Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1925 E. 2024/2823 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1925
- Karar No
- 2024/2823
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1925 Karar No : 2024/2823
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
2- ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/02/2024 tarih ve E:2020/5726, K:2024/726 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi ... Ana Bilim Dalında bulunan ... kadrosuna atanan davacının doktora eğitimini azami sürede tamamlayamadığından bahisle kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğü Personel Dairesi Başkanlığı işleminin ve Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/02/2024 tarih ve E:2020/5726, K:2024/726 sayılı kararıyla, Anayasa'nın 131. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 10. ve Geçici 67. maddeleri, 20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 17. maddesinin 1. fıkrası ve Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 1. maddesi ile 10. maddesinin 2. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak; Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10. maddesinin 2. fıkrası yönünden; Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 10. maddesine ve Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nun ilgili maddelerine dayanılarak, artan üniversite sayısına bağlı olarak öğretim üyesi ihtiyacının artması nedeniyle Yükseköğretim Kurulunun uygun gördüğü lisansüstü eğitim-öğretim verme imkanına sahip yükseköğretim kurumlarında, öğretim üyesi ihtiyacı olan diğer yükseköğretim kurumlarının araştırma görevlilerine lisansüstü eğitim yaptırılması yoluyla, nitelikli öğretim üyesi yetiştirilmesinin sağlanması amacıyla yürürlüğe konulduğu, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği gereğince azami süre içinde çalışmalarını tamamlayamayan araştırma görevlilerinin kadrolarından ilişiğinin kesilmesinin, kadronun amacı dışında uzun sürelerle kullanılmasının engellenerek, kaynaklardan etkin ve verimli şekilde faydalanılması amacını taşıdığı, aksi durumda ise, bu kapsamdaki araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitimdeki başarısızlıklarının ödüllendirilmesine yol açılacağının açık olduğu, Bu bağlamda; dava konusu düzenlemenin kadroların amacı dışında kullanılmasını engelleyerek, kaynakların etkin ve verimli şekilde kullanılmasının sağlanmasına yönelik olduğu dikkate alındığında, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hükmün, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Bireysel işlem yönünden; Dosyanın incelenmesinden; Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinde 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi uyarınca Öğretim Üyesi Yerleştirme Programı kapsamında araştırma görevlisi olarak göreve başlayan davacının, 06/02/2014 tarihinde İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde doktora eğitimine başladığı, bunun üzerine 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca doktora eğitimi süresince kadrosunun anılan Enstitüye aktarıldığı, İstanbul Üniversitesinin 05/03/2020 tarihli yazısı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından, davacının azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle kadrosunun iade edilmesine onay verilmesinin istenildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 11/03/2020 tarihli yazısı ile iade işlemine onay verildiği, 08/06/2020 tarihinde davalı Üniversite ile olan ilişiğinin kesilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, Buna göre, davacının 06/02/2014 tarihinde başladığı İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsündeki doktora eğitiminde 12 yarı yıl olan azami doktora süresinin 2019 öğretim yılı güz döneminde dolduğu anlaşıldığından, doktora eğitimini azami sürede tamamlayamayan davacının kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Usul ve Esaslar'ın dayanağı olan 2547 sayılı Kanun'un 10. maddesinin davalı idareye araştırma görevlilerinin kadro ile ilişiklerinin kesilme sebeplerini düzenleme yetkisi vermediği, bu nedenle dava konusu düzenleyici işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, idarenin kendisini sınırlayan hiçbir çerçeve olmaksızın idare edilenlerin yaşamlarına ve bilhassa çalışma özgürlüğüne doğrudan müdahale etme imkanın bulunduğu dava konusu düzenleyici işlemin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine açıkça aykırı olduğu, Anayasa'nın 130. maddesine göre, öğretim elemanlarının kadro ile ilişiklerinin kesilme sebeplerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği, dava konusu bireysel işlemin 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesi ile Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 17. maddesinin 1. fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 20/02/2024 tarih ve E:2020/5726, K:2024/726 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 14/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 10. maddesi ve Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nun ilgili hükümlerine dayanılarak hazırlanan "Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar"ın 1. maddesinde, bu Usul ve Esaslar'ın amacının, yükseköğretim kurumlarına Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında öğretim üyesi yetiştirilmesi amacıyla araştırma görevlisi kadrolarına atananlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu belirtildikten sonra; ÖYP kadroları, başvuru, değerlendirme ve atama, yabancı dil eğitimi ve lisansüstü eğitim-öğretim, kaynak aktarımı, ÖYP giderleri ve harcamalar konusunda ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır. Amacı, kapsamı