Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/15 E. 2024/47 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/15
Karar No
2024/47
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/15 Karar No : 2024/47

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 07/02/2024 tarih ve E:2024/4, K:2024/4 sayılı kararıyla; ...tarafından, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 19/01/2024 tarih ve E:2023/3014, K:2024/121 sayılı kararı ile Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 27/03/2018 tarih ve E2017/4103, K:2018/483 sayılı- 27/03/2018 tarih ve E:2018/30, K:2018/461 sayılı -17/05/2018 tarih ve E:2018/289, K:2018/924 sayılı -12/06/2018 tarih ve E:2018/672, K:2018/1141 sayılı kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle, aykırılığın, hakkında adli ya da idari soruşturma açılan ve soruşturması henüz sonuçlanmayan davacının soruşturmaya konu olan fiil ve hallerinin yer değişikliğini gerektirecek ölçüde/ağırlıkta ve kurumun çalışma düzenini ve huzurunu bozacak nitelikte olup olmadığı, atama işleminin kamu hizmetinin yürütülmesi açısından zorunlu bir gereklilik taşıyıp taşımadığı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığı yönlerinden bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi yolundaki, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştay'a gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'nun açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır. Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir. Bu kapsamda, yukarıda yer verilen Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi ve Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararları arasında ortaya çıkmış olup, söz konusu aykırılığın, Adalet Bakanlığı taşra teşkilatında memur olarak görev yapan davacıların, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin "Hizmet Gereği Atama" başlıklı 29. maddesi uyarınca, haklarında başlatılan ve henüz sonuçlandırılmamış olan soruşturmalara konu fiilleri nedeniyle görev yerlerinin değiştirilip değiştirilemeyeceğinden kaynaklandığı görülmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesinin 1. fıkrasında; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecesine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir. 657 sayılı Kanun'un 76. maddesiyle tanınan takdir yetkisine istinaden tesis edilen işlemlerin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacağı, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da yargı mercilerince saptanması halinde bu durumun iptal nedeni oluşturacağı noktasında hukuken bir duraksama bulunmamaktadır. Bu madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte, memurların görev ve görev yerlerinin başarısızlık, performans yetersizliği, soruşturma, disiplin cezası ve benzeri nedenlere dayalı olarak değiştirilebilmesi mümkün olduğu gibi hizmetin gerektirdiği durumlarda da değiştirilebileceğinin kabulü gerekir. İncelemeye esas dava konusu atama işlemlerinin dayanağı olan, 10/07/2003 tarih ve 25164 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 29. maddesinde ise, "Adlî veya idarî soruşturma ya da denetim elemanlarınca düzenlenen raporlara göre olumsuzluğu tespit edilmiş olanlar veya tutum ve davranışları nedeniyle o yerde kalmaları, ilgisine göre Bakanlıktaki birim amiri, Cumhuriyet başsavcısı, bölge idare mahkemesi başkanı veya Adlî Tıp Kurumu Başkanınca uygun görülmeyip gerekçeli olarak atanmaları teklif edilenler, bu Yönetmelikte belirtilen zorunlu çalışma sürelerini tamamlamadan ve yer değiştirme sureti ile atanma dönemi beklenmeksizin hizmet gereği olarak başka bir yere atanabilirler. Memurun görev yaptığı yerde ihtiyaç bulunmaması halinde diğer yerlere de ataması yapılabilir. Atamaları adalet komisyonlarınca teklif edilenler komisyonlarca komisyon merkez veya mülhakatlarına atanabilecekleri gibi komisyonların teklifi üzerine Bakanlık onayı ile başka yerlere de atanabilirler." düzenlemesine yer verilmiştir. Bir kamu görevlisi hakkında, salt yürüyen bir soruşturmanın varlığı tek başına naklen atama işleminin gerekçesi olamasa da, adli ve idari soruşturma açılmasına sebep olan fiil ve hallerin değerlendirmesi yapılarak davacının bulunduğu yerde etkin ve verimli çalışma ortamının kalıp kalmadığı, çalışmaya devam etmesinin kamu hizmetinin işleyişi ile çalışma barışı ve huzurunun devamı bakımından sakıncalara sebep olup olmayacağı gibi hususların, yargı yerince değerlendirilmesi, atama işleminin hukuka uygunluk denetiminin yapılması bakımından zorunludur. Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda davacıların görev yeri değişikliklerinin temelinde, haklarında yürütülen soruşturmaya dayalı fiiller yer alsa da, davacılara atfedilen fiillerin ağırlık derecesi, yürütülen hizmetin niteliği, anılan fiillerin sunulan hizmet açısından taşıdığı önem ve dosyalardaki bilgiler ve değerlendirmeler her uyuşmazlıkta birbirinden farklı olduğundan; idarenin takdir yetkisinin denetimi yapılırken her davacının durumunun ayrı bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması gerekmekte ve her dosya kendine özgü bir nitelik taşımaktadır. Bu itibarla, aralarında aykırılık olduğu öne sürülen kararlara konu olan naklen atama işlemlerinin sebep unsurunu oluşturan ve dava konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihte henüz sonuçlandırılmamış olan soruşturmalara konu fiiller birbirinden farklı olduğundan, aynı gerekçeye dayanmayan naklen atama işlemlerini konu edinen uyuşmazlıkların, belirli bir ilke ve esasa bağlanmasına olanak bulunmamaktadır. Bu durumda, aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesine karar verilebilmesi için 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde öngörülen benzer olay koşulu gerçekleşmediğinden istemin reddi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, kesin olarak 14/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

(X)KARŞI OY X- Aykırılığın giderilmesi istemine konu uyuşmazlıklar, Adalet Bakanlığı taşra teşkilatında memur olarak görev yapan davacıların, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin "Hizmet Gereği Atama" başlıklı 29. maddesi uyarınca, haklarında başlatılan ve henüz sonuçlandırılmamış olan soruşturmalara konu fiilleri nedeniyle görev yerlerinin değiştirilmesinin teklif edilmesi üzerine; davalı idareler tarafından davacıların hizmet gereği naklen atanmaları hususundan kaynaklanmaktadır. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, davacının bulunduğu yerde etkin ve verimli çalışma ortamının kalmadığı ve çalışmaya devam etmesinin kamu hizmetinin işleyişi ile çalışma barışı ve huzurunun devamı bakımından sakıncalara sebep olacağı kanaatine varılarak; yani "fiil ve hallerinin yer değişikliğini gerektirecek ölçüde/ağırlıkta ve kurumun çalışma düzenini ve huzurunu bozacak nitelikte olup olmadığı, atama işleminin kamu hizmetinin yürütülmesi açısından zorunlu bir gereklilik taşıyıp taşımadığı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığı yönlerinden bir değerlendirme yapılmak suretiyle" davanın reddine karar verilmiş; Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin kararlarında ise bir kamu görevlisi hakkında adli veya idari soruşturma yürütülüyor olması durumunda mevzuatta "görevden uzaklaştırma" tedbirinin öngörüldüğü, yürüyen soruşturmaların o personelin bir başka birime görevlendirilmesini gerekçelendiremeyeceği, dava konusu işlemin sebep unsuru açısından hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ve mahkemece soruşturma konusu fiiller hakkında hiçbir değerlendirme yapılmaksızın işlemin iptaline karar verilmiştir. Davacıların Adalet Bakanlığı taşra teşkilatında memur oldukları, haklarında yürütülen adli ve idari soruşturmalar bulunduğu ve bu soruşturmalar sonuçlanmadan haklarında naklen atama işlemleri tesis edildiği; Erzurum Bölge İdare Mahkemesince, atamaya sebep olan fiillerin hukuki irdelemesi yapılarak ve işin esası incelenmek suretiyle karar verildiği, Konya Bölge İdare Mahkemesince ise soruşturmaya konu filler incelenmeksizin, bir kamu görevlisi hakkında adli veya idari soruşturma yürütülüyor olmasının o personelin bir başka birime görevlendirilmesini gerekçelendiremeyeceği, dava konusu işlemin sebep unsuru açısından hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu naklen atama işleminin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin "Hizmet Gereği Atama" başlıklı 29. maddesi uyarınca, hakkında adli veya idari soruşturma yürütülen personelin, soruşturma sonuçlanmamış olsa dahi, soruşturmaya konu eylemleri nedeniyle naklen atanıp atanamayacağı yönünden 2576 sayılı Kanunun 3/C maddesi hükmünde öngörülen şekilde bir aykırılık oluştuğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle, istemin reddi yolundaki karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/15, K. 2024/47, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-15-e-2024-47-k-2fa81b975ef8