Diğer ·
2025/227 E. 2026/141 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/227
- Karar No
- 2026/141
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/227 KARAR NO : 2026/141
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 29/03/2020 KARAR TARİHİ : 17/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkilinin tescilsiz dava konusu tasarım ürünü ile iltibas yaratacak derecede ve hatta ayniyet derecesinde birebir benzeyen ürünleri müvekkili tarafından kendisine herhangi bir hak tanınmaksızın veya arada herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde üretilmekte ve/veya satılmakta olduğunu, söz konusu ürünler bilgilendirilmiş bir tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede birebir benzediğini, ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesi’nin...D.İş, ...K. sayılı dosyasında keşif yapıldığını, “...” mağazasına gidildiğini ve davaya konu müvekkiline ait tescilsiz korumaya sahip tasarıma benzeyen 2 farklı renkte satışa hazır ürün olduğunun tespit edilmiş olduğunu, Yapılan tespitler neticesinde müvekkilinin tasarım hakkının ihlal edildiğini ve tasarıma tecavüz fiilinin gerçekleştiğini, bu nedenle davacıya ait tescilsiz tasarıma davalı yanca tecavüz ve haksız rekabet edildiğinin tespiti durdurulması önlenmesi, şimdilik SMK 151/2-b kapsamında 1000 TL maddi 5000 TL manevi tazminatın tahsili, tedbir , imha ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ürünlerin benzerliklerinden çok farklılıkların yer aldığı, davacı tarafın değişik iş dosyasında alınan raporu davada haklılığını delil gibi sunmasının doğru olmadığını, Davacı tarafın dava konusu ürünlerle ilgili olarak herhangi bir tescilli tasarıma sahil olmadığını, ürünlerin kamuya sunulma tarihi olarak sosyal medya hesabına fotoğraf atılma değil, ürünlerin gerçekten satışa sunulduğu tarihin dikkate almak gerekeceğini, Davacı tarafın ürünlerinin üzerine ayırt edici özellik kazandıracak bir ibare, logo vs. koymadığını, bu ürünlerin tasarımlarını tescil ettirmediği için ürünleri icat etmediğinden bu ürünleri tasarlarken başka firmaların ve hatta kendi firmasının tasarımlarını bilerek ya da bilmeyerek taklit etmiş olabileceğini, Davacının tazminat istemini neye dayandırdığının belirsiz olduğunu, davacının taleplerinin, davanın zaman aşımına uğraması nedeniyle reddini talep ettiğini, Davacının hak iddiasında bulunduğu tescilsiz tasarımın, herhangi bir özellik arz etmeyen sıradan, piyasada çok uygulanan bilinen bir tasarım olduğunu, Davacının hak iddiasında bulunduğu tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına haiz olmayan, harcı alem bir tasarım olduğunu, davacının kamuya arzından çok önce kamuya arz olunmuş bir ürün olduğunu, davacı ürününün Türk ve Dünya Modasında yer etmiş, klasikleşmiş ve kamuoyu tarafından yeni ayırt edilebilecek bir tasarım olmadığını, dolayısıyla dava konusu ürün ve benzerlerinin davacı tarafın kamuya arzından çok önce gerek sosyal medya üzerinde gerekse ülke çapındaki mağazalarda mevcut olduğunu, davacının hak iddiasında bulunduğu ürünün uzun yıllardır uygulanan, bilinene model olduğuna ilişkin görsellerin sunulacağını, Davacının harcı alem nitelikteki bir ürüne ilişkin hak iddiasında bulunmasının art niyet göstergesi olduğunu, Davacının hak iddiasında bulunduğu ürün ile müvekkilinin ürünü karşılaştırıldığında, her ikisi arasında birçok farklılıkların bulunduğunu, Davacının dava dilekçesinde hak iddiasında bulunduğu ürüne benzemeyen, bambaşka nitelikteki müvekkilinin ürününe benzerlik iddiasında bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu ürünü ile davacının hak iddiasında bulunduğu tasarım arasında her hangi bir benzerlik bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık; Davacıya ait tescilsiz tasarıma davalı yanca tecavüz ve haksız rekabet edildiğinin tespiti durdurulması önlenmesi, şimdilik SMK 151/2-b kapsamında 1000 TL maddi 5000 TL manevi tazminatın tahsili, tedbir , imha ve hükmün ilanına ilişkindir. Mahkememizin ...Esas ... Karar sayılı dosyası ile yargılama yapılmış, 31.01.2023 tarihli gerekçeli karar ile karar verildiği, mahkememiz kararı davalı