Diğer ·

2025/230 E. 2025/230 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/230
Karar No
2025/230
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/230 Esas - 2026/21 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/230 KARAR NO : 2026/21

... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirket tarafından 11.01.2024 tarihinde .... başvuru numarası ile ".... başvuru numaralı "...." ibareli ve özgün, ayırt edici logoya sahip başvurularının 13.05.2008 tarihli ve.... tescil numaralı "..." ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine karar verildiğini, ret kararına yapmış oldukları itirazın nihai olarak .... sayılı kararıyla reddedildiğini, kurumun kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, marka değerlendirmesi yapılırken markanın tamamının birlikte incelenmesi gerektiğini, müvekkili markasının özgün bir marka olduğunu, ortalama tüketici algısı dikkate alındığında müvekkili markasının farklılığının algılanacağını, davalı markasının ciddi ve sürekli kullanım şartını yerinde getirmediğini, markalar arasında benzerlik olmadığını beyan ederek .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kararının yerinde olduğu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, İptali istenen ... kararının "KONU: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 s. SMK) 5/1-(ç) bendi gereğince verilen kısmi ret kararına karşı yapılan itirazın incelenmesi. ....başvuru numaralı "aria resort & spa" ibareli başvurunun .... sayılı "aria" ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez. Buna göre, bir işaretin 5/1-(ç) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kada benzer olması; ikincisi ise başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal / hizmetlerin bulunmasıdır. Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen.... sayılı "aria" ibareli markanın redde konu hizmetler yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, kısmi ret kararına konu hizmetlerle aynı veya aynı türdeki hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markanın kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüş ve başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir. 6769 sayılı SMK madde 6/3 “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine,marka başvurusu reddedilir.” hükmün içermektedir. Hükümden de anlaşıldığı üzere, nispi bir ret nedeni olan eskiye dayalı kullanım, yayına itiraz süreci kapsamında, itiraz sahibinin önceki haklarını öne sürmesi suretiyle sadece yeni bir başvurunun tescil edilmemesi talebine konu olmaktadır. Bu bağlamda, başvuruya konu.... sayılı marka hakkındaki eskiye dayalı kullanım iddiası karara itiraz aşamasında Kurum tarafından değerlendirilebilir türde bir gerekçe değildir. Son olarak, başvuru sahibinin emsal kararlar gerekçeli itirazı, farklı markalar hakkında verilen kararların incelenen başvuruyla ve bu başvuru hakkındaki kararla bağlantısının bulunmaması nedeniyle haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” biçiminde olduğu, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; İLGİLİ TÜKETİCİ “Ortalama tüketici markayı bütün olarak algılar, markanın çeşitli unsurlarını detaylara girerek analiz etmez. (....) Ayrıca, ortalama tüketicinin nadiren farklı markalar arasında doğrudan karşılaştırma yapma şansının olduğu fakat zihninde tuttuğu yetersiz görüntüleri yerleştirdiği de dikkate alınmalıdır. Ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin mal veya hizmetlerin kategorisine göre çeşitlilik gösterdiği de akılda tutulmalıdır. (....])” Dava konusu hizmetler makul derecede bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı kabul edilen ortalama tüketiciye yönelik olduğu, 6769 sayılı SMK’nın marka tescilinde mutlak red nedenlerine ilişkin 5(1)(ç) maddesine göre “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler” marka olarak tescil edilmez. Bu kapsamda belirtilen, iki koşulun birlikte varlığıdır: Mal ve/veya hizmetlerin aynı/ aynı tür olması, Markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması. Her iki koşulun birlikte sağlanması halinde, sonraki tarihli başvuru, çakışan mal ve/veya hizmetler yönünden kısmen veya tamamen reddedilir. Markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması: “Aynı” markalar, birbirleri ile görsel olarak aynı olan ve tüketiciler tarafından birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak unsurları bulunmayan markalardır. Farklı yazı karakterleri veya farklı renklere sahip olmaları, markaların “ayniyet” kavramını değiştirmez. “Ayırt edilemeyecek kadar benzer” markalar ise, aralarındaki farklılıkların ortalama tüketici açısından ilk bakışta veya kolayca fark edilemeyecek düzeyde, yani ihmal edilebilir önemde olmasıdır. Bu durumda, tüketici markalar arasındaki farklılıklara rağmen, markanın üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin aynı kişi ve/veya firmaya ait olduğunu sanacaktır. Mal ve/veya hizmetlerin aynı/aynı tür olması: Sınıflandırma tebliğindeki her bir grupta yer alan mal/hizmetin, birbirleri ile aynı/aynı türde olduğu kabul edilmektedir. MARKALARIN MAL VE HİZMET KAPSAMLARININ KARŞILAŞTIRILMASI Dava konusu hizmetlerle red gerekçesi marka incelendiğinde, Dava konusu hizmetlerin "Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" Red gerekçesi marka kapsamındaki hizmetlerin "otel ve resort hizmetleri; bar ve bekleme/dinlenme odaları (lounge) hizmetleri; özel olaylar için ziyafet ve sosyal etkinliklerin sağlanması hizmetleri; internet aracılığıyla seyahat ve özel etkinlikler alanında bilgi sağlanması hizmetleri; seyahat ajansları hizmetleri yani geçici pansiyonlar, restoranlar ve yemek için rezervasyon ve yer ayırtma hizmetleri. " ni kapsadığı, Sınıflandırmada, tüm hayat içinde karşılaşılabilecek mal ve hizmetler bulunduğundan, her biri bir şekilde birbiriyle ilişkilendirilebilir. Bu ilişki ne kadar dolaylı ise, benzerlik o kadar uzaktır. Sınıflandırma tebliği idari amaçlı olduğundan, farklı sınıflarda yer alan mal ve / veya hizmetlerin farklı olduğu doğrudan söylenemez. Aynı şekilde, aynı sınıfta yer alan her malın benzer veya aynı tür olduğu da doğrudan söylenemez. Benzerliğin kabulü için, mal ve / veya hizmetin doğası, kullanım amacı, satış ve dağıtım kanalları, tüketici kitlesi gibi birçok ayrıntının göz önünde bulundurulması gerekir: “Söz konusu malların benzerliğine ilişkin değerlendirme, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılmalıdır. Bu özellikler, doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerir.” “Tamamlayıcı" kavramı, iki mal ve / veya hizmetin birlikte kullanılması anlamına genişletilebilecek bir kavram değildir. Söz konusu mal ve hizmetler arasında yakın bir ilişki gerektirir. Bu ilişki öyle olmalıdır ki birinin kullanımı diğeri için zorunlu olmalıdır. “Ayrıca sadece mallar ve hizmetler kendi içlerinde birbirleriyle değil, çapraz olarak mal ve hizmetler de birbiriyle ilişkilendirilebilir ve benzer görülebilir. ‘Malların karşılaştırılmasına ilişkin ilkeler, hizmetler ve mal ve hizmetler arasında karşılaştırma için de uygulanabilir. Malların doğası ne-deniyle hizmetler farklı olmalarına karşın, yine de birbirlerini tamamlayıcı olabilirler. Örneğin malların bakımı ile kendileri birbirinin tamamlayıcısıdır veya söz konusu hizmetler mallarla aynı amaç veya kullanıma sahip olabilir ve bu nedenle birbirleriyle rekabet edebilirler. Böylece, bazı durumlarda, mal ve hizmetler benzer bulunabilir.” Yukarıda sözü edilen mal ve hizmet ilişkilerine ilişkin değerlendirmede, malların doğası, kullanım amacı, kullanım yöntemi gibi çeşitli parametreler dikkate alınır: “Bu durumda, mal ve hizmetlerin karşılaştırılmasına ilişkin ilkeler şu şekilde özetlenebilir: Doğası: Mal veya hizmetin temel özelliği, ne olduğudur. Örneğin “süt” bir gıda ürünüdür. Kullanım amacı: Mal veya hizmetin varoluş amacıdır. Kullanım yöntemi: Amaca ulaşmak için mal veya hizmetin nasıl kullanılacağıdır. Tamamlayıcı olma: Biri diğeri için zorunlu olacak şekilde yakından ilişkili olması halidir. Rekabette olma: Mal veya hizmetin aralarında rekabet olması ve birinin diğeri yerine kullanılabilmesi halidir. Dağıtım kanalları: Mal veya hizmetin dağıtım kanalı aynıysa, aynı piyasada olmaları daha olasıdır.” Taraf markaları açısından SMK’NIN 5(1)(ç) maddesi başlığı altında belirtilen ilk şart olan malların aynı / aynı tür olması şartının sağlandığı, Red gerekçesi markanın dava konusu marka için tescil engeli oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi için, ikinci şart olan marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, Markaların karşılaştırılması için, öncelikle asıl unsurlarının belirlenmesi gerekmektedir. Asıl unsurların “kelime” olması halinde markaların kök kelimesinin belirlenerek, eklerin