Diğer ·

2025/387 E. 2025/387 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/387
Karar No
2025/387
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/387 Esas - 2026/322

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/387 KARAR NO : 2026/322

DAVA : Marka .... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 04/09/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 Yazıldığı tarih : 11/07/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "20/04/2024 tarih ve ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun 30 ve 35. sınıflarda tescili amacıyla Davalı Şahıs tarafından yapılan başvuruya karşı yayıma itiraz edildiği, söz konusu itirazın ... ’nun 08/07/2025 tarih ve ... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı şirkete ait “...”, “... ” ve “...” ibareli seri markaların çok sayıda sınıfta uzun yıllardır tescilli olduğu, dava konusu “...” ibaresinin davacı şirket markalarının asli unsuru niteliğindeki “...” ibaresini birebir içerdiği, “...” ibaresinin ise zayıf ve tali unsur niteliğinde bulunduğu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, özellikle markaların başlangıç unsurunun aynı olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde dava konusu markanın davacı şirket seri markalarının devamı veya yeni bir versiyonu olarak algılanabileceği, markalar arasında işletmesel, ekonomik veya idari bağlantı bulunduğu yönünde kanaat oluşabileceği, taraf markalarının aynı ve ilişkili mal ve hizmet sınıflarında yer aldığı, bu nedenle 6769 sayılı SMK m.6/1 kapsamında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olduğu, davacı şirkete ait “...” ibareli markaların ayırt edicilik kazandığı ve seri marka niteliği taşıdığı, dava konusu markanın davacı şirketin seri marka politikası ve müktesep haklarını zedelediği, ... ve Yargıtay nezdinde “....” gibi başvurular bakımından da “...” ibaresi lehine benzer değerlendirmeler yapıldığı, dava konusu markanın tüketici nezdinde davacı şirket markalarının ticari itibarı ve ayırt ediciliğinden haksız şekilde yararlanma amacı taşıdığı” ileri sürülerek; ... kararının iptali, “...” ibareli marka başvurusunun hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesi ile yargılama sonuna kadar markanın üçüncü kişilere devrinin ve kullanımının ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahsa usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı şahsın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafın 2 ayrı mesnet dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas iddia ve itirazlarının reddi konusunda verilen ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; dava dilekçesinde ise 3 ayrı marka dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas iddialarının davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 09.07.2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 04.09.2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; " ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., ... sayılı "...", "..." markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Karıştırılma ve ilişkilendirilme olasılığı gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Somut olayın değerlendirilmesinde, işbu ... başvuru numaralı "..." ibareli başvuru ile ..., ... sayılı "...", "..." ibareli itiraza mesnet markaların benzerlik düzeyi ile çekişme konusu markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyi bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali ortaya çıkmayacağına karar verilmiş ve başvuru hakkındaki itiraz ret kararı yerinde görülmüştür. Öte yandan, itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı markanın ... nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen markaya dayalı itiraz da kabul edilmemiştir. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları

....

25.05.2026 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle : "SMK 6/1 çerçevesinde, davaya konu ... sayılı davalı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen hizmetler ile davacının itiraza mesnet .... sayılı markalarının mal ve hizmetlerinin aynı/aynı tür veya benzer/ilişkili mal ve hizmetlerden oluşmadığı, Davaya konu ... sayılı, ibareli başvuru markası ile davacının itiraza mesnet ... sayılı ibareli ve ... sayılı ibareli markaları arasında bütünsel genel izlenim bakımından görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, Bu nedenle ... sayılı başvuru markası ile davacının itiraza mesnet ... ve ... sayılı markaları arasında 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, ... ve ... sayılı davacının itiraza mesnet markaları bakımından ... karar iptal ve hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı, Davalı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 35. Sınıf hizmetleri ile davacının dava dilekçesinde davaya mesnet gösterdiği ... sayılı üçüncü markasının mal ve hizmetlerinin aynı/aynı tür/benzer/ilişkili mal ve hizmetlerden oluşmadığı, dolayısıyla mal ve hizmet benzerliği şartının gerçekleşmediği bu uyuşmazlıkta ... sayılı davaya mesnet davacı markasının; ... sayılı başvuru markasının tescili halinde hükmüne engeli/etkisinin olmayacağı, ... ... sayılı kararının yerinde olabileceği, " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının ".... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ...." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının ".... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "...." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "...." ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının ".... " ibareli ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Tüm bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 01/07/2026

Katip .... E imza

Hakim .... E imza

Atıf: Diğer, E. 2025/387, K. 2025/387, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-387-e-2025-387-k-ee1d598658ea