İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1387 E. 2024/977 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1387
Karar No
2024/977
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2023 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, .....tarihinde müvekkillerinden .....eşi, .....ve .....babası olan ve mesleği hızar ve odun kesme işi olan .....ücreti mukabilinde bindiği dava dışı .....sevk ve idaresindeki tescilsiz, plakasız ve ZMMS poliçesi bulunmayan sepetli motosiklette sepette yolcu konumunda iken Ergani Çermik yolunda .....mevkiine geldikleri esnada motosikletten düşerek yaralandığını ve kaza sonrası götürüldüğü hastanede aynı gün vefat ettiğini, kaza nedeniyle Ergani .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen rapora itibar edilerek ve müteveffa .....kasksız yolculuk yaptığı, sürücü .....müteveffa yolcu .....ölümü nedeniyle tali kusurlu olduğu kabul edilerek sürücü .....hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda kazalı motosikletin 50 cc üzerinde ve aracın motosiklet olarak kabul edilmesi gerektiğinin mütalaa edildiğini, müteveffa .....ölümü ile birlikte müvekkillerinin müteveffanın desteğinden mahrum kaldıklarını, destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için davalı Güvence Hesabına yaptıklarını başvurunun reddedildiğini ileri sürerek fazlası saklı şimdilik müvekkillerinden .....yönünden 3.000,00 TL, .....ve .....yönünden ise ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, tescilsiz motosikletin motorlu araç olup olmadığının ve hukuki durumunun araştırılması gerektiğini, kazaya karışan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davalı Güvence Hesabı tarafından başvurunun reddine ilişkin belge ile Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....D. İş sayılı dosyası ve UYAP sistemi üzerinden Ergani .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosya celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, müteveffa .....vefatı nedeniyle hak sahiplerine peşin sermaye değerli rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, dava dışı .....sevk ve idaresindeki sepetli motosiklette yolcu konumunda olan .....vefatından kaynaklı eşi ve çocukları tarafından motosikletin tescilsiz ve plakasız ve aynı zamanda motor hacminin 50 cc'nin üzerinde olduğundan bahisle davalı Güvence Hesabına yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazaya karışan motorsikletin tescile tabi olup olmadığı, motorsiklet sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davacıların müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı ve tazminatın miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. .....tarihinde davacıların desteği .....dava dışı .....sevk ve idaresindeki motosikletin sepet kısmında yolcu konumunda iken motosikletten düşmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığı ve ardından .....tarihinde vefat ettiği, dava açılmadan önce davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için davalı Güvence Hesabına yapılan başvuru üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK.nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabı’na başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3. maddesinde de silindir hacmi 50 cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km az olan bisiklet olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Güvence Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. Davalı Güvence Hesabı'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle davacılar yakınının yolcu olarak bulunduğu motosikletin , trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, davacıların murisinin yolcu olarak bulunduğu motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı Güvence Hesabı'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir (Yargıtay 17. H.D.'nin 2019/4008 E.-2021/930 K. sayılı ilamı) Somut olayda, kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından delil tespiti istemiyle başvuru yaptıkları Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....D.İş sayyılı dosyasında makine mühendisinden alınan .....tarihli bilirkişi raporunda, kazaya karışan motosikletin Çelik marka, .....tipinde olduğu, üzerinde bulunması gereken orijinal silindirin hacminin .....cc olması gerektiği, ancak keşif sırasında üzerinde bulunan silindirin hacminin .....cc olduğu, her iki durumda da aracın silindir hacminin 50 cc üstünde olduğu ve aracın motosiklet olduğu mütalaa edilmiştir. Bu halde kazaya karışan motosikletin 50 cc üzerinde olması nedeniyle trafik sigortası yaptırması zorunluluğu bulunmakta olup, elde ki davada Güvence Hesabının sorumluluğuna dayanılabilecektir. Dosyanın incelenmesinden; .....günü saat .....sıralarında, dava dışı sürücü .....sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile Çermik istikametinden Ergani istikametine seyir halindeyken olay mahalline geldiği esnada motosiklette yolcu konumunda olan .....motosikletten düşmesi sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, neticesi ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Davaya konu kaza nedeniyle Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü, soruşturma aşamasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan ve terditli düzenlenen .....tarihli bilirkişi raporunda; mevcut verilere göre, müteveffa yolcunun kasksız vaziyette motosiklette yolculuk etmesi durumunda; ....., sevk ve idaresindeki motosiklet ile nizamlara aykırı şekilde kasksız vaziyette yolcu taşıdığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda müteveffa yolcu .....ölümü üzerinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile alt düzeyde tali kusurlu olduğu, müteveffa yolcu .....ise motosiklette yolcu olarak bulunduğu esnada kask takması, yolculuk sırasında etkin tutunma tedbirine başvurması gerekirken bunları yapmadığı, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde yolculuk ettiği esnada gerçekleşen olayda kendi ölümü üzerinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, müteveffa yolcunun kaskı takılı vaziyette şüpheli sürücü yönetimindeki motosiklette yolculuk etmesi durumunda; ....., sevk ve idaresindeki motosiklet ile nizami seyri sırasında gerçekleşen olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, müteveffa yolcu ....., .....yönetimindeki motosikletteki yolculuğu sırasında etkin tutunma tedbirine başvurması gerekirken bunu yapmadığı, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde yolculuk ettiği esnada gerçekleşen olayda kendi ölümü üzerinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Davaya konu kaza nedeniyle yapılan ceza yargılaması sonucu Ergani .