Diğer ·

2025/418 E. 2025/418 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/418
Karar No
2025/418
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/418 Esas - 2026/334

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/418 KARAR NO : 2026/334

DAVA : Marka ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 Yazıldığı tarih : 14/07/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "Davacı tarafından uzun süre kesintisiz ve fasılasız olarak kullanılarak maruf ve meşhur hale getirilen "...” ibareli markanın 32. sınıfa dahil emtialar için 19.04.1999 tarih ve ... no ile tescil edildiği, 2009 ve 2019'da yenilendiği; Davalı Şirket tarafından, mutlak tescil engellerine rağmen, Davacıdan çok sonra 09.11.2023 tarih ... başvuru numarası ile nezdinde “...” ibaresiyle 32. Sınıf "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri" için tescil başvurusu yapıldığı; dava konusu markada "..." ibaresi ön plana çıkartıldığı ve esas unsur olarak kullanıldığı; "içinde su biriktirmek için yer altında yapılan depo olmakla birlikte gemilerde saçtan yapılmış tatlı su deposu" anlamına gelen ve kaynak suyu göndermesinde bulunan "..." ibaresinin başvuru markasına markanın tescil edilmek istendiği emtialar yönünden ayırtedicilik katmadığı; Davalıya ait marka tescil başvurusunun Davacının tescilli “...” tanınmış markası ile görsel ve işitsel olarak aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olup aynı zamanda Davacı markalarının kapsadığı eşya sınıflarının benzeri ürünler için tescilinin istenmesi sebebiyle davaya konu marka başvurusunun SMK'nın 5/1-ç uyarınca reddi gerektiği; taraf markalarının aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı kabul edilse dahi, bu kez de marka tescil talebinin SMK 6/1 uyarınca reddi gerektiği; başvuru markasında esas unsur olarak yeralan “...” ibaresinin özellikle su ve içeriğinde su bulunan ürünler konusunda tamamen herkes tarafından bilinen bir coğrafi kaynak belirttiği, cins, çeşit, vasıf ve kaynak belirten bir ibare olduğu, ticaret alanında bu bölgeden ürün çıkaran herkes tarafından markalarında tali unsur olarak kullanıldığı ve başvurunun SMK'nın 5/1-a, 5/1-b ve 5/1-d maddeleri uyarınca reddi gerektiği; ... Suyu coğrafi işaret olarak kabul edildiği ve davalı başvurusunun tescil edilmek istendiği emtialar açısından ürünün coğrafi kaynağını belirttiğinden SMK 5/1-c uyarınca da reddi gerektiği; “...” ibaresinin yardımcı unsur olarak kullanıldığı varsayılsa dahi, Davalının halk arasında iyi bir su olduğu yönünde olumlu bir intiba bulunan “...” ibaresiyle suyun ... Dağından çıkan bir su olduğu konusunda haksız bir intbayı amaçlandığı, Davalının üretim yeri olarak öne sürdüğü ve kaynak suyu üretim izni belgesini sunduğu .... adresinin, ... ile bir ilgisi bulunmadığı, .... kaynaklı kaynak suyu üretim izni olduğu ve SMK 5/1-f gereğince “Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler”in tescil edilemeyeceği; Davalı başvurusunun tamamen kötüniyetli olup Davacı markalarının tanınmışlığından faydalanmak suretiyle, halk ve tüketici yanıltılarak piyasada haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğu; “...” markasının, .... Mahkemesi'nin 14.02.1992 tarih ve .... sayılı kararı ile “Tanınmış Marka” statüsü kazandığı ve bu karara istinaden ...'in 14.07.1998 tarih ve .... sayılı yazısıyla Davalı Kurum nezdinde “Tanınmış Marka” olarak tescil edildiği; “...” tanınmış markası altında kullanılmakta olan “...” markası da tanınmış marka korumasından faydalanacağından davalı başvurusunun Davacı markalarının ününden haksız avantaj sağlayacağı ve SMK 6/4 ve 6/5 maddeleri uyarınca hangi sınıfta olursa olsun tescil edilemeyeceği; ve Davacı itiraza mesnet tanınmış “...” ibareli markalarının uzun yıllardır kesintisiz ve fasılasız olarak kullanması, Davacının “...” esas unsurlu tescilli ve tanınmış markalarının varlığı ve aynı zamanda “...” ibaresinin müvekkil şirketin ticaret unvanının kılavuz kelimesi olması karşısında, “...” ibareli Davalı başvurusunun SMK 6/3 ve 6/6 maddelerine göre de reddi gerektiği; ve dava konusu markanın SMK'nın 6/7 ve 6/8 maddeleri gereğince de reddi gerektiği” ileri sürülerek 23.07.2025 tarih ve ... sayılı ... Kararının iptali ile edilmiş ise ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusunun hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Dava konusu "..." ibareli başvurunun tek başına "..." ibaresinden oluşmadığı; markanın asli ve marka algılaması yaratan baskın unsurun "..." ibaresinin bütünü olduğu olduğu; başvuru markasının esas unsuru "...” iken, Davacının itiraz markasıyla benzerlik gösterdiğini iddia ettiği "..." ibaresinin ayırtedici gücü zayıf bir ibare ve tali unsur olduğu; Davacı markasının esas unsurunun ise “...” ibaresi olduğu; ortalama tüketicilerin markalarda ilk anda dikkatini çeken marka başlangıçlarının her iki markada farklı olduğu, markaların ... unsurlarının da benzeşmediği; bütün olarak bıraktığı izlenimde esas unsurları farklı olan markalar arasındaki yazı stili, grafik düzeni, renk vb. farklılıkların yeterli düzeyde ayırtediciliğin bulunduğu; iltibas düzeyinde benzerlik incelemesinde dikkate alınacak ibare sadece “...” olup diğer ek ve tali unsurlar değerlendirme kapsamı dışında kalacağı; Davacının bir yandan ... ibaresinin m. 5/1-c bendinde sayılı coğrafi işaret kapsamında olduğundan tescil edilemez olduğunu iddia ederken bir yandan kendi markasının da ... ibaresini içerdiği; Davacının "...” ismi ile tanınırlığı da bulunmadığı gibi, Davalının Davacının tanınırlığından yararlanma amacının da bulunmadığı; “...” ibaresinin davacının tekelinde olmadığı, '...” ibaresine sahip onlarca marka ... nezdinde 32. sınıfta tescil edildiği; "..." ibaresi piyasada yaygın şekilde kullanıldığı; belirli bir bölgeye özgü olmaktan çıkıp, genel bir kalite veya doğal kaynak suyu çağrışımı taşıyan jenerik hale geldiği ve bir marka unsuru veya kalite sembolü gibi algılandığı; "..." ibaresi resmen tescilli bir coğrafi işaret olmadığı; Davalının işbu marka başvurusuna uygun ruhsat başvurularını yaparak üretim için gerekli izin belgelerini temin ettiği; Ürünün kaynak adresine bakıldığında .... olduğunun görüleceği ve esasen bu bölgedeki pek çok işletmenin “...” havzası içinde kalan kaynaklar nedeniyle “...” ibaresini kullandığı; Davalının su kaynağının da söz konusu bölge dahilinde olduğu; ... su etiketinde üretim yerinin .... olduğunun yeraldığı ve tüketiciyi yanıltmadığı; "Yanıltıcıık değerlendirmesinde .... kararında da açıkça ifade olunduğu üzere, hitap edilen tüketici kesiminin, yanılacağı konusunda "güncel ve ciddi tehlike" bulunması gerektiği, güncel ve ciddi tehlikenin mevcup olup olmadığı araştırılırken de, marka ile tescil kapsamındaki mal veya hizmetin "niteliği", "kalitesi", "üretim yeri" veya "coğrafi kaynağı" arasında belirgin bir tezat bulunup bulunmadığına dikkat edilmesi gerektiği" (....); ve başvurunun SMK'nın 5/1-(a), (b), (c), (©), (d), (f) bentleri çerçevesinde değerlendirilemeyeceği; Davacı taraf her ne kadar SMK 6/7 ve 6/8. yönünden de tescile itirazlarını ileri sürmüşse de, söz konusu kanun maddeleri ile somut dava konusu arasında hiçbir ilgi bulunmadığı” ileri sürülerek, davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafın ... ... ibareli mesnet markası dolayısı ile SMK 6/1 maddesine göre iltibas, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre diğer fikri hak, unvan hakkı, SMK 6/7-8 maddelerine göre itiraz, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı yönündeki nisbi red sebepleri yanında SMK 5/1-b maddesine göre ayırt edici olmadığı, SMK 5/1-ç maddesine göre aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik yönündeki mutlak red sebebine bağlı itirazlarının reddi konusunda verilen ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; Hükümsüzlük talebi açısından yukarıda belirtilen nispi ve mutlak red sebeplerindeki madde ve bentler yanında dava dilekçesinde geçen SMK 5/1-f maddesine göre yanıltıcılık, 5/1-d bendine göre ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret seçildiği iddiasına bağlı hükümsüzlük talebinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 24.07.2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 23.09.2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "... ..." ibareli markaya dayanılarak 6769 s. SMK'nın 5 inci ve 6 ncı maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ..... Bu bilgiler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, "..." ibareli başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "... ..." ibareli markada ortak unsur durumunda bulunan "..." ibaresinin ".... ilçesi sınırları içerisinde bulunan ... Dağından çıkan memba suyunun adı olduğu" ve anlamı nedeniyle "..." ibaresinin tescili talep edilen mallar bakımından marka algısı yaratır nitelikte olmadığı tespit edilmiş, bu tespit kapsamında başvuru ile itiraz gerekçesi marka arasından görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca 6769 s. SMK 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Ayrıca, başvuru ile itiraz gerekçesi markanın benzer bulunmaması nedeniyle, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve haksız rekabet gerekçeli itirazlar da haklı görülmemiştir. Öte yandan başvurunun "..." ibarelerinden müteşekkil olduğu, tek başına "..." ibaresinden oluşmadığı hususu dikkate alındığında başvuruya konu markanın yeterli düzeyde ayırt edici niteliği bulunduğu, tanımlayıcı, yanıltıcı veya ilgili mallar açısından ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığı dolayısı ile başvurunun 6769 s. SMK'nın 5/1-(a), (b), (c), (d), (©) bentleri çerçevesinde değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli) 4. Maddesinde "Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla, kişi adları dahil, sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların biçimi veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her türlü işaretten oluşabilir", 5.nci maddede ise " a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler. b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. ç ) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler. d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler." ( mutlak red sebebi ) marka olarak tesçil edilemez. Buna göre; SMK 5/1-a maddesi yönünden; 4.ncü maddede sayılan ve marka tanımına uygun olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. SMK 5/1-b maddesi yönünden; Markanın en önemli fonksiyonu markanın ayırt edici bir işaret olmasıdır. Marka, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yaradığından, bir işaretin marka olma kabiliyetini haiz olması, o işaretin ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olmasına bağlıdır. Bir işaretin bu fonksiyona sahip olup olmadığının tespiti önce soyut olarak yapılmalıdır. Yani marka olma niteliğine bakılmalıdır. Bir işaretin soyut ayırt edicilik niteliğinin varlığı tespit edildikten sonra, o işaretin marka olabilmesi açısından, ayrıca sicilde gösterilebilir olması ve üzerinde kullanılacak mal veya hizmetler açısından somut ayırt edicilik özelliğini haiz olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, işareti gören ortalama tüketici kitlesinin, tescil kapsamındaki mallar veya hizmetler yönünden bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması zorunluluğu bulunmaktadır. SMK 5/1-c yönünden ; Marka başvurusundaki ibare ortalama tüketici nezdinde yukarıda belirtilen "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten "tanımlayıcı, vasıf bildirici özellikleri varsa marka olarak tesçili mümkün bulunmamakta ve mutlak red engeline takılmaktadır. Marka hakkı münhasır olarak sahibine tekel / inhisari hak bahşettiğinden tanımlayıcı bir işaret bir kişiye verilirse ticari rekabet sağlanamaz. Buna göre, bir malın ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak gibi özelliklerine (iyi / güzel / süper / büyük / vb.) atıf yapan tanımlayıcı işaretlerin marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Marka başvurusundaki ibare içerdiği emtia sınıfındakilerden ne kadar uzak ise tanımlayıcı, vasıf bildirici halinden de uzaklaşmış sayılır. SMK 5/1-ç yönünden ; Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....). SMK 5/1-d yönünden ; Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan adlar ve işaretler markanın esas unsuru olarak alınamazlar. Maddenin lafzından, bu tür ibarelerin markalarda yardımcı unsur olarak alınabileceği anlamı çıkmaktadır. Banka, finans, ekonomi, para, döviz, kambiyo, borsa, sarraf, market, bakkal gibi kelimelerin tescili mümkün değildir. Ancak, bunların önüne veya arkasına ayırt edici bir işaret konulduğunda, bu tasvir edici ibarelerin kullanılması mümkündür. Örneğin, ‘’...’’ gibi. (....) Bu kelimeler ve simgeler, söz konusu alanda herkes tarafından kullanılabilecekleri için bir kişinin tekeline verilemezler. Bu sebeple örnek gösterilen işaretler bir markanın içinde yer alabilir, onun bir parçasını oluşturabilir, ancak tek başına marka olamayacakları gibi, bir markanın esaslı unsurunu da teşkil edemezler. SMK 5/1-f yönünden ; Buna göre ,başvuruya konu olan işaret kapsamı açısından Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltıyorsa yine marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. SMK Madde 6 (Marka tescilinde nisbi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları için olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; ... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, itiraz üzerine ret edilir. Tanınmış marka kavramı Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. SMK madde 6/7-8.nci bentlerdeki (yukarıdaki madde metinleri karşısında ) hususların (koşulların) somut olayda oluşmadığı ; Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları

... (...) ...+ ...

08/06/2026 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda Özetle : "Davaya konu ... Kararıyla tesciline karar verilen ... sayılı “...” ibareli başvuru markasının, SMK 4/1 ve 5/1.a uyarınca baskı yoluyla çoğaltılıp, çizimle görüntülebilen ve sicilde gösterilebilecek şekilde soyut ayırtediciliğe ve taşıdığı anlam itibarıyla SMK 5/1.b uyarınca somut ayırt ediciliğe haiz olduğu, marka olarak algılanabileceği ve SMK 5/1 a ve b kapsamında marka olarak tesciline engel bulunmadığı; Başvuru markasındaki ... ibaresi tali unsur olarak kabul edilmedikçe, “...” ibaresi herhangi bir mal veya hizmetin “cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynağı, üretim veya sunum yer veya zamanını veyahut diğer özelliklerini belirten bir ibare” olmadığından, SMK 5/1.c kapsamında marka olarak tesciline engel bulunmadığı; “...” ibaresinin, ticarette herkes tarafından kullanılan veya belirli meslek, sanat veya ticaret erbabını ayırtetmeye yarayan bir işaret olmadığından, SMK 5/1-d kapsamında marka olarak tesciline engel bulunmadığı; SMK 5/1-f kapsamında, “...” ibareli başvuru markasındaki “...” ibaresi ile .../.... olarak bilinen coğrafi yer arasında bağlantı kurulabileceği; bu ibarenin “kaynak suyu” dahil 32. Sınıf tüm içecek mallarının kalitesiyle bilinen ... kaynak suyunun hammadde olarak kullanılarak ürettiği algısını yaratarak potansiyel alıcıların satın alma tercihlerini etkileyebileceği; .... müzekkere yanıtında “Davalı ... A.Ş'nin ... Dağında kullanmış olduğu ruhsatlı bir su kaynağının bulunmadığı”nın belirtildiği; ....’da yerleşik olduğu anlaşılan Davalının ... coğrafi yöresinde bir ticari işletmesinin bulunduğuna dair delile rastlanmadığı; Davalının SMK 9/1 hükmü uyarınca 16.09.2030 tarihine kadar tarihine kadar tescilline karar verilen kaynak suyu ve diğer içecek mallarının üretimine gerekli ruhsatları alarak başlamasının mümkün olduğu; ve bu çerçevede, Sayın Hakimliğinizce, başvuru tarihi itibarıyla başvuru markasının yanıltıcı olup olmadığının takdirinin gerektiği; SMK 5/1.ç kapsamında, davaya konu ... sayılı “...” ibareli başvurusu markasının davaya konu ... Kararıyla tesciline karar 32. sınıfa konu mallardan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar” mallarının, Davacının itiraza mesnet ... sayılı “...+...” ibareli markasının tescilli olduğu “Doğal kaynak suları” emtiası ile aynı/aynı tür mal niteliği taşıdığı; Ancak, bütünsel genel izlenim yönünden görsel, işitsel ve kavramsal olarak taraf markaları arasındaki farklılığın önemsenmeyecek derecede düşük olmadığı; taraf markaları arasında ayniyet veya andırma sınırlarını aşan, aşırı derecede yakınlıktan kaynaklanan, araştırma gerektirmeksizin, ilk bakışta, yasa gereği (...) mutlak şekilde ayırtedilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığından, bahsedilen aynı/aynı tür mallar bakımından SMK 5/1.ç kapsamında iktibas yaratmadığı; SMK 6/1 kapsamında, Davacı markasının kapsamındaki “Dogal kaynak suyu” emtiası ile başvuru markasının tesciline karar verilen 32. sınıf “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar” mallarının aynı/aynı tür mal, “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar.. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” mallarının ise benzer mal niteliği taşıdığı; Ancak, bütünsel genel izlenim yönünden görsel, işitsel ve kavramsal olarak düşük düzeyde benzerlik taşıyan taraf markalarının, uyuşmazlığa konu 32. sınıf mallar bakımından SMK 6/1 kapsamında iltibas yaratmadığı; SMK 6/3 kapsamında, Davalı markasının başvuru tarihi/09.11.2023 tarihten önce, Davacı tarafından 2015, 2016 ve 2019’da sınırlı ve aralıklı şekilde kullanılan ve son 4 yılda hiç kullanılmayan “...” markasının varlığından bahisle, Davacının Davalıya ait “... ...” markasını fiili markasal kullanımla ayırtedici hale getirdiğinin ve böylece gerçek hak sahibi sıfatını kazandığının veya ... ibaresini barındıran tüm markaların otomatikman gerçek hak sahibi olduğunun varsayılamayacağı; SMK 6/4 ve 6/5 kapsamında, itiraz veya dava aşamasında, davaya konu markanın başvuru tarihi 22.03.2022 itibarıyla, Davacının itiraza mesnet “... +...” markasının kaynak suyu emtiası bakımından “refleks halinde hatırlanan tanınmış bir marka” olduğunun veya başvuru markasının 32. sınıf mallarda tescil ve kullanımı halinde; ilgili alıcı kitlesinin, Davacı markasıyla bağlantı kurarak satın alma tercihlerinin değişeceği ve böylece Davalının haksız menfaat temin etmesi, Davacı markasının itibarına veya ayırtedici karakterine zarar verilmesi sonuçlarından birinin doğabileceğinin ispatlanamadığı; SMK 6/6 kapsamında, Davacı tarafından, ne itiraz ne dava aşamasında, Davacının bu itirazının hangi fikri veya sınai mülkiyet hakkına dayandığının dahi açıklanmadığı gibi, Davacının davaya konu markanın ihtiva ettiği ... veya ... ibaresini ihtiva eden ticaret ünvanı, işletme veya alan adına sahip olduğunun ve bu nevi bir ticaret ünvanı, işletme veya alan adını, Davalı başvurusundan önce, başvuru markasının tescil edildiği 32. sınıf mallar bakımından fiilen kullandığının ne iddia edildiği ne de belgelendiği; Davacının itiraz ve davaya mesnet gösterdiği ... sayılı markası ortak marka olmadığından, Davacının hangi sebeple itiraz ve davaya dayanak gösterildiği izah da edilmeyen SMK 6/7 hükmünün, somut olayla ilgisiz, Davacının karar iptal ve hükümsüzlük talebi bakımından uygulanabilirliği olmayan bir hüküm olduğu, Davacının itiraz ve davaya mesnet gösterdiği ... sayılı markasının yenilenmiş olması ve Davacı tarafından itiraz veya dava aşamasında yenilenmeyerek korumu süresi dolmuş ... ibareli bir başka markasının bulunduğuna dair bir iddia veya delil de sunulmaması karşısında, hangi sebeple itiraza ve davaya dayanak gösterildiği izah da edilmeyen SMK 6/8 hükmünün, somut olayla ilgisiz, Davacının karar iptal ve hükümsüzlük talebi bakımından uygulanabilirliği olmayan bir hüküm olduğu, SMK 6/9 kapsamında, Davacının kötüniyet itirazına ilişkin tarafların iddia, savunma ve tespitlerimizin yukarıda belirtildiği; yönündeki tespit ve değerlendirmelerimizi, takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere saygılarımızla sunarız. " şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, davacı markaları , ilgili birimlerden gelen yazılar, bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında; MUTLAK RED SEBEBİ AÇISINDAN ; SMK 5/1-a ve b yönünden değerlendirme; "... " ibareli başvuru markası marka tanımına uyduğu; başvuru markasının kapsamında yer alan mallar açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin malını/hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallardan ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunduğu; SMK 5/1-c yönünden değerlendirme: "... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mallar açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı, bir durum olarak algılanmayacağı sonucuna varıldığı; SMK 5/1-ç yönünden değerlendirme: Davalının başvuru markasının"... " ibareli şeklinde, davacı markasının ise " ...+ ... " görselini içermesi karşısında markalar arasında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilemeyeceği, başvurunun SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak red sebebi oluşmadığı; SMK 5/1-d yönünden değerlendirme; "... " ibareli başvuru markasının Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ad olmadığından bu maddeye göre tescil engeli oluşmadığı; SMK 5/1-f yönünden değerlendirme; "... " ibaresi, ülkemizde yerleşik olarak bilinen, belli bir coğrafya ile bütünleşmiş bir dağın ve bu dağda bulunan bir kaynak suyunun adı olduğundan Mahkememizce “davalı firmanın ...’nda su çıkarma yetkisinin olup olmadığı”nın müzekkere ile sorulduğunda .... sorularak gelen 06710/2026 havale tarihli cevapta “Davalı ... A.Ş'nin .... kullanmış olduğu ruhsatlı bir su kaynağının bulunmadığı”nın belirtilmekle "... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan 32.nci sınıftaki SU ile doğrudan ilgili olanlar ve bu malların benzerleri ( raporda geçen "başvuru markasının tesciline karar verilen “32.SINIF: Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar.. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” malları, Davacı markasının kapsamındaki “Dogal kaynak suyu” emtiası ile aynı/gıda sektörüne dahil, aynı/içeçek ihtiyacını gidermeye yönelik, aralarında hammadde-mamül-yarı mamül ilişkisi de bulunabilen, kimi zaman birbirini ikame eden veya tamamlayan, üreticileri, üreticilerinin vasıfları, üretim yer ve metotları ile dağıtım kanalları, dağıtım ve sunum metotları müşterek olabilen, marketler, restoranlar, kafeler vb. gibi aynı satış noktalarında aynı reyon ve raflarda birarada yanyana satışa sunulabilen/tüketilen, karakteristik özellikleri itibarıyla yüksek düzeyde BENZER MAL niteliği taşımaktadır " ) olan " 32/Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri." malları yönünden bu ibarenin markasal şekilde yani bir markanın esas veya yan/tali bir unsuru olarak kullanılacak olmasından dolayı SMK 5/1-f maddesine göre Halkı yanıltabileceğinden bu mallar açısından açılan dava haklı görülüp aksi yöndeki ... kararı hatalı ve yanlış olduğu sonucuna varılmıştır. ( Bu madde ve bendine göre dava KABUL) (Bu kısımlardan bilirkişi görüşü benimsenmiştir.) Nisbi red sebepleri açısından; Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... "ibareli marka başvurusu ile davacının "...." ibareli tescilli markası arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel , sesçil ve anlamsal benzerlik oluşmadığı ; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar yönünden ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, her iki markada yanılgı yaşamayacağı, taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmadığı , bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluşmadığı sonucuna varıldığı ; Diğer yönden başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın önceye dayalı kullanım - gerçek hak sahipliği, markalarının tanınmışlığı, ticaret unvanı ve diğer fikri - sınai hak iddiası ile dava konusu markanın kötüniyetli olarak başvurusu yapıldığı kanıtlanmadığından bu kısımlardan da dava haklı bulunmamıştır. ANCAK açılan dava ; başvuru markasının 32.nci sınıftaki SU ile doğrudan ilgili olanlar ve bu malların benzerleri malları yönünden bu ibarenin markasal şekilde kullanılacak olmasından dolayı SMK 5/1-f maddesine göre halkı yanıltabileceğinden bu mallar açısından açılan dava haklı görülerek dava kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Davanın KABULÜNE 2- Dava konusu ... nın ... sayılı ... Kararının iptaline 3- Dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar kesinleştiğinde ... 'ya müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,40 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 340,00 TL tebligat ücreti, 116,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 20.456,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.13/07/2026

Katip .... E imza

Hakim .... E imza

Atıf: Diğer, E. 2025/418, K. 2025/418, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-418-e-2025-418-k-ff17608fcf04