusura nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür. Mahkememize sunulan ... tarihli trafik bilirkişi raporunda ve sonrasında tanzim edilen ek raporunda özetle; "sürücü ... yönünden 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109.maddesinde yer alan ( 57/C-3: Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; Motorlu araçlardan soldaki, sağdan gelen araca, ilk geçiş hakkı vermek zorundadırlar, kuralına riayet etmediği) kuralını ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada ASLİ KUSURLU %75 oranında kusurluolduğu, sürücü ... yönünden 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-A maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101/A. maddesinde yer alan (Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar) kuralını ihlal etmiş olduğu ,anlaşıldığından meydana gelen kazada TALİ KUSURLU %25 oranında kusurlu olduğu" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, davacının anılan kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak hasar bedelinin, değer kaybının ve ikame araç bedelinin tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda " Dava konusu aracın ... tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası oluştuğu, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı kanaatim hasıl olmuştur. Araçta oluşan hasarın onarımı için ... tarihli ekspertiz raporu referans alınarak tespit sağ arka kapı, sağ arka çamurluk davlumbazı, sağ ön kapı cıvatası, sağ arka kapı pimi ve cıvatası parçalarının değiştirildiği; sağ ön kapı, sağ marşbiyel ve sağ arka çamurluk parçalarında ise hasar onarım işlemi yapıldığı anlaşılmış ve toplam 8 adet parça için ekspertiz çalışması yapıldığı tespit edilmiştir. Eksper raporda belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu ve dava dosyasındaki fotoğraflar incelendiğinde ... Oto Özel Servis tarafından hazırlanılan servis fişinde belirtilen “park sensörü, park sensör gözü, kol dayama plastiği, cam açma mandalı, sol arka porya, bijon, stepne takozu ve arka balata parçalarının” mevcut kaza neticesinde hasarlanmayacağı ve bu parçaların hasarla ilişkili olmayacağı kanaatine varılmıştır. Dava konusu aracın onarılacak durumda olduğu, hasarı onarıldıktan sonra ve ... hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, 227.547 kilometrede olduğu, parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımlar ve mevcut hasardan dolayı oluşacak tramer miktarı ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak, dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay 17. Hukuk dairesi 2013/3815 E. 2013/9854 K. Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise davaya konu araçta 13.431,50 TL değer kaybının oluşacağı ve aracın onarımda kaldığı 14 gün süre boyunca araç mahrumiyeti oluştuğu, emsal bir araç dikkate alındığında ise araç mahrumiyeti bedelinin (14 x 800,00)= 11.200,00 TL" olduğu mütalaa edilmiştir ve ilgili tespitler dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmadığı sabittir. Davalı sigorta şirketi, sigortalı araç sürücününün kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalının %25 kusurlu olmasına göre tespit edilen değer kaybının ve hasar bedeli tazminatının ödenmesinden bu oranda sorumludur. Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye miktar değer kaybı yönünden 3.357,75 TL, hasar bedeli tazminatı ise 5.310,00 TL kabul edilmiş ve değer artırım dilekçesinde talep edilen miktarların daha düşük olması nedeniyle bu miktarlar üzerinden davacının değer kaybı ve hasar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafından değer kaybının ödenmesine ilişkin davadan önce sigorta şirketine başvuru yaptığı dosya kapsamından sabit ise de, davacı tarafından başvurunun hangi tarihte yapıldığı ispatlanamamıştır. Bu halde davalı sigorta şirketinin davanın açılması ile temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Öte yandan davalı sigortalı aracın kullanım amacı hususi olup, davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir. Bu halde, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen değer kaybı ve hasar tazminatının tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı aracında meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar (doğrudan zarar) kapsamında ise de araç mahrumiyeti zararı dolaylı zararlardan olup, davalı sigorta şirketinin bu zarardan sorumluluğu bulunmadığından, ikame araç bedeline ilişkin davalı sigorta şirketine yöneltilen talebin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; a)5.300,00 TL hasar tazminatı, 3.350,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 8.650,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b)Davacının ikame araç bedeli tazminatına yönelik talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 590,88 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 171,00 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 150,03 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 171,00 TL ıslah harcının toplamı olan 710,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 83,75 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.783,75 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak. 2.631,47 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 8.650,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.949,33 TL'lik kısmının davalıdan, 170,67 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 9-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim