İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/560 E. 2024/1071 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/560
- Karar No
- 2024/1071
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2022 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil; ... tarihinde içerisinde yolcu olarak bulunduğu, ... isimli şahsın sevk idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ... isimli şahsın sevk idaresinde bulunan ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralandığını, müvekkil bu kaza neticesinde Lice Devlet Hastanesi ve Diyarbakır Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, kaza ile ilgili olarak Hani Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... Soruşturma Numaralı dosya ile soruşturma başlatıldığını, söz konusu olaydan sonra düzenlenen ve dilekçe ekinde sunulan kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere söz konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren ve müvekkilin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sahibi tam kusurlu olduğunu, müvekkilin yaralanmasına neden olan ... plakalı araç, kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... poliçe nolu zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalandığını, bu kaza neticesinde müvekkilin kalçasında ve diğer bir takım eklemlerinde kırıklar meydana geldiği ve uzun bir süre yatalak kaldığını, müvekkil kazadan beri tedavi görmekte ve mahkemece yaptırılacak olan bilirkişi incelemelerinde de görüleceği üzere vücudunda fonksiyon kaybı mevcut olduğunu, izah edilen ve resen dikkate alınacak sebeplerle ; trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğradığı gerçek zararın öncelikle tespiti ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalıdan 50,00 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 50,00 TL geçici dönem bakıcı zararı olmak üzere toplam 100,00 TL’nin ve daha sonra yargılama aşamasında tespit edilecek gerçek zararın davalı sigorta şirketine yazılı başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, mahkeme masrafları ile ilam ve arabuluculuk vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarihli tensip tutanağının ... nolu ara kararının istinaden poliçe ve ihbar evrakları dilekçemiz ekinde olduğunu, davacı taraf ... tarihinde şirketimize başvuru yaptığını davacı tarafa herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... plakalı araç müvekkil şirket nezninde ktk zorunlu mali mesuliyeti (trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olup, poliçenin kaza tarihi itibari ile şahıs başına daimi sakatlık/ölüm teminat limiti belirlenen meblağlar ile sınırlı olduğunu, ... tarihinde sigortalımız aracın yapmış olduğu kaza neticesinde davacının maddi tazminat talebiyle huzurdaki dava ikame edilmiş ise de; haksız davanın reddi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, bilindiği üzere trafik sigortası ile sigortalı aracın 3. kişelere verdiği zararlar poliçe limitleri dahilinde ve kusur oranında tazmin edilmekte olup zarar görenin tam kusurlu olması halinde ise davacının tazminat hakkı bulunmadığını açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın öncelikle usulden reddine, davanın esastan reddine, kusur oranlarının ve maluliyet tespiti için dosyanın adli tıp kurumu ihtisas dairesine bilirkişi incelemesine gönderilmesine, davacı taraf delillerinin tebliği ile delilerinin tebliğine dek esasa cevap verme hakkı saklı tutulmasının, müvekkil şirket sorumluluğunun tespiti açısından davacının gerçekten de zararının olup olamadığının davacı tarafça ispatına, temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine,faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderinin,faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını; reddedilen kısım için yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine göre ZMMS sigortacısı aleyhine açılmış haksız fiil hukuksal nedenine dayalı sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin tazminat kalemlerinden oluşan maddi tazminata ilişkin tazminat davasıdır. Uyuşmazlık noktasının ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının kaza nedeni ile maluliyetinin oluşup oluşmadığının tespiti ile sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır. ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır. Dosya içerisinde kaza tespit tutanağı, ceza dosyası evrakları, mahkememizce ATK dan alınan kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde; ... günü, saat:... sıralarında müteveffa sürücü ... idaresindeki ... plakalı üç tekerlekli motosiklet ile Hani istikametinden Lice istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde iki yönlü yolun karşı yön bölümüne geçmiş ve aracının ön kısımları ile; yolun bu bölümünde ilerlemekte olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol ön kısımlarının çarpışması neticesinde ... plakalı motosikletin yolcu bölümünde bulunan davacı ...'ın yaralanmasına konu trafik kazasının meydana gelmiş olduğu; karşı araç sürücüsü ... idaresindeki kamyonet ile meskun dışı mahalde seyir halinde olduğu esnada; kaza tespit tutanağında bulunan olay yeri basit krokisinde işaretlenen çarpma noktası dikkate alındığında, bulunduğu yön bölümüne giren motosiklete karşı almış olduğu fren ve direksiyon tedbirinden başkaca alabileceği herhangi bir önlem bulunmayan kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, davalı nezdinde sigortalı motosiklet sürücüsü müteveffa sürücü ... idaresindeki motosiklet (üç tekerlekli) ile gündüz vakti seyri sırasında gereken dikkatini yola vermediği, aracını kendi yön bölümü içerisinde tutma beceresi göstermediği ya da ön ilerisindeki aracı geçişi sırasında iki yönlü yolun karşı yön bölümündeki taşıt trafiğini kontrol etmeksizin nizamlara aykırı şekilde bu yön bölümüne geçtiği ve yolun bu bölümünde hareket halinde olan kamyonetin seyir istikametini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı kazanın gerçekleştiği ... tarihi itibarıyle 18 yaşından küçüktür. Kural olarak davacı hakkında ... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) doğrultusunda değerlendirme yapılarak maluliyet raporunun düzenlenmesi gereklidir. Ne var ki, ilgili yönetmelikte düzenlenen cetvelde mağduriyetin karşılığında oran belirtilmediğinden ve özel gereksinim gerektiren hastalıklar için bir kılavuz içerdiğinden dolayı ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14/1.maddesinde, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıfların bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olacağının düzenlenmiştir. Öte yandan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca ilgili yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından elde ki davada Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılarak davacının davaya konu kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Mahkememizce gerekli tedavi evrakları dosyaya kazandırılarak maluliyet raporu alınmış olup, alınan ... tarihli Dicla Adli Tıp Kurumu Raporunda; davacının sürekli iş göremezliğinin %6 ve sürekli olduğu, kaza tarihinden itibaren bakıcıya ihtiyacının 1 ay olduğu belirlenmiştir. Alınan rapora karşı süresinde sunulan bir itirazların değerlendirilmesinde; raporun yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, maluliyet doğrultusunda alanında uzman doktorların bulunduğu ve rapor düzenlemeye yetkili hastaneden alındığı anlaşılmakla ilgili rapordaki tespitler hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketi vekilinin bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı incelendiğinde ise; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... ) ZMMS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesinin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 e 2019/40 k sayılı kararına göre 6704 sayılı kanunu 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan "ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan "ve genel şartlarda" ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacaktır. Bu halde davalı vekilinin bakıcı gideri tazminat kaleminin teminat dışı olduğuna yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkememiz tarafından dosyada davacının ne iş yaptığına ilişkin; kollukça yapılan araştırma tutanağında da davacının öğrenci olduğu, SGK yazı cevabında SGK kaydının olmadığı anlaşılmış, davacının asgari ücret tarifesi üzerinden tazminat hesabı yapılması yoluna gidilmiştir. Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TRH 2010 Tablosu'na göre davacının yaşı nazara alınarak muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve güncel asgari ücret tarifesi üzerinden; %1,8 teknik faiz uygulanmadan, progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği, davacı açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat hesaplamasının yapılması için dosya aktüer bilirkişisine tevdii edilmiş ve alınan kök eve ek raporlara göre neticeten; davacının sürekli iş göremezlik tazminat miktarı 676.687,56 TL ve bakıcı gideri 3.577,50 TL olarak hesap edilmiş alınan raporun karar tarihine en yakın asgari ücret tarifesine göre hesap edildiği, davalının aktüerya raporuna itirazının yerinde görülmediği ve alınan raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaat edilmekle hükme esas alınmıştır. Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, kaza anında davacının kazaya ve maluliyetine etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve miktar arttırım dilekçesine göre; ... tarihinde dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan motosiklet sürücüsünün tam kusuru ile trafik kazası yaptığı, davacı asilin kusurunun bulunmadığı ve kaza nedeni ile yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının maluliyet oranının %6 ve sürekli, bakıcıya ihtiyaç süresinin 1 ay olacağı belirlenmiş, aktüer raporuna göre sürekli iş göremezlik tazminat miktarı 676.687,56 TL ve bakıcı gideri 3.577,50 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı yasanın 91.md göre davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle teminat limitinin ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başına 430.000 TL, sağlık gideri 430.000 TL olduğu ve belirlenen bu teminat miktarı itibari ile sorumlu olduğu ve davacının davasını belirlediği tutarın bakıcı gideri yönünden teminat limiti içerisinde ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ise talebin 457.894,73 TL olduğu gözetilerek teminat limiti üzerinde kaldığı anlaşılmakla, davacının talep etmiş olduğu tazminat kalemlerine yönelik davanın bakıcı gideri yönünden kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ise teminat limiti olan 430.000,00 TL yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Ayrıca 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sunulan başvuru dosyası ve davacı delillerinden başvuru tarihinin ... olduğu kabul edilmekle, bu tarihi takip eden 8 iş gün sonunun ... tarihine isabet ettiği anlaşılmakla bu tarihinden itibaren faize karar verilmiştir. Kazaya karışan davalı nezdinde sigortalı aracın gelen yazı cevabına göre hususi araç olduğu ve Yargıtay 'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda tazminata yasal faiz uygulanması gerektiğine kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. G.D:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere; HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 433.577,50 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik talebinin reddine, 2- Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 29.617,67 TL'den 80,70 TL peşin harç ve 1.564,00 ıslah harcının mahsubu ile bakiye 27.972,97 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin ödenen 80,70 TL harç, 1.564,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.644,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından karşılandığı anlaşılan, 2.545,00 TL Bilirkişi ücreti, 424,5 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 2.969,50 TL yargılama giderinin kabul/red oranı dikkate alınarak 2.812,41 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 69.036,63 TL vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 27.894,73 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak 1.250,17 TL lik kısmının davalıdan, 69,83 TL'lik kısmının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydedilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı asilin yüzüne, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda, gerekçeli karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim