Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/831 E. 2023/2752 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/831
Karar No
2023/2752

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/831 Karar No : 2023/2752 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Onikinci Dairesinin 28/03/2022 tarih ve E:2018/4587, K:2022/1472 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun ... tarih ve... sayılı "3. Dönem Toplu Sözleşme" konulu Genel Yazısı'nın üçüncü fıkrasının (d) bendinde yer alan; "Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına bağlı kamplarda misafir edilen yabancı uyrukluların yaşadığı barınma merkezindeki geçici sağlık tesislerinde, geçici sağlık tesisi bulunmayan barınma merkezlerinde ise barınma merkezinin bağlı olduğu en yakın sağlık tesislerinde görev yapan tabip dışı personele yapılacak ek ödemelerde "yüzde 150" olan tavan ek ödeme oranı "yüzde 180" olarak uygulanacaktır" şeklindeki ibarenin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 28/03/2022 tarih ve E:2018/4587, K:2022/1472 sayılı kararıyla; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Hizmet basamakları ve sevk zinciri" başlıklı 70. maddesine; 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin işlem tarihinde yürürlükte olan "Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu" başlıklı 29. maddesinin birinci fıkrasına ve 30. maddesinin birinci fıkrasına; 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına; 14/02/2013 tarih ve 28559 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/01/2013 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe konulan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (cc) bendine, söz konusu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ee) bendine; 15/11/2013 tarihli Sağlık Bakanlığı Birinci Basamak Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Açılması, Kapatılması ve Bunlara Ad Verilmesi Hakkında Yönerge'nin 2. maddesinin (d) bendine yer verildikten sonra, Mevzuatın ve 30/11/2016 tarihli ara kararı cevabının değerlendirilmesinden, sağlık hizmet sunucularının, birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları olarak sınıflandırıldığı; resmi kurum tabiplikleri, sağlık ocakları, dispanserler,112 acil servisler, ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezlerinin birinci basamak sağlık kuruluşları; eğitim ve araştırma hastanesi olmayan Devlet hastaneleri, özel dal hastaneleri, diğer resmi kurum hastanelerinin, ikinci basamak sağlık tesisleri; eğitim ve araştırma hastaneleri, özel dal eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinin üçüncü basamak sağlık tesisleri olarak tanımlandığı; öte yandan, gerek Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik, gerekse anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik'te, sağlık tesisinin, üniversiteler ile birlikte kullanılan hastaneler de dâhil olmak üzere ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmeti veren kurumları ifade ettiğinin anlaşıldığı, Her ne kadar, davacı Sendika tarafından, 3. Dönem Toplu Sözleşme'de uygulanması öngörülen yüzde 180 oranındaki ek ödemenin; barınma merkezlerinin bulunduğu illerdeki tüm sağlık kuruluşlarını kapsadığı; öte yandan, Toplu Sözleşme'de sadece Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinin kast edilmediği, birinci basamak sağlık kurumlarının da kapsam içinde olduğu, idarece yayımlanan dava konusu Genel Yazı'da ise, Toplu Sözleşme'yle kabul edilen düzenlemenin uygulama alanının kısıtlandığı ileri sürülmekte ise de; yukarıda alıntısına yer verilen yasal düzenlemeler incelendiğinde; 3. Dönem Toplu Sözleşme'de yer alan söz konusu ifadenin, sağlık tesisi tanımı içerisinde yer almayan birinci basamak sağlık kuruluşlarını kapsamadığı sonucuna ulaşıldığı, Bu durumda, 3. Dönem Toplu Sözleşme'nin 23. maddesinde sayılan sağlık tesislerinde görev yapan personel için öngörülen yüzde 180 oranındaki ek ödemenin, birinci basamak sağlık kurumlarında görev yapan tabip dışı personele uygulanmasına olanak bulunmadığından, dava konusu işlemde dayanağı olan Toplu Sözleşme hükmüne, mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Toplu sözleşme hükmünde “…kamplarda misafir edilen yabancı uyrukluların yaşadığı yerlerde bulunan sağlık tesislerinde…” denilerek kampların bulunduğu illerdeki tüm sağlık tesisleri kastedilirken, davalı idarenin yazısında “…kamplarda misafir edilen yabancı uyrukluların yaşadığı barınma merkezlerindeki geçici sağlık tesislerinde, geçici sağlık tesisi bulunmayan barınma merkezlerinde ise barınma merkezlerinin bağlı olduğu en yakın sağlık tesislerinde…” denilerek toplu sözleşme hükmünün kısıtlandığı; davalı idarenin, lafzı açık olan toplu sözleşme hükmünü kendince yeniden yorumladığı; Toplu sözleşmede açıkça “yaşadığı yerler” ifadesinin kullanıldığı, davalı idarenin bunu “barınma merkezleri” olarak yorumladığı; idarelerin gerek Anayasada gerek ilgili mevzuatlarda düzenlendiği üzere işlemlerinde kamu yararı- kamu menfaatini sağlamak zorunluluğu altında olduğu ancak davalı idarenin söz konusu işleminde bu menfaat değerlendirmesini yapmadığı; davalı idarenin dava konusu işlemi ile ölçülülük ve hukuk devleti ilkelerine aykırı hareket ettiği; sebep ve amaç yönünden hukuka aykırı olan davalı idarenin işleminin, hukuk devleti ilkesine de aykırı olup iptali gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 28/03/2022 tarih ve E:2018/4587, K:2022/1472 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 23/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/831, K. 2023/2752, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-831-e-2023-2752-k-dfacf17ebd4d