Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2361 E. 2025/498 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2361
- Karar No
- 2025/498
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2361 Karar No : 2025/498
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası(... Şubesi) VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 25/06/2024 tarih ve E:2021/8895, K:2024/3814 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 07/05/2021 tarihinde onaylanan Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının "6.2 Kırsal Yerleşme Alanları" başlıklı plan notunun 6.2.3, 6.2.4 ve 6.2.5 sayılı bentlerinde yapılan değişikliğin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 25/06/2024 tarih ve E:2021/8895, K:2024/3814 sayılı kararıyla; 6.2.3 ve 6.2.4 sayılı plan notları yönünden; Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının “6.2 Kırsal Yerleşme Alanları” başlığı altında yer alan; “6.2.3 Kırsal yerleşme alanlarında imar planları yapılıncaya kadar konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılara ilişkin uygulamalar bu plan ile verilmiş olan yapılanma koşullarını aşmamak kaydıyla, 3194 sayılı İmar Kanunu, “Plansız Alanlar Yönetmeliği’nin 5.Bölüm’ünde belirtilen esaslara göre yapılır. 6.2.4. Konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılarda imar planları yapılıncaya kadar; Emsal: 0,40; Yençok: 6.50 m. (2 kat)’ı geçemez. Silo, samanlık, yem deposu, vb. yapılar için Yençok, ihtiyaç doğrultusunda belirlenir." şeklindeki plan notlarından; 6.2.3 sayılı plan notunun yeniden düzenlediği ve dava konusu işlem ile "Kırsal yerleşme alanlarında imar planları yapılıncaya kadar konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılarda yapılanma koşulları Plansız Alanlar Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenir. Silo, samanlık, yem deposu, vb. yapılar için maksimum bina yüksekliği ihtiyaç doğrultusunda belirlenir.” şeklinde değiştirildiği, Dava konusu çevre düzeni planı notu değişikliği öncesinde, kırsal yerleşme alanlarında imar planları yapılıncaya kadar konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılarda yapılanma koşulları, bu planda belirlenen yapılanma koşulları aşılmamak kaydıyla emsal (E:0,40), maksimum kat adedi (2 kat), yükseklik sınırlaması (6.5 m.) belirlenmiş iken, söz konusu değişiklik ile bu alanlardaki mezkur yapılara ilişkin yapılanma koşullarında Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nin ilgili kısmına atıf yapıldığı, Uyuşmazlık konusu alanın, plansız alan olması sebebiyle imar planları yapılıncaya kadar bu alandaki inşai faaliyetlerin Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'ne tabi olduğu hususunda duraksama bulunmadığı, kırsal yerleşme alanları için verilmiş olan yapılanma koşulları ile çevre düzeni planı kararları arasındaki farklılıkların giderilmesi ve uygulamalarda bütünlüğün sağlanması amacıyla onaylanan dava konusu plan değişikliği ile plansız alanlarda imar planları yapılıncaya kadar yapılanma koşullarının Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği doğrultusunda yürütülmesinin sağlanması, bu suretle, gerçekleşebilecek düzensiz, çarpık yapılaşmanın önüne geçilmesinin hedeflendiğinin görüldüğü, Kaldı ki, leke plan niteliğinde bulunan ve şematik gösterimlere yer veren çevre düzeni planında yapılanma koşullarının belirlenmesi esasen çevre düzeni planının ölçeği ve türü ile bağdaşmadığı, bu kapsamda, söz konusu plansız alanda inşa edilecek yapılara ilişkin yapılanma koşulları çevre düzeni planı ile belirlenmişken, dava konusu plan notu değişikliği ile ilgili Yönetmeliğe bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Davacının, çevre düzeni planı notu değişikliğinin bu kısmına yönelik temel iddiasının, yapı yoğunluğunun artacağı hususu