Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/1086 E. 2023/2571 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/1086
- Karar No
- 2023/2571
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1086 Karar No : 2023/2571 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 29/09/2022 tarih ve E:2017/2188, K:2022/4689 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 20/10/2016 tarihinde davalı idare internet sitesinde yayımlanan Tarımsal Araştırma Projeleri Uygulama Talimatı'nın 4. maddesindeki Proje Koordinatörü tanımında yer alan "... en az yüksek..." ve Proje Lideri tanımındaki "...hariç..." ile "... en az yüksek..." ibarelerinin, 6. maddesinin 4/c alt bendinde yer alan "... en az yüksek" ve "Lisans mezunu araştırmacılar toplantılara gözlemci olarak katılabilir ancak oy kullanamazlar." ibarelerinin ve 11. maddesinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 29/09/2022 tarih ve E:2017/2188, K:2022/4689 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 124.; 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 12 ve 28. maddeleri aktarıldıktan sonra; Tarımsal Araştırma Projeleri Uygulama Talimatı'nın 4. maddesindeki Proje Koordinatörü tanımında yer alan "... en az yüksek..." ve Proje Lideri tanımındaki "...hariç..." ile "... en az yüksek..." ibarelerinin, 6. maddesinin 4/c alt bendinde yer alan "... en az yüksek" ve "Lisans mezunu araştırmacılar toplantılara gözlemci olarak katılabilir ancak oy kullanamazlar." ibareleri yönünden; Yönergelerin ve buna benzer adsız düzenleyici işlemlerin, Anayasa, yasa, yönetmelik ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi hâlinde, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasına kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı, Kamu idarelerinin yerine getirmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin en iyi biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, gerekli önlemleri almaları gerektiğinin idare hukuku ilkelerinden olduğu, kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara uygun davranmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla gerekli düzenlemeleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisinin bulunduğu, bu önlemler arasında, hizmetin bilgi ve deneyim yönünden yetişmiş personel ile yürütülmesi hususunun da yer aldığı, Davalı idarece, 639 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak, kaynakların verimli kullanılması, uygulamada birliğin sağlanması ve etkin bir proje yönetim sisteminin oluşturulması amacıyla hazırlanan davaya konu "Talimat"ın anılan maddeleri ile belirlenen projelerde, araştırmacıların proje koordinatörü ve/veya proje lideri, Enstitü Araştırma Komitesi üyesi olabilmek ve toplantılarda oy kullanabilmek için yüksek lisans öğrenimini tamamlamış olma koşulunun getirildiği, Davalı idarenin yerine getirdiği kamu hizmetinin önem ve özelliğini dikkate alarak araştırmacıların kalitesini artırmaya, kendilerini daha da geliştirmelerini sağlamaya yönelik düzenlemelerin takdir yetkisi içinde ve hizmet gereklerine uygun olduğu, hâlihazırda proje lideri olan lisans mezunu araştırmacıların da mevcut projesi bitene kadar liderliklerinin devam ettiği gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu ibarelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, Tarımsal Araştırma Projeleri Uygulama Talimatı'nın 11. maddesi yönünden; İdare hukukunun temel prensiplerinden biri olan yetkide ve usulde paralellik ilkesi uyarınca, yasada aksine bir düzenleme veya değişiklik yapılmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul kurallarının, aynı işlemin geri alınması veya kaldırılması işlemlerinde de aynen uygulanmasının zorunlu olduğu, 639 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün, tarımsal araştırma projelerini hazırlamak, hazırlatmak, uygulamak, uygulatmak, izlemek ve değerlendirilmesi hususlarında yetkili olduğu dikkate alındığında yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereğince herhangi bir sebeple yürütülemeyecek durumdaki projelerin durdurulması ve sonlandırılması yetkisinin de, Genel Müdürlük Makamında olacağının tabii olduğu, Bu durumda, dava konusu Talimatın 11. maddesinin içerdiği hükümde hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iptalinin talep edildiği madde ve ibarelerin birçok lisans mezunu teknik çalışanlara negatif ayrımcılık yapılarak, yılların tecrübesi, bilgi ve emek birikimlerinin ve uzun yıllar projede görev almış ve tecrübe edinmiş kişilerin lisans düzeyindeki eğitimlerinin yok sayıldığı; düzenleme ile birçok projenin lidersiz kalma sorunu ile karşı karşıya kalacağından bu sorunun giderilmesi için aynı kişilerin birçok projeye lider olmak suretiyle haksız bir yapılanmaya ve sonucunda haksız kazanıma olanak sağlamış olacağı, bunun kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık teşkil ettiği, düzenlemelerin çalışma huzur ve barışını bozacağı; Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu davanın reddine dair kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 29/09/2022 tarih ve E:2017/2188, K:2022/4689 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.