Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2748 E. 2024/3545 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2748
- Karar No
- 2024/3545
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2748 Karar No : 2024/3545
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 06/06/2024 tarih ve E:2023/1883, K:2024/9359 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 06/06/2024 tarih ve E:2023/1883, K:2024/9359 sayılı kararıyla; 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69 ve 72. madde hükümlerine yer verildikten sonra, 2802 sayılı Kanun'un "Ceza soruşturması veya kovuşturması ile disiplin soruşturmasının bir arada yürütülmesi ve zamanaşımı" başlıklı 72. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde, hâkim ve savcılar hakkında başlatılacak disiplin soruşturmasıyla ilgili olarak, "Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz." denilerek meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarının dışında kalan disiplin cezaları için üç yıllık bir soruşturma zaman aşımı süresinin belirlendiği, aynı fıkranın sonraki cümlesinde de "Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." denilerek beş yıllık bir ceza zaman aşımı süresinin belirlendiği, meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarıyla ilgili olarak soruşturma ve ceza verme zaman aşımı süreleri arasında bir ayrıma gidilmeyerek, bu cezalara ilişkin hem soruşturma hem de ceza zaman aşımı sürelerinin beş yıl olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, ancak, aynı maddenin 3. fıkrasında, "Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır." denilerek üç ve beş yıllık soruşturma ve ceza verme zaman aşımı sürelerine bu ayrıksı durum gözetilerek bir istisna getirildiğinin de açık olduğu, Anılan mevzuat hükümlerine göre, meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere soruşturmaya başlanması bakımından zaman aşımı süresinin 3 yıl olarak belirlendiği; meslekten çıkarma ve yer değiştirme cazalarını gerektiren eylemler için soruşturmaya başlanması bakımından ayrıca bir zaman aşımı süresinin belirlenmediği, ceza verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresi için ise meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler ile diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemler arasında bir ayrım yapılmadığı ve genel kural olarak 2802 sayılı Kanun'un 62. maddesinde sayılan tüm disiplin cezası türleri için ceza verme yetkisi bakımından 5 yıllık zaman aşımı süresinin belirlendiği; bu nedenle meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler yönünden 5 yıllık zaman aşımı süresinin gerek soruşturmaya başlanması bakımından gerekse de ceza verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresini kapsadığı, bu kuralın iki istisnasının bulunduğu, bunlardan ilkinin, disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturmasının açılması durumu, ikincisinin ise, disiplin cezası verilmesi için kovuşturma sonucunun beklenilmesine karar verilmesi durumu olduğu, Bu durumda, disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturması açılmış olması ve kanunda söz konusu suç için daha uzun bir zaman aşımı süresinin öngörülmüş olması durumunda, disiplin cezası verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresinin 5 yıl olarak değil de, Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen dava zaman aşımı süresi olarak uygulanması gerektiği; disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle kovuşturma açılmış olması ve Hâkimler ve Savcılar Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi hâlinde ise disiplin cezası verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresinin mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl olarak uygulanması gerektiğinin anlaşıldığı, kanun koyucunun bu hususlar dışında başka bir kural öngörmediği ve idarece bu süreler içinde disiplin işlemlerinin sonuçlandırılmasını amaçladığı, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının görev aldıkları soruşturma ve kovuşturmalarda örgütün amaçları doğrultusunda ve örgüt yararını gözeterek işlemler tesis ettikleri, kumpas davalarıyla örgüt mensubu olmayanları tasfiye ederek devlete hakim olmaya çalıştıkları, mensuplarının hizmet aidiyetini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından üstün gördükleri ve kendi mensuplarına alan açmak amacıyla örgüt mensubu olmayan kişiler hakkında soruşturma açılmasına imkan sağladıklarının birçok somut olayda görüldüğü, Olayda, davacının, Mersin Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde "...söz konusu GDO soruşturmalarının FETÖ/PDY isimli terör örgütünün algı operasyonlarının bir parçası olduğu, M.B. isimli kişide ele geçen belgelerde de başsavcının, savcının görüşünün alınabileceğinin belirtildiği, söz konusu soruşturma dosyalarının A.T. tarafından ait olduğu büronun savcısından alınarak iş bölümüne göre bakmakla yetkili olmayan kaçakçılık bürosunda görevli ...’e tevdi edildiği, devam eden GDO soruşturmalarının da ... tarafından muktezaya bağlandığı, soruşturmaları yürüten ..., soruşturma dosyasını soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısından alarak başka büroda görevli ...'e veren A.T. ve dosyada tutuklama kararı veren A.A.'nın FETÖ/PDY isimli terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettikleri, ilgililerin eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu..." gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dava konusu uyuşmazlığa konu eylem, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinde düzenlenen zaman aşımına ilişkin hükümler çerçevesinde incelendiğinde; davacıya isnat olunan disiplin soruşturmasına konu fiillerin sonuncusunun, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasının yargılamasında 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'na Muhalefet suçunu işlediği iddia edilen ve yargılama sonucunda beraat eden sanıklar hakkında iddia makamı beraat mütalaasında bulunduğu halde, görüldü savcısı ya da duruşma savcısı olmamasına rağmen, mezkûr kararın temyizini gerçekleştirmesi (04/02/2014 tarihli dilekçe ile) olduğu, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve ... sayılı soruşturma izni verilmesi teklifi üzerine 5 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde soruşturmaya başlanmasına karşın, disiplin cezasının 27/01/2022 tarihinde verildiğinin anlaşıldığı, bu bağlamda, öncelikle isnat olunan disiplin cezası verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresinin uzamasını gerektirecek herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunup bulunmadığı yönünde bir irdeleme yapıldıktan sonra zaman aşımına yönelik değerlendirmenin yapılmasının gerektiği, UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, dava konusu disiplin cezasına konu eylemle ilgili olarak, disiplin cezası verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresinin uzamasını gerektirecek herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunmadığı dikkate alındığında, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinde düzenlenen "Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." hükmü uyarınca, isnat olunan son eylemin işlendiği iddia edilen 04/02/2014 tarihinden başlayan beş yıllık ceza verme yetkisinin, dava konusu disiplin cezasının verildiği 27/01/2022 tarihi itibarıyla zaman aşımına uğradığı sonucuna ulaşıldığı, Bu durumda, eylemin işlendiği tarih itibarıyla 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesi uyarınca disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğradığından, isnat edilen eylemle ilgili herhangi bir araştırmaya ve incelemeye girmeksizin başka bir ifade ile eylemin sabit olup olmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin davaya konu kararlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu kararların iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, özel bir süreyle sınırlandırılmayan disiplin soruşturmasına konu cezalar için, 5 yıllık süre geçtikten sonra hem disiplin soruşturma zaman aşımına hem de ceza verme yetkisi bakımından zaman aşımına uğramasının hukuki açıdan doğru olmadığı, süresinde başlatılan disiplin soruşturmasının tamamlanmasını müteakip eylem yönünden ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğramasının hukuki sonuçları ile Kanun'da öngörülen belli sürelerin geçmesi ile disiplin soruşturmasına başlanmasının hukuki sonucunun farklı olduğu, 2802 sayılı Kanun'da disiplin soruşturmasına başlama tarihi bakımından meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezaları yönünden zaman aşımı süresinin öngörülmemesi, bir başka deyişle bu cezaların "soruşturma zaman aşımından" hariç tutulması ve bu bağlamda iradi olarak bir düzenleme yapıldığı göz önüne alınırsa, soruşturma zaman aşımından muaf olan bir eylemin, ceza verme yetkisi bakımından zaman aşımı ile karşılaşmasının hukuki yönden bir izahının olamayacağı, kanun koyucunun hâkim ve savcılar için, bu davanın da konusu olduğu üzere, eylem suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile belli koşullar altında meslekten çıkarma cezasının uygulanabileceğini hüküm altına almış iken, diğer disiplin cezaları için öngörülen zaman aşımı prosedürünün meslekten çıkarma disiplin cezası için geçerli olmayacağını öngörerek belirli, net ve tartışmaya mahal vermeyecek şekilde kurallar ihdas ettiği, eylem tarihinden itibaren 5 yılı aşkın süreden sonra, disiplin soruşturmasına geçilmesinde Yasa uyarınca bir engel olmadığı için ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle soruşturmanın başlatılmamasının idarenin takdirine bırakılmış bir konu olmadığı, soruşturmanın tamamlanmasını müteakip Dairenin kabulüne göre eylem tarihi yönünden ceza verme yetkisi zaman aşımına uğramış ise, soruşturma sürecindeki emek ve zaman kaybı bir yana, bu süreç sonucunda hazırlanan disiplin soruşturma raporunun değerlendirmeye alınmamasının da disiplin hukukunun amaçladığı bir sonuç olmadığı, 2802 sayılı Yasa'da meslekten çıkarma cezası yönünden özel bir süre düzenlemesine gidilmediği gibi bu ceza için disiplin soruşturmasına başlanmasının süre kaydına bile tabi tutulmamış olduğu, başka bir deyişle diğer disiplin cezaları için belirtilen süre sınırından muaf görüldüğü, dava konusu disiplin cezasına esas eylemlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, gizlilikle kendi amaçları uğruna faaliyet gösteren bir yapı her halükarda sonradan ortaya çıkacağından, davacının, geçmişte terör örgütünün güçlenmesine hizmet eden eylemlerini zorlama bir yorumla zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle cezalandırmamanın hukuk kaidelerine uygun olmayacağı, hâkim veya savcıların herhangi bir kişi, yapı veya oluşumdan aldığı emir ve talimatlar ile hareket etmesi meslekten çıkarılmaları için bile yeterli bir sebepken; kanunun lafzından hareketle, disiplin cezası verme süresinin zaman aşımına uğradığı yönündeki kararın; hâkimlik ve savcılık mesleğine mensup kişilerin bu mesleğin niteliği ve hassasiyeti göz önüne alınarak diğer kamu görevlilerinden farklı ve özel düzenlemelere tabi olmasını işlevsiz kılacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararların iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 06/06/2024 tarih ve E:2023/1883, K:2024/9359 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 26/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- Dava, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; bu Kanun'un amacının, adli ve idari yargı hakim ve savcılarının niteliklerini, atanmalarını, hak ve ödevlerini, aylık ve ödeneklerini, meslekte ilerlemelerini, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesini, haklarında disiplin kovuşturması açılmasını ve disiplin cezası verilmesini, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri veya kişisel suçlarından dolayı soruşturma yapılmasını ve yargılamalarına karar verilmesini, meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik hallerini, meslek içi eğitimlerini ve diğer özlük işlerini, Yargıtay ve Danıştay Başkan ve üyelerinin aylık ve ödenekleri ile diğer mali, sosyal hak ve yardımlarını düzenlemek olduğu belirtilmiş, "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, hâkim ve savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un "Ceza Soruşturması veya Kovuşturması İle Disiplin Soruşturmasının Bir Arada Yürütülmesi ve Zamanaşımı" başlıklı 72. maddesinde, "(1) Hâkim ve savcılar hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasına başlanmış olması, aynı olaydan dolayı disiplin soruşturmasını gerektirmeyeceği gibi, ilgilinin mahkûm olması veya olmaması ayrıca disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez. (2) Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. (3) Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilenler hakkında ise, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verilmiştir. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun yürürlüğe konulmasının amaçlarından biri de hakim ve savcılar hakkında yürütülecek disiplin soruşturması ile yürütülen disiplin soruşturması sonucunda verilecek disiplin cezalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Bu kapsamda anılan Kanun'un 72. maddesinde de, hakim ve savcılar hakkında verilecek disiplin cezalarında zaman aşımı müessesesinin hangi disiplin cezasında ne şekilde uygulanacağı hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin 2. fıkrasında; "Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." hükmüne yer verilmek suretiyle hakim ve savcılar hakkında verilecek "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" cezalarında uygulanacak disiplin ve ceza verme zaman aşımı ile diğer disiplin cezalarında uygulanacak zaman aşımı hususunda ayrıma gidildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, hakim ve savcılar hakkında verilecek olan "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" cezası dışındaki disiplin cezaları için soruşturma zaman aşımı süresinin eylemin işlenmesinden itibaren üç yıl, ceza verme zaman aşımının ise yine eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl olarak düzenlendiği, böylece söz konusu sürelerin geçmesi halinde "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" cezası dışındaki disiplin cezaları için zaman aşımı nedeniyle soruşturma yapılamayacağı ve/veya ceza verilemeyeceği, ancak ilgili Kanun hükümlerinde "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" cezaları için bu yönde bir zaman aşımı süresinin öngörülmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, 2802 sayılı Kanun hükümleri uyarınca hâkim ve Cumhuriyet savcıları hakkında verilecek "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" disiplin cezalarına ilişkin olarak herhangi bir zaman aşımı süresi öngörülmeyerek anılan disiplin cezalarının zaman aşımı müessesesi dışında tutulduğu, dolayısıyla anılan cezalar için zaman aşımından bahsedilemeyeceğinden, davalı idarenin disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu kararların iptali yolunda verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, Dairece uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.