olduğu, ancak yapı yoğunluğundaki artışın Yönetmelik'te öngörülen değerlerle uyumlu olduğu, diğer bir deyişle, bu alandaki yapılanma koşullarını belirleyen Yönetmelik hükümlerindeki yapı yoğunluğu oranlarını aşmadığı, Öte yandan; konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların müştemilat dahil taban alanı kat sayısının %40'ı geçemeyeceğine ilişkin Yönetmeliğin 51. maddesinin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada, Dairelerinin 30/10/2023 tarih ve E:2021/8364, K:2023/7688 sayılı sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, Bu durumda, itiraz konusu plan notunda şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, 6.2.5 sayılı plan notu yönünden; “6.2.5 Köyün genel ihtiyaçlarına yönelik olarak yapılacak sosyal ve ticari tesisler (köy konağı, ibadethane, okul, spor alanı, harman yeri, pazar yeri, sağlık ocağı, sağlık evi, PTT, karakol, ticarethane, mezarlık vb.) için yapılaşma koşulları ilgili idaresince belirlenir. Bu kullanımlar dışındaki her türlü faaliyet için (turizm, günübirlik veya bölgesel düzeyde ticaret, vb.) imar planı yapılması zorunlu olup; Emsal: 0,40 ve Yençok: 6,50’yi (2 kat) geçemez.” şeklindeki plan notunun, "6.2.4 Köyün genel ihtiyaçlarına yönelik olarak yapılacak sosyal ve ticari tesisler (köy konağı, ibadethane, okul, spor alanı, harman yeri, pazar yeri, sağlık ocağı, sağlık evi, PTT, karakol, ticarethane, mezarlık vb.) için yapılaşma koşulları ilgili idaresince belirlenir. Bu kullanımlar dışındaki her türlü faaliyet için (turizm, günübirlik veya bölgesel düzeyde ticaret, vb.) imar planı yapılması zorunlu olup Emsal: 0,50’dir. Diğer yapılanma koşulları çevre imar bütünlüğü gözetilerek alt ölçekli planlarda belirlenecektir.” şeklinde yeniden düzenlendiği, Uyuşmazlığa konu çevre düzeni planı notu değişikliği öncesinde, kırsal yerleşme alanlarında turistik ve ticari yapılarda emsal (E:0,40), maksimum kat adedi (2 kat) ve yükseklik sınırlaması (hmax:6.5 m.) belirlenmiş iken, söz konusu değişiklik ile bu alanlardaki mezkur yapılara ilişkin emsal oranının (E:0,50)'ye çıkartıldığı, kat adedi ve yükseklik gibi diğer yapılanma koşullarının çevre ve imar bütünlüğü gözetilmek kaydıyla alt ölçekli planlara bırakıldığı, Çevre düzeni planlarının leke plan olmaları nedeniyle imar planları gibi değerlendirilmeyeceği, İmar planları yapılırken varsa ve şayet belirlenmişse 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında gösterilen yapılaşma koşullarının, 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli imar planlarında aynen korunabileceği gibi bölgenin doğal yapısı, jeoljik yapısı veya başka etkenlerden dolayı daha düşük yapılaşma koşulları da getirilebileceği, bu durumun imar planının üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına aykırı olduğu anlamına gelmeyeceği, ancak 1/5000 ya da 1/1000 ölçekli imar planıyla 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında getirilen yoğunluk kararından fazla yapılaşma koşulu getirilemeyeceği, Davacının, çevre düzeni planı notu değişikliğinin bu kısmına itirazının söz konusu emsal oranının dava konusu işlem öncesine göre %25 oranında yükseltilmesine ve kat ile yükseklik koşullarının alt ölçekli imar planlarına bırakılmasına ilişkin olduğu görüldüğünden, mezkur emsal oranının maksimum değer olduğu, dava konusu çevre düzeni planıyla, ticari ve turistik yapıların inşası için alt ölçekli imar planlarının yapılmasının zorunlu tutulduğu, dolayısıyla alt ölçekli planlarda alanın kırsal yerleşme alanı olduğu da gözetilmek suretiyle şehircilik ilkelerine uygun olarak bu orandan daha aşağıda emsal değeri belirlenebileceği, ancak daha yüksek emsal oranı kararı getirilemeyeceği, ayrıca yükseklik, kat adedi gibi diğer yapılanma koşullarının esasen türü ve ölçeği itibarıyla imar planlarında belirlenmesi gerektiği, bu planlarda da çevre imar bütünlüğü gözetilerek ve toplam inşaat alanının parsel büyüklüğünün yarısının aşılmaması kaydıyla diğer yapılanma koşullarının belirlenebileceği hususları bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bölgedeki kırsal alanlarda genellikle tarım ve hayvancılıkla ilgili faaliyetlerde bulunulduğu ve yerleşim alanlarının dağınık, nüfus yoğunluklarının ise düşük alanlarda yaşam sürdürdüğü Bölgemizde özellikle ekonomik sebeplerden dolayı kırsal alanlardan kentsel alanlara göçün her geçen yıl arttığı, söz konusu ekonomik sebeplerin en büyüğünün ise tarım ve hayvancılık yapılacak toprakların yetersizliği ve verimsizliği olduğu, yapılan plan hükmü değişikliğinin, her ne kadar köy yerleşik alanı sınırları içinde 5403 sayılı Kanun hükümleri geçerli olmasa bile, tarımsal faaliyetlerin yapılabileceği alanları yapılaşmaya konu edeceği, yapılaşma şartlarının değiştirilerek özellikle konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılarda emsal değerinin 0,40’tan 0,80’e yükseltildiği; turizm, günübirlik veya bölgesel düzeyde ticaret gibi alanlarda ise emsal değerin 0,40’tan 0,50’ye yükseltildiği, ayrıca bu alanlardaki yükseklik sınırının kaldırılarak alt ölçekli planlara bırakıldığı, böylece özellikle yükseklik sınırlamasının kaldırılmasının, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesindeki Çevre Düzeni Planının tanımına aykırı olarak alt ölçekli planları yönlendiremediği, değişiklik ile özellikle konut kullanımlı binalarda yapı inşaat alanı büyüklüğününün 2 kat arttırıldığı; ticaret, turizm gibi yapılarda %25 oranında inşaat alanı artışının oluştuğu; kat adetleri açısından ise ticaret, turizm yapılarında bir belirsizlik olduğu ve alt ölçekli planlarda yönetmelikten farklı olarak daha fazla katlı yapılaşmanın önerildiği, bu durumun Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 3. maddesinde açıklandığı üzere, çevre düzeni planı olan yerlerde öncelikli olarak bu plan kararlarına uyulacağı ibaresine de aykırılık teşkil ettiği, yapılaşmasının, herhangi bir analiz, çalışma ve değerlendirme yapılmadan “Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği” hükümlerine ve alt ölçekli plan kararlarına bırakılarak çevre düzeni planının amacı ve etkinliğinin ortadan kaldırıldığı, tarım alanlarının sürdürülebilir şekilde korunamayacağı, toprak bütünlüğünün giderek bozulacağı, kırsal doku içinde arazilerinin parçalanmasına neden olacağı, dağınık yerleşim dokusunun giderek artacağı, çevre düzeni planının yürürlüğe girdiği 2011 yılından beri uygulanan plan hükmüne bağlı oluşan kırsal alanlardaki doku bütünlüğünün bozulacağı, eşdeğer arazi kullanımına sahip mülkiyetler arasında nesnellik-eşit hak dağılımının ortadan kalkacağı, yeni plan hükmüne göre oluşturulacak yapılar lehine avantaj sağlandığı, orman, mera alanları gibi korunması gereken bölgelerde yapılaşma baskısının artacağı, koruma-kullanma dengesinin yapılaşma lehine bozulacağı, bölgenin dağınık ve engebeli yapısından dolayı yapı büyüklüklerinin artmasına bağlı olarak erozyon ve heyelan risklerinin artacağı, belirtilen nedenlerle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden; 6.2.5 sayılı plan notunda yapılan dava konusu edilen değişiklik ile, kırsal yerleşme alanları kapsamında kalan turizm ve ticaret alanlarında, daha önce yapılaşma koşulları E:0,40, Yençok:6,50 m (2 kat) şeklinde belirlenmiş iken, dava konusu edilen değişiklikle, E:0,50 olarak belirlendiği, yükseklik ve diğer yapılaşma koşullarının, çevre ve imar bütünlüğü gözetilmek kaydıyla alt ölçekli planlara bırakıldığı görülmektedir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, dosya kapsamında yer alan plan değişikliğine ilişkin plan değişikliği gerekçe raporu