ve düzenleme alanına yukarıda yer verilen dava konusu Usul ve Esaslar'ın hukuka uygun olup olmadığının, idarenin düzenleme yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde durulmalıdır. Anayasa'nın 124. maddesinde yer alan "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı kanunda belirtilir." hükmü, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır. İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini yasalar çerçevesinde ve yasalara uygun olarak kullanması gereklidir. Yasanın öngördüğü düzenleme yetkisinin yine yasada belirtildiği gibi kullanılması, yasa hükmü bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir. 2547 sayılı Kanun'un "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde, öğretim elemanlarının yetiştirilme esaslarının Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüş; 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Merkezi sınav" başlıklı Ek 8. maddesinde; öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı için Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılacak merkezi sınavda 100 puan üzerinden en az 70 puan almak ve bu sınavı müteakip yükseköğretim kurumlarınca yapılacak giriş sınavında başarılı olmanın şart olduğu belirtildikten sonra, merkezi sınav ile giriş sınavlarının yapılması ve diğer hususlara ilişkin esas ve usûllerin Yükseköğretim Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun'la, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kamu personeline ait genel hükümlerini kapsayan yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı belirtilmiştir. Değinilen Kanun hükümlerinin birlikte incelenip değerlendirilmesinden; davalı idarenin öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, okutmanlar ile öğretim yardımcıları (araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısının) yetiştirilmesi, atanması v.b. hususlarını çıkaracağı yönetmelikle düzenlemesi gerekmektedir. Her ne kadar, dava konusu Usul ve Esaslar'ın dayanağı olan 2547 sayılı Kanun'un "Kaynak aktarımı" başlıklı 10. maddesinde; "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının bir önceki yıla ait bütçe geliri ile bütçe gideri farkının % 25’i her yıl şubat ayı sonuna kadar Yükseköğretim Kurulu hesabına aktarılır. Aktarılan bu tutarı, bir yandan Yükseköğretim Kurulu bütçesinin (B) işaretli cetveline öz gelir, diğer yandan (A) işaretli cetvelin mevcut veya yeni açılacak tertiplerine ödenek olarak eklemeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir. Sermaye ödenekleri, yılı yatırım programı ile ilişkilendirilir. Ödenek kaydedilen tutarlar, öncelikle yükseköğretim kurumlarının bilimsel araştırma projeleri ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi, yurt içi ve yurt dışında öğretim üyesi ve araştırmacı yetiştirilmesi ile Yükseköğretim Kurulunun fiziki ve beşeri altyapısının güçlendirilmesi amacıyla kullanılır. Söz konusu hizmet ve faaliyetlere ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulunca uygun görülen tutarlar, ilgili yükseköğretim kurumlarına tahakkuk ettirilmek suretiyle ödenir. Yurt içi ve yurt dışında öğretim üyesi ve araştırmacı yetiştirilmesi amacıyla yükseköğretim kurumlarına ödenen tutarlar karşılığını bir yandan ilgili yükseköğretim kurumunun (B) işaretli cetveline öz gelir, diğer yandan (A) işaretli cetveline ödenek kaydetmeye ilgili yükseköğretim kurumu yetkilidir. Bilimsel araştırma projeleri ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla yükseköğretim kurumuna aktarılan tutarlar, ilgili yükseköğretim kurumunun bütçesine gelir kaydedilmeksizin, açılacak özel hesaplarda izlenir. Yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla program yürütücüsü yükseköğretim kurumunun özel hesaplarda izlediği tutarlardan, programlardan yararlanan öğrencilere burs verilebilir. Burs tutarı, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanuna göre, lisans öğrenimi gören öğrencilere ödenmekte olan burs tutarının üç katını geçemez. Öğretim elemanlarına ise bu Kanun, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta yer alan kısıtlamalara bağlı olmaksızın 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesindeki unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretinin on katını geçmemek üzere ek ders ücreti ödenebilir. Ayrıca, program süresi ile sınırlı olmak kaydıyla program kapsamında yapılan her türlü harcamalar özel hesaptan karşılanır. Bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi için özel hesaba aktarılan tutarların harcanması ve muhasebeleştirilmesi ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla özel hesaba aktarılan tutarların kullanımı, bu kapsamda yapılacak ödemeler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunca müştereken belirlenir. Bu kapsamda yapılan harcamalar 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre denetlenir." düzenlemesine yer verilmek suretiyle Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına yönelik kaynağın kullanım usul ve esasları belirlenmiş ise de, maddede bu program kapsamında yapılacak atama usulünün yönetmelik dışında usul ve esaslar şeklinde düzenleneceği konusunda ayrıksı bir hükme yer verilmemiştir. Bu durumda; amacı, kapsamı ve düzenleme alanı göz önünde bulundurulduğunda davalı idarenin bu konudaki düzenleme yetkisini yönetmelik çıkarmak suretiyle kullanması ve bu yönetmeliği de Resmi Gazete'de yayımlaması gerekirken, usul ve esaslar şeklinde düzenleme yapmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10. maddesinin 2. fıkrası ile söz konusu Usul ve Esaslar'a dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka uyarlık görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.