Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1721 E. 2024/2293 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1721
- Karar No
- 2024/2293
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1721 Karar No : 2024/2293
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:667 sayılı KHK ile kapatılan özel öğretim kurumunda öğretmen olarak görev yapmakta iken çalışma izni iptal edilen davacının çalışma iznine konulan şerhin kaldırılması ve çalışma iznin iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Denizli Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 8. maddesi ile Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı "667 sayılı KHK kapsamında çalışma izni iptal edilen personel" konulu yazısında yer alan kurallar aktarılarak, Dosyanın incelenmesinden; davacının öğretmen olarak görev yaptığı ... Temel Lisesi'nin 667 sayılı KHK uyarınca kapatıldığı, ayrıca davacının çalışma izninin de bu kapsamda iptal edildiği, 06/10/2021 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvuru yaparak çalışma iznine konulan şerhin kaldırılması ve çalışma izninin iade edilmesi isteminde bulunduğu, bu isteminin dava konusu işlem ile reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, Uyuşmazlıkta; davacının çalışma izninin, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı Genelgesi doğrultusunda iptal edildiği, Ancak anılan Genelge ile valiliklerin açıkça talimatlandırılarak haklarında işlem tesis edilen kişilerin yeniden değerlendirilmesi için ilgililer açısından istisnai bir hak tanındığı, davacının başvurusunun da bu kapsamda olduğu, bu nedenle söz konusu başvuru üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı Genelgesi'nde öngörülen prosedürün davalı idarece işletilmesi gerektiğinin açık olduğu, Bu durumda, davalı idarece "Bakanlığımız Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/10/2016 tarih ve 11137945 sayılı yazısı gereğince; 667 sayılı KHK gereğince kapatılan okul/kurumlarında çalışıp, çalışma izni iptal edilenlerin başvurusu ve emniyet birimlerinden alınan yazılar birlikte değerlendirilmiştir. FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakından dolayı 667 sayılı KHK ile kapatılan sendikal kuruluşlardan olan ... Sendikasına üye olanların devlet kurumlarından ihraç edilmesi nedeniyle, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakından dolayı 667 sayılı KHK ile kapatılan sendikal kuruluşlardan olan ...Sendikasına üyeliği bulunanların çalışma izin iadesi yapılmamasına" dair 20/04/2017 tarihli tutanak örneği dosyaya sunulmuş ise de, söz konusu tutanağın genel değerlendirme içermesi ve doğrudan davacı adına değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı Genelgesi'nde öngörülen prosedürün davacı açısından usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğinin ortaya konulamadığının görüldüğü, Bu itibarla, davacının başvurusu üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı Genelgesi'nde öngörülen prosedür usulüne uygun olarak işletilmeksizin, doğrudan Denizli Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünce tesis edilen davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, Ancak, işbu yargı kararı, davacıya çalışma izninin doğrudan iadesi ve MEBSİS modülünde düzeltme yapılması sonucunu doğurmamakta olup, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı Genelgesi'nde öngörülen prosedür işletilmek suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin 02/02/2023 tarih ve E:2022/1122, K:2023/176 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 20. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. ve 8. maddeleri, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4., 8., 9. ve 10. maddeleri, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi ile 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 26. ve 27. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak, Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'nde, "Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyet göstermekte iken 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 'Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar' başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu tespit edilerek Cumhuriyet savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile öğrenci yurtları hakkında ilgi Makam onayı doğrultusunda yapılacak işlemler aşağıda belirtilmiştir... 3. Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." düzenlemesine yer verildiği, Anılan Genelge'den sonra yaşanılan tereddütlerin giderilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce tüm valiliklere gönderilen 20/09/2016 tarih ve E.9899240 sayılı "FETÖ/PDY Bağlantılı Kurumlarda Çalışmış Olan Personel" konulu yazıda; FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı çerçevesinde 667 sayılı KHK'nın ekli (II) sayılı listesinde yer alan özel öğretim kurumları ile öğrenci yurtlarından Kararname öncesinde yönetimine kayyum atananlarda, kayyum ataması yapıldığı tarihten önce; yönetimine kayyum atanmaksızın 667 sayılı Kararname ile kapatılanlarda Kararname'nin Resmi Gazete'de yayımlandığı 23/07/2016 tarihinde; 667 sayılı Karamame'nin 2. maddesinin 3. fıkrası gereğince Bakan onayı ile kapatılan kurumlarda ise Bakanlık onay tarihi itibarıyla o kurumda çalışmakta olan personelin çalışma izin onaylarının iptal edileceği belirtildikten sonra, belirtilen tarihlerden önce görev yapmış ve muhtelif nedenlerle görevlerinden ayrılmış olan personelin, MEBBİS Özel Öğretim Kurumları Modülünde yer alan "667 sayılı KHK kapsamında kurumu kapatıldı" butonunun kapsamı dışında olduğunun ifade edildiği, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı "667 sayılı KHK kapsamında çalışma izni iptal edilen personel" konulu yazısında ise, "... Bu uygulamalar sonucunda bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve Valiliklere iletildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ilgili KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili olarak yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılan personel hakkında Valilikler tarafından komisyon oluşturularak, ilgili KHK kapsamında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olmadığı belirtilen personellerin Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesinin, ayrıca Bakanlığımızca kurulacak komisyonda bu personellerin durumlarının gözden geçirilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir..." şeklindeki düzenlemenin yer aldığının görüldüğü,
Diğer taraftan, 667 sayılı KHK ile kapatılan özel öğretim kurumunda öğretmen olarak görev yapmakta iken çalışma izni iptal edilen ve bir daha çalışma izni düzenlenmemesi konusunda MEBBİS üzerinde şerh konulan başvurucu tarafından özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiası ile yapılan bireysel başvuru sonucunda verilen Anayasa Mahkemesinin 06/01/2022 tarih ve Başvuru No:2018/25011 sayılı kararında, "... 78. Derece mahkemelerinin kararları gözetildiğinde somut olaya konu olan idari işlem, 667 sayılı OHAL KHK'sı, 5580 sayılı Kanun ile Millî Eğitim Bakanlığının 21/7/2016 tarihli Genelgesi'ne dayandırılmıştır. Öncelikle 667 sayılı OHAL KHK'sı ile millî güvenliğe tehdit oluşturduğu veya terör örgütüyle ilişkili olduğu tespit edilen özel öğretim kurumlarının kapatılmasına karar verildiği, bu kurumlarda çalışanların çalışma izinlerinin iptal edilerek özel öğretim kurumlarında çalışma yasağı getirilmesine yönelik bir düzenlemenin yapılmadığı görülmüştür. 79. 5580 sayılı Kanun'un 8. maddesinde gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler sınıfında olan kişilere özel öğretim kurumlarında çalışabilmeleri için ilgili valilikler tarafından çalışma izni verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca anılan Kanun'un 10. maddesi ile de teftiş raporuyla başarısızlık tespiti hâlinde, çalışma izninin valilikler tarafından iptal edilebileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Çalışma iznine başvuru şekli ise Yönetmelik'in 26. maddesinde düzenlenmiştir. Belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde özel öğretim kurumlarında çalışabilmenin valilikler tarafından verilecek çalışma iznine bağlandığı, bu kapsamda valiliklerce yapılacak inceleme sonucunda mevzuatta belirtilen koşulları sağlayan kişiye iznin verilebildiği ancak bu iznin sadece kişinin sözleşme yaptığı okulda çalışmasına olanak sağladığı anlaşılmıştır. 80. Bu durumla birlikte ilgili mevzuatta özel öğretim kurumunun kapatılması hâlinde çalışma izninin iptalinin gerektiğine ilişkin açık bir hüküm bulunmamakta, çalışma izninin valilikler tarafından verilebileceği ve iptal edilebileceğine dair genel düzenlemelere yer verilmektedir. Ayrıca çalışma iznine tabi olarak mesleğini ifa eden bir kişinin çalışma izninin iptal edilmesinin bir sonucu olarak kişiye doğrudan özel kurumlarda çalışma yasağı getirilmesine ve böyle bir yasağın uygulanma şartlarına ilişkin bir hükmün olmadığı görülmüştür. Bu durumda başvurucunun çalıştığı okulun kapatılması nedeniyle çalışma izninin iptal edilerek kişiye özel inceleme yapılmaksızın özel öğretim kurumlarında çalışmasının yasaklanmasının kanuni dayanağının mevcut olmadığı söylenebilir. 