Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/297 E. 2023/2558 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/297
Karar No
2023/2558

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/297 Karar No : 2023/2558 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Vakfı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/10/2022 tarih ve E:2021/9924, K:2022/8678 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 28/02/2013 tarihinde onaylanarak 22/03/2013 tarihinde askıya çıkarılan 1/100.000 ölçekli Malatya - Elazığ - Bingöl - Tunceli Çevre Düzeni Planının kısmen iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 17/10/2022 tarih ve E:2021/9924, K:2022/8678 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/05/2021 tarih ve E:2020/2341, K:2021/973 sayılı kısmen bozma kararına uyularak; Dava konusu planın onay tarihinde yürürlükte bulunan Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendindeki "çevre düzeni planı açıklama raporu", (d) bendindeki "çevre düzeni planı araştırma raporu", (j) bendindeki "havza", (k) bendindeki "bölge" tanımları, 5. maddesi (e) bendi ve 6. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendine yer verilerek, Dava konusu Çevre Düzeni Planının, İtiraz 1- 2.7 sayılı plan uygulama hükmüne ilişkin kısmı yönünden incelenmesi; 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Plan Uygulama Hükümlerinin 2.7 sayılı maddesinde, "Bu planın onay tarihinden sonra, kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ ve standartlarda olan değişiklikler ve yeni hukuki metinler de plan veya plan hükmü değişikliğine gerek kalmaksızın planlama alanında geçerli olacaktır." hükmüne yer verildiği, Davacının iddiaları, davalı idarenin savunması ve bilirkişi raporundaki değerlendirmeler özetlendikten sonra, Dava konusu plan hükmü ile bu planın onayından sonra kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ, standart ve hukuki metinler veya mevzuatta değişiklik olduğu takdirde, çevre düzeni planı kararlarından farklı olsun ya da olmasın, planda değişiklik yapılmaksızın geçerli olmasının öngörüldüğünün anlaşıldığı, Öte yandan, sözü edilen mevzuat değişikliği nedeniyle planda söz konusu olması gereken değişikliklerin plana işlenmeden geçerli olacağı, Dava konusu çevre düzeni planının onaylanmasından sonra yürürlüğe girecek hukuki metinler veya mevzuatta olabilecek değişikliklerin, plan değişikliğini gerektirmesi halinde, bu hususun plana işlenmesi ve plan hükmü haline gelmesi gerektiği açık olup bu hususların plan kararı haline gelmeden planın değişmiş sayılmasını öngören hükmün, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı, Dava konusu Çevre Düzeni Planının, İtiraz 12- 3.5.18.1. sayılı plan uygulama hükmüne ilişkin kısmı yönünden incelenmesi; 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Plan Uygulama Hükümlerinin 3.5.18.1 sayılı maddesinde, "Yenilenebilir enerji (rüzgâr, güneş, jeotermal, hidroelektrik) üretim alanlarında, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan izinler ve Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulunca verilecek lisans kapsamında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın uygun görüşünün alınması koşuluyla, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine gerek kalmaksızın, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda hazırlanan imar planlarının ilgili idaresince onaylanmasını müteakip uygulamaya geçilir. Sayısal ortamda bilgi için Bakanlığa gönderilir" hükmüne yer verildiği, Davacının iddiaları, davalı idarenin savunması ve bilirkişi raporundaki değerlendirmeler özetlendikten sonra, Ölçeği gereği leke plan niteliğinde bulunan dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, koruma-kullanma dengesinin sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan, genel arazi kullanım kararlarının üretildiği bir plan olup, bilirkişi raporundaki tespitler de göz önünde bulundurulduğunda, bölgesel ya da bazı durumlarda ülke düzeyinde etkileri olan enerji üretim alanlarının üst ölçekli çevre düzeni planı kapsamında değerlendirilmesi ve planda bu hususlara yönelik alt ölçekli planları yönlendirecek temel ilke ve politikaları içeren hükümlerin bulunması gerektiğinin açık olduğu, Uyuşmazlık konusu plan hükmünde ise, yenilenebilir enerji üretim alanları dava konusu çevre düzeni planı kapsamı dışında bırakılarak bu kullanımların, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan izinler ve/veya Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca verilecek lisans kapsamında, Bakanlığın uygun görüşünün alınması kaydı ile alt ölçekli planlar ile belirlenmesi ve bu doğrultuda uygulamaya geçilmesinin öngörüldüğü, Bu durumda, bölgesel, hatta ülkesel düzeyde etkileri olan enerji üretim alanlarına ilişkin kararların, koruma-kullanma dengesinin sağlanması amacıyla korunması gereken alanlara ilişkin politika ve stratejileri belirleyen üst ölçekli plan niteliğindeki çevre düzeni planı kapsamında değerlendirilmeksizin, alt ölçekli planlara bırakılmasını öngören dava konusu plan hükmünde, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı, gerekçesiyle 28/02/2013 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanarak 22/03/2013 tarihinde askıya çıkarılan 1/100.000 ölçekli Malatya - Elazığ - Bingöl - Tunceli Çevre Düzeni Planının İtiraz 1- 2.7 sayılı plan uygulama hükmü ile İtiraz 12- 3.5.18.1. sayılı plan uygulama hükmünün iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, mevzuat metinlerinin Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdiği, 28/02/2013 tarihinde onaylanan çevre düzeni planı ile düzenlenen 2.7 sayılı plan hükmünün mevzuat değişiklikleri kapsamında çevre düzeni planında değişiklik yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmadığı, değişen mevzuat hükümlerine göre çevre düzeni planının güncellenmesine kadar geçecek süre boyunca yürürlükteki mevzuata aykırı herhangi bir uygulama oluşmasının önüne geçmek için düzenlendiği, Bakanlıklarının uygulamalarında da görüleceği üzere mevzuat değişiklikleri kapsamında en kısa sürede çevre düzeni planlarında düzenleme yapıldığı, diğer yandan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2019 tarih ve YD İtiraz No:2018/759 sayılı kararı ile 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının 3.5.18.1 sayılı plan hükmünün yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine kararın gerekçelerine uygun olarak söz konusu plan hükmünün yeniden düzenlendiği, şu halde dava konusu çevre düzeni planında kanunlara ve diğer mevzuata, şehircilik ve planlama ilkeleri ile hizmetin gerekleri ve kamu yararına aykırı bir cihet bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/05/2021 tarih ve E:2020/2341, K:2021/973 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu 28/02/2013 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanarak, 22/03/2013 tarihinde askıya çıkarılan 1/100.000 ölçekli Malatya - Elazığ - Bingöl Tunceli Çevre Düzeni Planının İtiraz 1- 2.7 sayılı plan uygulama hükmü ile İtiraz 12- 3.5.18.1. sayılı plan uygulama hükmünün yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 17/10/2022 tarih ve E:2021/9924, K:2022/8678 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 06/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/297, K. 2023/2558, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-297-e-2023-2558-k-a880a969ff0d