Diğer ·
2022/781 E. 2026/1062 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2022/781
- Karar No
- 2026/1062
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/781
KARAR NO : 2026/1062
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/12/2021
NUMARASI : 2017/513 Esas - 2021/967 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/11/2016 günü faili meçhul aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza yapmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonucu müvekkilinin sakat kaldığını, kazaya asli ve tam kusuru ile faili meçhul araç sürücüsünün sebebiyet verdiğini, zararın davalı ... Hesabının sorumluluğunda olduğundan davalı ... Hesabı Müdürlüğü'ne başvurduğunu ancak sonuç alamadığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 3.200,00-TL geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatının davalıya başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 29.09.2021 tarihli dilekçesiyle, talebini 20.873,26-TL daha arttırarak 24.073,26-TL'ye yükseltmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin, araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatının gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp vasıtasıyla yapılması, davacının daimi maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınması, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu, müvekkili aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince ''.. kaza tarihi itibari ile uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik kapsamında davacının maluliyet oranını %1 olarak belirleyen ... maluliyet oranına itibar edildiği, plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün % 75, davacı ...'ın olayda % 25 oranında kusurlu oldukları, söz konusu olayda plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün kusuru oranında, 5684 sayılı Sigorta Kanununun 14/2/b maddesine göre ... Hesabının sorumlu olacağı, sürekli iş göremezlik zararının aktüer bilirkişi raporu ile 11.463,46-TL olarak belirlendiği, davalı için temerrüdün dava öncesinde 14/04/2017 tarihinde gönderilen ihtarname ile 27.04.2017 tarihinde oluştuğu ve faiz türünün yasal faiz olması gerektiği ..'' gerekçesiyle;
Davanın kısmen kabulü ile 11.463,46-TL sürekli iş görmezlik tazminatının 27/04/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla ve diğer istemlerin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kazanın meydana gelişinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın asli ve tam kusurlu olduğu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 21.12.2020 tarih ve 22.02.2021 tarihli maluliyet raporlarının müvekkilin gerçek maluliyetini göstermediği, raporlar arasında çelişkinin giderilmediği, aktüer raporundaki hesaplamaların hatalı olduğuna yöneliktir.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; kaza tarihi 06.11.2016 olduğundan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları'nın işbu davada uygulanması gerektiği, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin ve araç plakasının tespit edilemediğinin ispatlanamadığı, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiği, tazminat hesabında kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğu, usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediği, dava öncesi tarihten itibaren faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu, kusur tespitinin net olarak yapılamaması halinde, taraflara ancak eşit kusur yüklenebileceği hususlarına yöneliktir.
Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/2545 nolu soruşturma dosyası, davacının yaralanmasının trafik kazasından kaynaklı olması, davacının hastanede sıcağı sıcağına vermiş olduğu ifade, Sorgun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/31 talimat sayılı dosyasından dinlenen görüye dayalı ... ile ...'in beyanları göz önüne alındığında, kazanın tespit edilemeyen bir aracın karışması sonucunda meydana gelmiş olduğunun sübut bulmuş olmasına, aralarında makine Yüksek Mühendisi Prof.Dr. ...'ın bulunduğu 07/09/2021 tarihli, kusura ilişkin raporun kazanın oluş şekline, dosya kapsamına, uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olmasına göre hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olmasına, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile belirlendiği üzere hesaplamanın TRH 2010 ve progresif rant yöntemine göre ve hesaplamanın tazminat hesap uzmanı tarafından yapılmış olmasına, belirlenemeyen aracın sebep olduğu zararlardan davalının sorumlu olmasına, temerrüt tarihinin doğru belirlenmiş olmasına, aktüerya raporunun yöntem ve hesaplama tekniği itibariyle doğru olmasına göre, tüm istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine,
2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 783,06-TL harçtan peşin yatırılan 195,80-TL harcın düşümü ile bakiye 587,26-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 80,70-TL harcın düşümü ile bakiye 651,30-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/06/2026