Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2724 E. 2023/2902 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2724
Karar No
2023/2902

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2724 Karar No : 2023/2902 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı . VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2023/1409, K:2023/1115 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 17/02/2023 tarihli basın duyurusu ile ilan edilen "Yükseköğretim kurumlarımızın, her bir diploma programında 'Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar' kapsamında (6. maddedeki %30 kısıtlaması dikkate alınmaksızın) ilgili programın gerekli bilgi, beceri ve yetkinlikleri kazandıracak önlemleri alarak çevrimiçi/eş zamanlı veya çevrimdışı/eş zamanlı olmayan uzaktan öğretim yöntemlerini kullanmalarına" ilişkin kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2023/1409, K:2023/1115 sayılı kararıyla; İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından biri olmakla birlikte, kanun koyucunun her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngördüğü, iptal davaları için menfaat ihlalinin subjektif ehliyet koşulu olarak getirildiği, İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği, nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararlarının yerleşik içtihat niteliği kazandığı, Anılan yasal düzenlemeler ile iptal davalarının hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemlerle kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisi olanlar tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün zorunlu olduğu, Yukarıda belirtilen kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığının taraf ilişkisinin kurulmasında yeterli sayılacağı ve bu hususun davanın niteliğine ve özelliğine göre belirleneceği, Bu açıklamalar karşısında, dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra dava konusu idari işlemin niteliğine bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü değerlendirilmesi gerektiği, Dosyanın incelenmesinden, davacı Derneğin kamuya yararlı çalışan dernekler arasında olduğu, Tüzüğü'nün 3. maddesinde, derneğin amacının; Atatürk ilke ve devrimleri (Kemalizm) ile gerçekleşmiş olan hakların korunması, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve çağdaş eğitim yolu ile çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşılması olarak belirlendiği, 4.7 maddesinde; çağdaşlaşma ve eğitimde reform çalışmalarına öncülük edilmesi hususunun çalışma ilkeleri arasında yer aldığı, 5.4. maddesinde; okul, kurs, yuva, yurt, pansiyon, konukevi, eğitim ve kültürevi, kitaplık, kütüphane, çocuk ve gençlik kulüpleri ve benzeri eğitsel ve sosyal kuruluşlar, sportif etkinlikler için yerleşik alanlar, kamplar, tesisler kurmak ve bunları işletmek, vakıflar kurmak, burs vermek hususu ile doğal afetler, savaş, terör, iş kazası ve şiddet mağdurlarına ve bu mağdurların çocuklarına, başta eğitim amaçlı olmak üzere gerekli çalışmaları yapmak, gerekli tesisleri kurmak hususunun çalışma biçimleri arasında sayıldığının anlaşıldığı, Bu durumda, dava konusu karar ile yükseköğretim kurumlarında uzaktan eğitime ilişkin hususların karara bağlandığı; davacı Derneğin kuruluş amacı ile dava konusu karar arasında güncel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisi olmadığı, bu kapsamda dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin Anayasa hükmü ile Derneklerine ait Tüzük'ün amaç ve ilkeleri dahilinde dava konusu karara karşı dava açma ehliyetinin bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 09/03/2023 tarih ve E:2023/1409, K:2023/1115 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 29/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2724, K. 2023/2902, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2724-e-2023-2902-k-0d660f4a81d7