Diğer ·

2021/194 E. 2026/117 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2021/194
Karar No
2026/117
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/194 KARAR NO : 2026/117

DAVA : TASARIMA TECAVÜZ-HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MENİ, REFİ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVA TARİHİ : 03/05/2019 KARAR TARİHİ : 21/05/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarıma Tecavüz-haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi, Maddi ve Manevi Tazminat ile Tasarımın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Başvuru formundaki 1 numaralı tasarımın sahibi olduğunu, tasarımın dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, mezkur tasarımın davalı ... tarafından “...” markası ile taklit edildiğini, üretildiğini ve satıldığını, davalı ...'ın ise ...'den aldığı taklit ürünlerin satışını yaptığını, bu nedenle 6769 sayılı Kanunun 151/2. maddesine göre maddi tazminat hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin cirosunun düşmesi ve sipariş iptalleri nedeni ile manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu, açıkladıkları nedenlerle, öncelikle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine sonrasında da Türk Ticaret Kanunundaki haksız rekabete ilişkin hükümler dikkate alınarak; taklit ürünlerin başta davalıların iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına, ürünün satışını yapan internet sitelerinde satışının durdurulması yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetinin tesbitini, durdurulmasını, önlenmesini, Belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 07.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 07.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının masrafı davalılara ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki gazetelerden birer tanesinde yayınlanmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin bayan kıyafetlerin satıldığı ve kendi ismini taşıyan mağazanın sahibi olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesi taraflarına 20.05.2019 tarihi itibariyle tebliğ edilmiş olduğu, davacının davası tamamen mesnetsiz bir dava ve reddi gerektiğini, davacı taraf ... 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinden, 28.02.2019 tarihli tespit ve tedbir talepli dilekçesi ile müvekkilinin bu davaya konu ve davacı tarafa ait olan tescilli tasarımını izin almaksızın üretim ve satışını yaptığı bahsiyle ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, bunun üzerine mahkemece talebe konu olan ... tescil numaralı endüstriyel tasarım belgeli 1. abiye modelinin tespiti için müvekkiline ait olan ... bulunan mağazaya gidildiğini, mahkeme tarafından müvekkilinin mağazasında bilirkişi ile yapılan tespitte tespite konu ürünün bulunmadığı tespit edildiğini ve bu husus tutanak altına alındığını, mahkemece yapılan tespit sonrası mahkeme... tarih ve ...D.İş sayılı kararı ile müvekkilinden satın alındığı iddia olunan bir adet ürün dışında başkaca delil bulunmadığını ve böylece yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçeleriyle davacı tarafın müvekkili aleyhine talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin reddini, mahkemece yapılan tespitten de anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından davaya konu tasarımın taklidi olduğu ileri sürülen “...” markalı abiyelerin üretilmesi ve satışı sunulması gibi bir durum kesinlikle söz konusu olmadığını, zira söz konusu marka diğer davalı ... ait olan bir marka olup bu markalı ürünlerin üretim ve satışı da ilgili firma tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili ... isimli firmayla ticari ilişkisi olmakla birlikte ... isimli firmaca üretilen davaya konu abiyelerin müvekkilinin işyerinde satışa sunulması söz konusu olmadığını, kaldı ki müvekkilinin mağazasında çok farklı ürünlerin satılıyor olması karşısında, müvekkilinin sattığı her bir ürünün tescilli tasarım konusu olup olmadığını bilme ihtimalinin bulunmadığını, bu yükümlülüğün ancak üretici firmalara yüklenebileceği de adalet ve hakkaniyetin gereği olduğunu, müvekkilinden üreticisi olmadığı her bir ürün yönünden böyle bir dikkat ve ihtimamın beklenemeyeceği açık olduğunu, zira, tasarım hakları niteliği itibariyle marka haklarından farklı olup bir satıcının satın aldığı ürünün markasının gerçek üreticiye ait marka olup olmadığını inceleme ve bilme ihtimamını göstermesinin kendisinden beklenebileceği bunun yanında tasarımlar açısından aynı dikkatin beklenemeyeceği başka bir ifadeyle bu konuda ürünün üreticisi yerine satıcısına kusur izafe edilmesi ve sorumlu tutulması mümkün olmadığını, diğer yandan ifade etmek gerekirse tasarım tescili ile koruma altında olan tasarımlardan doğan hukuki hakların kullanılmasında en önemli aşamalardan birisi de tecavüz durumunun karşı tarafa bildiriminin yapılmış olması olduğunu, davacı tarafça müvekkili tarafından taklit ürün satıldığı iddia olunmuşsa da öncesinde davacı tarafça bu konuda müvekkilinin uyarılması veya ihtar edilmesi gibi bir durum da söz konusu olmadığını, her ne kadar davacı dilekçesinde tasarım tecavüzünden bahsetse de davacı dava açmadan önce tasarım tescili ihtarname ile yasal süreç başlatmadan tecavüzün giderilmesini temin etmek amacıyla bir girişimde de bulunmadığını, bununla birlikte dava dilekçesinde belirtilen bilirkişi raporunda davaya konu ürünün aynı tasarım algısı oluşturacağı kanaatine varıldığı ifade edilmişse de davaya konu ürünle ilgili olarak benzerlikler ve ayırt edici özellikler net bir şekilde ifade edilememiş olup söz konusu rapor da eksik ve yetersiz bir rapor olup bu haliyle kabulü mümkün olmadığını, davacı taraf maddi tazminat talebinde bulunmuşsa da maddi zararlarını ortaya koyamadığını, bununla birlikte müvekkilinin satışını yapmadığı bir üründen dolayı maddi olarak sorumlu tutulamayacağı gibi müvekkilinin bir an için söz konusu ürünü sattığı kabul edilse dahi, müvekkilinin ürünün üreticisi olmadığı, bir satıcı olarak sorumlu tutulabilmesinin de hak sahibi tarafından önceden uyarılması veya tasarımın tescilli olduğunu bildiğinin, üreticiyi üretime teşvik ettiğinin veya üretimi kolaylaştırdığının ispat edilmesinin gerekli olduğu açık olduğundan müvekkilinin bu anlamda maddi sorumluluğundan söz etmek mümkün olmadığını, diğer yandan manevi tazminat talep edilmişse de müvekkilin hangi eylemiyle manevi zarara yol açtığı açıklanmadığından ve şartları oluşmadığından manevi tazminat talebi açıkça dayanaktan yoksun olduğunu, davacı taraf ihtiyati tedbir talebinde bulunmuşsa da bu konuda mahkemece önceden yapılan tespit ve müvekkilinin herhangi bir tasarım tecavüzünün olmaması birlikte değerlendirildiğinde bu yöndeki talebin reddine karar verilmesini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin taklit olduğu ileri sürülen “...” markalı ürünün üreticisi olmadığı ve söz konusu ürünün satışının gerçekleştirmediği nitekim Mahkemece dava öncesi müvekkilinin işyerinde yapılan tespitte de taklit olduğu ileri sürülen ürünlerin bulunmadığının tespit edildiği ve davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, kaldı ki müvekkilinin bir satıcı olarak söz konusu ürünün satışının davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu bildiği ya da bilebilecek durumda olmasının gerektiğini, bu konuda herhangi bir iddia ve delilin bulunmadığını, bu yönüyle de müvekkile bir kusur ve sorumluluk izafe edilemeyeceği açık olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle: ... 1. Fikri ve Sınai Haklar hukuk Mahkemesinin ...D.İş. sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti raporunda sabit olduğu üzere dava dışı .... Ltd. Şti’nde yapılan tespitte, davacı şirket tasarımlarının tespitin yapıldığı yerde bulunmadığı tespit edildiğini, müvekkili tarafından üretilen bir ürün bulunmadığından kaç adet ürün üretimi yapılabileceğine dair hesaplamaların bu dava kapsamında bir anlamı olmadığını, bunun yanı sıra, dava konusu ürünlerin müvekkili tarafından satışının yapılmadığı sabit iken yoksun kalınan kazanç nedeniyle bir zararın doğduğundan bahsetmek mümkün olmadığından maddi tazminat talepleri yerinde olmadığını, ek olarak, siparişlerinin iptal edildiğinden bahisle manevi tazminat talep eden davacı, bu sipariş iptallerine ilişkin dosyaya bir belge sunmadığını, bu nedenlerle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın müvekkili şirket yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... 2.FSHHM'İNN ...E. SAYILI DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin abiye sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, orijinal bir ürün olduğu iddiasıyla ... başvuru nolu tasarım hakkında tescil başvurusunda bulunmuş olduklarını, davalının tescil talebinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalının hukuki koruma talep ettiği ürünün üretiminin yıllardan beri süregelen harcıâlem bir ürün olduğunu, davalı şirketin tescil başvurusunun kötüniyetle yapılmış olduğunu ve bu sebeple davalının ... başvuru nolu tasarımının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğunu, ... tarihinde... numarasıyla tescil edildiğini, davacının, müvekkiline ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin olmadığına yönelik sunduğu ürün görselleri ile müvekkil tasarımı arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, söz konusu görsellerin tasarımının tescil tarihi olan 22.01.2019 tarihinden önce kamuya sunulduğuna dair somut bir delilin bulunmadığını, davacının davadaki amacının dava konusu edilen tasarım hakkına tecavüz eylemini işlediği tasarımı, ispattan uzak soyut iddialar ile hükümsüz kılmak ve tazminat sorumluluğundan kurtulmaya çalışmak olduğunu, davacının hükümsüzlüğünü talep ettiği tasarıma yönelik davacıya karşı tasarım hakkının ihlali nedeniyle ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, söz konusu dava açılmadan evvel piyasadan temin edilen ... markalı taklit ürün örneği ile müvekkiline ait orijinal ürün örneği sunularak ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... D. İş sayılı delil tespit dosyası ile şikayet olunanın iş yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, anılan delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporun sonuç kısmında tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edildiğini, müvekkiline ait dava konusu edilen...numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Başvuru Formundaki 1 numaralı tasarıma ilişkin olarak ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile eldeki davanın davacısı ... aleyhine tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlemesi, durdurulması ve maddi - manevi tazminat istemli açılan davanın yargılaması halen devam etmekte olduğunu ve bu sebeple eldeki dava ile ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının tarafları, konuları aynı olmakla birlikte biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğunu ve davalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunmakta olduğundan ...3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. TPMK kayıtları istenmiş, ... 1. FSHHM'nin ...D.İş dosyası dosya arasına alınmış ve HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 09/03/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Tespit isteyen tarafın... numaralı tasarımı ile Davalı tarafın "...” markalı elbisenin aynıya yakın benzer olduğu kanaatine ulaşıldığı, ...'in eski ortağının ...'in kurucu ortağı olmasının, ...'in iş adresinin içeriğinde yer alan mahalle ve cadde bilgisinin (....), dava dışı ...'in şube adresinin butunduğu mahalle ve cadde ile aynı olmasının, davalı ... adına beyanda bulunan SMMM...'ın ... ile ...'in adreslerinin aynı olmasından bahsetmesinin, 29.05.2019 tarihinde Mahkemeye arz edilen davalı ...'ın cevap dilekçesinin 4. maddesinin son cümlesinde yer alan “Müvekkilin ... isimli firmayla ticari ilişkisi olmakla birlikte..” ifadesi ile SMMM ...'ın ... ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı yönündeki beyanının birlikte değerlendirilmesi halinde, bir tenakuz ya da muvazaa oluşup oluşmadığı, davalı ...'in dava dışı ... ile -eski ortak ilişkisi dışında- ilişkili kurum sayılıp sayılmayacağı hukuki bir değerlendirme gerektirmekte olup, bilirkişi heyeti olarak herhangi bir hukuki mütalaa vermemizin yasal açıdan uygun olmadığı, bu konularda takdirin tamamı ile Mahkemeye ait olduğu, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... markası ile ilgili heyetlerince sunulan herhangi bir “mali veri” bulunmadığı, dava dışı..., kendi bünyesinde üretim yapmadığını, kumaş olarak alıp fasona verdiğini beyan etmiş olup, satış fiyatı, birim maliyet gibi hesaplama anahtarlarına ulaşmayı sağlayacak üretim analiz tablosunu heyetlerine ibraz edilmediği, dolayısı ile -dava dışı şirket olsa da- ...'in dava konusu ürünle ilgili bir üretim ve satış yapıp yapmadığı, yaptı ise birim fiyat ve ürün maliyetinin ne olduğu konusunda bir sonuca ulaşılamadığı, raporda izah edilen nedenlerle, davalıların kayıt ve belgeleri üzerinden yoksun kalınan kazanç hesaplanmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın maddi tazminat hesaplamasının 6769 sayılı Kamınun 151/2.a maddesine göre yapılmasını talep ettiği, mezkur madde kapsamında, dava dosyasına sunulu herhangi bir İisans bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde bahsettiği "maddi zarar hesabına ilişkin belgelerimizi ibraz edeceğiz” ve “müvekkilin ürün başına üretim maliyeti belgeleri ibraz edilecektir" şeklindeki ifadeleri kapsamında dosyada herhangi bir belge bulunamadığı, davalı ... ile dava dışı ... arasındaki 2019 yılı cari hesap hareketlerinin dikkate alınması halinde, davacının kâr/zararına olumsuz etkisinin ne olacağı konusunda davacının dosyaya sunulu 2019/1-2. Dönem Geçici Vergi Beyannamelerinden hareketle, 2019/1. Dönemde %7, 2019/2.Dönemde %5, ortalamada ise (satışların maliyeti ile net satışların oranlanmasından mütevellit) %6 kâr marjının davacının kârı ile maliyeti arasındaki fark olarak değerlendirilebileceği, davacının iddia ettiği asgari üretim adetleri üzerinden hesaplanan kâr kaybının; 1 renk 500 adet ürün üretildiği varsayımına göre 156.205,00 x 0,06 = 9.372,30 TL kâr kaybı hesaplandığı, 1 tasarımdan 3000 adet ürün üretildiği varsayımına göre 937.230,00 x 0,06 = 56.233,80 TL kâr kaybı hesaplandığı, üretim adetleri ya da birim fiyat tespitinin ihticaca salih belgeler üzerinden tespit edilemediği varsayımı altında, davacının kâr/zararına göre hesaplarna yapılabileceği, davacının 2019 / 2. Dönem Geçici Vergi Beyannamesinin ekinde yer alan Gelir Tablosuna göre 7.738.084,55 TL Net Satış ile 7.239.875,00 TL Satış Maliyeti arasında 498.209,55 TL fark bulunduğu, %6 kâr marjının bu tutara uygulanması neticesinde davacının 29.892,573 TL kâr kaybı hesaplandığı, heyetlerince hesapladığı asgari adetler üzerinden hesaptanan kâr kaybının; Seri-Endüstriyel Üretim ile 500 adet ürün üretildiği varsayımına göre 156.205,00 x 0,06 = 9.372,30 TL kâr kaybı hesaplandığı, numune -butik- Üretim ile 100 adet ürün üretildiği varsayımına göre 31.241,00 x 0,06 =1.874,46 TL kâr kaybı hesaplandığı, rapordaki alternatifler halinde hesaplanmış olan yoksun kalınan kazanç hesaplarından hangisinin dikkate alınacağının mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 19/10/2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Mali bilirkişinin, kök rapora yapılan itirazlar nedeni ile davalı ...'in adresinde defter ve belge incelemesi yaptığı, davalı ...'in kayıt ve belgelerinin birim maliyet bedeli, birim satış fiyatı ve tazminat hesaplanması yönünden ihticaca salih bulunmadığı, davacının, dava dosyasına ve mali bilirkişiye ibraz ettiği bilgi ve belgelerin, dava konusu ürünlerin üretim ve satış miktarının tespit edilmesi ve tazminat hesaplanması açısından ihticaca salih bulunmadığı, davacının ve her iki davalının itirazlarına konu olan “pastal planı, serim uzunluğu, abiye ve günlük kıyafet, marka tescili" gibi terimlerin mali bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığı, Mali Bilirkişinin heyette yer alan tasarım ve sektör uzmanı bilirkişilerce tespit edilen miktar, yöntem ve sektörel tanım haricinde farklı bir miktar, yöntem ve sektörel tanım belirlemesinin mümkün olamayacağı, davacının öne sürdüğü, sadece ticari defter ve belgelere dayanan hesaplamaların dışında, piyasa koşullarına göre de tazminat hesaplaması yapılması gerektiği yönündeki talebin mahkemenin takdirinde ve sektör uzmanı bilirkişilerin alanında olduğu, mali bilirkişi tarafından ticari defter ve belgelere dayalı olmayan hesaplamalar yapılmasının mümkün olmadığı, mali bilirkişi tarafından; dosya içeriğinde yer alan tüm deliller, yerinde inceleme esnasında edinilen bilgi ve belgeler ile tarafların kök rapora itirazlarının ayrı ayrı incelendiği, davacı ... ve davalı ... tarafından sunulan bilgi, belge ve ticari kayıtların 6769 sayılı yasanın 151/2.a maddesi kapsamında maddi tazminat hesaplanmasına elverişli olmadığı, dolayısı ile kök rapordaki mali bilirkişi kanaatinin değişmediği, buna göre kök rapordaki hesaplamaların aynen korunduğu, mahkemenin bir ihlal ve hak kaybı olduğunu takdir etmesi ve yoksun kalınan kazanç hesaplanmasına karar vermesi halinde, kök raporda da yer alan hesaplamaların aynen nazara alınabileceği, davacının hesapladığı ve iddia ettiği adet üzerinden hesaplanan kâr kaybı: 25.02.2019 tarih ve 1 nolu ... Satış Fişine göre KDV hariç birim fiyat: 314,81 TL , dosyada sunulu bulunan sosyal medya hesaplarındaki birim satış fiyatı: 310 TL, Ortalama Satış fiyatı: (314,81 + 310) /2 = 312,41 TL , davacının iddia ettiği 1 renk 500 adet ürün üzerinden hesaplanan toplam satış fiyatı: 500 x 312,41 =156.205,00 TL , davacının iddia ettiği 1 tasarımdan 3000 adet ürün üzerinden hesaplanan toplam satış fiyatı: 3000 x 312,41 = 937.230,00 TL, davacının %6 kâr marjı üzerinden hesaplanan kazanç kaybı: 1 renk 500 adet ürün üretildiği varsayımına göre 156.205,00 x 0,06 = 9.372,30 TL kâr kaybı, 1 tasarımdan 3000 adet ürün üretildiği varsayımına göre 937.230,00 x 0,06 = 56.233,80 TL kâr kaybı hesaplandığı, davacının gelir tablosuna göre hesaplanan kazanç kaybı: Üretim adetleri ya da birim fiyat tespitinin ihticaca salih belgeler üzerinden tespit edilemediği varsayımı altında, davacının kâr/zararına göre hesaplama yapılabileceği, davacının ... Dönem Geçici Vergi Beyannamesinin ekinde yer alan Gelir Tablosuna göre 7.738.084,55 TL Net Satış ile 7.239.875,00 TL Satış Maliyeti arasında 498.209,55 TL fark bulunduğu, raporda hesaplanan ortalama % 6 kâr marjının bu tutara uygulanması neticesinde davacının 29.892,573 TL kazançtan yoksun kaldığı hesaplandığı, tasarım ve sektör bilirkişilerince belirlenen adet üzerinden hesaplanan kâr kaybı: 25.02.2019 tarih ve 1 nolu ... Satış Fişine göre KDV hariç birim fiyat: 314,81 TL, dosyada sunulu bulunan sosyal medya hesaplarındaki birim satış fiyatı: 310 TL, Ortalama Satış fiyatı: (314,81 + 310) /2 = 312,41 TL, Seri-Endüstriyel Üretim ile 500 adet ürün üzerinden hesaplanan toplam satış fiyatı: 500 x 312,41 = 156.205,00 TL, Numune -butik- Üretim ile 100 adet ürün üzerinden hesaplanan toplam satış fiyatı: 100 x 312,41= 31.241 TL davacının %6 kâr marjı üzerinden hesaplanan kazanç kaybı: Seri-Endüstriyel Üretim ile 500 adet ürün üretildiği varsayımına göre 156.205,00 x 0,06 = 9.372,30 TL kâr kaybı, Numune -butik- üretim ile 100 adet ürün üretildiği varsayımına göre 31.241,00 x 0,06 = 1.874,46 TL kâr kaybı hesaplandığı, rapordaki seçenekler halinde hesaplanmış olan yoksun kalınan kazanç tutarlarından hangisinin dikkate alınacağının mahkemenin takdirinde olduğu, davalı ... ile dava dışı ...'in aralarında ticari ilişki tespit edildiği, ...'in eski ortağının...'in kurucu ortağı olmasının, ...'in iş adresinin içeriğinde yer alan mahalle ve cadde bilgisinin (...), dava dışı...'in şube adresinin bulunduğu mahalle ve cadde ile aynı olmasının, davalı ... adına beyanda bulunan SMMM ...'ın ... ile ...'in adreslerinin aynı olmasından bahsetmesinin, 29.05.2019 tarihinde Mahkemeye arz edilen davalı...'ın CEVAP dilekçesinin 4. maddesinin son cümlesinde yer alan “Müvekkilin ... isimli firmayla ticari ilişkisi olmakla birlikte..." ifadesi ile SMMM...'ın ... ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı yönündeki beyanının, yerinde inceleme esnasında ...'in ticari defterlerini ibraz eden kişinin ...'in bordrolu çalışanı olduğunu beyan etmesi gibi hususların birlikte değerlendirilmesi halinde, bir tenakuz ya da muvazaa oluşup oluşmadığı, davalı ...'in dava dışı ... ile -eski ortak ilişkisi ve ticari ilişki dışında- ilişkili kurum sayılıp sayılmayacağının hukuki bir değerlendirme gerektireceği, mali bilirkişinin bu hususta hukuki mütalaa vermesinin mümkün olmadığı, mahkemenin davalı ... ile dava dışı ...'in ilişkili kurum olduğunu takdir etmesi halinde; diğer davalı ... ile dava dışı ... arasında -kök raporda belirtilen- ticari ilişkinin, aslında davalı ... ile diğer davalı ... arasında bir ticari ilişki olduğuna dair takdirin de yine mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. 17/12/2021 tarihli bilirkişi kurulu 2.ek raporunda özetle: Kök ve birinci ek rapordaki görüşlerinin değiştirecek bir husus bulunmadığı, her üç raporda da görüleceği üzere heyetlerince görüşleri sübut bulduğu, bu hususun usul ekonomisi yönünden değerlendirilmesi ve takdiri delil niteliğinde sayılması Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. 04/10/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dosyada talep edilen kontroller sağlandığında; heyetlerinde teknik bilirkişisinin değerlendirmesine göre; tespit konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar “...” tasarımı olduğu, tespit isteyenin hak sahibi olduğunu iddia ettiği 1 nolu tasarım davacı ...A.ş. Adına ...no . 1. Abiye modeli tasarımı ayırt edilemeyecek derecede benzer biçimlerde kullanıldığı, karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, mali inceleme sonucuna göre; Genel olarak Numune (Butik) üretim - 100 Adet , seri endüstriyel üretim min - 500 Adet olduğu, 100 kat X 4 beden X Irenk 400 adet ürün olabileceği, davacının Gelir Tablosu hesaplarına göre kazanç kaybı: 37.162,98 TL, adet üzerinden hesaplanan kar kaybı Numune/butik üretim 100 adet için: 1874,46 TL, Butik üretim 4 beden 1renk olursa 400 adet için: 7497,84 TL, Seri endüstriyel üretim min.500 adet için: 9372,30 TL, dosyada mübrez TPMK'nın 27.5.2019 tarihli müzekkere cevabı içerisinde yer alan 01.02.2019 tarihli yazısında tescil başvurusunun 11.2.2019 tarihinde ilan edildiği ve bu ilandan itibaren 3 aylık itiraz süresinden sonra tescil işlemlerine devam edileceği yazısı dikkate alındığında delil tespitinin yapıldığı tarihin de 18.3.2019 tarihi olduğu dikkate alındığında davacıya ait ... nolu tasarım başvurusunun davanın dava açıldığı ve tespitin yapıldığı tarihte henüz tescil edilmediği dolayısıyla davacının tescil başvurusunun yapıldığı ancak henüz tescil belgesi verilmediği aşamada SMK 81 hükmüne dayalı hukuk davası açabilmesi için davalıları başvurudan ve kapsamından haberdar etmesinin gerekip gerekmediği ve bu çerçevede SMK'ya dayalı dava açma hakkının bulunup bulunmadığı hususundaki nihai değerlendirmenin Mahkemeye ait olacağı, buna mukabil bir an için SMK'ya dayalı dava açma hakkının olmaması ihtimalinde dahi davacı aynı zamanda haksız rekabet hükümlerine dayalı dava açmış olmakla taleplerin TTK 54 vd hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerekeceği, bu çerçevede Heyetlerinde Teknik bilirkişisinin değerlendirmesinde; Tespit konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar “...” tasarımı olduğu, tespit isteyenin hak sahibi olduğunu iddia ettiği 1 nolu tasarım davacı ... A.ş. Adına ... no . 1. Abiye modeli tasarımı ayırt edilemeyecek derecede benzer biçimlerde kullanıldığı, karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu dikkate alındığında vaki durumunun takdiri mahkemeye ait olmak kaydıyla TTK 55/1-a4 bendinin ihlaline sebebiyet verip vermeyeceği hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağı, dosyada mübrez delil tespit raporunda davalı ...'ın iş yerinde davaya konu tasarımlara rastlanmadığının tespit edildiği, davacının bu davalının işyerinde daha önce satın aldığını iddia ettiği ürünün davalıdan satın alındığına mahkemece kanaat getirilmesi halinde TTK 18/2'de düzenlenen basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü çerçevesinde iltibasa sebebiyet veren malları bilerek veya bilmesi gerektiği halde gerekli özeni göstermeden satışa arz edip etmediği hususunun değerlendirilmesinin gerekeceği, diğer davalının ise, davacının ibraz ettiği ürün numunesi üzerindeki “...” markasının kendilerine ait olmadığı, delil tespiti sırasında Destem tekstil isimli müvekkili ile ilgisi olmayan işyerlerinde herhangi bir ürüne de rastlanmadığının tespit edilmemesi nedeniyle, dava dosyasında TPMK tarafından gönderilen “...” isimli markanın davalıya mı yoksa ... isimli firmaya mı ait olduğuna dair herhangi bir belgeye ve İTO'dan davalı ile ... isimli şirkete ait ticaret sicil kayıtlarına rastlanmamış olmakla bu davalı ile ilgili olarak sorumluluk hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir. 25/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dosyada talep edilen kontroller sağlandığında, davaya konu olan ve hükümsüzlüğü talep edilen ...A.