Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/561 E. 2024/2341 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/561
- Karar No
- 2024/2341
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/561 Karar No : 2024/2341
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ...Devlet Hastanesindeki tedavisi esnasında yapılan iğne (enjeksiyon) hatalı olduğundan siyatik sinir lezyonu sonucu düşük ayak rahatsızlığı, yürüyüş bozukluğu meydana gelmesinde ve %18 oranında malul duruma düşmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun olduğu iddiasıyla 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10/12/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile olayla ilgili olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu ve Sağlık Bakanlığı Yüksek Sağlık Şurası raporları değerlendirildiğinde, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesi'nin 23/03/2022 tarih ve E:2019/5449, K:2022/1585 sayılı kararıyla; Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının onanmasına; manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden ise, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davacıda gelişen siyatik sinir hasarının enjeksiyon uygulamasının komplikasyonu olarak kabul edilmesi ve enjeksiyonun hatalı bölgeye uygulandığına dair dosya içerisinde delil bulunmaması karşısında, davacıda meydana gelen sinir hasarının oluşmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu açıkça ortaya konulamadığından, uyuşmazlıkta maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamakla birlikte, enjeksiyon uygulamasından önce risklerin anlatılıp davacıdan yazılı onamın alınmamış olması durumunda, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacının aydınlatılarak onay verme hakkı elinden alınmış olacağından bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan manevi zararın takdiren belirlenecek makul bir miktarın ödenmesine hükmedilmesi suretiyle karşılanması gerektiği; dosya içerisinde yer alan hastane kayıtları incelendiğinde, enjeksiyon uygulamasına ilişkin bir onam belgesinin olmadığının görüldüğü; bu durumda Mahkemece, davalı idare tarafından davacıya enjeksiyonun sonuçlarının ve olası komplikasyonlarının anlatıldığına ve davacının bu işleme rıza gösterdiğine dair yazılı ve imzalı aydınlatılmış onamının alınıp alınmadığı araştırılarak sonucuna göre manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu durum araştırılmadan, eksik inceleme sonucu manevi tazminat talebinin reddinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurularının reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yapılan enjeksiyon neticesinde sakat kaldığı, iğne yapılmadan önce iğne nedeniyle sakat kalabileceğine ilişkin risk ve olumsuz sonuçlar hakkında bilgilendirme yapılmadığı, hastanın sakat kalacağını bilerek veya riskleri kabul ederek rıza gösterdiği takdirde kabul edilebilir bir hukuki durumun söz konusu olacağı ancak dosya kapsamında böyle bir aydınlatma ve bilgilendirmenin olmadığı, enjeksiyonun hukuka uygun olarak yeterli bilgilendirme ve aydınlatma olmadan yapıldığı, bu haliyle hizmetin kötü ifasının söz konusu olduğu, ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıya yapılan enjeksiyonun yanlış bölgeye yanlış şekilde yapıldığına ilişkin hiçbir bulgunun olmadığı, davacının bahsettiği şekilde aydınlatılması durumunda da aynı komplikasyonun gelişebileceği, ameliyat sonrası doktor tarafından reçete edilen ilacın davacıya uygulandığı, her tıbbi müdahale için onam almanın hizmetin işleyişini engelleyeceği, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,16/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY X- Dava, ağaçtan düşme sonucu kolunda meydana gelen kırık şikayeti ile 10/12/2011 tarihinde getirildiği ...Devlet Hastanesinde kırık nedeniyle ameliyata alınan davacıda, tedavisi devam ederken sol kalçadan uygulanan intramuskuler enjeksiyon nedeniyle siyatik sinir lezyonu sonucu düşük ayak rahatsızlığı, yürüyüş bozukluğu ve %18 oranında güç kaybı gelişmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminatın ödenmesi istemiyle açılmıştır. Olayla ilgili bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... karar sayılı raporda; ... Devlet Hastanesinde uygulanan enjeksiyon sonrası gelişen bulguların enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğu, enjeksiyonun doğru bölgeye uygulanması durumlarında da; ödem, hematom, ilacın toksik etkisi, vücut yapısı, anatomik lokalizasyon farkı gibi nedenlerle nöropatinin gelişebileceği, gelişen nöropatinin; enjeksiyon uygulamalarının her türlü özene rağmen görülebilecek, daha önceden öngörülüp engellenemeyecek komplikasyonu olarak değerlendirildiği hususlarına yer verilmiştir. Olayda, davacıda oluşan zararın, davalı idarenin sunduğu sağlık hizmeti sırasında yapılan enjeksiyon uygulaması neticesinde meydana geldiğinin anlaşıldığı; Adli Tıp Kurumu raporunda enjeksiyon uygulamasında bir kusur tespit edilmemiş ise de; davacıya yapılan enjeksiyonun komplikasyonları ve riskleri hakkında davacının yeterince bilgilendirildiğine dair davacı tarafından imzalanan yazılı ve imzalı aydınlatılmış tedavi onam formunun dosya kapsamında bulunmadığı; bu durumda davacının aydınlatılma ve onay verme hakkının elinden alınmış olduğu ve yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği, işletilmiş olsa sağlığına kavuşacağını düşünen davacıda üzüntüye yol açacağı göz önünde bulundurulduğunda, davacının manevi bir zarara uğradığı ve bu zararın davalı idare tarafından tazmini gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının manevi tazminata yönelik istinaf isteminin reddi yönündeki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.