Diğer ·

2024/3712 E. 2024/4219 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2024/3712
Karar No
2024/4219
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2021/1617 KARAR NO:2024/2141 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/02/2021 NUMARASI:2016/710 Esas - 2021/162 Karar DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/12/2024 Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R :Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesi ile; 24.02.2016 tarihinde davalıların sürücüsü, maliki ve işleteni olduğu otobüsün, tramvay durağında kaldırımda beklemekte olan müvekkili ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...'nin yaralandığını, otobüs sürücüsü davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, müvekkili ...'nin sağ ayak baş parmağı ile sol ayak iki parmağının kesilmek zorunda kaldığını, müvekkili ...'nin Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 1. Sınıf öğrencisi olduğunu, kaza nedeniyle okulunu yarıda bırakmak zorunda kaldığını, tedavisinin ne kadar süreceğinin belirli olmaması sebebiyle okula ne zaman devam edeceğinin de belirsiz olduğunu, okulu yarım bırakması nedeniyle oluşan zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 25.000,00-TL, bedensel sakatlık ve efor kaybı nedeniyle 100.000,00-TL, üç ay boyunca yatağa bağlı şekilde hastanede yatmış olduğundan bakım gideri için 5.000,00-TL, davacı anne ... yönünden işinden ücretsiz olarak ayrılmak zorunda kaldığı için çalışamadığı süreler yönünden 15.000,00-TL, davacı baba ... yönünden kızı ile ilgilenmek zorunda kaldığı için çalışamadığı süre ve hastaneye gidiş gelişleri için 15.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 300.000,00-TL, davacı ... için 100.000,00-TL ve davacı ... için 50.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 28.02.2019 tarihli dilekçesi ile; davacı ... yönünden maddi tazminat istemlerini 390.115,00-TL'ye artırdıklarını bildirerek davacı ... için 390.115,00-TL maddi tazminatın, davacı ... için 15.000,00-TL maddi tazminatın, davacı ... için 15.000,00-TL maddi tazminatın, davacı ... için 300.000,00-TL, davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ..., İETT Genel Müdürlüğü, ...şirketi yönünden kaza tarihinden davalı ... şirketi yönünden (sadece maddi tazminat talebi ve sigorta poliçe limiti 310.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) 08.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.04.2019 tarihli dilekçesi ile de; talep ettikleri 390.115,00-TL maddi tazminatın 9.882,00-TL'sinin bakıcı gideri, 25.000,00-TL'sinin okuluna 1 yıl ara vermek zorunda kalması, okuluna gidememesi ve geç mezun olmasından kaynaklanan zarara, 355.233,00-TL'sinin sürekli ş göremezlik zararına ilişkin olduğunu bildirmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; davacılar ... ve ...'in herhangi bir yaralanmaları bulunmaması nedeniyle manevi tazminat talep etme hakları bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun da tespiti gerektiğini, müvekkillerinin kaza sonrasında davacı tarafa manevi destekte bulunduğunu, davacı ...'nin okulunu yarıda bırakması nedeniyle talep edilen maddi tazminatın yasal dayanağı bulunmadığını, bakıcı giderine ilişkin talebin muğlak olduğunu, hem davacı ... için bakım gideri talep edilmesinin hem de davacı ... için bakım nedeniyle tazminat istenmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, bakım görevinin davacı ... tarafından ifa edildiğinin ileri sürülmesine rağmen davacı ... için de çalışmadığı gerekçesi ile tazminat talep edilmesinin yersiz olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacılar ... ve ...'in kazanç kaybı, tedavi süresince ulaşım giderine ilişkin talepleri ile davacı ...'nin okuldan geç mezun olmasından kaynaklı talep edilen tazminatların dolaylı zarara ilişkin olduğunu ve teminat kapsamı dışında kaldığını, bakıcı gideri talebinin afaki olduğunu, aile bakım yükümlülüğü gereğince tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren ve avans faizi isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu kazaya karışan aracın işletmeciliğinin .... A.Ş. tarafından yapılan ihaleyi kazanan kişiye ait olduğunu, adı geçen şirkete ait olan araçların üzerinde, müvekkili şirket ile ilişkili araçlardan farklı olarak ... amblemi bulunmadığını, aksine İBB ambleminin yanı sıra ... A.Ş. ibarelerinin bulunduğunu, araç sürücüsünün müvekkili şirketin personeli de olmadığını, müvekkili yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, istenilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davalısı ... A.Ş. (eski Ünvanı .... A.Ş.) vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin, İBB Meclisi'nin kararları çerçevesinde, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde toplu taşıma yapacak hatların üçüncü kişilere kiralanması noktasında yetkilendirilmiş İBB iştiraki olduğunu, müvekkilinin hatları belirli bir bedel karşılığında üçüncü kişilere kiraladığını, kazanın gerçekleştiği otobüs hattının müvekkili şirket tarafından davalı ...'a kiralandığını, hat kiralama ilişkisi çerçevesinde davalı ...'in bu hatta çalıştıracağı aracı temin ettiğini, şoför ve personelini istihdam ettiğini, hatta çalışan aracı tüm hak ve borçları kendisine ait olmak üzere işlettiğini, müvekkili şirketin sadece hat kiraladığını, zararın davacı tarafça ispatı gerektiğini, istenilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan 02.03.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda; otobüs sürücüsü davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun, davacı yaya ...'ın ise kusursuz olduğunun tespit ve rapor edildiği, Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak düzenlenerek raporda davacı ...'nin %21,2 (yirmibirnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin tespit ve rapor edildiği, davalılardan ...'ın yargılama devam ederken 31.10.2017 tarihinde öldüğü 05.12.2019 tarihli oturumda davacı vekilinin bu davalı yönünden davayı takip etmeyeceğini, bu konuda mahkemeden mirasçıların tayini için yetki taleplerinin de bulunmadığını beyan ettikleri, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak hazırlanan raqorda; davacı ...'ın tüm vücut engellilik oranının %16 (yüzdeonaltı) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin tespit ve rapor edildiği, davalı ...'ın kazaya karışan ticari otobüsün sürücüsü, davalı ... ve ...'nün aracın işleteni, davalı ... Sigortanın ise kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğu, birleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1048 Esas sayılı dosyası ile ... hakkında maddi ve manevi tazminat istemi ile dava açılmış ise de adı geçen davalının kazaya karışan aracın maliki, işleteni ya da kullanıcısı olmadığı anlaşıldığından birleşen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davalı İETT Genel Müdürlüğü husumet itirazında bulunmuş ise de; ... plaka sayılı halk otobüsü üzerinde “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Halk Otobüsleri” yazı ve ambleminin bulunduğu, belediye sınırları içinde toplu taşıma yetkisinin ve halk otobüslerinin denetiminin İETT Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu ve dava konusu olaydan davalı İETT Genel Müdürlüğü’nün sorumlu tutulması gerektiği, aktüer bilirkişi hesap raporlarına göre; ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 28.09.2018 tarihli raporuyla %21,2 olarak tespit edilen meslekte kazanma gücü kaybı oranına davacı ...'nin zararının 432.153,61-TL olduğu, ancak davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile 390.115,00-TL maddi tazminat talep ettiği, iş bu talebin 25.000-TL'lik okulunu yarım bıraktığı için istenilen kısmı ispat edilemediğinden ve bakıcı giderinin ...'a verilmesi gerektiğinden iş bu talebin de düşümü ile, davacı ... için toplam 359.852,24-TL tazminatın (Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. bakımından 310.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için 1.186,80-TL tazminatın (Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. bakımından 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 5.302,76 TL maddi tazminatin (Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. bakımından 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. için 08.06.2016 tarihinden, diğer davalılar için ise kaza tarihi olan 24/02/2016 tarihinden itibaren, davalı ... açısından yasal, diğer davalılar açısından ise avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebine gelince de; davacı ...'nin geçirmiş olduğu kaza neticesinde sağ ayak baş parmağı ile sol ayak 4.ve 5.parmakları olmak üzere üç parmağının kesilmesi, uzuv kaybının psikolojik olarak yaşattığı travma ve kızlarını bu durumda gören davacı anne ve babanın manevi çöküntü yaşamalarına sebep olduğu, günün ekonomik koşulları, paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geliş şekli, kusur durumu ve davacılar üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak davacı ... için 200.000,00-TL, davacı ... için 60.000,00-TL, ... için 40.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/02/2016 tarihinden itibaren, davalı ... açısından yasal, diğer davalılar İETT Genel Müdürlüğü ve ... açısından ise avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile; "1-)Asıl davada maddi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile, a)Davacı ... için toplam 359.852,24-TL tazminatın (Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. bakımından 310.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. için 08.06.2016 tarihinden, diğer davalılar için ise kaza tarihi olan 24/02/2016 tarihinden itibaren, davalı ... açısından yasal, diğer davalılar açısından ise avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine.Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Davacı ... için 1.186,80-TL tazminatın (Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. bakımından 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. için 08.06.2016 tarihinden, diğer davalılar için ise kaza tarihi olan 24/02/2016 tarihinden itibaren, davalı ... açısından yasal, diğer davalılar açısından ise avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,c)... için 5.302,76 TL.’ın maddi tazminatin (Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. bakımından 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. için 08.06.2016 tarihinden, diğer davalılar için ise kaza tarihi olan 24/02/2016 tarihinden itibaren, davalı ... açısından yasal, diğer davalılar açısından ise avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-)Asıl davada manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 200.000,00-TL., Davacı ... için 60.000,00-TL ... için 40.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/02/2016 tarihinden itibaren, davalı ... açısından yasal, diğer davalılar İETT Genel Müdürlüğü ve ... açısından ise avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine.Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,...13-)Birleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1048 Esas Sayılı davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE" karar verilmiştir.Davacılar vekilinin talebi üzerine, ilk derece mahkemesince 10.03.2021 tarihli tamamlama ve tahsis ek kararı ile; davalılardan ...'in yargılama devam ederken 31.10.2017 tarihinde öldüğü 05.12.2019 tarihli oturumda davacı vekilinin bu davalı yönünden takip etmeyeceğini, bu konuda mahkemeden mirasçıların tayini için yetki taleplerininde bulunmadığını beyan ettikleri, mahkemenin 25.02.2021 tarihli kararı incelendiğinde; ... yönünden dosyanın takipsiz bırakıldığı 05.12.2019 tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın yenilenmediği anlaşılmakla H.M.K 150. maddesinin 5. bendi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi gerekirken sehven bu davalı yönünden de hüküm kurulduğu, davacı vekilinin talepleri doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde; kısa kararda ... açısından sehven ''yasal'' faize hükmedildiği, ... açısından tüm madde hükümlerinde ''avans'' faize hükmedilmesi gerektiği, gerekçeli karar incelendiğinde; davacı ... için ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 28.09.2018 tarihli raporuyla %21,2 olarak tespit edilen Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranına göre 432.153,61 TL olduğu, ancak davacı vekili ıslah dilekçesi ile 390.115,00-TL maddi tazminat talep etmiş olup, iş bu talebin 25.000-TL'lik eğitimini yarım bırakması nedeniyle istenilen kısmın ispat edilemediğinden ve bakıcı giderinin ...'a verilmesi gerektiğinden iş bu taleplerinin ıslah edilen maddi tazminat talebinden düşülmesi ile, davacı ... için toplam 359.812,24-TL tazminat tutarına hükmedilmesi gerekirken hesap hatası sonucu 359.852,24-TL'ye hükmediği anlaşılmakla; bu tutarın da 359.812,24-TL olarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile; "1-)... yönünden dosyanın takipsiz bırakıldığı 05.12.2019 tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın yenilenmediği anlaşılmakla H.M.K 150. maddesinin 5. bendi uyarınca iş bu davalı yönünden davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-)Asıl davada maddi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile, a)Davacı ... için toplam 359.812,24-TL tazminatın (Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. bakımından 310.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. için 08.06.2016 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... için ise kaza tarihi olan 24/02/2016 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Davacı ... için 1.186,80-TL tazminatın (Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. bakımından 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. için 08.06.2016 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... için ise kaza tarihi olan 24/02/2016 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine.Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c)... için 5.302,76 TL.’ın maddi tazminatin (Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. bakımından 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. için 08.06.2016 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... için ise kaza tarihi olan 24/02/2016 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine.Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-)Asıl davada manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 200.000,00-TL., Davacı ... için 60.000,00-TL ... için 40.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ...nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine. Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,...14-)Birleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1048 Esas Sayılı davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE" karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, toplu taşıma araçlarının sorumluluğu İETT'ye ait olmakla birlikte birleşen davanın davalısının da davalı İETT ile yapmış olduğu anlaşmalar gereğince zarardan sorumlu olduğu hususlarına ilişkindir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; davacının gelirinin hatalı olduğu, davacının resim bölümünde 1 yıllık öğrenci olduğu, mezun olması halinde iş bulma ihtimalinin düşük olduğu, resim öğretmeni olabileceği düşünülse dahi KPSS sınavını kazanma ve atanma olasılığının da düşük olduğu, davacının kaza tarihinde çalışmaması nedeniyle tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiği, davacılar ... ile ...'ın kazanç kaybına ilişkin taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğu, manevi tazminatın teminat kapsamında olmamasına rağmen müvekkili şirketin davacı taraf lehine manevi tazminat nedeniyle takdir edilen vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, gelecek (bilinmeyen) dönem yönünden geçmiş tarihten itibaren faiz işletilemeyeceği, gelecek döneme ilişkin tazminat yönünden ıslah tarihinden, kabul görmemesi halinde ise rapor tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletildiği, ticari iş niteliğinde olmayan kaza nedeniyle avans faiz işletilmeyeceği hususlarına ilişkindir. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; davacılar ... ile ...'ın manevi tazminat talep etme hakları bulunmadığı, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu, davacı ...'nin tüm vücut engellilik oranını %16 olarak belirleyen rapor mevcut iken ATK tarafından davacı ... hakkında bizzat muayene edilmeksizin düzenlenen raporda belirtilen %21 oran üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri (m.9) gereğince davacının bizzat muayene edilmesi gerektiği, tazminat hesabının hatalı yapıldığı, davacının resim öğretmeni olması halinde gelirinde herhangi bir kesinti olmayacağı sadece efor kaybı olacağı için tazminat hesabında gelirin asgari ücret üzerinden belirlenmesi gerektiği, 24.02.2016 ila 24.02.2020 tarihleri arası için belirlenen 4 yıllık işlemiş dönem yönünden davacının öğrenci olması, ailesinin yardımı ile yaşamını devam ettirmesi ve herhangi bir kazancı olmaması nedeniyle tazminata hak kazanmadığı, davacının mezun olur olmaz göreve başlayacağı düşüncesi ile yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, davacının mezun olduktan sonraki 1 yıllık eğitim programı ve KPSS'yi kazanma sürecinin gözden kaçırıldığı, davacının mezun olduktan sonra ancak 3 yıl sonra kamuda iş bulabileceği, davacı ... tarafından talep edilen tazminat yönünden aile içi bakım yükümlülüğü ve hakkaniyet gereği %50 oranında tazminattan indirim yapılması gerektiği, ıslah ile artırılan kısım yönünden talebin zamanaşımına uğradığı, zararın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle avans faizi işletilemeyeceği hususlarına ilişkindir.Davalı İETT Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf nedenleri; kazaya karışan otobüsün yürütüm, denetim ve yönetiminin...A.Ş.'ye ait olduğu, kazaya karışan aracın adı geçen işletmenin yaptığı ihale neticesinde taşımacılık yapmaya yetki kazanan kişiler tarafından kendi nam ve hesabına işletildiği, müvekkili şirketin kazaya karışan aracın işleteni olmadığı, kazanın meydana gelmesindeki kusur yönünden yeterli araştırma yapılmadığı, davacının maluliyet oranının yüksek hesaplandığı, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğu hususlarına ilişkindir. Asıl ve birleşen dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.