değerlendirildiğinde, turizm, günübirlik veya bölgesel düzeyde ticaret vb faaliyetler açısından daha önce E:0,40, Yençok:6,50 m (2 kat) olarak belirlenen yapılaşma koşullarının, hangi gerekçeyle, emsal oranının %25 oranında arttırılarak 0,50 şeklinde belirlendiğinin ve yükseklik gibi diğer hususların alt ölçekli planlara bırakıldığının somut ve teknik şekilde, yeterli bir şekilde ortaya konulamadığı, ayrıca, yapı yoğunluğunun arttırılmasına yönelik değişiklikler açısından, mevzuat uyarınca altyapı etkilerinin de değerlendirilmediği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, yapılan değişiklik, çevre düzeni planı kararları arasında uygulamalarda bütünlüğün sağlanması ve imar planları yapılıncaya kadar yapılanma koşullarının Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği doğrultusunda yürütülmesinin sağlanması gerekçesine dayandırılmış ise de, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği uyarınca olay değerlendirildiğinde, anılan Yönetmelik kapsamında 0,50 emsal oranına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, turizm ve ticari amaçlı yapılar açısından da yine herhangi bir belirleme yapılmadığı görüldüğünden, anılan plan değişikliği gerekçesinin, sadece 6.2.3 ve 6.2.4 sayılı plan notları açısından geçerli olabileceği, 6.2.5 sayılı plan notu değişikliğinin gerekçesinin ise, yukarıda da belirtildiği gibi imar mevzuatı, planlama teknikleri ve kamu yararı açısından ortaya konulamadığı açıktır. Diğer yandan; bu kısım yönünden yapılan değişikliğin, kamu yatırımlarına, çevrenin korunmasına, çevre kirliliğinin önlenmesine, planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesi ile değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair olmadığı da ortadadır. Bu itibarla, temyiz isteminin kısmen kabulü ile 6.2.5 sayılı plan notunda yapılan değişiklik yönünden Daire kararının bozulmasının, diğer kısım açısından ise temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'in davacı Oda'nın dava konusu planın iptalini istemede hukuki menfaatinin bulunmadığı yolundaki usule ilişkin oyuna karşılık, bakılan uyuşmazlıkta davacının dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 25/06/2024 tarih ve E:2021/8895, K:2024/3814 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 05/03/2025 tarihinde, 6.2.3 ve 6.2.4 sayılı plan notları yönünden oybirliği, 6.2.5 sayılı plan notu yönünden ve usulde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- 6.2.5 sayılı plan notu yönünden; Dosyanın incelenmesinden; “6.2.5 Köyün genel ihtiyaçlarına yönelik olarak yapılacak sosyal ve ticari tesisler (köy konağı, ibadethane, okul, spor alanı, harman yeri, pazar yeri, sağlık ocağı, sağlık evi, PTT, karakol, ticarethane, mezarlık vb.) için yapılaşma koşulları ilgili idaresince belirlenir. Bu kullanımlar dışındaki her türlü faaliyet için (turizm, günübirlik veya bölgesel düzeyde ticaret, vb.) imar planı yapılması zorunlu olup; Emsal: 0,40 ve Yençok: 6,50’yi (2 kat) geçemez.” şeklindeki plan notunun, dava konusu edilen plan değişikliği ile, "6.2.4 Köyün genel ihtiyaçlarına yönelik olarak yapılacak sosyal ve ticari tesisler (köy konağı, ibadethane, okul, spor alanı, harman yeri, pazar yeri, sağlık ocağı, sağlık evi, PTT, karakol, ticarethane, mezarlık vb.) için yapılaşma koşulları ilgili idaresince belirlenir. Bu kullanımlar dışındaki her türlü faaliyet için (turizm, günübirlik veya bölgesel düzeyde ticaret, vb.) imar planı yapılması zorunlu olup Emsal: 0,50’dir. Diğer yapılanma koşulları çevre imar bütünlüğü gözetilerek alt ölçekli planlarda belirlenecektir.” şeklinde yeniden düzenlendiği görülmektedir. Yapılan değişiklik ile, kırsal yerleşme alanları kapsamında kalan turizm ve ticaret alanlarında, daha önce yapılaşma koşulları E:0,40, Yençok:6,50 m (2 kat) şeklinde belirlenmiş iken, dava konusu edilen değişiklikle, E:0,50 olarak belirlenmiş, yükseklik ve diğer yapılaşma koşulları, çevre ve imar bütünlüğü gözetilmek kaydıyla alt ölçekli planlara bırakılmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 2. fıkrasında; çevre düzeni planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabileceği, çevre düzeni planı değişikliklerinde; kamu yatırımlarına, çevrenin korunmasına, çevre kirliliğinin önlenmesine, planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine ve değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve taleplerin, idarece, planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılacağı hükme bağlanmıştır. Dosya kapsamında yer alan plan değişikliğine ilişkin plan değişikliği gerekçe raporuna bakıldığında; "Bakanlığımızca onaylanan çevre düzeni planlarında kırsal yerleşme alanları şematik olarak gösterilmekte ve kırsal yerleşme alanlarında, koruma ve gelişim ilkelerine uygun imar planlarının hazırlanması esas olup kırsal yerleşmelerin yerleşik alanlarında uygulama imar planları yapılıncaya kadar çevre düzeni planlarında kırsal yerleşme alanları için verilmiş olan yapılanma koşulları çerçevesinde iş ve işlemler yürütülmektedir. Bu bağlamda, kırsal yerleşme alanlarında alt ölçekte yapılan çalışmaların yönlendirilmesi, 3194 sayılı İmar Kanunu ile Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde (BEŞİNCİ BÖLÜM - Belediye Mücavir Alan Sınırları Dışında Planı Bulunmayan Köy ve Mezraların Yerleşik Alanlarında Uygulanacak Esaslar) kırsal yerleşme alanları için verilmiş olan yapılanma koşulları ile çevre düzeni planı kararları arasında uygulamalarda bütünlüğün sağlanması ve imar planları yapılıncaya kadar yapılanma koşullarının Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği doğrultusunda yürütülmesinin sağlanması amacıyla..." şeklindeki gerekçeye dayalı olarak plan değişikliği yapıldığı belirtilmiş ise de; turizm, günübirlik veya bölgesel düzeyde ticaret vb faaliyetler açısından daha önce E:0,40, Yençok:6,50 m (2 kat) olarak belirlenen yapılaşma koşullarının, hangi gerekçeyle, emsal oranının %25 oranında arttırılarak 0,50 şeklinde belirlendiğinin ve yükseklik gibi diğer hususların alt ölçekli planlara bırakıldığının somut ve teknik şekilde, yeterli bir şekilde ortaya konulamadığı, ayrıca, yapı yoğunluğunun arttırılmasına yönelik değişiklikler açısından, mevzuat uyarınca altyapı etkilerinin de değerlendirilmediği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, yapılan değişiklik, çevre düzeni planı kararları arasında uygulamalarda bütünlüğün sağlanması ve imar planları yapılıncaya kadar yapılanma koşullarının Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği doğrultusunda yürütülmesinin sağlanması gerekçesine dayandırılmış ise de, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği uyarınca olay değerlendirildiğinde, anılan Yönetmelik kapsamında 0,50 emsal oranına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, turizm ve ticari amaçlı yapılar açısından da yine herhangi bir belirleme yapılmadığı görüldüğünden, anılan plan değişikliği gerekçesinin, sadece 6.2.3 ve 6.2.4 sayılı plan notları açısından geçerli olabileceği, 6.2.5 sayılı plan notu değişikliğinin gerekçesinin ise, yukarıda da belirtildiği gibi imar mevzuatı, planlama teknikleri ve kamu yararı açısından ortaya konulamadığı açıktır. Diğer yandan; bu kısım yönünden yapılan değişikliğin, kamu yatırımlarına, çevrenin korunmasına, çevre kirliliğinin önlenmesine, planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesi ile değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair olmadığı da ortadadır. Bu durumda; temyize konu kararın, 6.2.5 sayılı plan notu değişikliği yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.