Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/189 E. 2024/586 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/189
Karar No
2024/586

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/189 Karar No : 2024/586 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 22/11/2021 tarih ve E:2017/6874, K:2021/3868 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik, 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin, aynı KHK uyarınca oluşturulan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 22/11/2021 tarih ve E:2017/6874, K:2021/3868 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun), 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik, 3/1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ise ciddi görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "667 sayılı KHK Uyarınca Oluşturulan Komisyonun Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı", "FETÖ'nün Askeri Yargı Yapılanmasına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, Sıkıyönetim mahkemesi görevlendirmeleri yönünden, davacının Genel Kurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği Ceza Hukuk İşleri Tetkik Hakimliği görevine devam etmesinin öngörülmüş olmasının, örgüt ile olan iltisakı ve irtibatını ortaya koyduğu sonucuna varıldığı, Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, Dairelerinin 20/01/2021 tarihli ara kararına cevaben Emniyet Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde sunulan, davacıya ilişkin ankesör/büfe sorgu raporunun incelenmesinden, aranma tarihinde davacının kendi adına kayıtlı ve kullanımında ola... GSM nolu hattının Ankara ilinde bulunan (2) ayrı ankesörlü telefondan, 31/08/2012 – 19/03/2014 tarihleri arasında toplam (17) kez arandığı, bu aramalarda B.Y., A.U. ve A.Ö. isimli şahıslarla (11) ardışık aramasının bulunduğu; anılan GSM numarasının Ankara ilinde bulunan (2) ayrı ankesörlü telefondan 16/07/2013 - 02/04/2014 tarihleri arasında (7) kez periyodik olarak arandığı tespit edildiği, bu kayıtların incelenmesinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı, Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün etkin olduğu dönemde Genel Kurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği bünyesinde Tetkik Hakimi olarak görevlendirilmesinin, yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Dava konusu işleminin dayanağı olan 667 sayılı KHK`nın Anayasaya aykırı ve yok hükmünde olduğu, dava konusu işlemi tesis eden askeri hakimler komisyonunun bağımsız ve tarafsız olmadığı, dava konusu işlem tesis edilmeden önce savunmasının alınmamasının hukuka aykırı olduğu ve bu usuli eksikliğin yargılama aşamasında giderilebilecek nitelikte olmadığı, yargılamanın makul sürede bitirilmediği ve temyize konu kararın güncel AİHM içtihatları görmezden gelinip ilgisiz AİHM kararlarıyla temellendirilmeye çalışıldığı, hakkındaki iddialara dayanılarak davanın reddi kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, sözde sıkıyönetim mahkemeleri görevlendirme listeleri ile ilgili görüşleri sorulan tanıklar; söz konusu listede FETÖ üyesi olmadığı halde yazılmış kişilerin olabileceğini, bu kişilerin sözlerini geçirebilecekleri gençler ya da kadroları doldurmak amacıyla mecburen görevlendirilen sakin ve herkesle iyi ilişki içerisinde olan ve kendilerine sorun çıkarmayacak daha yumuşak huylu bir kısım kişilerden oluştuğu kanaatinde olduklarını belirttikleri, not 1 olarak göreve devam olmasının bu örgütle iltisak ve irtibatı ortaya koyması açısından bir delil değeri taşımadığı, adli kovuşturmada isnat edilen ve gerçekte Fetö/Pdy ile bağı olduğunu da göstermeyen hususlar, Fetö/Pdy’nin terör örgütü olarak kabulüne dair mahkeme kararının kesinleşmesinden önceki dönemi kapsadığından ve sonrasında ise bu örgütle hiçbir bağ ortaya konulamamış olduğundan, bahse konu iddiaların bu haliyle temyize konu davanın reddi kararına gerekçe yapılmış olmasının masumiyet karinesini ve suçların ve cezaların geriye yürümezliği ilkesini de ihlal ettiği, ankesörlü telefonlardan arandığı iddiasını temyize konu kararla öğrendiği, kamu görevinden çıkarılmadan ve mahkumiyet kararı verilmesinden sonra ortaya çıkmış bu iddiadan haberdar olmadığı ve sonradan ortaya konulan bir iddiaya dayanılarak daha önce verilen kamu görevinden çıkarma kararının hukuka uygun olduğunun iddia edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile davanın reddi kararının temel insan haklarına aykırı olduğu, Anayasa ve AİHS’de öngörülen minimum güvencelerin hiçbirine uyulmadan, özellikle savunma haklarına saygı gösterilmeden, keyfi olarak kamu görevinden çıkarmaya ilişkin işlemin ve bu ihraç işlemine karşı açılan davada verilen temyize konu davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın Yargıtay .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, yargılamanın Ankara .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:...... sayılı dosyasında halen devam ettiği anlaşılmıştır. 668 sayılı KHK ile değişik 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca, askeri hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olma'' isnadıyla açılan ceza davasında verilecek kararın beklenilmesi gerekmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 22/11/2021 tarih ve E:2017/6874, K:2021/3868 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 14/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/189, K. 2024/586, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-189-e-2024-586-k-d3b67fd792d3