(1) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.Somut olay yasal düzenlemeler ile birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda; asıl dava yönünden davacı taraf yararına takdir edilen tazminat miktarlarına davalı ... yönünden yasal faiz işletilmesine, diğer davalılar yönünden avans faizi işletilmesine ve takdir edilen tazminatın yargılama aşamasında vefat eden davalı ... aleyhine de hüküm oluşturur şekilde tüm davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacılar vekilince, 04.03.2021 tarihli dilekçe ile davalı ... yönünden davayı şimdilik takip etmeyeceklerini beyan ettikleri, davacı ...'ın araç maliki, davalı ...'ın ise araç sürücüsü olduğu, isimlerin karıştırılması nedeniyle davalı ... yönünden avans faiz yerine yasal faize hükmedildiği belirtilerek maddi hatanın gerekçeli kararda düzeltilmesine karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, ilk derece mahkemesince 10.03.2021 tarihli tamamlama ve tahsis ek kararı ile; davacı taraf yararına hükmolunan tazminata davalı ... yönünden avans faiz işletilmesine, davalı ... yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına, maddi tazminat yönünden yapılan hesap hatasının (359.812,24-TL yerine 359.852,24-TL'ye hükmedildiği gerekçesi ile) düzeltilmesine ve 359.812,24-TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, bu hali ile, kararın gerekçesi ile düzeltilen hüküm arasında çelişki oluşturulmak suretiyle 6100 sayılı HMK'nin 297 ve 298 maddelerine aykırı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, taraf vekillerinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir. Bundan ayrı; 6100 sayılı HMK'nın "Hükmün Tashihi" başlıklı 304. maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." düzenlemesine, "Hükmün Tavzihi" başlıklı 305.maddesinde "1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlemesine yer verilmiştir.Eldeki davada; davacı vekilinin 04.03.2021 tarihli talebi üzerine, ilk derece mahkemesince, davalı ... yönünden sehven yasal faize hükmedildiği, yargılama aşamasında vefat eden davalı ... yönünden sehven aleyhine hüküm kurulduğu ve tazminat hesabında hesap hatası yapıldığı gerekçesi ile hükmün düzeltilmesine karar vermek suretiyle taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçları sınırlandırır ve değiştirir nitelikte karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. (2)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Dosya kapsamında yer alan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak düzenlenmiş olan Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'nun 03.10.2018 tarihli raporunda davacının %21,2 (yirmibirnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı kanaatine varıldığı bildirilmiş, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 17.08.2020 tarihli raporunda ise, davacının tüm vücut engellilik oranının %16 (yüzdeonaltı) olduğu kanaati bildirilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, davacının sürekli maluliyetinin, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 17.08.2020 tarihli raporu ile belirlenen %16 olduğu göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken, maluliyet oranı %21,2 üzerinden yapılan hesaplama dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup, davalı ... vekili ve davalı İETT Genel Müdürlüğü vekilinin maluliyet oranına ilişkin istinaf talepleri yerindedir.(3) Davacının gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda; davacı ... kaza tarihinde Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 1. sınıf öğrencisi olup, cevabi yazı içeriğinde en erken 2019-2020 öğretim yılında mezun olacağı bildirilmiş, Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği'nin 14.06.2019 tarihli cevabi yazısı ile, davacının, üniversiteyi kayıpsız tamamlaması halinde 1 yıl süre içerisinde mezun olacağı, kamuda görsel sanatlar öğretmeni olarak çalışmak istemesi halinde mezun olduktan sonra 1 yıllık pedagojik formasyon almak zorunda olduğu, sonrasında kamu personel seçme sınavına girmesi gerektiği, KPSS'yi kazanıp atanma süreci göz önüne alındığında yaklaşık 3 yıl içerisinde kamuda görev alabileceği, göreve yeni başlayan 9/1 derecedeki öğretmen maaşının 3.651,00-TL olduğu, diğer türlü ekonomik gelir elde etmesinin mezuniyetinden sonra ürettiği eserlere bağlı olduğu bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 04.12.2020 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda, davacının eğitimini tamamladıktan sonra gerekirse 1 yıllık pedagojik formasyon eğitimi sonrasında 24.02.2021 tarihinden itibaren uzmanı olduğu alanda çalışmaya başlayacağı kabul edilerek kaza tarihinden davacının uzmanı olduğu alanda çalışmaya başlayacağı 24.02.2021 tarihine kadar asgari ücret üzerinden, 24.02.2021 tarihinden itibaren ise, Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği'nin cevabi yazısı ile bildirilen emsal 3.651,00-TL ücretin, asgari ücrete oranı göz önünde bulundurularak asgari ücretin 1,9962 katı üzerinden tazminat hesabı yapıldığı görülmüş ise de, ilk derece mahkemesince davacının geliri yönünde yeterli araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda, mahkemece, davacının eğitim gördüğü Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden mezun olup olmadığı, çalışmaya başlayıp başlamadığı tespit edilerek, çalışmaya başlamış ise SGK hizmet dökümü ve çalıştığı iş yerinden gelirine ilişkin belgelerin celbi ile, kaza tarihinden davacının çalışmaya başladığı tarihe kadar asgari ücret üzerinden, çalışmaya başladığı dönemden hesap tarihine kadar geçen süre için celbedilecek gelir belgeleri ile saptanan gelir üzerinden işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapıldığı, işleyecek dönem zarar hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulandığı ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmekte olup, davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekilinin istinaf talepleri bu nedenle yerindedir. (4)Davalı .... A.Ş. vekili tarafından dosya kapsamına sunulan 02.05.2012 tarihli "Beyoğlu Dar Bölge Hat Kiralama İşi Sözleşmesi" nin incelenmesinde; sözleşmenin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla büyükşehir sınırları içerisinde toplu taşıma yapılacak hatların üçüncü kişileri kiralanması konusunda yetkilendirilen davalı... A.Ş. (Eski Ünvanı... AŞ) ile davalı ... arasında imzalandığı, sözleşmeye konu işin, Beyoğlu Dar Bölgesinde rotasyonlu 52 hatta 99 adet otobüs kapsamında toplu taşıma yapmak üzere 1 adet otobüs için teklif verilerek hasılat paylaşımına dayalı hat kiralama olarak tanımlandığı, sözleşme bedelinin KDV dahil 430.966,00-TL hasılat payının aylık KDV dahil %3 olduğu, iş kapsamında elde edilen hasılatın %3'ünün taşıma işinin yaptırılması karşılığı idare tarafından tahsil edileceğinin belirtildiği, sözleşme süresi 15 yıl olarak belirlendiği, aylık hakediş bedellerinin ... AŞ Muhasebe Finansman Müdürlüğünce ödeneceği, taşımacının elektronik bilet entegrasyon sistemine dahil olacağına dair hükümlere yer verilerek; havuzda toplanan gelirlerin paylaştırılmasına, denetim teşkilatı ile görev ve yetkilerine, kullanılacak otobüsler ile yaptırılacak sigortalara, çalıştırılacak personellere ilişkin hükümlere yer verildiği, böylece davalı ... AŞ'nin sözleşme kapsamında çalıştırılan otobüs üzerinde denetim yetkisi bulunduğu gibi, hasılattan pay almak suretiyle işlettiği anlaşılmaktadır.Bu hali ile, davaya konu kazaya karışan otobüs, davalılar ... ve .. AŞ' arasında akdedilen sözleşme koşullarına bağlı biçimde ve davalı ... AŞ'nin sorumluluğundaki elektronik bilet uygulamasıyla yolcu taşıyabilmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 3'üncü maddesinde işleten, "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. " biçiminde tanımlanmış, aynı Kanunun 85'inci maddesinin 1'inci fıkrasında ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan sözleşme içeriği ile yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; trafik kazasına karışan otobüs tamamen bağımsız olmayıp, denetimi altında bulunduğu davalı ... AŞ'nin düzenlediği elektronik biletle yolcu taşıyabildiğinin anlaşılması karşısında; denetleme yetkisi bulunan, elektronik yolcu biletini düzenleyen ve hasılattan pay almak suretiyle gelir elde ettiği anlaşılan davalı ... AŞ'nin, KTK'nin 3 ve 85/1'inci maddeleri uyarınca trafik kazasından dolayı meydana gelen zarardan işleten sıfatıyla sorumlu tutulması gerekir iken, yanılgılı değerlendirme ile asıl davanın davalısı İEET Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin birleşen davada, davalı İETT Genel Müdürlüğü vekilinin asıl davada bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir. (Bknz Yargıtay 4. HD'nin 06.05.2024 tarihli 2024/3712 E. - 2024/4219 K. sayılı, Yargıtay 17. HD'nin tarihli 09.10.2019 tarihli 2016/18604 E. - 2019/9140 K. sayılı ilamları) Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle istinaf eden taraf vekillerinin, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı İETT Genel Müdürlüğü vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin ve davalı İETT Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülen istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairece verilen kararın şekil ve gerekçesine göre sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Davacılar vekili, davalı ... Şirketi vekili, davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine iadesine, 4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2024

Atıf: Diğer undefined, E. 2024/3712, K. 2024/4219, T. 09.10.2019, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2024-3712-e-2024-4219-k-412a4e94fad7