Diğer ·

2025/150 E. 2025/150 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/150
Karar No
2025/150
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/150 Esas - 2026/10 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/150 KARAR NO : 2026/10

... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 11/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davalı şirketin ...” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazlarının nihai olarak ... sayılı markaları bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun müvekkiline ait tescilli seri markalar ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve iltibas tehlikesi yarattığını, müvekkili şirket markasının kullanıldığı mal ve hizmetler ile davalı şirketin markasını kullanmak istediği emtianın aynı ve/veya türdeş olduğunu, tüketici nezdinde markaların seri marka niteliğinde olduğu algısının oluşabileceğini, müvekkilinin “med marine” markasının uzun yıllardır sektöründe bilinen ve tanınmışlığı yüksek bir marka olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markasının tanınırlığından haksız avantaj sağlayabileceğini beyanla; ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu marka başvurusu ile itiraza mesnet markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, dava konusu markanın ilgili tüketici kesimi tarafından bir bütün olarak algılanacağını, dava konusu markadan “med” ibareli zayıf unsurun çekilerek davacı markalarıyla bağdaştırılmasının marka hukuku kaidelerine uygun olmayacağını, markalarda yer alan algı ve imajın birbirinden farklı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali olmadığını, .... kararının usule ve hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili şirketin sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, “med” kelimesinin “tıp, ilaç” anlamlarına gelmesi nedeniyle sağlık sektöründe oldukça yaygın kullanılan bir ibare olduğunu, “medclinist” ibaresinin müvekkili tarafından yaratılmış özgün bir marka olduğunu, davacı şirketin denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, tarafların faaliyet alanları ve müşteri kitlesinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının dava açmakta kötü niyetli olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu ... sayılı marka başvurusu, 39 / 44. sınıflar için tescil talebiyle 07.12.2022 tarihinde yapıldığı, dava konusu marka başvurusu 27.02.2023 tarihli 415 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlandığı, dava konusu başvurunun yayımına davacı şirket tarafından “benzerlik/karıştırılma ihtimali”, “eskiye dayalı kullanım”, “tanınmışlık” ve “kötü niyet” gerekçelerine dayanılarak itiraz edildiği, davacı şirketin yayıma itirazı ... sayılı karar ile kabul edilmiş ve marka başvurusunun reddine karar verildiği, davalı şirket ... kararı ile itirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Markalar Arasında İlişkilendirilme İhtimali; Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. Emtiaların Aynı/Benzer Olup Olmadığı ; Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır. Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği ... İnceleme Kılavuzu’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir: Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, Malların fiziksel görünümünün benzerliği, Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir. Davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen .... sayılı marka, dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli olduğundan, incelemede dikkate alınmamıştır. Dava konusu marka başvurusu 39 ve 44. sınıf hizmetler bakımından tescil edilmek üzere başvuruya konu edilmiştir. Dava konusu marka kapsamında yer alan tüm hizmetler bakımından, taraf markaları arasında “emtiaların aynı ve/veya benzer olması” şartının sağlandığı, İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ve İltibas/Karıştırılma İhtimali; Markaların emtia/hizmetlerinin aynı/benzer olduğu tespiti yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur.1 Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. .... kararında belirlenen temel ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre; Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir. Son olarak başvuru sahibinin markasındaki eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Dava konusu marka başvurusu, “....” ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. “Medclinist” ibaresi Türkçe’de veya yabancı bir dilde bilinen, doğrudan anlamı olan bir kelime değildir. Markada yer alan “med” ibaresi İngilizce’de “tıp”, “orta” veya “.... bölgesi” anlamlarına gelebilmekte ise de, “clinist” ibaresinin tek başına herhangi bir anlamı bulunmamaktadır. Ayrıca marka içerisinde “med” ibaresi ayrı bir şekilde kullanılmamış, yazı karakteri, punto veya konumlandırma bakımından ön plana çıkarılmamış, bütün içinde ayırt edici bir vurgu oluşturacak şekilde sunulmamıştır. Bu nedenle dava konusu markanın esas unsuru, bir bütün olarak “medclinist” ibaresinden ibarettir. Söz konusu ibare fonetik olarak “med-kı-li-nist” şeklinde okunmaktadır. Davacıya ait markalar ise .... marine kılavuzluk ve römorkör hizmetleri inşaat sanayi ve ticaret anonim şirketi” ibarelerinden oluşmaktadır. Davacının bazı markalarında “römorkor” ya da “çapa” çizimlerine de yer verilmiştir. Davacı şirkete ait markaların ortak unsuru olan “med” ibaresi, İngilizce’de “tıp, orta, (coğrafi olarak) akdeniz bölgesi” anlamlarına gelmektedir. Davacı şirket markalarında yer alan “marine” ibaresi ise, İngilizce’de “denizcilik” anlamına gelmektedir. Davacının bazı markalarında “....” ibaresinden sonra ....” ibaresine yer verilmiş olup, “....” ibaresi, İngilizce ve Türkçe aynı anlama sahip olup, “Bir hava taşıtını kullanmak ve yönetmekle görevli kimse; tayyareci, uçman, uçucu. Otomobil yarışlarında aracı kullanan kimse. Deneme niteliğinde olan.” anlamlarına gelmektedir. Davacıya ait “...” ibareli markalar ise, anlamı olmayan ibarelerdendir. Bu ibareler, bir bütün olarak marka vasfı taşımaktadır. Davacının “m med holding, m med group” ibareli markaları kapsamında yer alan “holding, group” gibi ibareler, hiçbir sektör bakımından marka vasfı bulunmayan ibarelerdendir. Dolayısıyla bu markalar bakımından esas unsur ....” ibaresidir. Davacının “med marine kılavuzluk ve römorkör hizmetleri inşaat sanayi ve ticaret anonim şirketi” ibareli markasında yer alan “kılavuzluk ve römorkör hizmetleri inşaat sanayi ve ticaret anonim şirketi” ibareleri de yine markasal vasıf taşımayan unsurlardandır. Dolayısıyla davacı markalarının esas unsuru, “....” ibareleridir. Dava konusu marka başvurusunun esas unsuru “medclinist” ibaresi iken, davacı markalarının esas unsuru ise “med, med marine, medpilot, medtuğ, medbort, voltra med marine” ibareleridir. Karşılaştırılan markalar, esas unsur bakımından farklıdır. Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan “med” ibaresi, dava konusu edilen özellikle 44. Sınıf hizmetler bakımından tali unsur niteliğindedir. Zira “Med” ibaresi, “medical” sözcüğünün kısaltması olarak, dava konusu 44. Sınıf hizmetler bakımından, marka vasfı taşımamaktadır. Dolayısıyla, davacı markalarının esas unsuru “.... ibaresinden ya da “....” ibaresini içeren bir kelime öbeğinden oluşmakta ise de, “med” ibaresinin ortaklığı dava konusu marka başvurusunu davacı markaları ile benzer kılmamıştır. Dava konusu marka başvurusu bir bütün olarak algılanmakta, “med” ibaresi dikkat çekmemektedir. Dava konusu markanın “med” ve “clinist" şeklinde algılanması mümkün değildir. Sonuç olarak, karşılaştırılan markalar ortak olarak “med” ibaresini içermekte ise de, bu ibarenin dava konusu markanın esas unsuru konumunda olmadığı, dava konusu marka ile davacı markalarının esas unsur olarak farklılaştığı, esas unsur bakımından markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, Açıklanan gerekçelerle, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, bu nedenle somut olayda “markaların benzer olması” şartının sağlanamadığı, Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır. Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar. Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde, somut uyuşmazlığa bakıldığında 39. sınıf kapsamındaki taşıma, nakliye, depolama, lojistik ve dağıtım hizmetleri, hem bireysel tüketiciler hem de ticari işletmeler tarafından talep edilen, teknik bilgi gerektiren ve çoğunlukla ekonomik değeri yüksek işlemler içeren hizmetlerdir. Bu hizmetlerin muhatabının, genel tüketici kitlesine kıyasla daha dikkatli, araştırmacı, karşılaştırma yapan ve seçim sürecinde nispeten daha özenli davranan bir profilden oluştuğu değerlendirilmiştir. 44. sınıf kapsamındaki tıbbi hizmetler, sağlık merkezleri, klinik hizmetleri, diş hekimliği, veterinerlik, güzellik ve estetik hizmetleri gibi hizmetler, tüketici açısından doğrudan sağlık, güvenlik ve kişisel bakım ile ilgili olduğundan, bu hizmetlerin muhatabının daha dikkatli, bilinçli ve seçim sürecinde özenli davranması beklenen bir tüketici kitlesi olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetlerin, hali hazırda davacı şirkete ait markalar kapsamında yer aldığı, dolayısıyla, karşılaştırılan markaların emtia bakımından ayniyet taşıdığı, buna karşın, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, zira dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun bir bütün olarak “medclinist” ibaresi olduğu, davacı markalarının esas unsurunun ise “med” ibaresi ya da “med” ibaresini içeren “med marine, medpilot, medtuğ, medbort” ibareleri olduğu, dava konusu marka başvurusu kapsamında da “med” ibaresi bulunmakta ise de, “med” ibaresinin “medclinist” ibaresinin ayrılmaz ve bölünemez bir parçası olduğu, dava konusu markada “med” ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, bir bütünün parçası olarak algılandığı, "med” ibaresini ortak olarak içermelerine karşın, “med” ibaresinin dava konusu markada esas unsur niteliği taşımadığı, “med” ibaresinin ön planda olmadığı, esas unsur olarak “medclinist” ibaresini içeren dava konusu markanın, davacı markalarından yeterince uzaklaştığı, markaların bütünsel değerlendirmesinde dava konusu marka başvurusunu davacı markalarına yakınlaştıracak herhangi bir unsurun bulunmadığı, dava konusu mal ve hizmetler bakımından ilgili tüketicinin bilgi ve dikkat düzeyinin de düşük olmadığı, bütün olarak bakıldığında dava konusu markanın davacı markalarının imajından uzaklaştığı, tüketicinin taraf markalarını aynı/benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olduğu, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığı, somut olayda markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı, Tanınmışlık İddiaları; Bir hizmet ya da ticaret markasının tanınmışlığından söz edilebilmesi için; toplumun ilgili sektöründe tanınmış olması, başka bir anlatımla o marka telaffuz edildiğinde ilgili sektördekilerin hiç düşünmeden refleks halinde hatırlamaları gerektiğidir. 6769 sayılı SMK madde 6/5 hükmüne göre, toplumda belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaşan önceki bir tarihte tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markadan, Tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarara sağlayabilecek, Markanın itibarına zarar verebilecek, Markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabilecek durumda olan sonraki başvuru, farklı mal ve hizmetlerde kullanılacak olsa bile reddedilecektir. Tanınmış markalar sadece tescil kapsamındaki aynı tür mal ve hizmetler yönünden değil, ayrıca farklı türden mal ve hizmetler yönünden de sahibine koruma sağlar. Tanınmış markalara sağlanan koruma önlemleri sayesinde, sonraki markanın tescili yoluyla marka sahibinin, tanınmış markanın itibarına ve ayırt edicilik düzeyine zarar verme, bu markadan imaj transfer etme ve böylelikle haksız yarar sağlama çabalarının önüne geçilmek istenmiştir. Böylece, önceki ve tanınmış nitelikteki markanın ayırt edicilik karakterine ve tanınmışlığına zarar verebilecek, tüketicinin daha önce tanınmış markayı gördüğünde, refleks halinde tek bir işletmeyi algısında canlandıracakken, yeni durum nedeniyle eskiden olduğu gibi kişilerin aklına sadece tek bir ticari işletme gelmeyecektir. Bunun sonucunda ise, büyük emek, çaba, zaman ve masrafla tanınmış hale getirilen markanın ayırt edicilik gücü zaafa uğratılmış olabilecektir. Davacı tarafından dosyaya kazandırılan belgelerin, sektörel internet gazetelerindeki belgelerden ibaret olduğu, bununla birlikte sunulan belgelerin genel olarak, dava konusu markanın başvuru tarihinden sonraki tarihe ilişkin olduğu, dava konusu markanın başvuru tarihinden önceki tarihli yeterli belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, sonuç olarak iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, Netice itibariyle, Dava konusu marka kapsamında yer alan tüm emtia bakımından taraf markaları arasında sınıfsal ayniyet bulunduğu, Davacıya ait markalar ile dava konusu marka başvurusunun görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Davacıya ait markaların tanınmışlığının ispatlanamadığı, .... sayılı kararının hukuka uygun olduğu sonuçlarına ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2025/150, K. 2025/150, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-150-e-2025-150-k-8dd48fba8403