Diğer ·
2025/320 E. 2025/320 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/320
- Karar No
- 2025/320
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/320 Esas - 2026/174 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/320 KARAR NO : 2026/174
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 25/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin 2006 yılında kurulduğunu, bankacılık ürünlerini karşılaştırma kategorisinde kullanıcılara hizmet verdiğini, sektöründe tanınan bir şirket haline geldiğini, müvekkilinin “....” esas unsurlu seri markaları bulunduğunu, müvekkilinin .... sayılı “....” ibareli marka başvurusuna davalı şirketin itirazı üzerine dava konusu ...kararı ile müvekkilinin başvurusu kapsamından 09, 35 ve 36. Sınıflarda yer alan tüm mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, ancak somut olayda SMK 6/1 maddesinde aranan şartların gerçekleşmediğini, müvekkilinin marka başvurusu ile davalı şirketin dayanak markaları arasında iltibas teşkil edecek derecede benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında yer alan “...” ibaresinin zayıf ve tanımlayıcı olduğunu, markaların esas unsurlarının “....” ibareleri olduğunu, markaların şekil unsurları, renk kombinasyonları ve kelime unsurları bakımından benzerlik taşımadığını, markalarda ortak olarak yer alan “...” ibaresinin “ödeme” anlamına geldiğini, ibarenin herkesin kullanımına açık olması gereken, tek kişinin kullanımına bırakılamayacak bir kelime olduğunu, markaların esas unsurlarının birbirinden çok farklı kelimeler olduğunu, markaların kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin benzer olmadığını, müvekkili şirketin yoğun kullanımları sonucu gerek renklerin müvekkili ile özdeşleşmesi gerekse müvekkilinin “....” ibareli çok sayıda markası olması sebebiyle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraf markalarının hedef tüketici kitlesinin bilinçli tüketiciler olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu marka başvurusunda yer alan renk kombinasyonunun tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin.... sayılı renk markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin bu renk kombinasyonunu yoğun biçimde kullandığını, davalı şirketin redde mesnet markalarında kullanılan renklerle müvekkili markasının renklerinin aynı olmadığını, markaların esas unsurlarının da renklerinin farklı olduğunu, davalı şirketin tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının davaya etkili olmadığını ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait ....” ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet markaların kavramsal, görsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirlerine benzer markalar olduğunu, taraf markalarında aynı renklerin kullanıldığını, “...” ibaresinin ortak olarak markalarda yer aldığını, “....” ibarelerinin ortalama tüketici nezdinde idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesini doğuracak bir kombinasyondan oluştuğunu, markaların kapsamındaki aynı/aynı tür mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartılmasının hukuka uygun olduğunu, davacının seri markaya dayalı iddiaları bakımından gerekli kriterlerin somut olayda sağlanmadığını,.... kararının usule ve hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle; dava konusu “....” ibareli marka başvurusunun müvekkiline ait özellikle “....” ibareli marka olmak üzere turuncu mavi kalıbı ile oluşturulmuş marka ailesi ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve halk nezdinde iltibas yaratacağını, “...” ibaresinin markalarda ortak olarak yer aldığını, “....” kelimelerinin ilk bakışta ayırt edilmeleri güç kelimeler olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markaları ile aynı renk ve kompozisyon ile oluşturulduğunu, müvekkili şirketin seri markaları bulunduğunu, turuncu mor/mavi renk kombinasyonunun müvekkili şirket ile özdeşleştiğini, dava konusu markanın müvekkiline ait seri marka olarak algılanacağını, markaların hitap ettiği kesimin ortalama tüketiciler olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markaları ile aynı sınıfları içerdiğini, müvekkili markalarının SMK 6/5 anlamında tanınmış markalar olduğunu, dava konusu markanın tescili halinde müvekkili markasının ayırt edici vasfının zedeleneceğini, davacı şirketin marka başvurusunda iyi niyetli olmadığını, dava konusu marka başvurusunun haksız rekabet oluşturduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu .... yayımlandığı, davalı şirket tarafından dava konusu markanın yayımına “benzerlik/karıştırılma ihtimali” ve “tanınmışlık” gerekçeleri ile itiraz edildiği, davacı tarafından itiraza karşı görüş bildirilmiş olup, itiraza mesnet markalardan ... sayılı markanın kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispatlanması talep edildiği, davalı şirket tarafından kullanım ispatına ilişkin belge sunulmadığı, davalı şirket itirazı, .... sayılı kararı ile reddedildiği, davalı şirketin, ....sayılı .... kararı ile “... Yapılan incelemede, başvuru sahibi tarafından kullanım ispatı talep edilen .... sayılı markanın tescil tarihinden başvurunun yapıldığı tarihe kadar 5 yıllık süre dolmuş olduğundan, bu markanın kullanımın ispatı uygulamasına konu olabileceği görülmüştür. Ancak, itiraz sahibi tarafından .... sayılı markanın kullanım ispatına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı tespit edildiğinden, .... sayılı markaya dayalı 6/1 kapsamında yapılan itirazın 6769 s. SMK madde 19/2 hükmü uyarınca reddi gerekmiştir. Kullanım ispatına konu olmayan markalar bakımından yapılan inceleme sonucunda, markaların oluşturuluş şekli, ".... ile al sonra öde" ibareli itiraz gerekçesi markaların, görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi .... sayılı markalar benzer markalar olarak değerlendirilmiş ve markaların "09, 35 ve 36. Sınıflarda yer alan "mal/hizmetler bakımından aynı/aynı tür mal/hizmetleri kapsadıkları dolayısıyla çekişme konusu markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve yapılan itirazın kısmen kabul edilmesi gerekmiştir. Başvuru kapsamındaki diğer mallar/hizmetler bakımından ise itiraz haklı bulunmamıştır. Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle işbu itirazın kısmen kabulü gerekmiştir. KARAR İtirazın kısmen kabulüne ve başvurunun "09, 35 ve 36. Sınıflarda yer alan" tüm mal/hizmetler bakımından kısmen reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” biçiminde karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Dava Konusu Marka Başvurusu ile Davalı Şirketin Redde Mesnet Markaları Arasında İlişkilendirilme İhtimalinin Bulunup Bulunmadığı Bakımından Değerlendirme Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. Emtiaların Aynı/Benzer Olup Olmadığı Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır. Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği .... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir: Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, Malların fiziksel görünümünün benzerliği, Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir. Davacıya ait dava konusu marka başvurusu, 09, 35 ve 36. Sınıf mal ve hizmetler bakımından kısmen reddedilmiştir. Dolayısıyla, davanın konusunu işbu emtialar oluşturmaktadır. Davalı şirkete ait redde mesnet kabul edilen .... sayılı ve ".... "....ile al sonra öde" ibareli markaların tamamı, hali hazırda 09, 35 ve 36. Sınıf mal ve hizmetler bakımından tescillidir. Dolayısıyla, taraf markaları arasında sınıfsal ayniyet oluşmuştur. Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan ve işbu davanın konusunu oluşturan tüm emtia bakımından, taraf markaları arasında “emtiaların aynı/aynı tür veya benzer olması” şartının sağlandığı, İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ve İltibas/Karıştırılma İhtimalinin Bulunup Bulunmadığı Markaların emtia/hizmetlerinin aynı/benzer olduğu tespiti yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. Başvuru konusu marka itiraza mesnet markalar ile aynı renklerin kullanıldığı ... ibaresinin ortak olduğu harf ve renk kullanımı ve taraf markalarının ortak olarak “...” ibaresini içermesi, markaların başında yer alan ....” ibareleri görsel algı bakımından birbirinden farklı kelimeler gibi düşünülse de markaları farklılaştırmaya yetmediği, ortak unsur olan “...” ibaresinin her iki markayı ayrıştırmaktan çok birbirine yaklaştırdığı ayrıca renk kombinasyonlarının da aynı olduğu, markalarda "..." ibarelerinin ortalama tüketici nezdinde idari ve ekonomik anlamda bir bağlantının bulunduğu düşüncesinin doğma ihtimali yaratan bir kombinasyondan oluştuğu, dava konusu markayı gören tüketicinin iki marka arasında bağlantı olduğu zannına kapılması, karşısında iki farklı marka olduğunu anlasa dahi markaların aynı işletmeye ait olduğu veya ait oldukları işletmeler arasında idari/ekonomik bir bağ olduğu ve dava konusu markanın da davalı şirket veya iştiraklerinden birine ait yeni bir marka olduğunu, yahut seri markası olduğu zannedebileceği, aksi yöndeki yapılacak olan yorumun hayatın olağan akışına aykırı olacağı, Netice itibariyle, Dava konusu marka kapsamında yer alan ve reddine karar verilen tüm emtia bakımından, karşılaştırılan markalar arasında sınıfsal olarak ayniyet oluştuğu, Taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu Dava konusu markanın, davalı şirkete ait redde mesnet markalar ile karıştırılma ihtimali bulunduğu, .... sayılı kararının hukuka uygun olduğu sonuçlarına ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır