Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1999/169 E. 1999/160 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- İdari Dava Daireleri Kurulu
- Esas No
- 1999/169
- Karar No
- 1999/160
- Karar Tarihi
KARAR : Görevinden alınarak başka bir göreve atanan ve bu atama işleminin iptali istemiyle açtığı davada mahkemece verilen yürütmenin durdurulması kararı gereğince görevine iade edilen bir kamu görevlisinin yeniden görevinden alınarak başka görevlere atanması ve bu işlemlere karşı dava açmaması durumunda, ilk işlemin iptali kararının uygulanmasının gerekip gerekmediği hususunda oluşan duraksamanın giderilmesi amacıyla istişari görüş istemine ilişkin Başbakanlığın 30.4.1999 günlü ve Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü B.02.0.KKG/174-231/1916 sayılı yazısı üzerine Birinci Dairece verilen 1.11.1999 günlü ve E:1999/140, K.1999/156 sayılı karar, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının ( e ) bendi uyarınca Danıştay Başkanı tarafından Kurul'a havale edilmekle incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Danıştay Başkanı Erol Çırakman ile Üyelerden Vahit Polatkan ve Tülay Doğu'nun ""İdari işlemler, yönetimin tek yanlı irade açıklaması ile hukuki sonuç doğuran, hukuk düzeninde değişiklik yaratan kararlardır. Hukuka uygunluk karinesine sahip olan idari işlemler, yargı merciince iptal edilinceye kadar hukuka uygun sayılır ve yürütülür. Bir iptal kararının sadece iptal edilen işleme inhisar ettiği ve yalnızca o işlemi ortadan kaldırdığı kabul edilmelidir. İptal davasında verilen yürütmenin durdurulması kararıyla da, iptali istenilen tasarruf ve onun sonucu olan işlemin uygulanması durmakta ve işlemin uygulanması öncesindeki hukuki durum dava sonuna kadar yeniden sağlanmaktadır. Bireysel bir işlemin yürütülmesi yargı kararı ile durdurulmuş ise, kural olarak idare, bireyin eski hukuki durumunu kazanması için gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür. İşin bu aşamasında, iptal kararından beklenen sonuç gerçekleşmekte, birey, işlem öncesi hukuki duruma yeniden dönmektedir. Bu durum, Anayasanın 138'inci maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı Kanun'un 28'inci maddesine göre yürütmenin durdurulması kararlarının da, iptal kararları gibi idarece uyulması ve bu kararların gereklerine göre işlemde veya eylemde bulunulması gereken yargısal nitelikte kararlar olmasının sonucudur. Ancak bu husus aynı davada verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararının birbirinden bağımsız ve ayrı kararlar olarak nitelendirilmesini gerektirmez. Yürütmenin durdurulması kararlarının uygulanmasından ve işlem öncesi hukuki duruma yeniden dönülmesinden sonra, ilgili hakkında tesis edilen ve iptali için süresinde dava açılmayan yeni işlemlerin yeni hukuki durumlar yaratması gerçeği karşısında, ilk işleme karşı açılan dava sonucunda verilen iptal kararı ile yeniden eski hukuki duruma dönülmesi, sonraki idari işlemlerin yok sayılması ve aynı sonucu doğuran kararın iki kez uygulanması gibi hukuk mantığına ters düşen bir durum yaratması açısından mümkün değildir. Kısaca ifade etmek gerekirse, yürütmenin durdurulması kararları, işlem tarihinden itibaren dava sonuçlanıncaya kadar işlem öncesi hukuki durumun muhafazası amacı ile verilen kararlar olmasına karşın, iptal kararları davayı sonuçlandıran ve hukuki gerçeği gösteren kararlardır. Ancak her iki kararda da işlem tarihinde mevcut hukuki durum denetlenmekte ve sonuçta, işlemin uygulanması öncesindeki hukuki durum yeniden sağlanmaktadır. Dava aşamasında verilen yürütmenin durdurulması kararının eksik ya da yanlış bir şekilde uygulanması veya karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra tesis edilen yeni işlemlerin dava konusu edilmesi halinde, ilk davada verilecek iptal kararı ile uygulamanın tekrarlanıp eski hukuki durumunun yeniden tesisi zorunluluğunun bulunduğunu söylemek mümkün olmamak gerekir. Sonuç olarak,görevden alınarak bir başka göreve atanan ve bu atama işleminin iptali istemiyle açtığı davada mahkemece verilen yürütmenin durdurulması kararı gereğince görevine iade edilen bir kamu görevlisinin, daha sonra başka görevlere atanması ve bu işlemlere karşı dava açmış olması halinde, ilk işleme karşı açtığı dava sonucunda verilen iptal kararının uygulanması suretiyle sağlanmış eski hukuki durumun yeniden tesisini gerektirmeyeceği görüşüyle karara karşıyız.""yolundaki ayrışık oylarına karşılık. Daire kararının dayandığı gerekçelerle aynen onanmasına 30.12.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.