Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2029 E. 2024/2820 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2029
Karar No
2024/2820
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2029 Karar No : 2024/2820

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Koleji Eğitim Basım Yayın İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hazine Avukatı ...

2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/11/2022 tarih ve E:2020/7207, K:2022/6094 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin Ek-1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/11/2022 tarih ve E:2020/7207, K:2022/6094 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, Anayasa'nın 2. ve 124. maddeleri, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 301. maddesi, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. ve Ek-1. maddeleri ile 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin Ek-1. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak, Yukarıda belirtilen Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, bakanlıkların kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceklerinin açık olduğu, Anayasa'nın belirtilen hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile kanun hükümlerine açıklık getirilmesi ve kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı, Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerektiği, Kamu yararı kavramının, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturduğu, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşıdığı, bu kavramın genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade ettiği, Örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebileceği, anılan desteğin verilmesine ilişkin genel şartların kanun koyucu tarafından belirlendiği, buna göre; eğitim ve öğretim desteğinin; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütlerin ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebileceği, Özel öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde okullara sağlanacak eğitim öğretim desteği ile eğitim öğretim desteğinden faydalanacak öğrenciler yönünden ikili bir ayrıma gidilmek suretiyle eğitim ve öğretim desteğine ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verildiği, anılan Yönetmelik'in Ek-1. maddesinde, özel mesleki ve teknik eğitim okullarına verilecek eğitim öğretim desteğine ilişkin şartların düzenlendiği; buna göre; okulun organize sanayi bölgesi içerisinde veya 21/03/2016 tarih ve 2016/8660 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Mesleki ve Teknik Eğitim Okullarında Öğrenim Gören Öğrencilere Eğitim Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Karar kapsamında 2016-2017 öğretim yılından itibaren uygulanmak üzere organize sanayi bölgesi dışında açılmış olması, bu okulların takviye kursları, yemek, servis, pansiyon hizmetleri hariç olmak üzere eğitim ve öğretim desteği kapsamında olsun veya olmasın öğrencilerden hiçbir surette öğrenim ücreti alınmaması, öğrencinin, o eğitim ve öğretim yılının başlamasından en geç otuz gün içerisinde okula kaydının veya eğitim ve öğretim desteği yapılan okullar dışındaki okullardan naklinin yapılmış olması, öğrencinin okula devam ediyor olması ve devamsızlıktan başarısız duruma düşmemesi, eğer okul organize sanayi bölgesi dışında ise okulun açıldığı il veya ilçe nüfusunun 20.000 ve üzerinde olması şartıyla eğitim ve öğretim desteği verilebileceğinin anlaşıldığı, Burada, okul türü ile alan ve dalların belirlenmesinde Kalkınma Planı hedefleri ve iş gücü ihtiyaç analizlerinin de dikkate alınacağı, Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, 12/10/2020 tarihli dilekçe ile davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığına başvurularak eğitimin yüz yüze başlamadığı ve pandemi sürecinde hayatın durma noktasına geldiği bir dönemde, okulların fiili olarak başlamadığı bir önceki yılın telafi eğitim dönemi olarak sadece online ders başlangıç tarihi olan 30/08/2020 tarihinin eğitim öğretim başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla eğitim öğretim desteği için başvuru sürecini 29/09/2020 tarihinde hiçbir duyuru yapılmadan bitirilmesinin veli, öğrenci ve özel okullar yönünden mağduriyete neden olduğu, yaşanan salgın dönemi nedeniyle 9., 10. ve 11. sınıflarda 05/10/2020 tarihinde ilk kez sadece uygulama dersleri için mesleki liselerde eğitimin başladığı dikkate alınarak 05/10/2020 tarihinin eğitim öğretim yılı başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği, bu tarihin kabul edilmemesi halinde ise 8. ve 12. sınıflar için seyreltilmiş yüz yüze eğitimin başlangıç tarihi olan 21/09/2020 tarihinin kabulünün gerektiğinin belirtildiği ve okula kayıt olmak isteyen ya da nakil yaptırmak isteyen öğrencilerin eğitim öğretim desteğinden faydalanmalarını sağlamak adına 02/11/2020 tarihine kadar anılan destekten okulun ve öğrencilerin yararlandırılmasının talep edildiği, davalı Milli Eğitim Bakanlığınca 15/10/2020 tarihinde verilen cevap ile Özel öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin Ek-1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi gerekçe gösterilerek söz konusu taleplerin reddedildiğinin anlaşıldığı, Eğitime erişimi kolaylaştırmak, her vatandaşın eğitim fırsat ve imkânlarından eşit derecede yararlanabilmesini teminat altına alan politika ve stratejilerin geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, belirlenen politikaları uygulamak, uygulanmasını izlemek ve koordine etmek, eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden birinci derece sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığının görevleri arasında yer aldığı, Anılan görev ve yetki çerçevesinde, davalı idarenin eğitim öğretim hizmetinin sunumuna yönelik olarak, imkan ve fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla üst norm hükümlerine uygun olmak şartıyla ve toplumun ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak gerekli tedbirlerin alınmasında takdir yetkisine sahip olduğunun tartışmasız olduğu, Dava konusu düzenlemeye göre özel mesleki teknik okullara eğitim öğretim desteği verilebilmesi için, öğrencinin, o eğitim ve öğretim yılının başlamasından en geç otuz gün içerisinde okula kaydının veya eğitim ve öğretim desteği yapılan okullar dışındaki okullardan naklinin yapılmış olması gerektiği, Mevzuattaki okula yeni kayıt olan öğrenci için eğitim öğretim desteği süresinin, okulun öğretim süresini, nakil yoluyla gelen öğrenciler için ise okulun kalan öğretim süresini aşamayacağı kuralı dikkate alındığında; eğitim öğretim desteği verilebilmesinde, eğitim öğretim yılının baz alınarak eğitim öğretim yılının başlamasından en geç otuz gün içerisinde kayıt veya nakil sürecinin tamamlanmış olması şartının aranmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Öte yandan, idarelerin hizmet alanlarına ilişkin olarak sunacakları hizmet çerçevesinde, kendi bütçelerinden ayıracakları kaynak miktarının tespiti ile anılan miktarın etkin ve verimli bir şekilde kullanımı ve dağıtımına yönelik olarak; planlama ve bütçeleme ilkeleri çerçevesinde çalışma takvim oluşturmalarının "belirlilik" ve "şeffaflık" ilkelerinin de bir gereği olduğu, Dolayısıyla, kamu hizmetlerinin sürekli ve düzenli sunulmasına ilişkin sorumluluk çerçevesinde, gerek olağan dönemde gerekse salgın hastalık, tabi afet, doğa olayları vb. olağanüstü dönemlerde de yukarıda ifade edilen ilkeler uyarınca, davalı Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen çalışma takvimi çerçevesinde iş ve işlemlerin yürütülmesi gerektiği tartışmasız olup; davacının iddialarına itibar edilmediği, Bu durumda, dayanağı üst norm hükümlerine uygun olan düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5580 sayılı Kanun'un 12. maddesinde, eğitim ve öğretim desteğine ilişkin usul ve esasların Milli Eğitim Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği, bu nedenle yalnızca Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan dava konusu Yönetmelik'in anılan Kanun hükmüne aykırı olduğu, Yönetmelik'in Ek-1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, pandemi gibi olağanüstü durumlara yönelik düzenlemenin yer almaması nedeniyle hukuka aykırılık bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Başkan ... ile Üyeler ... ve ...'ın, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin Ek-1. maddesinin 1. fıkrasında, özel mesleki ve teknik eğitim okullarına, Kanun gereği ücretsiz okutulacak öğrenciler hariç, öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı her bir öğrenci için eğitim ve öğretim desteği yapılabilmesinin şartlarının düzenlendiği, söz konusu fıkranın dava konusu (ç) bendinde de, öğrencinin, o eğitim ve öğretim yılının başlamasından en geç otuz gün içerisinde okula kaydının veya eğitim ve öğretim desteği yapılan okullar dışındaki okullardan naklinin yapılmış olması şartına yer verildiği görülmekte olup, özel mesleki ve teknik eğitim okulu kurucusu olan davacı şirket tarafından, 2020 yılında yaşanan pandemi nedeniyle okullarda 31/08/2020 tarihinde online eğitimin başladığı, yüz yüze eğitimin ise 05/10/2020 tarihinde başladığı belirtilerek eğitim ve öğretim desteğinin verilmesinde esas alınan eğitim ve öğretim yılının başlama tarihi olarak yüz yüze eğitimin başladığı tarihin esas alınması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin Yönetmelik'in Ek-1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca tesis edilmiş bir uygulama işlemi olmadığı anlaşıldığından, söz konusu düzenlemeye, Resmî Gazete'de yayımlandığı 23/10/2012 tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılması gerekirken, dava açma süresi geçirildikten sonra, 13/11/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı yönündeki usule ilişkin oylarına karşılık, davanın süresinde olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 01/11/2022 tarih ve E:2020/7207, K:2022/6094 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 14/11/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2029, K. 2024/2820, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2029-e-2024-2820-k-79decce56298