Diğer ·
2025/204 E. 2025/204 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/204
- Karar No
- 2025/204
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/204 Esas - 2026/11 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/204 KARAR NO : 2026/11
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davacının tescilli “...” markasına dayalı olarak, davalı şahsın “....” ibareli markasının tesciline karşı dosyaladığı itirazların diğer davalı ... tarafından bütünüyle ve nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, her iki markada da esas unsurun ... ibaresi olduğunu, taraf markalarında geçen diğer ibarelerin ise tanımlayıcı kelimeler olarak markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu nedenlerle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini iddia ederek, .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şahıs tarafından .... marka işlem dosyasında kullanım ispatı talebinin ileri sürülmüş olmasına rağmen davacının itirazına mesnet aldığı markasının gerekli tarih aralığından ciddi kullanımının ispat edilmemiş olduğunu, zira davacının sunmuş olduğu faturaların tarihlerinin dava/itiraz konusu edilen markanın başvuru tarihinden sonraki tarihlere denk geldiğini, davacı tarafın ciddi kullanımını ispat edemediği markasına dayalı olarak somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/1 hükmü kapsamında bir koruma talep edemeyeceğini, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalı şahıs vekili dilekçeleriyle özetle, davalının .... nezdindeki işlemler esnasında olduğu gibi huzurdaki davada da kullanmama def’i ileri sürüyor olduğunu, buna rağmen davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markasını gerekli tarih aralığında ciddi biçimde kullandığını ispat edemediğini, davacı tarafın ciddi kullanımını ispat edemediği markasına dayalı olarak somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/1 hükmü kapsamında bir koruma talep edemeyeceğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davalı şahsın 13.04.2023 tarihinde, 35 ve 39. Sınıflara giren hizmetlerde kullanılmak üzere dosyaladığı ... ilanı üzerine davacının .... sayılı markasına ve 6769 sayılı SMK m. 6/1 hükmüne dayalı olarak itiraz ettiği, davalının bu itiraz üzerine davacının itirazlarına mesnet aldığı markasının, tescilli olduğu tüm emtialarda kullanıldığının ispatını talep ettiği, davacının da bunun üzerine marka işlem dosyasına; .... 2023 tarihlerinde, görselinin (satış) hizmet markası olarak kullanıldığı otomotiv parçalarının/aksesuarlarının satışına ilişkin on adet fatura örneğini, bahsi geçen firmanın hizmetlerini tanıtan, görselinin de markasal hüviyette kullanıldığı tarihsiz katalog görsellerini, aynı firmanın oda sicil kayıt suretini, kapasite raporunu, ticaret sicili kayıtlarını ve davacı şahsın bahsi geçen firmanın sahibi ve yetkilisi olduğuna ilişkin imza sirkülerini sunmuş olduğu, davacının itirazlarını ve belgelerini inceleyen ....’nın 09.03.2024 tarihli ve 240256100 sayılı kararı ile, davacının itirazını reddettiği, bu meyanda davacının kullanım ispatı kapsamında sunduğu delillerin tarih itibariyle uygunsuz olduğunu belirtildiği, itirazı reddedilmiş olan davacının itirazını aynı gerekçeye ve aynı markaya dayanarak tekrar ettiği, bu itirazın da .... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER: KULLANMAMA DEF’İ ; Davalı taraf, .... nezdinde dosyaladığı karşı görüşlerde davacının ilana itirazlarına mesnet aldığı markasının, tescilli olduğu tüm emtialarda kullanıldığının ispatlanmasını talep etmiştir . Zira; 6769 sayılı SMK, tescilli marka hakkı sahibine markasını ciddi olarak kullanma yükümlülüğü getirmiş, 556 sayılı KHK’nın yürürlükte olduğu dönem boyunca doktrine ve Yargıtay içtihatlarına yerleşmiş olan “marka sahibinin markasını Türkiye’de ve ciddi olarak kullanma yükümlülüğü”nü 9/1-2, 19/2, 25/7 ve 29/2 maddelerinde açıkça ve lafzen de ifade ederek, tartışmasız bir biçimde marka hukukumuza yerleştirmiş, şartları varsa; daha önceki bir tarihte tescil edilmiş olmakla beraber piyasada kullanılmayan markaların, salt tescilli olmaları nedeniyle yeni başvuruların tescil edilmesini engelleme ya da sonraki tescilleri hükümsüz kıldırma, bir diğer tabir ile “marka çöplüğü yaratma” imkanı ortadan kaldırılmıştır. Böylece kullanılmayan tescilli markaların yeni girişimcilere engel olmalarının önüne geçilmiştir. Yine bu sayede tescilli markaların piyasada daha etkin ve aktif olarak kullanılmaları teşvik edilmiştir. Mevzuatta geçen “ciddi biçimde kullanım”ın ne olduğu mevzuatın lafzında açıklanmamış ise de, .... tarafından yayımlanan 2017 tarihli “Kullanımın İspatı Kılavuzu”nda bu kavramla, “markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması”nın kastedildiği anlaşılmaktadır . Bu kavramla sembolik bir kullanımın ötesine geçen bir kullanım arandığı görülmektedir. Ciddi kullanımın kanıtlanması için kesin bir ölçüt koymak mümkün olmamakla birlikte markanın rekabete uygun ve en azından potansiyel olarak marka sahibinin faaliyette bulunduğu pazar ilişkilerini etkileyecek ölçüde5 ve iç pazarda yer elde edebilecek seviyede kullanılması gerekir. Beklenen davranış, anılan markaların tescilli olduğu sınıflardaki kullanımını şüpheye yer bırakmayacak şekilde kurallara uygun, düzenli, aralıksız ya da kanundaki ifadesiyle “ciddi” kullanımını kanıtlamasıdır . Markanın ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığı belirlenirken, markanın ve marka sahibi işletmenin birtakım özellikleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin telaffuzu, akılda kalıcılığı, dikkat çekiciliği, mal ya da hizmeti karakterize edici yanları zayıf olan bir marka için kullanımın oldukça yoğun olması gerekebilir. Bunun yanında marka sahibinin faaliyet alanının genişliği veya darlığı, ürettiği mal veya hizmetlere duyulan gereksinimin derecesi, işletmenin hacmi ve benzeri durumlar kullanımın biçim ve şartlarına etki edebilir. “Kullanma” kavramından ne anlaşılması gerektiği kısmen SMK’nın 9. maddesinde belirtilmektedir. Buna göre, tescilli markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılması, markanın marka sahibinin izniyle kullanılması kullanma olarak kabul edilir. Markanın medya ilanlarında yer alması, markayla ihalelere girilmesi, promosyonların yapılması, faturalarda markaların işletme adından farklı ve işletme adında yer alan marka unsuru öne çıkacak şekilde markasal kullanılması gibi markanın ayırt edicilik fonksiyonuna uygun kullanma halleri de SMK m. 9 hükmü anlamında kullanım olarak değerlendirilmektedir. Kullanımın ispatına ilişkin 2017 yılına ait Kılavuzda da kullanımın, faturalar; katalog, fiyat listesi ve ürün kodları; ürün, ambalaj ve tabela örnekleri; reklam, tanıtım, promosyon, pazar araştırması, kamuoyu araştırması; reklam görselleri ve videoları, bunlara ilişkin faturalar; tanıtım ve promosyon ürünleri görselleri veya videoları ve bunlara ilişkin faturalar; fuar katılımına ilişkin deliller; pazar araştırması, kamuoyu araştırması; ticari faaliyete ilişkin bilgiler ile bilgi ve belgeleriyle ispat edilebileceği ifade edilmiştir. Yine aynı Kılavuzda, faturaların güçlü deliller olmalarının yanı sıra reklam, tanıtım ve promosyon çalışmaları ve bu çalışmalara ilişkin harcamaların kullanım ispatı sunulan markaya yapılan yatırımın