vekilince istinaf edilmiş, dosyamız İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 23.10.2025 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "... her ne kadar dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının siyah triko kumaştan deri volanlı elbisesinin, etek ucundaki volan parçasının asimetrik bir kesiminin olması, asimetrik kesimin etek ucunda volan özelliğinin olması, etek ucundaki volan uygulamasında deri kumaş kullanılması ile harcıalem olmadığı yönünde tespite varılmış ise de mutlak yenilik araştırmasının yapıldığına yönelik bir denetime elverişli bir incelemeye rastlanılmadığı gibi yalnızca davacı ... davalı tarafın kendilerine ait sosyal medya paylaşımlarına ilişkin internet görsellerine dayalı olarak yenilik değerlendirmesinin yapıldığı görülmekle, tescilsiz tasarım korumasına yönelik olarak mutlak yenilik koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden yeterli incelemeye dayanmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu nedenlerle teknik/sektörel uzmanlığı bulunan bilirkişiler marifeti ile mutlak yenilik araştırmasının icra edilmesi sağlanarak neticesine göre değerlendirme yapılması için davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın belirtilen eksikliğin giderilmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine " şeklinde karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ...Esasına kayıt edilmiş ve mahkememizce yargılama devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; mahkememizce bam ilamına uyulmak sureti ile gerekli araştırmaların yapılarak rapor alındığı, kaldırma ilamı sonrası alınan raporun denetime elverişli olduğu, bir isabetsizlik ihtiva etmediği, alınan rapor ile de tespit edildiği üzere; Davacıya ait ... hesabında dava konusu elbise tasarımının 05.12.2018 tarihinde kamuya sunulduğu, bu tarih itibarıyla geçerli dijital zaman damgasının güvenilir ve değiştirilemez nitelikte olduğu, Davalıya ait ... hesabında aynı ürün tipinin 28.11.2019 tarihinde paylaşıldığı; bu tarih itibarıyla kamuya sunuşun davacıdan yaklaşık 12 ay sonra gerçekleştiği Davalının 'ürün 2018 yaz koleksiyonuna aittir iddiasını destekler nitelikte, bu tarihten önce kamuya sunulduğuna dair herhangi bir dijital kayda ulaşılamadığı, Kapsamlı internet araştırması (Google, uluslararası moda arşivleri, e-ticaret platformları) kapsamında; davacı tasarımının özgün kombinasyonunu oluşturan unsurların bir arada bulunduğu, 05.12.2018 tarihinden önce kamuya arz edilmiş birebir aynı ya da küçük ayrıntılarda farklılık gösteren herhangi bir tasarıma rastlanmadığı Davacıya ait tescilsiz tasarımın; bütüncül bir tasarım olarak SMK md. 56 kapsamında mutlak yenilik koşulunu karşıladığı söz konusu tasarımın, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim bakımından ayırt edici niteliğe sahip olduğu, bu hususta kaldırma öncesi ve sonrası görüş istikrarının sağlandığı, Davalının 39224 kodlu çizgili triko elbisesinin; kumaş, desen ve genel form farklılığı nedeniyle davacı tasarımından farklı genel izlenim yarattığı; bu ürün bakımından tecavüzün varlığına dair bulguya ulaşılamadığı ancak Davalının ... kodlu ürününün; yaka, kumaş, kol yapısı ve etek ucu deri volan detayı bakımından davacı tasarımıyla bütüncül olarak değerlendirildiğinde bilgilenmiş kullanıcı üzerinde aynı genel izlenimi yarattığı, küçük farklılıkların genel izlenimde ayırt edici bir etki yaratmadığı, bu yöndeki tespitlerin kaldırma ilamı öncesinde de yapıldığı bu konuda görüş birliğinin husule geldiği, 40220 kodlu ürün üzerinden davalı yanın tasarım hakkına tecavüz eyleminde bulunduğu, tecavüz mahsülü ürünün satışa konu edilmesi sebebi ile haksız rekabetin de husule geldiği, Davalının 4 fiziki mağaza ve geniş online satış kanallarıyla sürdürdüğü ticari faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda, 500 adetlik minimum üretim tahmininin muhafazakâr bir alt sınır niteliği taşıdığı, Mali Açıdan: Mevcut belgeler kapsamında, davalı tarafın 40220 kodlu ürününden elde ettiği tahmini net kazancın asgari 12.944,68 TL olduğu, Bu hesap, davalının vergi beyannamelerine dayanan yüzde 7,01 ortalama kâr marjı, 500 adet üretim ve 369,50 TL birim fiyat verileri esas alınarak yapıldığı, yapılan hesaplama ve çıkan sonucun mahkememizce uygun bulunduğu, her ne kadar en son alınan raporda bu rakamın alt sınır olduğu ifade edilmiş ise de belirlenen alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir veri dosyada bulunmadığı, belirlenen miktarın somut olaya uygun olduğu mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle İhlal nedeniyle somut olayın özelliklerine göre davacının hak sahibi olacağı tazminatın 12.944,68 TL olduğunun tespiti ile 12.944,68-TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, faiz talebi olmadığından faize hükmedilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Somut olayın özelliklerine tarafların mali durumlarına, eylemin gerçekleşme şekline takdiren 5000- TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline,davacıya ödenmesine, faiz talebi olmadığından faize hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yukarıda ayrıntısı ile aktarılan husule gelen tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemleri sebebi ile Davalının davacının tasarım hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Davalı yanca ihlal teşkil eden ürünün ticarete konu edilmesinin tedbiren önlenmesine, el konulan ürün bulunmadığından imha istemi ile ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı yan her ne kadar zaman aşımı definde bulunmuş ise de; bilindiği üzere haksız fiil devam ettikçe zaman aşımının işlemeyeceği, mütecaviz kapsamda olan davalı yanca ticari faaliyete konu edilen ürünün 28.11.2019 tarihinde paylaştığı, 09/06/2021 tarihli raporda da görüleceği üzere bu paylaşımın rapor tarihinde de var olduğu anlaşılmaktadır. 09/06/2021 tarihli raporun bilirkişiye teslim edildiği tarihin 31/03/2021 olduğu nazara alındığında, dava tarihi itibari ile zaman aşımının başlamadığı, ıslah tarihinde ise 2 yılın dolmadığı anlaşılmaktadır. Dolayası ile dava ve ıslah tarihi itibari ile zaman aşımı gerçekleşmemiş olup, davalı yanın anılı savunması yerinde görülmemiş, aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM: 1- Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ; -Davalının davacının tasarım hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, - İhlal nedeniyle somut olayın özelliklerine göre davacının hak sahibi olacağı tazminatın 12.944,68 TL olduğunun tespiti ile 12.944,68-TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, faize hükmedilmesine yer olmadığına, - Somut olayın özelliklerine göre takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, faize hükmedilmesine yer olmadığına, -Davalı yanın zamanaşımı savunmasının reddine, -Davalı yanca ihlal teşkil eden ürünün ticarete konu edilmesinin tedbiren önlenmesine, el konulan ürün bulunmadığından imha istemi ile ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, 2- Davanın kabul değeri üzerinden davalıdan alınması gereken 1.125,80 TL ilam harcının peşin ve ıslah harç toplamından mahsubu ile eksik kalan 813,33 TL karar ve ilam harcının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3- Tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet istemlerinin kabulü nedeniyle, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 12.944,68 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Redde konu maddi tazminat istemi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 6,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 210 TL ıslah harcı, 102,47 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı, 4.850,00 TL bilirkişi ve tebligat gideri, ....2.Fshhm... D.iş sayılı dosyasında yapılan 927,80 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 6.144,67 TL'nin kabul ve ret oranı nazara alınarak 6.142,51 TL olan kısmın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yapılan bilirkişi ve posta masraflarından oluşan toplam 30.784,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak 10,80 TL olan kısmın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin e duruşma vasıtası ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 17/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır