Diğer ·

2024/294 E. 2024/294 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2024/294
Karar No
2024/294
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/294 Esas - 2026/95 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/294 KARAR NO : 2026/95

.... DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 03/07/2024 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkilinin, ... nolu tescilli tasarımın sahibi olduğunu; ...-19 ve 21 nolu tasarımları da gıda sektöründe kullandığını, davalı şirket tarafından, müvekkilinin tasarımlarının taklit edildiğini; tasarımın neredeyse birebir aynısının kendi markaları adı altında satılmaya çalışıldığını; müvekkili şirketin.... gibi şirketkerle organik bağı bulunduğunu; davalının tasarımında kullandığı markasının da benzerliğin daha fazla olmasına neden olduğunu, ürünlerin yanyana satıldığını; adeta müvekkili şirkete ait ürünmüş gibi tüketicinin yanıltıldığını, davalı tarafından kullanılan ambalajların aynı ürün grubunda kullanıldığını, davalının dava konusu edilen kullanımının aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, müvekkilinin tasarımlarına tecavüz ile haksız rekabetin tespitine ve durdurulmasına; müvekkiline ait tasarımın aynısını ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini ihtiva eden tüm ambalajların ve ürünlerin toplatılmasına; fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi ile 10.000,00.-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili uyap sisteminden göndermiş olduğu ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 4.414,50.TL 'ye yükseltmiş, ayrıca davacı vekili 26.02.2026 tarihli duruşmadaki beyanıyla dava tarihinden itibaren faize karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili markasının 23.11.2023 tarihinde tescil edildiğini; davacı markası ile müvekkili markası arasında herhangi bir ilişkinin, benzerliğin ve taklitçiliğin söz konusu dahi olmadığını; ürünlerin yanyana koyulmasının firmalarının değil market personeli ya da sahibinin tercihi olduğunu; müvekkili firma ile Torku markası arasında iddia edildiği gibi isim, tabela, amblem ve kartvizit benzerliği bulunmadığını, söz konusu marka ile alakalı tasarım değişikliği yapıldığını, iş bu dava ile ticari itibarı zedelenen müvekkili firma hakkında tazminat alacağı doğduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini ve bu dava nedeniyle ticari itibarı zedelenen ve müşteri kaybeden müvekkili hakkında re’sen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Tarafların tüm delilleri toplanmış, değişik iş dosyası celp olunmuş, talimat bilirkişi raporları dosyaya ibraz ettirilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi incelemesi yapılmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacı tasarımına tecavüz edilip edilmediği, tecavüz edildi ile tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ile şayet tecavüz var ise davacının ne kadar tazminat alabileceği noktasında toplanmaktadır. 6769 SMK’nın 81. maddesinde, tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller belirlenmiş olup, anılan madde metninde, tecavüz halleri düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b)Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c)Tasarım hakkını gasp etmek.”, tasarım hakkına tecavüz teşkil etmektedir. Dosyaya kazandırılan görseller ve davacıya ait tasarımlar incelenerek yapılan değerlendirmede, öncelikle ...-19 nolu tasarım, sunulan ürün görselleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Tasarımlarda yer alan markasal unsurlar (“Torku” ve “Konya Birlik” ifadeleri gibi) değerlendirmeye alınmamıştır. Kompozisyonlarda, saydam veyahut o etkiyi verecek renkte (peynir renginde) zemin kullanımının mevcut olduğu, her iki tasarımda da zeminin üzerinde sol alt kısımda bulunan ve benzer eğimde yaylar ile oluşturulmuş yeşil bir alan bulunduğu, bu alanların, tasarımın bütünü ile olan oranları ve alan kaplama miktarlarının benzerlik gösterdiği, her iki tasarımda da yeşil bölge üzerinde floral desenler ve sağ tarafta kalan açık renkli alanda uçan kuş figürleri bulunduğu, marka unsurlarını içeren alanın tasarımının da her iki tasarımda benzer olduğu, alt ve üst kenarları bombeli, yan kenarları düz, tüm köşeler radyuslu, orta alanı mavi, çerçevesi yeşil olarak tasarlanmış bu alanın, iki tasarımda da benzer olduğu, temel farklılıklar ise bu alanda kullanılan mavilerin tonu, tescilli tasarımda sol üstte mavi dairesel bir floral figür ve sağ altta tost figürünün yer almasıdır. Bu çerçevede değerlendirme yapıldığında, davalıya ait ürün görselinin, davacıya ait .... nolu tasarım ile genel izlenim anlamında belirgin şekilde benzer olduğu, ...-121 nolu tasarımın, dosya kapsamına kazandırılan ürün görselleriyle birlikte değerlendirilmesinde de tasarımlarda yer alan markasal unsurlar (“... ifadeleri gibi) değerlendirmeye alınmamıştır. Tasarımlarda, yine, saydam veyahut o etkiyi verecek renkte (peynir renginde) zemin kullanımının mevcut olduğu, her iki tasarımda da zeminin üzerinde, yine sol alt kısımda bulunan ve benzer eğimde yaylar ile oluşturulmuş yeşil bir alan bulunduğu, bu alanların, tasarımın bütünü ile olan oranları ve alan kaplama miktarlarının benzerlik gösterdiği, her iki tasarımda da yeşil bölge üzerinde floral desenler ve sağ tarafta kalan açık renkli alanda uçan kuş figürleri bulunduğu, her iki tasarımda da sağ altta dilimlenmiş şekilde ürün görseli (davacıya ait tasarımda ek olarak domates, davalı ürününde yeşillik görselleri) yer aldığı, marka unsurlarını içeren alanın tasarımının da her iki tasarımda da benzer olduğu, alt ve üst kenarları bombeli, yan kenarları düz, tüm köşeler radyuslu, orta alanı mavi, çerçevesi yeşil olarak tasarlanmış bu alan, iki tasarımda benzerdir. Temel farklılıklar ise bu alanda kullanılan mavilerin tonu ve tescilli tasarımda üstte mavi dairesel bir floral figürün yer almasıdır. Bu çerçevede değerlendirme yapıldığında, davalıya ait ürün görselinin, davacıya ait .... nolu tasarım ile genel izlenim anlamında belirgin şekilde benzer olduğu, Davacı vekili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 151/2c maddesi uyarınca tazminat hesabı yapılmasını talep etmiştir.

Lisans sözleşmeleri; marka, tanıtıcı işaret, tasarım, patent veya know-how gibi ekonomik değer taşıyan gayrimaddi hakların belirli koşullar altında kullanımına izin veren ve bu suretle söz konusu hakların ticarileştirilmesini sağlayan sözleşmelerdir. Bu sözleşmeler, hak sahibine lisans bedeli üzerinden ekonomik getiri sağlarken, lisans alanlar bakımından ilgili pazarda yasal ve fiilî bir rekabet avantajı oluşturur. Sınai mülkiyet hakkına yönelik izinsiz kullanımların söz konusu olduğu durumlarda, tazminat hesaplamalarında lisans ilişkileri temel bir ölçüt olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda, taraflar arasında hukuken geçerli bir lisans sözleşmesi kurulmuş olsaydı ödenmesi gereken bedelin esas alınması şeklindeki yaklaşım, SMK m.151/2-(c) hükmünde düzenlenen ve uygulamada “lisans örneksemesi” olarak adlandırılan yöntemin özünü oluşturmaktadır. Bu yöntemin uygulanmasında, uyuşmazlık konusu hakkın geçmişte lisanslanıp lisanslanmadığı, benzer nitelikteki haklara ilişkin emsal lisans sözleşmelerinin varlığı ve lisans bedellerinin düzeyi belirleyici rol oynamaktadır. Ayrıca hakkın ekonomik önemi, lisansın münhasır veya gayri-münhasır niteliği, lisansların sayısı ve süresi, kullanım kapsamı ile ihlalin nitelik ve boyutu gibi hususlarda lisans bedelinin tayininde dikkate alınmalıdır. (SMK m.151/3) Dosya içeriğinde ve açık kaynaklar üzerinde yapılan araştırmalarda ilgili sektör için denetlenebilir emsal lisans sözleşmelerine rastlanmadığı, Bu durumda, SMK m.151/2-(c) kapsamında lisans örneksemesi yönteminin uygulanabilmesi için, genel kabul gören sektör uygulamaları ile tasarım hakkının ekonomik nitelikleri çerçevesinde makul bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, Lisans bedelinin belirlenmesinde öncelikle dikkate alınması gereken husus; davalının dava tarihine kadar olan yıllık cirosudur. Söz konusu husus aşağıda verilen Yargıtay kararlarında da belirtilmiştir. ..... 13.6.2013 Dava, tescilli markaya ve tasarıma yapılan tecavüz ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini ile fer'i istemlere ilişkindir. Davacı maddi tazminat istemini 556 sayılı KHK'nin 66/c maddesine dayandırmış, buna göre, davalının marka ve tasarımı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre maddi tazminatın belirlenmesini istemiştir. Bu konuda emsal bir lisans anlaşması sunulamamıştır. Lisans bedelinin tespiti için bu durumda somut olayın özellikleri ve şartları dikkate alınacaktır. Mahkemece, bilirkişi kurulunun davacı şirketin davaya konu ihlale uğrayan çamaşır suyu ürününe yönelik elde ettiği cirosu esas alınarak, bu ciroya %4 olarak takdir edilen oranın uygulanması suretiyle hesaplanan 39.948,89 TL'nin lisans bedeli olarak kabulü ile maddi tazminat karşılığı olarak hüküm altına alınmıştır. Lisans bedeli hesaplanırken sadece davacının ihlalin yapıldığı yıldaki cirosu göz önüne alınmış, buna göre davalının ödemesi gereken lisans bedeli belirlenmiştir. Davacının cirosu esas alınarak belirlenen lisans bedelinin 39.948,89 TL olmasına karşın, davalının ihlale konu yılda ihlal ettiği ürüne yönelik cirosu 1.081,69 TL'dir. Bu durumda lisans bedeli hesaplanırken sadece marka hakkı sahibinin cirosu, elde ettiği kazancın değil, davalının cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satabileceği ürün miktarı da nazara alınarak davalının ticari iş ve işlem hacmine uygun bir bedelin belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, somut olayın özelliklerine, davalının cirosuna, üretim ve satış kapasitesine, elde ettiği gelire göre ödemesi gerekli, hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun, makul bir miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile hüküm altına alınması gerekirken, davalının bu konuda ileri sürdüğü itirazlar nazara alınmadan yazılı şekilde davacı cirosu esas alınarak hesaplanan ve somut olayın özelliklerine uygun bulunmayan miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile bu miktar maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. Uygulamada, tasarımın ürün üzerindeki görünür katkısı, piyasadaki ayırt ediciliği ve satışa etkisi, sektörün genel lisanslama eğilimleri, tasarımın kullanıldığı ürün grubunun ekonomik hacmi, kullanım süresi ve kapsamı ile ihlale konu kullanımın yoğunluğu ve süresi gibi unsurlar dikkate alınarak ciro üzerinden makul bir lisans oranı belirlenmektedir. Bu çerçevede, emsal sözleşme bulunmaması nedeniyle lisans bedelinin tespitinde davalı satış cirosu üzerinden makul bir lisans oranı uygulanması yaklaşımı izlenecektir. Oranın belirlenmesinde, tasarımın ilgili ürünün tüketici tercihine etkisi ile sektörün genel royalty aralıkları dikkate alındığında, tasarım lisanslamalarında yaygın şekilde kullanılan %1–%5 aralığının referans olarak alınmasının uygun olacağı, 1. İhlâl Döneminin Belirlenmesi Dosya kapsamında yapılan incelemede, ihlâlin başlangıç tarihine ilişkin herhangi bir tespit veya beyana rastlanmamıştır. Bu hususta davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ve “....1000 GR” ibaresini içeren ürün tanıtımına ait görsel üzerinde, sağ alt bölümde “Fiyat Değişim Tarihi: 30.05.2024” ibaresinin yer aldığı, Ayrıca https:/... adresindeki paylaşımın da 30.05.2024 tarihinde yapıldığı, davalı taraf defter ve belgelerinin incelenmesinde 29.05.2024 tarihli 1 adet faturada 147.150,00 TL (KDV hariç) tutarlı “.... satışına rastlandığı, Dosyada ihlâlin daha önce başladığına veya farklı bir tarihte gerçekleştiğine ilişkin başka bir veri veya tespit bulunmadığından, hesaplamaya esas ihlâl başlangıç tarihinin, “29.05.2024” olarak dikkate alınması gerektiği , Netice olarak, dava tarihinin 03.07.2024 olduğu gözetilerek, hesaplamaya esas ihlâl dönemi 29.05.2024 – 03.07.2024 olarak belirlenmiştir. Davalı Tarafın İhlal Dönemi Cirosunun Belirlenmesi Davalı taraf yetkilisi ile yapılan görüşmede, muhasebe kayıtlarının ürün bazında alt hesaplarda takip edilmediği belirtilmiş ve tasarım ihlaline konu “...” satışına ilişkin 29.05.2024 tarih ve ... numaralı, 147.150,00 TL (KDV hariç) tutarlı bir adet fatura ibraz edildiği, davalı taraf ilgili markete yapılan bu satış sonrasında ihlal konusu tasarımı değiştirdiklerini ve yeni tasarımla devam ettiklerini beyan ettiği, Dosya kapsamından ihlale konu tasarım kullanılarak başka bir satış yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanmadığı, bu çerçevede, davalı tarafın 29.05.2024 – 03.07.2024 tarihleri arasındaki ihlâl döneminde ihlale konu tasarımı kullanarak gerçekleştirdiği satış tutarı, KDV hariç 147.150,00.-TL olarak belirlendiği, Ciroya Uygulanacak Oran ve Yoksun Kalınan Kazancın Belirlenmesi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 151/2-c maddesi uyarınca yoksun kalınan kazanç, “tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesiyle hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli” esasına göre belirlenmektedir. Dosya kapsamında emsal bir lisans sözleşmesi bulunmaması nedeniyle, piyasadaki lisanslama uygulamaları dikkate alınarak makul bir lisans bedelinin belirlenmesi gerekmektedir. Lisans bedeli, üretim veya satışa bağlı olmaksızın baştan götürü bir tutar şeklinde kararlaştırılabileceği gibi, uygulamada çoğunlukla ciroya uygulanacak belirli bir oran üzerinden belirlenmektedir. Tazminat hesaplamalarında, ölçülebilir ve denetlenebilir sonuçlar vermesi nedeniyle, ihlale konu ciroya uygulanacak makul bir oran (royalty) üzerinden hesaplama yapılması yöntemi tercih edilmektedir. Nitekim yukarıda yer verdiğimiz Yargıtay kararlarında da, lisans bedelinin davalının ticari işlem hacmine uygun biçimde ciro esaslı belirlenmesinin “hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun” olacağı yönünde değerlendirmelere yer verildiği, Tasarım lisanslamalarında ciroya uygulanacak oran genel olarak %1–%5 aralığındadır . Somut olayda uyuşmazlık konusu ambalaj/görsel tasarımın tüketici tercihlerinde ürünün kalite algısını etkilemekle birlikte satış kararında belirleyici ana unsur olmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında tasarımlar arasında genel izlenim itibarıyla benzerlik bulunduğu tespit edilmiş, tasarımlarda yer alan markasal unsurlar (“...” ibareleri gibi) değerlendirme dışında tutulmuştur. Bu kapsamda tüketici yönlendirmesinin ve karışıklık ihtimalinin ambalaj tasarımı ile sınırlı kaldığı, ayrıca ihlâl süresinin 29.05.2024–03.07.2024 tarihleri arasında yaklaşık 35 gün gibi kısa bir dönemle sınırlı olduğu dikkate alındığında, bu kullanımın pazara etkisinin sınırlı düzeyde kalacağı, bu çerçevede, söz konusu aralık içinde orta bantta yer alan %3 oranının somut olaya uygulanacak makul lisans oranı olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı, İlgili dönemde davalı tarafın ihlale konu ürün satışlarına tekabül eden cirosu 147.150,00.-TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda davalının, davacı adına tescilli ...-19 ve 21 sayılı tasarımları bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedelinin 147.150,00 TL x 0,03 = 4.414,50 TL olabileceği, Netice itibariyle, Dosya kapsamına kazandırılan davalıya ait olduğu anlaşılan ürün görsellerinin, davacıya ait ...-19 ve 52 nolu tasarımlar ile genel izlenim anlamında benzerlik taşıdığı, Davalının, davacı adına tescilli ...-19 ve 21 sayılı tasarımları bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedelinin 4.414,50 TL olabileceği, 5.000,00.-TL manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olacağı, davacının talebi doğrultusunda hükmedilen tazminatlara dava tarihi olan 03.07.2024 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği kanaatlerine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkememizce her ne kadar 26.02.2026 tarihli celsede kısa karar ile birlikte davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiş ise de, ihtiyati tedbir kararı gerekçeli karardan ayrı olarak yazılmıştır. H ÜK Ü M : Davanın kısmen kabulüne, Davacı tasarım hakkına davalı tarafından yapılan tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref'ine, 4.414,50.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5.000,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Alınması gereken (9.414,50.-TLx%068,31)=643,10.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile, eksik kalan (643,10-427,60)=215,50.-TL nispi bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat için hesap edilen takdiren 4.414,50.-TL nispi, kabul edilen manevi tazminat için hesap edilen takdiren 5.000,00.-TL nispi ve kabul edilen diğer maddi istemler için hesap edilen takdiren 55.000,00.-TL maktu olmak üzere üç ayrı vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %95 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması nedeniyle, davacının peşin yatırdığı 427,60.-TL'nin tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 22.088,81.-TL yargılama giderinin %95'inin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu bir gider bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.26.02.2026

Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 1.678,81.-TL Bilirkişi Ücreti :20.000,00.-TL Gider Avansı : 410,00.-TL TOPLAM :22.088,81.-TL

Atıf: Diğer, E. 2024/294, K. 2024/294, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2024-294-e-2024-294-k-06c076e94a4f