önemli bir göstergesi olduğu ifade edilmektedir . Bu kapsamda her marka için tescilli olduğu mal ve hizmetin türü ve miktarı, temel işleve uygun kullanılıp kullanılmadığı, hitap ettiği müşteri çevresi, marka sahibinin tutumu ile benzer işletmelerin tutumu kendi şartları dâhilinde ciddi kullanımın oluşup oluşmadığı yönünden incelenmelidir. Markanın en temel kullanımı, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerde, tescil belgesinde yazılı olduğu, resmedildiği, gösterildiği gibi kullanılmasıdır. Markanın faturalarda, internette, kataloglarda, gazete ilan ve reklamlarında kullanılması da kullanma olarak kabul edilir. Markanın tescilli olduğu mal veya hizmetle ilgili olmak kaydıyla markanın reklam ve tanıtımının yapılması, markayı taşıyan mal ya da hizmetin bir dergi, gazete ya da televizyonda yayınlanması da markanın kullanımı olarak kabul edilir. Markanın kullanılması yükümlülüğü tescil kapsamındaki her bir sınıf ve alt sınıf mal ve hizmet için söz konusudur. Markanın birtakım mal veya hizmet bakımından kullanılması, sadece kullanımın gerçekleştiği mal veya hizmet için markayı ayakta tutar. Kullanılmayan mal ve/veya hizmet yönünden markanın iptal koşulları oluşur ve/veya markanın koruma kapsamı/korunduğu emtialar azalır. Yani; markanın benzer mal/hizmetlerde de iptal edilememesi ve/veya benzer markalara karşı korunabilmesi için bu ürünler bakımından da kullanımın ayrıca ispatı gerekir. Bu nedenle, marka tescil belgesinde yazılı mal ve hizmetlerle aynı alt grupta olsa bile, hangilerinin kullanıldığı, hangilerinin ise kullanılmadığı tek tek belirlenmelidir. Ayrıca, davacının.... kararı iptali talepli davasında kullanmama def’inin dinlenebilmesi için, SMK m. 19/2 hükmüne göre, davacının itirazlarına mesnet aldığı markasının davalının dava konusu edilen markasının başvuru tarihinde en az 5 yıl süreyle tescilli olması gerekir. Davacının .... sayılı markasının 27.03.2018 olan tescil tarihi üzerinden, davalının markasının başvuru tarihi olan 13.04.2023 tarihi itibariyle beş yıl geçmiş olduğu görüldüğünden, davalının kullanım ispatı talebinin, süre açısından dinlenebilir olduğu, Davacının marka işlem dosyasına sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde ; her ne kadar davacı şahsın yetkilisi olduğu, sunulmuş olan ticaret sicil gazeteleri ve imza sirkülerinden anlaşılan .... görselini, satış faturaları üzerinde, yani muhtelif otomobil aksesuarı ve parçası satışı hizmetlerinde markasal hüviyette kullandığı görülebiliyor ise de, bu faturaların hepsinin düzenlenme tarihi Ekim-Kasım 2023 tarihlerine denk geldiğinden, davacının sunmuş olduğu katalog görselleri de tarih bilgisi ihtiva etmediğinden, davacının .... marka işlem dosyası kapsamında, itirazlarına mesnet aldığı markasını, gerekli tarih aralığı olan 13.04.2018-13.04.2023 tarihleri arasında ciddi biçimde kullandığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilemediği, bu nedenle de davacının .... sayılı markasına dayalı olarak somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı, Netice itibariyle, 1) YİDK kararının iptali talepli dava özelinde ; davacının markasının gerekli tarih aralığında ciddi biçimde kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilememiş olduğu, dolayısıyla davacının bu markasına dayalı olarak SMK m. 6/1 hükmü kapsamında bir koruma talep edemeyeceği, 2).... H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile diğer davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şahsın yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekili ile diğer davalı vekilinin yüzüne karşı, yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır