Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/63 E. 2025/1158 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/63
Karar No
2025/1158
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/63 Karar No : 2025/1158

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmaksızın düzenlenen faturaları kayıtlarına intikal ettirmek suretiyle (67.682,39 TL mahsuben ve 10.000 TL nakden olmak üzere toplam 77.682,39 TL) haksız kurumlar vergisi iadesi aldığı yolunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'na istinaden 2010 yılı için resen tarh edilen kurumlar vergisi ile verginin bir katı tutarında kesilen ve tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle arttırılan vergi ziyaı cezası ile anılan rapor uyarınca iade talebi reddedilen kurumlar (stopaj) vergisinin (446.938,96 TL) yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Dosyanın incelenmesinden, yıllara sari inşaat, onarım ve taahhüt işlerinde faaliyet gösteren davacı hakkında ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu düzenlenmiştir. Anılan raporda, haklarında sahte fatura düzenledikleri yönünde vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden alınan faturaların tamamının davacının maliyetlerine intikal ettirildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının defter ve belgelerinin ihticaca salih olmadığı kabul edilerek ilgili yıla ait kazancı yeniden belirlenmiştir. Nakden ve mahsuben iadesi yapılan verginin geri alınması amacıyla dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır. i. Dava konusu kurumlar vergisi ile verginin bir tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden yapılan inceleme: Davacıya 2008 ve 2009 yıllarında fatura düzenleyen ... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu; davacıya 2008 yılında fatura düzenleyen; ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu, ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu, ... Tüketim Malları İnşaat Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu, ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu, ... Malzemeleri Nakliyat ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu; davacıya 2009 yılında fatura düzenleyen ... İnşaat Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile ... Taahhüt Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'ndaki tespitlerin değerlendirilmesinden, yapılan yoklamalarda adreslerinde bulunmayan, beyannamelerini düzenli vermeyen, yüksek miktarlı katma değer vergisi beyannameleri veren ve düşük miktarlı ödenecek vergisi çıkan, işçisi ve muhasebecisi bulunmayan, yeterli iş organizasyonuna sahip olmayan, ortaklarına ulaşılamayan, mükellefiyetle ilgili ödevlerini yerine getirmeyen, ortaklarının veya kanuni temsilcilerinin başka birçok firmada ortak ya da kanuni temsilcilik faaliyetleri bulunduğu tespit edilen ve bir kısmının adreslerinde bulunmaması nedeniyle resen mükellefiyetlerine son verildiği anlaşılan anılan kişi ve şirketlerin davacıya düzenlemiş olduğu faturaların gerçek anlamda ticari bir ilişkiye dayanmadığı, sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge niteliği taşıdığı sonucuna varılmıştır. Olayda, davacı şirkete fatura düzenleyen şirketlerin gerçek bir ticari faaliyetlerinin bulunmadığı yönünde yapılan tespitler dikkate alındığında söz konusu kişilerin sahte belge düzenlemek amacıyla kurulan bir organizasyonu oluşturduğunu göstermektedir. Bu kişiler tarafından düzenlenen faturaların sahte olduğu ve aynı organizasyon kapsamında birçok şahıstan alınan faturaların ilgili dönemdeki toplam alışlar içindeki payı dikkate alındığında faturaların bilerek kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, davacının yasal defterlerine kaydettiği gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanmayan faturalara ilişkin maliyetlerin kabul edilmemesi suretiyle nakden ve mahsuben iade edilen verginin geri alınmasına yönelik yapılan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. ii. Dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan kısmı yönünden yapılan inceleme: Bir olayda tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önce bir fiilin işlenmesi ve ardından bu fiilin 213 sayılı Kanun'da öngörülen sürede tekrarlanması gerekmektedir. Bu nedenle, tekerrür hükümlerinin ilk işlenen fiile değil kelimenin açık anlamından da kolayca çıkarılabileceği üzere tekrarlanan ikinci fiile uygulanması söz konusu olmakta ve cezaların caydırıcılığının sağlanması amaçlanmaktadır. Olayda, dava konusu vergi ziyaı cezasına tekerrür hükmü uygulanmasının nedeni olarak gösterilen vergi ziyaı cezasının 2011 yılında tebliğ edilmiş olması nedeniyle dönem ve kesinleşme tarihi itibarıyla Kanun'da öngörülen tekerrür şartlarını taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı adına ihtilaflı dönem için tekerrür uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmaktadır. iii. Karar sonucu: Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan kısmını kaldırmış; diğer yönlerden davayı reddetmiştir. Tarafların istinaf istemlerini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: i. Davalının istinaf isteminin incelenmesi: Davalının, Vergi Mahkemesi kararının tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelttiği iddialar, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davalının istinaf isteminin reddi gerekmektedir. ii. Davacının istinaf isteminin incelenmesi: Dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, haksız yere vergi iadesi yapıldığından bahisle tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle tarh edilmiştir. Söz konusu tarhiyat, davacının 2010 yılına ait işlemlerinin incelenmesi sonucunda tespit edilen matrah farkından kaynaklanmaktadır. Ancak, 2010 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davada, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrası, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılmış ve vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı iptal edilmiştir. Bu nedenle, dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde de hukuka uygunluk görülmemiştir. iii. Karar sonucu: Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf istemine konu kararın, davalı tarafından vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan kısmının kaldırmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemini reddetmiş; kararın, davacı tarafından dava konusu kurumlar vergisi ile verginin bir tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemini kabul ederek bu hüküm fıkrasını kaldırdıktan sonra cezalı tarhiyatı kaldırmıştır. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/02/2022 tarih ve E:2018/2432, K:2022/1147 sayılı kararı: i. Temyize konu kararın, mahkeme kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir. ii. Temyize konu kararın diğer hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme: Temyize konu kararda atıf yapılan kurumlar vergisi tarhiyatına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın kabülüne ilişkin hüküm fıkrası, Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/02/2022 tarih ve E:2018/2431, K:2022/1146 sayılı kararıyla bozulduğundan, oluşan yeni hukuki durum dikkate alınarak yeniden karar verilmesi gerekmektedir. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Davacı adına cezalı olarak tarh edilen 2010 yılına ait kurumlar vergisine karşı açılan davada verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/02/2022 tarih ve E:2018/2431, K:2022/1146 sayılı kararıyla bozulması üzerine verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararına davalı tarafından yöneltilen temyiz istemi Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 24/12/2025 tarih ve E:2024/35, K:2025/1157 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu hukuki durum da dikkate alındığında, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X - KARŞI OY: Davacı adına aynı maddi olay nedeniyle resen tarh edilen 2010 yılına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine ilişkin Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 24/12/2025 tarih ve E:2024/35, K:2025/1157 sayılı kararında yer alan "X - KARŞI OY" doğrultusunda temyiz isteminin kabulü ve ısrar kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/63, K. 2025/1158, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-63-e-2025-1158-k-03f9f0bf3ae7