Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1002 E. 2024/2101 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1002
- Karar No
- 2024/2101
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1002 Karar No : 2024/2101 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Rüzgar Enerji Santrali AŞ VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 27/12/2023 tarih ve E:2018/2366, K:2023/6321 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çeşme Alaçatı Rüzgar Santralinin Kurulması, İşletilmesi ve Üretilecek Elektrik Enerjisinin Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine Satışına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin feshine dair ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Makamı Olur'unun iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 27/12/2023 tarih ve E:2018/2366, K:2023/6321 sayılı kararıyla; Davacı şirket ile davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında İzmir ili, Alaçatı ilçesi sınırları içinde tesis edilen 7,2 MW kurulu gücündeki Alaçatı Rüzgar Enerji Santraline ilişkin İmtiyaz Sözleşmesinin 30/08/1998 tarihinde imzalanarak, tesisin 28/11/1998 tarihinde işletmeye alındığı ve İmtiyaz Sözleşmesi'nin 20. maddesi uyarınca, sözleşme süresinin, ticari işletme tarihinden itibaren 20 yıl olarak belirlendiği; Davacıya gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazı ile 05-07/02/2018 tarihleri arasında yapılan denetimde elektrik santralinin sözleşmede taahhüt edilen üretim değerlerine uygun çalıştırılması, tarife gelirlerinden ayrılması gereken fon tutarının ayrılması ve toplam yatırım tutarının %1'i oranındaki teminatın verilmesi için, şirketin kusuru nedeniyle sözleşmenin feshini düzenleyen İmtiyaz Sözleşmesi'nin 28/a maddesi uyarınca 45 gün süre verildiği; anılan yazıdaki eksikliklerin giderilip giderilmediğinin tespiti amacıyla 21-23/05/2018 tarihleri arasında yapılan denetim sonrasında davacı şirketin süresinde yükümlülüklerini tamamlamadığından bahisle İmtiyaz Sözleşmesi'nin feshedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; İdari İşler Kurulunun 02/07/1998 tarih ve E:1998/100, K:1998/106 sayılı kararı ile uygun görülen ve taraflar arasında 30/07/1998 tarihinde imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi'nin "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 5. maddesinde, Sözleşmede yer alan "şirket kusuru" ifadesinin anlamına, "Enerji Satış Tarifesi" başlıklı 20. maddesine, "Bakım ve Onarım" başlıklı 26. maddesine, "Teminat" başlıklı 27. maddesine, "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 28/a maddesine yer verilerek; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın İmtiyaz Sözleşmesi'nin davalı idare tarafından feshedilmesinden kaynaklandığı, Sözleşme'nin feshinin ise; Sözleşmeye konu santralin Sözleşmede taahhüt edilen üretim değerlerine uygun çalıştırılmaması, Sözleşme'nin 20. maddesi gereği yenileme yatırımları için her yıl tarife gelirlerinden ayrılması gereken meblağın taraflarca mutabık kalınacak bir hesapta tutulmaması, Sözleşme'nin "Teminat" başlıklı 27. maddesine istinaden gerçekleşen toplam yatırım tutarının yüzde bir (%1) oranında banka kesin teminat mektubunun verilmemesi olduğu; 13-15/09/2017 tarihleri arasında İmtiyaz Sözleşmesi'ne konu tesiste yapılan denetimde, tesiste yer alan 12 adet ünitenin tamamının denetim tarihi itibarıyla arızalı olduğundan çalışmadığı ve tesisin enerji üretiminin Sözleşme'de taahhüt edilen yıllık 18.980.000 kWh'a ulaşmasına yeterli olacak bir bakım onarımın yapılmadığı; sözleşme hükümlerine göre Bakanlık ile mutabık kalınacak hesapta her yıl tarife gelirlerinden fon olarak ayrılıp tutulması gereken meblağın tamamının