Danıştay · Danıştay
Danıştay 2025/134 E. 2025/951 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2025/134
- Karar No
- 2025/951
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/134 Karar No : 2025/951
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 3- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2019/1347, K:2024/3645 sayılı kararının, esası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Kayapınar ilçesi, Gaziler ...No'lu Aile Sağlığı Merkezinde sözleşmeli aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, 2019 yılı Şubat ayı ödemesinden yapılan kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu 19/02/2019 tarihli başvurunun zımnen reddi işlemi ile 30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin "Geçici aile hekimlerine yapılacak ödemeler" başlıklı 17/1-(a) bendinde yer alan "%50'si yasal kesintiler yapıldıktan sonra asıl aile hekimine" ve aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "%50'si asıl aile hekimine" ibarelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2019/1347, K:2024/3645 sayılı kararıyla; 30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin Geçici aile hekimlerine yapılacak ödemeler" başlıklı 17/1-(a) bendinde yer alan "%50'si yasal kesintiler yapıldıktan sonra asıl aile hekimine" ve aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "%50'si asıl aile hekimine" ibarelerinin iptali istemi yönünden; Aile hekimlerinin, iradeleri ile kabul ettikleri sözleşmeyle ücret karşılığı çalışmakta ve sözleşmeli olarak çalışmanın sağlayacağı olanakları tercih ettikleri, ancak bu görevleri yerine getirmek istememeleri halinde, sözleşmelerini sona erdirmek ve/veya sözleşmenin süresinin sona ermesi üzerine yenilememenin de kendi iradelerine bağlı olduğu, Sözleşme ile çalıştırılan aile hekiminin, (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 8/2. maddesi çerçevesinde görev başında bulunmadığı süre içinde, hizmetin görülmesini sağlayamaması takdirde müdürlüğün, diğer aile hekimlerini veya Bakanlık personelini geçici aile hekimi olarak görevlendirdiği, bu durumda; aile hekiminin, görevden geçici olarak ayrılması halinde dahi temel ücretini aldığı ve davalı idarelerin aile hekimlerine yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartlarını belirleme yetkilerinin bulunduğu göz önüne alındığında, anılan Yönetmelik'in dava konusu edilen ibarelerinin, 5258 sayılı Kanun'a ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmakla birlikte; 30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği, 30/06/2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin 28. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, düzenleyici işleme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı, Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenlemeler yürürlükte olmadığından, düzenlemelerin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı, Davacının, 2019 yılı Şubat ayı ödemesinden yapılan kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu 19/02/2019 tarihli başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istemi yönünden; Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, idari yargılama hukukunun temel ilkeleri gereği, idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarına ilişkin yargısal denetimin, tesis edildikleri tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerektiği, Kararda açıklandığı üzere, bireysel işlemin dayanağı Yönetmelik maddesi hukuka uygun bulunduğundan, anılan madde uyarınca tesis edilen bireysel işlemde de hukuka aykırılık görülmediği, Diğer taraftan, düzenleyici işlem yönünden uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de; bu husus idarelerin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağından ve Yönetmelik hükmünün de hukuka aykırılık taşımadığı değerlendirildiğinden, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı, gerekçeleriyle, davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 663,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen 34.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulanması halinde, bu ödeme tutarından brüt ücretin % 20'sine kadar indirim yapılabileceği kurala bağlanmış ise de, rapor hakkını kullanan sözleşmeli aile hekiminin ücretinden kesinti yapılacağına ilişkin bir düzenleme getirilmediği, hukuka aykırı dava konusu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin de hukuka aykırı olduğu; yargılama giderlerinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idarelerin sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idarelerden Diyarbakır Valiliği tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerine uyulmamış olunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, esası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda açıklanan gerekçeyle, düzenleyici işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem yönünden davanın reddine, ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2019/1347, K:2024/3645 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 30/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Anayasanın 128. maddesinin 2. fıkrasında ''Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.'' kuralına, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ''Güvenlik'' başlıklı 18. maddesinde ise ''Kanunlarda yazılı haller dışında Devlet memurunun memurluğuna son verilmez, aylık ve başka hakları elinden alınamaz.'' kuralına yer verilmiştir. Anayasa ve 657 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeler ile Devlet memurlarının aylık ve özlük hakları hususunda yasal güvenceye tabi oldukları esasının getirildiği, bu güvence kanunla düzenlemenin yanında aylık ve özlük haklarından yapılacak kesintilerin de yine kanunla gösterilmesi hususunu da kapsamaktadır. Aile hekimliği hizmetlerinin, Devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerden olduğu, idari hizmet sözleşmesi ile aile hekimliği uygulamalarını yürütmek üzere çalıştırılanların da Anayasa'nın 128. maddesinde ifade edilen "kamu görevlisi" kapsamında olduğu dikkate alındığında, sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin Anayasa'nın 128. maddesinin 2. fıkrası gereğince kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, 30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin dava konusu "Geçici aile hekimlerine yapılacak ödemeler" başlıklı 17/1-(a) bendinde yer alan "%50'si yasal kesintiler yapıldıktan sonra asıl aile hekimine" ve aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "%50'si asıl aile hekimine" ibarelerinde kanuni düzenleme ilkesi yönünden hukuka uygunluk bulunmadığından, Yönetmelikteki anılan düzenlemeye dayalı olarak davacının 2019 yılı Şubat ayı ödemesinden yapılan kesinti işleminde ve buna bağlı olarak davacının yapılan kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu 19/02/2019 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın, bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.