Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/230 E. 2023/3009 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/230
- Karar No
- 2023/3009
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/230 Karar No : 2023/3009 TEMYİZ EDEN : I-(DAVACI):... Madencilik ve Turizm A. Ş. VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/10/2022 tarih ve E:2019/5207, K:2022/5612 sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yayımlanan, "2018 Yılı Ocak Başı Satış Fiyatları - Ruhsat Sahiplerinin Dikkatine" başlıklı ve 04/04/2019 tarihli duyuruda yer alan "Not: 2018 yılı Devlet Hakları, 7164 sayılı Kanunla Değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen Devlet Hakkı oranları dikkate alınarak hesaplanacaktır." ifadesi ile "Ruhsat Sahiplerinin Dikkatine" başlıklı ve 19/04/2019 tarihli "7164 sayılı Kanunla Değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinin 13. fıkrasında devlet hakkı beyanları yeminli Mali Müşavir tasdikine tabi olan ruhsatlar için; 2018 yılı İşletme Faaliyet Raporunun Devlet haklarına ait olan kısmı, yeminli mali müşavir tasdikine tabi tutularak İşletme Faaliyet Raporu ekinde beyan edilecektir. 2018 yılında üretim yapılmayan ruhsatlar için ödenecek Devlet hakkı tutarı, en az 2018 yılı işletme ruhsat bedeli kadar ve orman payı da hesaplanarak beyan edilecek ve ödenecektir. IV-C grubu madenlerden Krom için 2018 yılı Devlet hakkı oranı % 4 üzerinden hesaplanarak beyan edilecek ve ödenecektir." şeklindeki duyurunun iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/10/2022 tarih ve E:2019/5207, K:2022/5612 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3. maddesi ile aynı Kanun'un 7164 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan "Devlet hakkı ve il özel idare payı" başlıklı 14. maddesine ve 7164 sayılı Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile 3213 sayılı Kanun'un 14. maddesinin başlığının “Devlet hakkı” şeklinde, dördüncü fıkrasının (ç) bendinde yer alan “%4” ibaresinin “%4,5” şeklinde, (e) bendinde yer alan “%2” ibaresinin “%3” şeklinde değiştirildiği açıklamasına yer verilerek, 04/04/2019 tarihli duyuruda yer alan "Not: 2018 yılı Devlet Hakları, 7164 sayılı Kanunla Değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen Devlet Hakkı oranları dikkate alınarak hesaplanacaktır." ifadesi yönünden; 12/06/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 43. maddede; “14/2/2019 tarihli ve 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla Devlet hakkı oranlarına ilişkin olarak bu Kanunda yapılan değişiklikler 2018 yılı Devlet hakkı beyan, tahakkuk ve tahsilatlarında uygulanmaz.” hükmünün yer aldığı, Dava konusu "2018 Yılı Ocak Başı Satış Fiyatları - Ruhsat Sahiplerinin Dikkatine" başlıklı ve 04/04/2019 tarihli duyuru ile, ilgili mevzuat uyarınca 2019 yılı içerisinde ödenmesi gereken 2018 yılı devlet haklarının 7164 sayılı Kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen devlet hakkı oranları dikkate alınarak hesaplanacağının duyurulduğu, 12/06/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 43. madde uyarınca 04/04/2019 tarihli duyurudan kaynaklanan uyuşmazlığın ortadan kalktığı anlaşıldığından, 04/04/2019 tarihli duyurunun iptali istemiyle açılan ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, 19/04/2019 tarihli duyurunun birinci maddesinde yer alan “2018 yılı İşletme Faaliyet Raporunun Devlet haklarına ait olan kısmı, yeminli mali müşavir tasdikine tabi tutularak İşletme Faaliyet Raporu ekinde beyan edilecektir.” ifadesi yönünden; 14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinin 13. fıkrasına eklenen ek cümle uyarınca; anılan fıkra hükmüne göre yeminli mali müşavir tasdikine tabi olan ruhsat sahiplerinin ruhsatlarının Devlet hakkı beyan formunun yeminli mali müşavirin tasdiki ile verilmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uymayanların devlet hakkı beyanlarının verilmemiş sayılacağı, Davacı tarafından, dava konusu duyurunun kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırı olduğu iddia edilmekte ise de; 14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinin 13. fıkrasına eklenen cümlenin devlet hakkı beyanına ilişkin şekli bir düzenleme olduğu, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanmaya başlayacağı, Dava konusu 19/04/2019 tarihli duyurunun birinci maddesi ile ise, 7164 sayılı Kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinin 13. fıkrasında, devlet hakkı beyanlarının yeminli Mali Müşavir tasdikine tabi olan ruhsatlar için 2018 yılı İşletme Faaliyet Raporunun Devlet haklarına ait olan kısmının, yeminli mali müşavir tasdikine tabi tutularak İşletme Faaliyet Raporu ekinde beyan edileceğinin duyurulduğu, Bu durumda; işletme faaliyet raporunun tahakkuk eden devlet hakkının da gösterildiği belge olarak tanımlanması karşısında, dava konusu 19/04/2019 tarihli duyurunun birinci maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 19/04/2019 tarihli duyurunun ikinci maddesinde yer alan "2018 yılında üretim yapılmayan ruhsatlar için ödenecek Devlet hakkı tutarı, en az 2018 yılı işletme ruhsat bedeli kadar ve orman payı da hesaplanarak beyan edilecek ve ödenecektir." ifadesi yönünden; Davalı idarece 02/08/2019 tarihinde yapılan duyuru ile dava konusu 19/04/2019 tarihli duyurunun 2. maddesini kapsayacak şekilde yeni bir işlem tesis edildiği anlaşıldığından, 19/04/2019 tarihli duyurunun 2. maddesi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, 19/04/2019 tarihli duyurunun üçüncü maddesinde yer alan “IV-C grubu madenlerden Krom için 2018 yılı Devlet hakkı oranı %4 üzerinden hesaplanarak beyan edilecek ve ödenecektir.” ifadesi yönünden; Davacı tarafından, dava konusu duyurunun kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırı olduğu iddia edilmekte ise de; 7164 sayılı Kanun değişikliği öncesinde IV-C grubu krom madeni için 0-300 $/ton fiyat aralığı için %2 ve %4 olmak üzere iki kademeli bir devlet hakkı oranı esas alınmakta iken, 7164 sayılı Kanun değişikliği sonrasında 0-310 $/ton fiyat aralığı için %1, %2, %3 ve %4 olmak üzere dört farklı kademede devlet hakkı oranı düzenlemesi yapıldığı, 7164 sayılı Kanun ile maddeye bağlı ekli (3) sayılı tabloda yapılan söz konusu değişikliğin ruhsat sahiplerinin lehine bir düzenleme olduğu sonucuna varıldığı, Öte yandan, davalı idarece IV-C grubu madenlerden Krom için 2018 yılı Devlet hakkı oranının %4 olarak belirlenmesinin hukuka uygunluk denetimine gelince; bu oran belirlenirken 12/06/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 43. madde uyarınca 2018 yılında yürürlükte olan ekli (3) sayılı tabloda belirtilen değerlerin esas alınmış olduğunun ortaya konulması gerektiği, Kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde olan ... Odaları Birliği ...Odası tarafından üçer aylık dönemler halinde metal maden fiyatları bülteni yayınlandığı, buradan alınan verilerde IV - C grubu krom madeninin 2018 yılı fiyatları madenin konsantre oranına göre 210- 380 $/ton arasında değişiklik gösterdiği, Bu durumda, ekli (3) sayılı tablonun IV-C grubu krom madeni yönünden 7164 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yürürlükte olan halinde 101 - 300 $/ton aralığında oluşan fiyat yönünden %4 devlet hakkı oranının uygulanması gerektiği açık olduğundan, dava konusu 19/04/2019 tarihli duyurunun üçüncü maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, 04/04/2019 tarihli duyuruda yer alan "Not: 2018 yılı Devlet Hakları, 7164 sayılı Kanunla Değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen Devlet Hakkı oranları dikkate alınarak hesaplanacaktır." ifadesi ile 19/04/2019 tarihli duyurunun 2. maddesi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 19/04/2019 tarihli duyurunun 1. ve 3. maddeleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin 7164 sayılı Kanun'un yürürlüğü ile ilgili 50. maddeyi dikkate almadan işlem tesis ettiği; Daire tarafından da hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu duyurularla mevzuat değişikliği nedeniyle bilgilendirme yapıldığı; bu duyurular bir idari işlem olarak nitelendirilmişse de devlet hakkı oranlarına ilişkin olan bu duyurular mevzuat değişikliği kapsamında bir bilgilendirme olup icrai nitelikte olmayan, tek başına kesin ve yürütülebilir işlemler olmadığı; bunların sadece bilgilendirme mahiyetinde olan duyurular olduğu ve bu nedenden ötürü davanın reddi gerektiği; kanunların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanmalarının esas olduğu, Yargıtay içtihatları ve uygulamada yerleşik olduğu üzere davayı kazanan aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği; aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmeyerek kararın düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın lehine olan kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davalı idarenin temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : 3213 sayılı Maden Kanununa ekli (3) sayılı cetvelde krom madenlerinden alınacak Devlet Hakkı oranları kademeli şekilde açıkça belirtilmiş olduğundan, üst hukuk normlarına aykırı şekilde 19/04/2019 tarihli duyurunun üçüncü maddesinde krom için 2018 yılı Devlet Hakkı oranının %4 oranında sabitlenmesiyle Kanunun aşıldığı gerekçesiyle davacının temyiz isteminin kabulü ile anılan duyurunun "IV-C grubu madenlerden Krom için 2018 yılı Devlet hakkı oranı %4 üzerinden hesaplanarak beyan edilecek ve ödenecektir.” ibaresi yönünden kararın bozulması gerektiği; geri kalan dava konusu düzenlemeler açısından ise, tarafların temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddine kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 13/10/2022 tarih ve E:2019/5207, K:2022/5612 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 07/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.