bulunmadığının tespit edildiği, Sözleşme'nin 23. maddesi doğrultusunda, denetim sonrasında hazırlanan Rapor'da yer alan “teknik ve mali eksikliklerin" 30 (otuz) gün içerisinde giderilmesi ve gereken önlemlerin alınması hususları 29/12/2017 tarih ve 36327 sayılı yazı ile davacı şirkete bildirildiği; Davacı şirkete verilen sürenin dolması sonrasında, 05-07/02/2018 tarihleri arasında yapılan denetimde, tesiste yer alan iki ünitenin hâla çalışmadığı, Sözleşme'nin 20. maddesine göre ayrılması gereken fon miktarının Şirket tarafından ayrılmadığının bir kez daha tespit edildiği; Bunun üzerine, davalı idare tarafından, ... tarih ve ... sayılı yazı ile bu kez İmtiyaz Sözleşmesi'nin şirketin kusuru nedeniyle sözleşmenin feshini düzenleyen, 28/a maddesi uyarınca 45 gün süre verilerek elektrik santralinin sözleşmede taahhüt edilen üretim değerlerine uygun çalıştırılması, tarife gelirlerinden ayrılması gereken fon tutarının ayrılması ve toplam yatırım tutarının %1'i oranındaki teminatın verilmesinin istenildiği; Anılan yazı ile talep edilen isteklerin yerine getirilip getirilmediğinin tespiti için 21-23/05/2018 tarihleri arasında yapılan denetim sonrasında, davacı şirketin temsilcisinin de imzasının bulunduğu rapor ile, ilgili firmalar ile birtakım yazışmalar yapılmasına rağmen iki tribünün hâlen çalışmadığı, sahada bakım, onarım ve tamiratlar için yeterli sayıda teknik personel bulundurulmadığı; Sözleşme'nin 20. maddesi gereği tarife gelirlerinden yıllık ayrılması gereken 50.000 ABD Doları'nın her yıl ayrılmadığı, ayrılan tutarın ise "549-Özel Fonlar" ile "131-Ortaklardan Alacaklar” hesaplarında işletildiği, fonun tutulduğu hesaba davalı Bakanlığın bilgisi dışında para giriş çıkışlarının olduğu tespit edilerek bunun üzerine İmtiyaz Sözleşmesi'nin feshedildiği; İmtiyaz sözleşmesinin konusunun, bir kamu hizmetinin gerçek veya tüzel kişilere kamu idaresi tarafından kamu yararı çerçevesi içinde gördürülmesi olduğu; imtiyaz sözleşmesi ile Devletin aslen sahibi bulunduğu bir kamu hizmetini belli bir süre ile bir şahsa veya kuruluşa devrettiği; ancak bu devir keyfiyetinin, kamu idaresi ile kâr ve zararı kendisine ait olmak üzere hizmetin yürütülmesini yüklenen imtiyaz sahibi arasında sağlanan mutabakat sonucunda imzalanan bir sözleşme ile gerçekleşmekle beraber, hizmetin kamu hizmeti olma niteliğini değiştirmediği ve kamu idaresini, aslen sahibi olduğu bu işin gerçek sorumlusu olmaktan da çıkarmadığı; İmtiyaz sahibi şirketin, sözleşme kapsamında yerine getirmeyi taahhüt ettiği hizmeti sözleşme hüküm ve şartları ile kamu hizmetinin genel ilkeleri gereğince, gerekli araç ve gereçleri temin ederek tesisi kurmak, gerekli bakım, onarım ve yatırımları yapmak, kamu hizmetini düzgün, kaliteli, herhangi bir aksaklık ve eksiklik olmaksızın yürütmekle yükümlü olduğu; Nitekim, somut olayda, taraflar arasında imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi'nin 26. maddesinde, davacı şirketin, İmtiyaz Sözleşmesi kapsamındaki tesisleri, sözleşme süresinin sorununa kadar, normal aşınma ve yıpranma hariç iyi ve çalışır durumda bulunduracağı, bu çerçevede, davacı şirketin işletme süresince her yıl için üretmeyi taahhüt ettiği yıllık net enerji üretim miktarını teknik olarak sağlayabilmek için gerekli bakım ve onarımları mevcut tarife dahilinde yapacağı; 20. maddesinde ise, tesisin yenileme ve idame yatırım giderlerinin ve belirli dönemlerde yapılacak ana bakım giderlerinin tarifeye dahil edildiği, şirket tesisin yenileme ve idame yatırım giderleri için ayrıca tarife revizyonu talep etmeyeceği kurala bağlanarak, Sözleşmedeki asli edim olan tesisin taraflar arasındaki anlaşmadaki üretim kapasitesine göre işletilme yükümlülüğüne