Ş'ne ait... tescil nolu Locarno Sınıfı: ... tasarımın yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip bulunduğu ve tasarım tecili başvurusunun yapılmış olduğu 22.01.2019 tarihi itibari ile TPMK nezdinde koruma altında bulunduğu, davaya konu olan ve hükümsüzlüğü talep edilen ...A.Ş'ne ait ... tescil nolu Locarno Sınıfı: 02-02 Abiye tasarımın yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip bulunduğu ve ilk olarak 08 Ocak 2019 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu ve bu tarihten itibaren tescilsiz korumadan faydalanabileceği, tespit isteyen taraf ... A.Ş tarafından 22.01.2019 tarihinde başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş olan ... tescil numaralı ... tasarımı ile ... D.iş dosyası kapsamında aleyhine tespit istenen taraf ...'ın işyerinden satın alındığı beyan edilerek delil eki olarak dava dosyasına sunulan “...” marka-etiketli tasarım/ürün arasında biçim, kalıp, dikim ve süsleme tekniği ile oluşturulan dış görünümleri ile bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, aynılık derecesinde benzer olarak algılandıkları ve iltibas oluşturabileceği, davaya konu olan ve hükümsüzlüğü talep edilen ... A.Ş'ne ait ... tescil nolu tasarımın daha önceki tarihli kullanımına ilişkin dava dosyasına tarihi açıkça belli olan örnekler sunulmamış olduğundan ve resen yapılan araştırmalarda da benzer tasarımın kullanımına rastlanılmadığından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava: Davacının Endüstriyel Tasarım tescil başvurusunda bulunduğu, ... numaralı E.T.B nın taklitlerinin davalı ... LTD ŞTİ tarafından "..." markası ile üretim ve satışının yapıldığı, diğer davalı ... ın ise davalı ... LTD ŞTİ tarafından üretim ve satışı yapılan taklit ürünlerinin satışını yaptığı iddiası ile taklit ürünlerin başta davalıların iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına, ürünün satışını yapan internet sitelerinde satışının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalıların tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, belirsiz alacak hükümlerine göre şimdilik 1000TL maddi ve 20000TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 07/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, mahkeme kararının gazete ilanına ilişkindir. Birleşen dava: Davacının ... numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkindir. Davacı ... TİC. A.Ş vekili 11/01/2026 tarihinde talep artırım dilekçesi sunmuş ve gerekli harcı yatırmıştır. Davaların açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktır. 6769 sayılı SMK'nın 55/4. maddesi:"... Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur." 6769 sayılı SMK'nın 56. maddesi: "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. (4) Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. (5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. (6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." 6769 sayılı SMK'nın 58. maddesi: "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez. 6769 sayılı SMK'nın 59.maddesi: "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz" hükmü amirdir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır. 6769 sayılı SMK'nın 81.maddesi: "a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. (2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir" hükmü amirdir. Ancak “özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller; deneme amaçlı fiiller; ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar” ile belirli koşullarda onarım amaçlı fiiller tasarım hakkının kapsamı dışında kalır. 6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." 6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. (4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir. Tasarım kavramı; İnsan zihninde biçimlendirme, kurma, tasavvur etme faaliyetleri ile nesnel gerçekliğe estetik bir yapı kazandırmayı ifade eder. Tasarım hakkı ise herkese karşı ileri sürülebilen, maddi olmayan bir mutlak haktır. Bir ürünün ayırt ediciliğini estetik olarak vurgulayan yaratımlar hukuk düzenince korunur. Türk Hukukunda tasarımlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile özel olarak korunmaktadır. Kanunda tanımlandığı üzere tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükmü yer almaktadır. Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır. Tasarım kavramı, insan zihninde biçimlendirme, kurma, tasavvur etme faaliyetleri ile, nesnel gerçekliğe estetik bir yapı kazandırmayı ifade eder. Tasarım hakkı ise, herkese karşı ileri sürülebilen, maddi olmayan bir mutlak haktır. Bir ürünün ayırt ediciliğini estetik olarak vurgulayan yaratımlar hukuk düzenince korunur. Türk Hukukunda tasarımlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile özel olarak korunmaktadır. Kanunda tanımlandığı üzere tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür (SMK m.55/1). Tescil edilmiş bir tasarımın, tescil sonrasında hükümsüz kılınması mümkündür. Hükümsüzlük şartları SMK 77. maddede düzenlenmiştir. Buna göre: a) 55. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56. ve 57. maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58. maddenin dördüncü fıkrası ve 64. maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötünîyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse, b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere alt olduğu ispat edilmişse, c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise, tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir. Hükümsüzlük kararı, geriye etkili bir karardır. Hükümsüzlüğüne karar verilen bir tasarımdan doğan hak hiç doğmamış kabul edilir (SMK m. 79/1) Bir tasarım tescil belgesine birden fazla tasarım konu olabilir. Hükümsüzlük nedenleri tasarım tesciline konu tasarımların tamamına ilişkin olabileceği gibi, sadece bir kısmına ilişkin de olabilir. Bu durumda, sadece ilgili tasarım bakımından kısmen hükümsüzlüğe karar verilebilir (SMK m. 77/2). Kısmen hükümsüzlük kararı verilen tasarım dışında kalan tasarımlar, "yeni" ve "ayırt edici olma" niteliklerine sahip ise, bu tasarımlar açısından tasarım tescili geçerli olmaya devam eder. Tasarımların, hükümsüzlüğü değerlendirilirken, Yargıtay 11 H.D.'nin bir kararında da belirttiği üzere:"...Tasarımlara ilişkin tarifnameler ve tescil belgeleri ile taraflara ait ürünler birebir karşılaştırılmalı olarak incelenip ayırtedicilik ve yenilik unsurlarının bulunup bulunmadığı belirlenip, sonuca göre karar vermek..." denilmek suretiyle, değerlendirmenin ne şekilde yapılacağı belirtilmiştir. Tasarım tescil sistemi içerisinde, bir tasarımın yeni ve ayırt edici olması gerekli ve yeterlidir (SMK m.56/1). Bir tasarımın aynısı (a) tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, {b} tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir (SMK m.56/4). Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir. Kamuya sunma, sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Hangi tasarımların yeni olarak kabul olunacağı zaman ve mekana göre değişmektedir. Ancak genel olarak "yeni" kelimesi önceden bilinmeyen, hiç kullanılmamış veya az kullanılmış anlamlarına gelmektedir. Bir tasarımın aynısının, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olması yenilik unsurunu ortadan kaldırır. Tasarımın ayırt edici olması ise, yeni olmasından farklı bir kavramdır. Tasarımın yeni olması, SMK 56/4. maddedeki "Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir" hükmünden de anlaşılacağı üzere yüzeysel bir incelemeyi gerektirir. Oysa ayırt edici olmayı belirlemede ölçü "bilgilenmiş kullanıcıdır (SMK m.56/5). Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim (a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, (b) Tescilsiz tasarım İçin tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir (SMK m.56/5). Bilgilenmiş kullanıcı, daha önceden kamuya sunulmuş tasarımların kendisinde bıraktığı genel izlenimden belirgin derecede farklı İzlenim bırakan tasarımlar ayırt edici kabul edilir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbiri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır. 6769 sayılı SMK'nun 56. maddesi; "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. (2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir: a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır. (3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. (4) Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. (5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. (6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." hükmü amirdir. 6769 sayılı SMK'nun 58. maddesi göre; "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez. (4) Aşağıda belirtilen hâller koruma kapsamı dışındadır: a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar. b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri. c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri. ç) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar. (5) 56 ncı maddedeki şartları karşılamak kaydıyla farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır" hükmü amirdir. 6769 sayılı SMK'nun 59.maddesi göre "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz" hükmü amirdir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır. SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, ticaret sicili kayıtları, mevzuat, bilirkişi kurulu raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ...numaralı tasarımın asıl davada davacı/birleşen davada davalı şirket adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; ... 1. FSHHM... D.İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 18/03/2019 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; tespit çalışması yapılan ...Tic. Ltd. Şti. isimli işyerinde tespit isteyen davacı firma tasarımlarından bulunmadığı, tespit çalışması yapılan ... isimli işyerinde tespit isteyen davacı firma tasarımlarından bulunmadığının bildirildiği, ... Ticaret Odası'nın 08.03.2020 tarihli kayıtları ve dosyaya ibraz edilen belgeler incelendiğinde; davalı ...'in unvan değişikliği ile ... unvanını almadığı, herhangi bir unvan değişikliği olmadığı, ...'in hissedarı ...'ın dava tarihinden ve davaya konu iddiaların gerçekleştiği dönemlerden çok daha önce (2011 yılında) hisselerini ...'a ve ...'a devrederek davalı ...'den ayrıldığı, ayrılık sonrasında ... sicil numarası ile dava dışı ...'i kurduğunun anlaşıldığı, bilirkişi heyetince ...'in imalat verileri talep edildiğinde ...'in verilerinin sunulduğu, ibraz edilen bilginin “üretimin ... bünyesinde yapılmadığı, ürünlerin kumaş olarak alınıp fasona verildiği'' yönünde olduğu, dolayısı ile ... markası ile ilgili ya da dava konusu tasarım için dönem başı stok, dönem içi üretim, dönem içi satış ve dönem sonu stok şeklinde -birim maliyet ve birim satış fiyatlarını da içerir şekilde- üretim analiz tablosu ibraz edilemediği, davalı ...'ın evrakını ibraz eden Mali Müşavir ...'ın, ...'ın ... ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, alışların ... ile aynı adreste bulunan ...'den yapıldığı için bu firmaya ait kayıtları bilirkişi heyetine ibraz ettiklerini yazılı olarak beyan ettiğinin anlaşıldığı, TPMK tarafından gönderilen “...” isimli markanın davalıya mı yoksa ... isimli firmaya mı ait olduğuna dair herhangi bir belgeye rastlanmamış olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan satış fişinin incelenmesinde ... isimli işyerinden 340 TL tutarında alışveriş yapıldığının anlaşıldığı, ancak alışverişe konu ürün bilgisinin fatura üzerinde yer almadığı, davalıların aşamalardaki beyanlarının davaya konu "..." markalı ürünü üretmedikleri ve satışını yapmadıkları yönünde olduğu hususları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tespit isteyen tarafın ... Numaralı tasarımı ile davaya konu "...” markalı elbisenin aynıya yakın benzer olduğu kanaatine varılmakla taraflarca hazırlanma ilkesine tabi davada "...” markalı elbisenin davalılar ... ve ... tarafında üretildiğine ve satışının yapıldığına dair yeterli kanaat uyandıracak delilin dosyaya yansımadığı, bu hali ile davacı tarafça davalılar tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminin ispat edilemediği kanaatine varılarak asıl davanın tüm talepler yönünden reddine dair karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede Mahkememizce itibar edilen 25/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davaya konu olan ve hükümsüzlüğü talep edilen ... A.Ş'ne ait...tescil nolu Locarno Sınıfı: ... Abiye tasarımın yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip bulunduğu ve tasarım tecili başvurusunun yapılmış olduğu 22.01.2019 tarihi itibari ile TPMK nezdinde koruma altında bulunduğu, davaya konu olan ve hükümsüzlüğü talep edilen... A.Ş'ne ait ... tescil nolu ... Sınıfı:... Abiye tasarımın yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip bulunduğu ve ilk olarak 08 Ocak 2019 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu ve bu tarihten itibaren tescilsiz korumadan faydalanabileceği, davaya konu olan ve hükümsüzlüğü talep edilen ...A.Ş'ne ait ... tescil nolu tasarımın daha önceki tarihli kullanımına ilişkin dava dosyasına tarihi açıkça belli olan örnekler sunulmamış olduğundan ve resen yapılan araştırmalarda da benzer tasarımın kullanımına rastlanılmadığından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak birleşen davanın tüm talepler yönünden reddine dair karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Asıl davanın tüm talepler yönünden REDDİNE, -Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 358,63.-TL , ıslah harcı ile alınan 494,00.-TL harç olmak üzere toplam 852,63.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 120,63.-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, -Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Men'i ve Ref'i talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, -Red edilen maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 29.892,573 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, -Red edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, -Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 2-Birleşen davanın tüm talepler yönünden REDDİNE, -Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL harcın birleşen dosya davacısından alınarak hazine gelir kaydına, -Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, -Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair davacı - birleşen davada davalı.... A.Ş. vekili ile davalı - birleşen davada davacı .... ŞİRKETİ vekili yüzüne karşı, davalı ... vekili yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2021/194, K. 2026/117, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2021-194-e-2026-117-k-f6ce956ae7cb