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....tarihli ve .....E......K.sayılı ilamı ile; müteveffa .....tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki tescilsiz, plakasız sepetli motosiklette, sanığın arkasında yolcu konumunda bulunduğu sırada, tespit edilemeyen bir sebeple motosikletten düşerek yaralandığı, ardından .....tarihinde vefat ettiği, sanığın sevk ve idaresindeki motosiklette kasksız vaziyette yolcu olarak taşıdığı müteveffanın yolculuk sırasında motosikletten düşerek başına darbe alarak yaralanmasının ardından vefat etmesi sebebiyle, sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket erdek, alt düzeyde tali kusurlu olarak üzerine atılı taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu işlediği sabit görülmüştür. Bu sebeple sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidildiği gerekçesiyle .....hakkında neticeten 1 yıl hapis cezasına hükmedildiği ve koşullarının bulunduğu kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın .....tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan .....tarihli bilirkişi raporunda; soruşturma aşamasında İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan .....tarihli bilirkişi raporuna da rapor içeriğinde yer verilmek verilmek suretiyle, kaza esnasında müteveffa yolcunun kasksız olduğu, müterafik (birlikte) kusur kavramını belirten; TBK Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesine göre; 'zarar gören... zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş, yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise; Hakim, tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir' olarak düzenlendiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin uygulamaları doğrultusunda (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/7756 Esas ve 2019/3800 Karar sayılı ilamı) müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve değerlendirilmesinin takdirinin mahkemeye bırakıldığı, kask takmamadan kaynaklanan müterafik kusur dikkate alınmadan kazanın oluşumundaki sürücülerin kusur durumu gözetilerek kazanın irdelendiği ve mevcut verilere göre; sürücü .....sevk ve idaresindeki sepetli motosiklet ile seyri sırasında, müteveffa yolcunun seyir halindeyken düşmesi üzerinde atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, müteveffa yolcu .....sepetli motosiklette yolculuğu sırasında etkin bir şekilde tutunmayarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden asli kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Somut olayda, müteveffa .....yolcu konumunda .....sevk ve idaresindeki motosikletten düşmesi sonucu davaya konu ölümlü trafik kazasının meydana geldiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kazanın meydana gelmesinde müteveffa .....kusurlu olup olmadığına ilişkindir. Ceza yargılamasında müteveffanın kasksız bir şekilde motosiklete binmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü .....alt düzeyde tali kusurlu kabul edilerek taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ve sonrasında koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın elde ki dava yönünden hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi gerekir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde belirtilen hükümlerden olmadığından, bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtanda söz edilemeyecektir.(Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.05.2011 gün ve 2011/4-61, E., 2011/79 K; 06.10.2009 gün ve 2009/4-169 E, 2009/223 K sayılı ilamları). Bu açıklamalar ışığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 74. maddesine ilişkin değerlendirmeye gelince; "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmünden anlaşılacağı üzere ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerekir. Eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hakimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz etmek mümkün değildir. Somut olaya bakıldığında maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamıyacağının kabulü gerekir.(YHGK'nun 01.02.2012 gün 2011-19/639 E, 2012/30 K sayılı ilamı) Yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği gibi, somut olayda, dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu kabul edilerek verilen mahkumiyet kararı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olması nedeniyle ilgili karar kusur tespiti yönünden mahkememizce bağlayıcı değildir. Mahkememizce, yargılama aşamasında davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporuna da iştirak edilerek, müteveffa .....dava dışı sürücü .....sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklette yolcu konumunda iken kendi dikkatsizliği nedeniyle motosikletten düşmesi sonucu meydana gelen kazada .....atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmamaktadır. Müteveffanın motosiklette yolculuk yaptığı esnada kask takmamış olması ancak koşullarının oluşması halinde müterafik kusur indirimine konu olabilecek bir husustur. Kazaya karışan tescilsiz motosiklet sürücünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından, elde ki davada davalı Güvence Hesabının sorumluluğu da doğmayacaktır. Açıklanan nedenlerle, kusur yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 157,75‬ TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacılardan .....reddedilen maddi tazminat istemi yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacılardan .....reddedilen maddi tazminat istemi yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacılardan .....reddedilen maddi tazminat istemi yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1387, K. 2024/977, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1387-e-2024-977-k-b88681ea05cd