Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1783 E. 2025/1480 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1783
Karar No
2025/1480
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1783 Karar No : 2025/1480

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 25/10/2023 tarih ve E:2019/8969, K:2023/5884 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 02/12/2011 tarih ve 28130 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği'nin "Plastik kulak küpelerinin yapısı ve modeli" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 25/10/2023 tarih ve E:2019/8969, K:2023/5884 sayılı kararıyla; Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 1., 2. ve 7. maddeleri ile 02/12/2011 tarih ve 28130 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği'nin 1., 2., 3., 4., 8., 12., 13., 14., 15., 16., 17., 42., 43., 44. ve 47. maddelerine yer verilerek, Dava Konusu Yönetmelik Düzenlemeleri Yönünden, Dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki haliyle Anayasa'nın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verildiği, Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildikleri, Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı; normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin, ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu, Yukarıda yer verilen Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Hayvanların tanımlanması ve kayıt altına alınması" başlıklı 7. maddesinde, hayvanların tanımlanmasında kullanılan kulak küpesi, mikroçip ve benzeri tanımlama araçlarının bedelleri ile Bakanlıkça belirlenen uygulama ücretinin, hayvan sahipleri veya bakıcıları tarafından uygulayıcılara ödeneceği kuralı yer almış, ayrıca bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesi hususunda davalı Bakanlığa açıkça yetki verildiği, Uyuşmazlıkta davacı tarafından, koyun ve keçi türü hayvanların tanımlanmasında kullanılacak plastik kulak küpelerinin özellikle keçiler açısından kullanıma uygun olmadığı, küpelerin büyük ve yassı yapıları nedeniyle dallara ve çalılara takıldığı, hayvanların kulaklarının yırtılmasına neden olduğu, yırtılan kulağın enfeksiyon kapıp hayvanın ölümüne varan komplikasyonlara neden olabildiği, hayvanların kayıt altına alınmasına karşı çıkılmadığı, ancak hayvan sağlığına zarar vermeyecek tanımlama araçları kullanılması gerektiğinin ileri sürüldüğü, Hayvan hareketleri ve hastalıklarının etkin kontrolü, işletmelerde bulunan koyun ve keçi türü hayvanların tanımlanması, kayıt altına alınması ve hayvan hareketlerinin takibi amacıyla yürürlüğe konulan Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği'nin dava konusu 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde, koyun ve keçi türü hayvanların tanımlanmasında kullanılacak plastik kulak küpelerinin yapısı, modeli ve boyutları belirtilmiş, plastik kulak küpelerinin, bir erkek ve bir dişi parça olmak üzere iki parçadan oluşacağı ve plastik kulak küpelerinin dişi yaprağının eninin en az 30 mm, boyunun en az 40 mm, erkek yaprağının eninin ise en az 30 mm, boyunun en az 33 mm olacağı, plastik kulak küpeleri üzerinde yer alan karakterler ile bu karakterlerin boyunun erkek ve dişi yaprağın her ikisinde de aynı olacağının düzenlendiği, Ayrıca Yönetmeliğin 4. maddesinde, hayvanların tanımlanmasında plastik kulak küpesi, elektronik kulak küpesi, mikroçip, bolus veya bileklik gibi tanımlama araçlarının kullanılabileceği belirtildikten sonra, 13. maddesinde de, koyun ve keçi türü hayvanların kural olarak "kulak küpeleri" ile tanımlanacağı, ancak kulak yapısı, kulak küpesi takmaya uygun olmayan koyun ve keçi türü hayvanların ön sağ ayak bileğine "bilek künyesi" takılacağı belirtilmek suretiyle tanımlama aracının tespitinde hayvanın sağlığının ve fizyolojik özelliklerinin esas alınmasının ilkesel olarak kabul edildiği; aynı Yönetmeliğin 45. maddesinde, plastik kulak küpelerinin sağlam, büküldüğü zaman kırılmayacak, esnek, yüksek kaliteli plastik materyalden imal edilmiş, hayvanın hayatı süresince dış etkilere ve farklı iklim şartlarına fiziksel olarak dayanıklı ve okunması kolay, yeniden kullanılabilir olmayan, dişi yaprakla erkek yaprağın birbirinden ayrılmasını engelleyecek yapıda ve kulağa takılı kalacak tarzda dizayn edilmiş, kulak dokusuna ve hayvan sağlığına zarar vermeyecek hammaddelerden üretilmiş olması gerektiğinin belirtildiği, Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin ve dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; Kanunun verdiği yetkiye istinaden hayvan hareketlerinin ve hayvan hastalıklarının daha etkin kontrolünü sağlamak, ülke veya bölgesel eradikasyon programlarının etkin yürütülmesini desteklemek, ilgili birimlerce gerekli sağlık, ıslah, istatistik ve destekleme ödemeleri kayıtlarının daha düzenli tutulmasını ve değerlendirilmesini sağlamak amacıyla hayvancılık işletmelerinin belirlenmesi, tescili ile bu işletmelerde bulunan koyun ve keçi türü hayvanların tanımlanması, kayıt altına alınması ve hayvan hareketlerinin takibiyle ilgili usul ve esasları düzenlemek için yürürlüğe konulan Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği'nde, koyun ve keçi türü hayvanların tanımlanmasında kullanılacak plastik kulak küpelerinin özelliklerinin, hayvan sağlığı ve TS 7808 standardı göz önüne alınarak belirlendiği, günümüzde dünyadaki yaygın uygulamanın da bu yönde olduğu, düzenlemelerin Avrupa Birliği mevzuatına paralel kurallar getirdiği, ayrıca kulaklarının fizyolojik özellikleri plastik kulak küpelerini takmaya uygun olmayan hayvanlar yönünden alternatif bir tanımlama aracı olan bilek künyesi takılmasına olanak tanındığının anlaşıldığı, bu sebeple davaya konu düzenlemelerde, üst normlara, kamu yararına ve hukuka aykırılık görülmediği, Öte yandan, davacı tarafından sahibi olduğu hayvanların kulak küpesi uygulaması nedeniyle zarar gördüğü iddia edildiğinden, Yönetmeliğin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacının hayvanlarının kulak küpesi yerine bilek künyesi ile tanımlanmaları için idareye başvuru yapabileceği, talebinin idare tarafından reddi halinde ise söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açabileceği belirtilerek, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, koyun ve keçi türü hayvanların tanımlanmasında kullanılacak plastik kulak küpelerinin özellikle keçiler açısından kullanıma uygun olmadığı, küpelerin büyük ve yassı yapıları nedeniyle dallara ve çalılara takıldığı, hayvanların kulaklarının yırtılmasına neden olduğu, yırtılan kulağın enfeksiyon kapıp hayvanın ölümüne varan komplikasyonlara neden olabildiği, hayvanların kayıt altına alınmasına karşı çıkılmadığı, ancak hayvan sağlığına zarar vermeyecek tanımlama araçları kullanılması gerektiği, idare tarafından kulak küpesinden başka bir alternatif sunulmadığı, kulak küpesi yerine bilek künyesi seçme imkanının bulunmadığı, idare tarafından uygulanan kulak küpelerinin basınç durumunda kendiliğinden çıkacağı hususuna ilişkin yapılmış bir deney bulunmadığı, davanın haksız olarak reddedildiği iddia edilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu Yönetmelik kapsamında davacının hayvanlarına kulak küpesi takılması sebebiyle oluşacak zarar sonrası açılacak davada, davacının kulak küpesi uygulamasına ilişkin olarak ileri sürdüğü hususların olaya özgü koşulları içinde ayrıca incelenebileceği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 25/10/2023 tarih ve E:2019/8969, K:2023/5884 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 03/07/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- Davacı tarafından, 02/12/2011 tarih ve 28130 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği'nin "Plastik kulak küpelerinin yapısı ve modeli" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin iptali istenilmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafından, koyun ve keçi türü hayvanların tanımlanmasında kullanılacak plastik kulak küpelerinin özellikle keçiler açısından kullanıma uygun olmadığı, küpelerin büyük ve yassı yapıları nedeniyle dallara ve çalılara takıldığı, hayvanların kulaklarının yırtılmasına neden olduğu, yırtılan kulağın enfeksiyon kapıp hayvanın ölümüne varan komplikasyonlara neden olabildiği, hayvanların kayıt altına alınmasına karşı çıkılmadığı, ancak hayvan sağlığına zarar vermeyecek tanımlama araçları kullanılması gerektiği ileri sürülmüş ise de; Danıştay Onuncu Dairesince bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmeden, Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği'nde, koyun ve keçi türü hayvanların tanımlanmasında kullanılacak plastik kulak küpelerinin özelliklerinin, hayvan sağlığı ve TS 7808 standardı göz önüne alınarak belirlendiği, günümüzde dünyadaki yaygın uygulamanın da bu yönde olduğu, düzenlemelerin Avrupa Birliği mevzuatına paralel kurallar getirdiği, ayrıca kulaklarının fizyolojik özellikleri plastik kulak küpelerini takmaya uygun olmayan hayvanlar yönünden alternatif bir tanımlama aracı olan bilek künyesi takılmasına olanak tanındığı; davaya konu düzenlemelerde, üst normlara, kamu yararına ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Küçükbaş hayvanlarda kullanılan plastik kulak küpelerinin davacının iddia ettiği gibi keçiler açısından kullanıma uygun olmadığı, küpelerin büyük ve yassı yapıları nedeniyle hayvanların kulaklarının yırtılmasına sebebiyet verdiği, küpelerin hayvan refahı açısından belli bir kuvvetin üzerinde kulağa zarar vermeden çıkacak şekilde dizayn edilmesi gerekliliğine ilişkin iddialarına yönelik uyuşmazlığın çözümlenmesinde, genel bilgilerle hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilginin yanı sıra konunun uzmanlarından alınacak özel ve teknik bilgiden de yararlanmak gerekecektir. Bu durumda, çözümü özel ve teknik bilgiden de yararlanmayı gerektiren uyuşmazlıkta, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararının belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1783, K. 2025/1480, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1783-e-2025-1480-k-448d92b5ec0b