81. Öte yandan idare ve yargı makamları yukarıda anılan Kanun ve Yönetmelik hükümlerine atıfla başvurucunun özel hayatına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının olduğunu kabul etmişler ise de temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına dayanak gösterilen kanunların şeklen var olması, kanunilik ölçütünün karşılandığının kabulü için tek başına yeterli değildir. Ayrıca kanunun müdahaleye imkân sağlayacak şekilde maddi içeriğinin bulunması, sınırlamanın erişilebilirliğini, öngörülebilirliğini ve kesinliğini içermesi gerekir (benzer bir görüş için bkz. Tamer Mahmutoğlu, § 110). 82. Müdahaleye dayanak olarak gösterilen düzenlemeler incelendiğinde çalışma izninin verilmesi ve iptaline ilişkin genel hükümlerin yer aldığı, iptalin şartları, kapsamı ile idarenin takdir alanının sınırlarının da yeterli açıklıkta belirlenmediği ve kuralın öngörülebilirliği sağlayacak şekilde asgari bir kesinlik içermediği açıktır. Ayrıca söz konusu hükmün somut olayda nasıl uygulanabilir olduğu konusunda derece mahkemelerince de herhangi bir belirleme yapılamamıştır. Bunun yanında 667 sayılı OHAL KHK'sında sadece özel öğretim kurumlarının kapatılmasına ilişkin hüküm olduğu, bu kurumlarda çalışan öğretmen ve personelin bir daha özel öğretim kurumlarında çalışamayacağına dair hiçbir hüküm yer almadığı, bu yasağın sadece Genelge ile belirlendiği, bir düzenleyici idari işlemle temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının mümkün olmadığı vurgulanmalıdır. 83. Belirtildiği üzere özel hayata saygı hakkına yönelik bir müdahalenin Anayasa'nın öngördüğü güvencelere uygun kabul edilebilmesinin ilk ve temel şartı müdahalenin kanuni dayanağının bulunmasıdır. Somut olayda ise başvurucunun özel hayatına yapılan müdahalenin sonuç olarak Millî Eğitim Bakanlığının bir genelgesine dayandığı sabittir. Buradan hareketle ilgili kanunlarda açık bir düzenleme olmaksızın bir idari işlem ile başvurucunun mesleğini icra etmesinin engellendiği anlaşılmıştır. 84. Yukarıda yer verilen tespitler uyarınca başvuruya konu müdahalenin kanunilik şartını sağlamadığı anlaşıldığından söz konusu müdahale açısından diğer güvence ölçütlerine riayet edilip edilmediğinin ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. 85. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır..." gerekçesi ile özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna ve bu suretle Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinin görüldüğü, Dosyanın incelenmesinden, 667 sayılı KHK ile kapatılan ... Temel Lisesi'nde öğretmen olarak görev yapmakta iken çalışma izni iptal edilen davacının çalışma iznine konulan şerhin kaldırılması ve çalışma izninin iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve...sayılı Denizli Valiliği işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, Olayda, davaya konu edilen idari işlemin, 667 sayılı KHK ile devamındaki Milli Eğitim Bakanlığı Genelgeleri'ne dayandırıldığı, 667 sayılı KHK ile millî güvenliğe tehdit oluşturduğu veya terör örgütüyle ilişkili olduğu tespit edilen özel öğretim kurumlarının kapatılmasına karar verildiği, bu kurumlarda çalışanların çalışma izinlerinin iptal edilerek özel öğretim kurumlarında çalışma yasağı getirilmesine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği, söz konusu yasağın 21/07/2016 tarihli Bakanlık Genelgesi ile getirildiğinin görüldüğü, 5580 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici sınıfında olan personele özel öğretim kurumlarında çalışabilmeleri için ilgili valilikler tarafından çalışma izni verilebileceği; 10. maddesinde ise, teftiş raporuyla başarısızlık tespiti hâlinde, çalışma izninin valilikler tarafından iptal edilebileceği hükümlerine yer verildiği, çalışma iznine başvuru şeklinin ise Yönetmelik'in 26. maddesinde düzenlendiği, Anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, özel öğretim kurumlarında çalışabilmenin valilikler tarafından verilecek çalışma iznine bağlandığı, bu kapsamda valiliklerce yapılacak inceleme sonucunda mevzuatta belirtilen koşulları sağlayan kişiye iznin verilebildiği, ancak bu iznin sadece kişinin sözleşme yaptığı okulda çalışmasına olanak sağladığının anlaşıldığı, Bu durumda, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde, çalıştığı özel öğretim kurumunun kapatılması durumunda personelin çalışma izninin iptal edileceğine ve bu personele çalışma yasağı getirileceğine ilişkin 5580 sayılı Kanun'da bir hükmün bulunmadığı, dolayısıyla davacının çalıştığı okulun kapatılması nedeniyle doğrudan çalışma izni iptal