Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2033 E. 2024/2313 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2033
Karar No
2024/2313
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2033 Karar No : 2024/2313

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/12/2022 tarih ve E:2019/150, K:2022/7140 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 09/11/2018 tarih ve 30590 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/12/2022 tarih ve E:2019/150, K:2022/7140 sayılı kararıyla; Davalı idarece, lisans eğitimi verecek öğretim görevlilerinin akademik ve bilimsel yetkinliklerinin bulunması gerekliliğinden hareketle bu yetkinlik için objektif olarak tezli yüksek lisans derecesine sahip olma kriterinin arandığı, tezli ve tezsiz yüksek lisans programları arasında eğitim ve amaç farklılığının bulunduğu, tezli yüksek lisans programında ders, seminer ve tez çalışmaları süreçlerinden geçerek, bilimsel araştırma yöntemlerini kullanarak bilgilere erişme, bilgiyi derleme, yorumlama ve değerlendirme yeteneği kazandırıldığı ve alanında özel bilgi ve uzmanlık kazanımları sağlandığı, tezsiz yüksek lisans programında ise ders ve proje süreçlerinden geçerek mesleki konularda bilgi kazandırıldığı ve bilginin nasıl kullanılacağının gösterildiği dikkate alındığında davalı idarenin 2547 sayılı Kanun ile kendisine verilen düzenleme yetkisini, yükseköğretimde kalitenin arttırılması amacıyla hukuka uygun kullandığı görüldüğünden, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin dava konusu Yönetmelik değişikliği ile getirdiği tezli yüksek lisans şartının, 2020 yılında yapılan yasal değişiklikle 2547 sayılı Kanun'a eklendiği, bu durumun ise dava konusu düzenlemenin yasal dayanağı olmaksızın yürürlüğe konulduğunu gösterdiği, bir geçiş hükmü öngörülmesi gerektiği, dava açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 02/12/2022 tarih ve E:2019/150, K:2022/7140 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 14/10/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

GEREKÇEDE KARŞI OY X- İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak, idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği de açıktır. Zira, takdir yetkisi ile idareye; ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü tanınmış olduğundan, yasa koyucu tarafından idareye tanınan bu yetkinin başta kamu yararı olmak üzere, hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir. Hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından biri olan "hukuk güvenliği" ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal ve/veya idari düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, önceden oluşmuş hukuksal durumların, sonradan yapılacak işlemlerle değiştirilmesi, hukuktan beklenen güvenle bağdaşmayacaktır. "Kazanılmış hak" ise doktrinde, yürürlükteki hukuka uygun olarak doğan ve böylece kişiye özgü lehte sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği ya da işlemin geri alınması gibi durumların varlığına rağmen hukuk düzenince korunması gereken bir hak olarak tanımlanmaktadır. İdarenin ister düzenleyici işlem, ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmelerine de "haklı beklenti" denilmektedir. Dava konusu edilen Yönetmelik hükümlerinden, öğretim görevlisi kadrosuna başvuracak adaylarda en az tezli yüksek lisans derecesine, meslek yüksekokullarının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen uzmanlık alanlarına atanacak olanlarda ise, en az tezli yüksek lisans derecesine sahip olmak ya da lisans mezunu olup belgelendirmek kaydıyla alanında en az iki yıl tecrübe sahibi olmak şartının aranacağı, dolayısıyla, yeterli tecrübeye sahip olma durumu hariç, tezsiz yüksek lisans programından mezun olan kişilerin öğretim görevlisi kadrolarına atanmak üzere başvurmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Tezsiz yüksek lisans programının sadece akademik kariyer yapmak isteyen kişilerin başvurduğu bir program olmadığı, Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde belirtilen şartları taşıyan herkesin söz konusu programa girme hakkının bulunduğu açık olduğundan, tezsiz yüksek lisans mezunu olmanın, öğretim görevlisi kadrosuna başvuru için bir haklı beklenti oluşturmayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Temyize konu Daire kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2033, K. 2024/2313, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2033-e-2024-2313-k-287aac566b7e