Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/3124 E. 2024/2697 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/3124
- Karar No
- 2024/2697
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3124 Karar No : 2024/2697
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : ... mirasçıları; 1-... 2-... ... 9- ... 10- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/8962, K:2023/2470 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 19/04/2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Safkan Arap ve İngiliz Atlarının Soy Kütüğü, Kayıtları, İthalat ve İhracatı Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesine, 05/03/2015 tarih ve 29286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Safkan Arap ve İngiliz Atlarının Soy Kütüğü, Kayıtları, İthalat ve İhracatı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile eklenen 13. fıkranın "Damızlık olacak (...), aygırlar 12 yaşından büyük olamaz." kısmının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/8962, K:2023/2470 sayılı kararıyla; Dairelerinin 15/10/2015 tarih ve E:2015/1546 sayılı kararıyla dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, anılan düzenlemenin 22/12/2018 tarih ve 30633 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Safkan Arap ve İngiliz Atlarının Soy Kütüğü, Kayıtları, İthalat ve İhracatı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile "Damızlık olacak kısraklar ve aygırlar on dört yaşından büyük olamaz." şeklinde değiştirildiği aktarıldıktan sonra, Davalı idarenin süreye ilişkin itirazının yerinde görülmediği belirtilmiş, Öte yandan, "..." isimli atın safkan olmadığı tespit edildiğinden bahisle ... isimli at ve bunun soyundan gelen, aralarında davacıların murisi ...'nın sahibi olduğu "..." isimli atın da yer aldığı 14 atın soy kütüğü kayıtlarının silinerek damızlık belgesi ve pedigrilerinin iptal edilmesine, bu atlardan doğacak ve doğan yavruların soy kütüğüne kayıtlarının yapılmamasına, bu atlardan 6132 sayılı Kanun ve buna bağlı olarak çıkarılan yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlenen yarışlarda koşulara katılıp, dereceye giren at veya atlar var ise kazandıkları ve halen ödenmeyen ikramiye, yetiştiricilik primi ve sair ödüllerin bloke edilerek ödenmemesine ilişkin Yüksek Komiserler Kurulu Başkanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle davacılar murisi tarafından ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayden açılan davanın, işbu davanın açıldığı tarih itibarıyla halen derdest olduğu anlaşıldığından, bakılan davada davacıların ehliyetli olduğu sonucuna varıldığı açıklamasına yer verildikten sonra, 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun'un 1. ve 8. maddelerine; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 10. maddesinin 1., 4. ve 15. fıkralarına yer verildikten sonra 5996 ve 6132 sayılı Kanunlara dayanılarak hazırlanmış olan, Safkan Arap ve İngiliz Atlarının Soy Kütüğü, Kayıtları, İthalat ve İhracatı Hakkında Yönetmeliğin, 19/04/2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği aktarıldıktan sonra, İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olmasının hukukun genel ilkelerinden olduğun, bu ilkenin, genel anlamda düzenleyici veya bireysel işlemi yapan idareyi, uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorladığı; işlemlerde gösterilen sebep ve gerekçenin, işlemin yasaya uygunluğunu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konularında ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları, idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahip olduğu, Ayrıca, idarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip olduklarının açık olduğu ancak, bu takdir hakkının, serbestçe kullanılabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmesi gerektiği; idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılması ve yeni düzenleme yapılan alanda, bu duruma temel olan, bir başka ifadeyle kamu yararını gerçekleştirecek bu düzenlemeyi gerektiren olguların somut olarak ortaya konulmasının şart olduğu, 5996 ve 6132 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümlerinden, davalı Bakanlığın; safkan Arap ve İngiliz atlarının ıslahının, gen kaynaklarının korunarak geliştirilmesi, damızlık olarak yetiştirileceklerin genetik ve sağlık şartlarının belirlenmesi, kayıt altına alınması (soy kütüğü kayıtları), pedigri ve damızlık belgelerinin verilmesi, ithalat ve ihracatına ilişkin koşulların tespiti konularında düzenleme yapmaya yetkili olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, Bununla birlikte, bu yetkinin, ülkede atçılığın geliştirilmesi, safkan türlerin korunması ve damızlık hayvanların yetiştirilmesi amacına uygun şekilde bilimsel veriler dikkate alınarak, keyfilikten uzak, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanması gerektiği, Safkan Arap ve İngiliz Atlarının Soy Kütüğü, Kayıtları, İthalat ve İhracatı Hakkında Yönetmelik'in 6. maddesinin 13. fıkrasında damızlık olacak kısrakların 14, aygırların ise 12 yaşından büyük olamayacağının düzenlendiği, davacılar tarafından damızlık aygırlara ilişkin olanak getirilen 12 yaş sınırı yönünden düzenlemenin iptali istenildiği, Dairelerinin 18/06/2015 tarihli ara kararı ile davalı idareden; damızlık olacak aygırlara yaş sınırı getirilmesinin bilimsel dayanağı ile bu düzenlemenin Türk atçılığının gelişmesine nasıl bir katkı sağlayacağının sorulduğu, idarece ara kararına verilen cevapta; "Atların yarış hayatının 9-10 yaşına kadar sürdüğü, bu yaştan sonra damızlığa ayrıldığı, damızlık olarak kullanılacak aygırların en verimli çağının 10-18 yaş aralığı olduğu, bundan sonraki dönemlerde ise yaşa bağlı olarak döllenme yeteneklerinin hem fiziksel hem de sperma yönünden azaldığı, genetik materyalin aktarılmasında erkeğin rolünün yüksek olduğu, yaşı ilerlemiş aygırların sperm kalitesinin düştüğü ve düşük kalitenin de genetik aktarımını etkilediği, bu nedenle aygırların damızlık olma yaşının 12 olarak belirlendiği, ülkemiz at neslinin ıslah çalışmaları ve son zamanlarda uluslararası yarışlarda elde edilen düşük performanslar göz önünde bulundurularak, yarış sahalarında daha kaliteli atların koşturulmasını temin etmek ve yetiştiriciliğimizi en üst seviyeye ulaştırmak amacıyla bu düzenlemenin yapıldığı" belirtilmiş ise de; davalı idarece damızlık aygırların en verimli çağının 10-18 yaş aralığı olduğunun belirtilmesine rağmen dava konusu düzenlemeyle damızlık sınırının 12 yaş olarak belirlenmesinin nedeninin izah edilemeyip söz konusu çelişkinin giderilemediği gibi damızlık olacak aygırlara 12 yaş sınırı getirilmesine dayanak olarak alınan bilimsel çalışmaların ve bilimsel verilerin neler olduğunun da açıklanmadığı, istatistiki bilgilere yer verilmediğinin görüldüğü, Bu durumda, damızlık olarak kullanılacak aygırlar için getirilen 12 yaş sınırına ilişkin dava konusu düzenlemenin sebebinin davalı idarece bilimsel veriler kullanılarak açıklanamadığı, yalnızca düzenleme yapma yetkisine dayanılarak yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 19/04/2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Safkan Arap ve İngiliz Atlarının Soy Kütüğü, Kayıtları, İthalat ve İhracatı Hakkında Yönetmeliğinin 6. maddesine, 05/03/2015 tarih ve 29286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Safkan Arap ve İngiliz Atlarının Soy Kütüğü, Kayıtları, İthalat ve İhracatı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile eklenen 13. fıkranın "Damızlık olacak (...), aygırlar 12 yaşından büyük olamaz" kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olmadığı, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu düzenlemede iki defa değişiklik yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 09/05/2023 tarih ve E:2019/8962, K:2023/2470 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.