Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/3200 E. 2024/3422 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/3200
Karar No
2024/3422
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3200 Karar No : 2024/3422

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av....

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2021/371, K:2022/10311 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden incelenme talebinin reddine dair aynı Dairenin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2021/371, K:2022/10311 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, Olayda, davacının şüpheli Y.M.K.'nın salıverilmesi karşılığı şüphelinin avukatı müşteki Z.K.'dan 10.000 TL istediği, soruşturmaya konu ikinci olayda ise müşteki Avukat F.Ö. tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığı konusundaki bir kararının kaldırılması amacıyla yaptığı başvuru üzerine, müştekinin GSM hattından arandığı ve davet edildiği, müşteki avukatın bu davet üzerine davacının makamına gittiği, orada bir süre sohbet ettikleri ve davacının dizüstü bilgisayar ekranına "50.000 TL verirsen bu iş olur, yardımcı olabilirim" ibaresini yazarak müşteki avukata gösterdiği..." iddialarının soruşturulduğu; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, somut verilere dayanan tanık beyanlarının tutarlı ve HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğunun görüldüğü, Yargı görevini yerine getiren kişilerin, özellikle yargı mesleğinin onuru ile uyumlu davranmaları ve mesleğin kendisine verdiği yetkileri kötüye kullanmamaları gerektiğinin açık olduğu; uyuşmazlık konusu olayda, davacının eyleminin niteliği, ağırlığı, yoğunluğu ile mesleki ve etik değerler karşısındaki durumu dikkate alındığında, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğunun anlaşıldığı, Bu durumda; davacının eylemi "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğundan, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, dava tarihi itibarıyla davalarının haklı olduğu, Hakimler ve Savcılar Kurulunca konusu suç teşkil eden fiilleri dolayısıyla verilecek kovuşturma izni sonucunda açılacak ceza soruşturması/kovuşturması neticesinde verilecek karara göre 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi hükümlerinin tatbik edilmesi gerekirken, bu yapılmaksızın anılan maddenin son fıkrası uyarınca doğrudan meslekten çıkarma cezası verildiği, ceza davası kesinleşmeden tesis edilen dava konusu işlemin ceza davasını da olumsuz etkilediği, dava tarihi itibarıyla hakkındaki asılsız iddianın soyut nitelikte ve her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle kanıtlanamamış olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/12/2022 tarih ve E:2021/371, K:2022/10311 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 18/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/3200, K. 2024/3422, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-3200-e-2024-3422-k-6c859281928d