ilişkin özel hüküm ve şartların belirlendiği; Davalı idare tarafından farklı tarihlerde yapılan denetimlerde, İmtiyaz Sözleşmesi'ne konu tesisin belirlenen üretim değerlerinde çalıştırılmadığı hususunun taraflar arasında çekişmesiz olduğu; sözleşmede taahhüt edilen üretim miktarından eksik üretimin davalı şirketin özellikle bakım ve onarım konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesinden kaynaklandığı, yapılan ilk denetimde tesiste yer alan 12 adet ünitenin tamamının çalışmadığının tespit edildiği, sonrasında ise 2 ünitenin üretime alınamadığı, tesiste ise bu tip aksaklıkları önleyecek, karşılaşılan sorunlara gecikmeksizin müdahale edebilecek yeterli sayıda teknik elemanın bulundurulmadığı, tesisin kurulması sonrasında, tesisin elektrik üretiminin sürekli, kaliteli, herhangi bir aksaklık ve eksiklik olmaksızın yürütülmesinde gerekli özenin gösterilmediği; İmtiyaz Sözleşmesi'ne konu kamu hizmetinin kesintisiz, kaliteli ve eksiklik olmadan enerji üretimini sağlamak, imtiyaz süresi sonunda davalı idareye teslim edilecek tesislerin Sözleşme'ye uygun bir şekilde kullanılmasını ve teslim edilmesini gerçekleştirmek ve imtiyaz sahibi şirketin mali durumunda sonradan meydana gelebilecek değişiklere karşı riskleri bertaraf etmek üzere İmtiyaz Sözleşmesi'nde davacı şirkete birtakım mali yükümlülükler getirildiği; bu kapsamda, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 20. maddesinde herhangi bir yoruma ihtiyaç duymayacak açıklıkta düzenlenmesine rağmen, davacı şirket tarafından yenileme yatırımları için tarife gelirleri üzerinden her yıl ayrılması gereken 50.000 ABD Doları olmak üzere 2017 yılına kadar toplamda 900.000 ABD Dolarının ayrı bir hesapta tutulmadığı, bu yükümlülüğü için ayrılan tutarın bulunduğu hesapta ise davalı idarenin bilgisi dışında para giriş çıkışının olduğu, yine Sözleşme'nin 27. maddesinde açıkça düzenlediği hâlde toplam yatırım tutarının yüzde biri (%1) oranında banka kesin teminat mektubunun İmtiyaz Sözleşmesi'nin son yılına girilmesine rağmen verilmediği; Her ne kadar davacı şirket tarafından davalı idarece paranın yatırılacağı hesabın belirlenmediği iddia edilse de, davalı idarenin davacı şirkete hitaben gönderdiği 17/07/2009 tarih ve 3643 sayılı yazısında, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 20. maddesi gereğince tarife gelirlerinden yenileme yatırımlarına ilişkin fon tutarının her yıl ayrılıp ayrılmadığı ve ilgili banka hesap bilgilerinin sorulması üzerine, 05/08/2009 tarihli cevap yazısının davacı şirket tarafından davalı idareye gönderildiği, 450.000 ABD Doları tutarında ayrılan fonun ve değerlendirildiği banka hesap bilgilerinin bildirildiği görüldüğünden, davacının bu iddiasına itibar edilmediği; Bu durumda, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 28. maddesinin (a) bendinde belirlenen usule uygun olarak eksikliklerin giderilmesi için 45 gün süre verilmiş olmasına karşın bu süre sonunda davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tamamlamadığı ve üretimi aksattığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, fizibilite raporunda öngörülen değerin, gerçekleşen üretim değerlerinden farklı olmasında şirketlerinin kusurunun bulunmadığı; ayrılan fonun hangi hesapta ve nasıl değerlendirileceği ile ilgili olarak Bakanlığın herhangi bir belirlemede bulunmadığı; Bakanlık tarafından sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket edildiği; bakımların yapılmadığı değerlendirmesinin yerinde olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 27/12/2023 tarih ve E:2018/2366, K:2023/6321 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 09/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.