edilmek suretiyle özel öğretim kurumlarında çalışmasının yasaklanmasının kanuni dayanağının bulunmadığı, Bu itibarla, bir düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge uyarınca davacının çalışma izninin iptal edilerek özel öğretim kurumlarında çalışmasının yasaklanmasına ilişkin şerhin kaldırılmaması ve söz konusu şerh nedeniyle de tarafına çalışma izni verilmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, Öte yandan, Dairelerinin işbu kararının gerekçesi göz önüne alındığında, kararın söz konusu Genelge'ye dayalı çalışma yasağı getirilmesinin hukuka aykırılığına ilişkin olduğu, davacı için herhangi bir özel eğitim veya öğretim kurumunda çalışmak üzere çalışma izni düzenlenmesi için ilgili mevzuatta öngörülen prosedür izlenerek başvuru yapılması halinde davalı idarece davacıya çalışma izni verilip verilmeyeceği hususunun başvuru tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında değerlendirileceğinin açık olduğu sonucuna varılarak davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/12/2023 tarih ve E:2023/2723, K:2023/6847 sayılı kararıyla; 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı "667 sayılı KHK kapsamında çalışma izni iptal edilen personel" konulu yazısında yer alan kurallar aktarılarak, Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; Cumhuriyet savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edileceği, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği, bireysel değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen bu işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde komisyonlar oluşturulacağı ve bu komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde anılan kişilerin millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olup olmadığının tespit edilmesinin amaçlandığının anlaşıldığı, İptal davalarının idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olduğu, idari işlemin ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlem olduğu, idareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenlerin ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturduğu, Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesinin; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlı olduğu, bu konudaki yükümlülüğün şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye ait olduğu, bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılmasının da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gerekli olduğu, Anayasa Mahkemesinin, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında, iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımladığı, bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığının açık olduğu, bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşmasının yeterli olacağı, Somut olayda; davacının 06/10/2021 tarihli dilekçe ile hakkında verilen beraat kararını da sunmak suretiyle çalışma iznine konulan şerhin kaldırılarak çalışma izninin iade edilmesi istemiyle davalı idareye başvuru yaptığı, davalı idarenin dava konusu 15/10/2021 tarihli işlemi ile FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakından dolayı 667 sayılı KHK ile kapatılan sendikal kuruluşlardan olan Pak Eğitim İş Sendikasına üyeliğinin tespit edildiğinden bahisle çalışma izninin iadesi başvurusunun kabul edilmediği, Mahkemece idarenin bu tespiti ve gerekçesinin dayanaklarına ilişkin yeterli araştırma yapılmayarak davanın konusu işlemin iptaline karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddedildiğinin anlaşıldığı, Bu itibarla, öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin, bu tespitlere ilişkin bilgi ve belgelerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; Emniyet Genel Müdürlüğü ... Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü ... Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, ...Fonuna; davacının, müflis... Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, ... İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının ... aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik verilecek ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerektiği, Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının 667 sayılı KHK ile kapatılan ...Sendikasına kaydının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine komisyon başvurusunun reddedildiği, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ...Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 09/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının Danıştay Sekizinci Dairesi kararı doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.