Diğer ·
2026/186 E. 2026/199 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/186
- Karar No
- 2026/199
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/186 Esas KARAR NO : 2026/199
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü - Maddi/Manevi Tazminat ve Markaya Tecavüzün Önlenmesi DAVA TARİHİ : 10/09/2026 KARAR TARİHİ : 14/09/2026
Markanın Hükümsüzlüğü - Maddi/Manevi Tazminat ve Markaya Tecavüzün Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd. Şti.’nin uzun yıllardır et ve süt ürünleri satışı ile yiyecek-içecek sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” ibaresini esas unsur olarak içeren çok sayıda tescilli seri markasının bulunduğunu, bu markaların yoğun ve ciddi kullanım sonucunda ayırt edicilik ve sektörel bilinirlik kazandığını; davalı adına ...tescil numarasıyla kayıtlı “...” ibareli markanın ise müvekkilinin markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ileri sürmüştür. Davalı markasında da baskın ve ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğunu, “...” gibi ek unsurların markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığını, ayrıca kasap figürü, renk ve genel marka kompozisyonunun da müvekkilinin seri marka imajını çağrıştırdığını müvekkiline ait markaların .... sınıflarda, davalı markasının ise .... sınıflarda tescilli olduğunu, özellikle tarafların faaliyet alanları ve mal/hizmetlerin niteliği dikkate alındığında sınıflar arasında aynılık ve benzerlik bulunduğunu; .... sınıftaki et ve işlenmiş et ürünleri ile .... sınıftaki yiyecek-içecek sağlama hizmetlerinin tamamlayıcı ve bağlantılı nitelikte olduğunu, ilgili tüketici kitlesinin ortalama tüketici olması nedeniyle karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin daha da arttığını savunmuştur. Bu kapsamda SMK m.6/1 ve ilgili hükümler uyarınca davalı markasının tüm tescilli mal ve hizmetler yönünden hükümsüz kılınması gerektiğini ayrıca müvekkil markalarının sektörde bilinen, güven duyulan ve ticari itibara sahip markalar olduğunu, davalının kullanımının müvekkilin marka itibarı ve ayırt edici karakterinden haksız yarar sağladığını ve markanın itibarına zarar verdiğini ileri sürerek SMK m.6/5 kapsamında da hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu; davalının müvekkilinin markalarını ve faaliyetlerini bilmesine rağmen “...” ibaresini tercih etmesinin tesadüf sayılamayacağını ve kötü niyetli marka başvurusu niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Davalının internet sitesi, sosyal medya hesapları, ticari evrakları ve sair mecralarda söz konusu işareti kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, ihtarnameye rağmen kullanıma devam edildiğini, bu nedenlerle; ... tescil numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının marka hakkına tecavüzünün tespiti, men’i, ref’i ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı kullanımının önlenmesine ve markayı taşıyan materyallerin kullanımının durdurulmasına; 500.000 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL fiili zarar ve 1.000 TL yoksun kalınan kazanç olmak üzere maddi tazminata, maddi tazminat yönünden en yüksek faizin uygulanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dilekçeler teatisi tamamlanmadan karara çıktığından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalık; Davalı adına ...tescil numarasıyla kayıtlı “...” ibareli markanın, davacıya ait “...” ibareli seri markalarla benzerlik ve karıştırılma ihtimali oluşturduğu iddiasına dayalı olarak markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, marka hakkına tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL fiili zarar, 1.000,00 TL yoksun kalınan kazanç ve 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nun 166.maddesinde "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." hükmünün yer aldığı bilinmektedir. Huzurdaki dava ile ... 1.FSHHM'nin ... Esas sayılı davaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, tarafların aynı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğer davayı etkileyecek olması nedeni ile HMK 166/1 maddesi gereğince her iki davanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin işbu dava dosyası ile ... 1 nolu FSHHM'nin ... esas nolu dava dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması,biri hakkında verilecek hükmün diğer dava dosyasını da etkileyecek olması nedeniyle HMK 166/1 MADDE GEREĞİNCE her iki dava dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememizin 2026/186 esas sayılı dava dosyasının esasının kapatılarak, yargılamaya birleştirme kararı verilen ... 1 nolu fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin... esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine, 3-Harç ve yargılama giderlerinin birleşen dosya üzerinden değerlendirilmesine, Dair davacı ve davalı vekillerinin yokluğunda ESAS HAKKINDAKİ HÜKÜM İLE BİRLİKTE İSTİNAF YASA yoluna başvurulabileceğine dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 14/09/2026 Katip ... ¸
Hakim ... ¸