Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1016 E. 2024/2611 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1016
- Karar No
- 2024/2611
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1016 Karar No : 2024/2611
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 08/06/2023 tarih ve E:2022/5774, K:2023/5715 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ağrı ili, Patnos ilçesi sınırları içinde bulunan bazı alanların kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesine ilişkin 17/10/2016 tarih ve 2016/9434 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yürürlükten kaldırılmasına yönelik 09/06/2022 tarih ve 31861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/06/2022 tarih ve 5715 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 08/06/2023 tarih ve E:2022/5774, K:2023/5715 sayılı kararıyla; Davalı idarenin süre itirazının yerinde görülmemiş, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun işlem tarihinden önceki halinde, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca bu yönde karar alınması gerektiğinin, anılan Kanun maddesinin dava konusu işlem tarihindeki halinde ise, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca bu yönde karar alınması gerektiğinin hükme bağlandığı, dolayısıyla Bakanlar Kurulunda olan yetkinin Cumhurbaşkanına verildiği görüldüğünden dava konusu kararın yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereğince karar almaya yetkili Cumhurbaşkanı tarafından alındığının anlaşıldığı, 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesinde belediyelerce, konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinin uygulanabileceğinin düzenlendiği, proje alanlarında kamu mülkiyetinde bulunan alanlarda ise ek olarak ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca (Kanun'un eski haline göre Bakanlar Kurulunca) bu yönde karar alınması gerektiği, Uyuşmazlıkta, davacı Belediye tarafından koordinatları belirtilen ve kamu mülkiyetindeki alanları içerisine alan bölgenin kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenmesinin istenilmesi üzerine Bakanlar Kurulunun 17/10/2016 tarih ve 2016/9434 sayılı kararı ile alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlendiği, ancak anılan karar tarihinden itibaren davacı Belediye tarafından proje alanında mevzuatta belirtilen amaçlar doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmadığı, önceden Hazine'ye ait olan alanların 22/07/2019 tarihli tutanakta da belirtildiği üzere boş ve atıl durumda bırakıldığının görüldüğü, Bu durumda, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilen alanda önceden Hazine'ye ait olan parsellerin boş ve atıl durumda bırakıldığı, dolayısıyla alanda gerçekleştirilmek istenen dönüşüm sürecini yönlendirecek strateji, politika ve müdahale biçimlerini içeren uygulamaların yapılmadığı görüldüğünden, yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereğince Cumhurbaşkanınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararda bahsedilen 22/07/2019 tarihli tutanağın içeriğinin ne olduğu ve kim tarafından tutulduğu taraflarına bildirilmeden ve tutanağa karşı savunma alınmadan Dairece hüküm kurulduğu, tek başına bir tutanağın, davanın reddine gerekçe oluşturmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, taşınmazların atıl durumda bırakıldığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğu, taşınmazların fiili olarak kamu hizmetinde kullanıldığı, taşınmazların fiili kullanımlarıyla ilgili dava açıldığı tarihte kolluk araştırması ve keşif yapılması gerekmekteyken, Dairece keşif yapılmadan ve bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulmasının temyize konu kararın bozulmasını gerektirdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 08/06/2023 tarih ve E:2022/5774, K:2023/5715 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 31/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.