başlı başına ayırt ediciliği olup olmadığı değerlendirilmelidir. “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak yapılmalıdır.” Dava konusu markaözel yazım karakteri ve şekil unsuru ile iki renkli bir marka ibaresidir. Stilize yazı şekli ve belirgin ek unsurları bulunmaktadır. Red gerekçesi marka, kelime markasıdır. Markaların yazı karakteri aynı olmasa da hem büyük harfle yazılmaları hem de red gerekçesi markada.... kelimesinin üstte tek durması nedeniyle markaların benzer olduğu düşünülmekteyse de bu benzerliğin 5(1)(ç) yönünden red gerekçesi olacak ayniyet / ayırt edilemeyecek benzerlik kapsamına girmediği, “Her ne kadar ayrı bir hüküm değilse de, aynı veya ayırt edilemeyecek benzerlik kavramına değinilen AB kararları da bulunmaktadır. AB düzeyindeki Birlik Markası değerlendirmesinde de ayniyetin veya ayırt edilemeyecek derecedeki benzerliğin söz konusu olması için, “sonraki markanın, herhangi bir değişiklik veya ilave içermeyecek şekilde, önceki markanın tüm esas unsurlarını kapsaması ve markalar bütün olarak değerlendirildiğinde, aradaki farklılıkların ortalama tüketici tarafından gözden kaçırılabilir nitelikte olması” gerekmektedir. Elbette karma markalarda, şekil unsurunun kelime ile aynı öneme sahip olup olmadığına da dikkat edilmelidir. İlgili düzenleme yönünden önemli olan, markaları gören tüketicinin aynı iki marka ile karşı karşıya olduğu algısına sahip olmasıdır. Dolayısıyla huzurdaki davadaki gibi bir durum söz konusu olduğunda, markaların ayırt edici unsurlarının ne olduğu ayrıca önem taşımaktadır. İlgili düzenlemede, belirgin farklılıklar içeren markalar yönünden ayniyet veya ayırt edilemeyecek benzerliğin ortadan kalktığının kabul edilebildiği görülmektedir. Bazen ek unsurların tanımlayıcılığı, ortak kelimenin baskın niteliğini öne çıkarıp markaları benzerlikten uzaklaştırmazken, bazı durumlarda, yazım şekilleri ve markalardaki şekil unsurları belirleyici olabilmektedir. Huzurdaki davada da, dava konusu marka ile red gerekçesi marka ilk bakışta ayniyeti ortadan kaldıran bir farklılık olarak RESORT & SPA kelimeleri ve şekil unsuru ile özel yazım şeklinin sağladığı şekil unsurunu da içermektedir. Bu kelimelerin dava konusu hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunmasa da, markanın bütünündeki etkisi ve şekil unsuru ile yazım şeklinin ve renklerin yarattığı görünüm göz ardı edilebilir nitelikte değildir. Özellikle son dönem Yargıtay kararları da dikkate alındığında, “kelimeye karşı şekil içeren markaların, ilk bakışta aynı / ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı” yönündeki kararlar görülmektedir. Esasen ilgili düzenleme, bir markanın birebir taklit edilmediği sürece doğrudan reddine engel olmayı önleyen ve kullanım ispatı talebi hakkı vermek açısından yayına çıkarılmasını sağlayan ve nispi red nedenlerinden biri olan diğer düzenlemeden belirgin bir farklılık yaratılmasını da sağlamıştır. Yukarıdaki nitelikleri dikkate alındığında markalardaki ayniyet/ayırt edilemeyecek benzerlik şartının ortadan kalktığı, çünkü anılan düzenlemede aranan şart, markalar arasında tereddütsüz ilişki kurulmasına neden olacak ayniyet veya ayniyete yakın benzerliktir. Bu tür bir benzerliğin dışında kalan her durum ancak nispi red nedenlerinden biri olarak değerlendirilebilir. Yukarıdaki anlatımlar ışığında taraf markaları açısından “ 6769 sayılı SMK’nın 5(1)(ç) maddesi kapsamında değerlendirme” başlığı altında belirtilen ikinci şart olan markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması şartının sağlanmadığı, Görevlendirme kapsamında, iddia, savunma ve dosya içerisindeki belge ve bilgilerin incelenmesi sonucunda ve yukarıda açıklanan gerekçelerle; Dava konusu hizmetlerin, red gerekçesi marka kapsamındaki hizmetlerle aynı / aynı tür olduğu, Red gerekçesi markanın, dava konusu marka ile ayırt edilemeyecek benzerlikte olmadığı, Dava konusu .... kararının iptali koşullarının oluştuğu sonuçlarına ulaşılmış ,davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın kabulüne, .... sayılı kararının İptaline, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 9.438,30.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 1.318,30.-TL Gider Avansı : 8.120,00.-TL TOPLAM : 9.438,30.-TL

Atıf: Diğer, E. 2025/230, K. 2025/230, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-230-e-2025-230-k-1d5e366e982e